TARAMA SONUÇLARI
Tarama sonuçları yıla göre kronolojik olarak sıralanmıştır.
Tarama sonucu 150 tane kayıt bulundu.



Sıra No :14392
Üniversite

519101007

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof. Dr. Işıl Hacıhasanoğlu

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2014

Tez Öğrencisi

Çiğdem Çoban

Başlık

Uluslararası Göçün Kent Üzerindeki Etkilerinin Sinemada Temsili: Türkiye-Almanya Örneği

Özet

Bugünün küresel dünyasında, uluslararası göçmenlerin sayısı hızla artmaktadır. Büyüyen uluslararası göç, daha fazla gelir elde etme fırsatının olduğu büyük kentsel alanlara doğru ilerlemektedir. Büyük şehirlerde, göçmenler genişleyen enformel sektörlere erişebilmekte ve barınma, iş ihtiyaçları için mevcut göçmen ağlarına güvenmektedirler. Buna karşılık, mekânsal ayrışma, sosyal dışlanma, emek sömürüsü ve yabancı düşmanlığı göç alan ülkelerdeki önemli göçmen toplulukların olağan sorunları olmaya devam etmektedir. Uluslararası göç, açıkça kent yönetimi için yeni zorluklar getirmektedir. Yerel yetkililerin çok azı ulusal göç politikalarına sahiptir. Buna bağlı olarak, onların kentlere göç akımlarını kontrol edebilecek kapasiteleri de oldukça azdır. Yine de, yerel yönetimler konut, hizmet ve istihdam sağlama gibi temel misyonlarıyla ilişkili uluslararası göç kavramıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu çalışmada, göçmenlerin ev sahibi ülkelerdeki yaşam şekilleri ve kentin soyutlanmış alanları ile kurdukları ilişki, ulusal politikaların uluslararası göç üzerindeki etkileşimi, yerel halk ve göçmen topluluklar arasındaki ilişkiyi ve göçmenlerin kentsel mekânı kullanma biçimlerini açığa çıkarmaktadır. Taraflar arasında teşvik edici şekilde iletişime önem verilmesi ve göçmenlerin kendi yaşamlarını etkileyen kararlarda katılımını ve temsilini sağlayan kanalların kurulması, demokratik kentsel politikaların başarısını ortaya koymaktadır. Yerel yönetimler, uluslararası göçmenlerin toplumsal katılımını ve sosyal entegrasyonunu teşvik edici önemli bir role sahiptir. Başlangıcından itibaren, uluslararası göçün incelenmesi yoğun olarak nicel verilerle ve uluslararası ilişkiler yaklaşımlarıyla değerlendirilmiştir. Kültürel değerlerin etkileri ve kentsel ölçekte meydana gelen değişimler uluslararası göç analizlerinde önemle üstünde durulan göç sonuçları olmamıştır. Özellikle Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenlerin kültürel değerleri ise, uzun süre göz ardı edilmiş, ya da incelemeye alınmamıştır. Almanya’da yaşayan Türker kültürel olarak incelendiğinde ise, ulus-devlete dayalı yaklaşımlarla, dejenere ya da arada kalmış olarak değerlendirilmiştir. Oysa, yaklaşık kırk yıldır, Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenler kültürel alanda kentin dönüşümünü ve gelişimini yönlendiren etkileşimler yaratmış olup, bu etkileşimler sinema gibi sanatsal ürünlerde ifade bulmuştur.

Title

The Cinematic Representation of The International Migration Effects on The City: The Case of Turkey-Germany

Abstract

n today s global world, international migrants number is growing rapidly. International migrants are increasingly heading towards large urban areas, where they have more income-earning opportunities and better life chances. In large cities, migrants can gain access to expanding informal sectors and can rely on migrant networks and ethnic enclaves for shelter and jobs. However, spatial segregation, social exclusion, labour exploitation, and discriminatory behaviour are also prevelant in cities with significant migrant communities. The international migration as a collective movement arises out of social change and affects the whole society in both sending and receiving countries. It raises new challenges for urban management. Local authorities have little if any say over national migration policies. Similarly, they have little capacity to control migratory flows into their cities. Furthermore, they are faced with the results of transnational migration that challenge their core mandate of providing housing, services and employment. In this study, the migrants way of life in the urban areas of host countries and their relation with the isolated zones of the cities have an important role as part of international migration. In this context, the relationship between local and migrant communities affects the migrants’ use of urban space. The advantages of promoting communication between stakeholders and establishing channels for representation and participation of migrants in decisions reveals the success of the democratic urban policies. Therefore, the local authorities have a key role in promoting civic engagement, social integration, participation and representation among international migrants. The policies and practices required to do so are, in many ways, a litmus test of a city’s political will to improve urban governance for the benefit of all of its citizens and for a better and more sustainable future. Also, researches on international migration were mainly evaluated by quantitative data and approaches of international relations. So far, the effects of cultural values and the changes occuring in the urban scale have not been one of the the siginficant migration results. For a long period of time, especially culture of Turkish migrants residing in Germany was neglected or wasn t taken into a serious consideration. When Turkish migrants were taken into analytical consideration in cultural context, researchers generally applied the nation-state based theories to make evaluations. And in the outcomes of these evaluations, migrants were regarded as degenerates or people who are “in between”. Nonetheless, for approximately 40 years, Turkish migrants living in Germany have been created direct interactions on the transformation and development of the city in the field of culture, that has found expressions in the works of art like cinema. These artistic products are also highly significant in cultural manifestation.

Anahtar Kelime

uluslararası göç, kültür, kent, kentsel mekan, sinema

Bilim Kodu

0




Sıra No :14310
Üniversite

514091033

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Savunma Teknolojileri

Danışman Adı

Doç. Dr. Gökhan İNALHAN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2014

Tez Öğrencisi

Ilgaz AZ

Başlık

FPGA TABANLI ŞİFRELİ KABLOSUZ HABERLEŞME SİSTEMİ

Özet

Önerilen sistemde, iki farklı noktada bulunan kullanıcılar arasında şifreli mesaj, resim ve ses verisi gönderip alabilen düşük güçlü ve maliyet-etkin FPGA tabanlı kablosuz haberleşme sistemi tasarımı yapılmıştır. Kullanıcılar, donanım tabanlı sistemleri sayesinde birbirleri arasında ister şifreli ister şifresiz haberleşme kanalı üzerinden veri alış-verişi yapabilmektedir. Şifreli kanal seçimi kullanıcı tarafından arayüz programı yardımıyla yapılabilmektedir. Donanım tabanlı olan sistem, FPGA geliştirme kartı üzerine kurulmuştur. FPGA geliştirme kartı, sistemin ana kontrolcüsü olarak çalışmaktadır. Sistemde kullanılan geliştirme kartı Digilent firmasına ait Nexys-2 modelindeki karttır. Sistemde kablosuz haberleşme, ses örnekleme ve ses çıktısı üretme işlemleri çevresel birim kartlarıyla gerçekleştirilmektedir. FPGA geliştirme kartına bağlanabilen çevresel birim kartları, IEEE 802.15.4 kablosuz haberleşme standardını gerçekleme, ses girdisi alma ve ses çıktısı üretme işlevlerini yerine getirmektedir. Mesaj ve resim verileri bilgisayar ortamında C# programlama dili kullanarak oluşturulan arayüz üzerinden girilebilmektedir. Kullanıcı arayüz programı ile FPGA kartı UART seri arayüz protokolü ile haberleşmektedir. Sistemde kullanılan şifreleme algoritması AES-128 simetrik blok şifreleme algoritmasıdır. Algoritmanın hem şifreleme hem de şifre çözme adımları FPGA üzerinde gerçeklenmiştir. Sistemin yazılımsal altyapısı FPGA üzerinde VHDL kullanarak oluşturulmuştur. Şifre ve şifre çözme algoritmaları, kablosuz haberleşme, UART arayüzü, ses örnekleme ve ses çıkış ana kontrol ve alt birim yazılım modülleri VHDL kullanarak oluşturulmuştur. Sistemin yazılımsal tasarımında, sistemi kontrol eden yapılar en küçük işlevsel bloklara kadar ayrılmış ve tasarımlarında alttan-üste (bottom-up) yaklaşımı kullanılmıştır. Alt birimleri kontrol eden yazılım modülleri tasarlandıktan sonra bu modülleri üst seviyede kontrol edecek yazılım modülleri tasarlanmıştır. Bu sayede, hata ayıklama işlemleri kolaylaştırılmıştır. Sistem testlerinde, standardın verdiği mesafelerde konumlanan iki kullanıcıya donanım birimleri kurulmuş ve donanımlar UART arayüzü üzerinden kullanıcı arayüz programına bağlanmıştır. Bilgisayarda bulunan kullanıcı arayüz programı üzerinden şifreli haberleşme işlevi aktif edilmiş ve mesaj ve resim verileri gönderilip alınmıştır. Aynı zamanda, ses giriş biriminden alınan sayısal ses verisi, karşı kullanıcıya gönderilip ses çıkışı alınmıştır. Bu özelliklerinden ötürü, tüm sistem yakın konumlanan güvenli arayüze sahip haberleşme cihazı şeklinde çalıştığı düşünülebilir. Sistem, iki kullanıcı arasında yarı-zamanlı (half-duplex) yapıda haberleşme arayüzü sağlamaktadır ancak yazılım altyapısında kurulan mimari sayesinde kullanıcılar birbirlerine veri gönderimi yaparken herhangi bir zamansal kısıtları bulunmamaktadır. Kullanıcılar aynı anda veri gönderimi yapsalar dahi, sistem bu verileri kaydedip haberleşme kanalının boş olduğu zamanda verilerin iletimini gerçekleştirmektedir. Sistem, yazılım teknikleri ve mimarisi sayesinde (saat darbesini gerekli zamanlarda aktif etme, aktif olmayan modülleri kapatma vb.) literatürde önerilen diğer sistem tasarımlarına göre görece düşük güç tüketimi değerlerine sahiptir. Kullanılan yazılım teknikleri sayesinde (en küçük işlevsel modüllere ayırma vb.) FPGA üzerinde az sayıda kaynak harcanarak tasarlanmaya çalışılmış ve daha ucuz FPGA yongalarıyla da bu tasarımın gerçeklenmesine çalışılmıştır.

Title

FPGA BASED ENCRYPTED WIRELESS COMMUNICATION SYSTEM

Abstract

Wireless communication is transmission method that uses electromagnetic waves, which has no physical connection between users. Most widespread used wireless communication systems are television, cellular mobile phones, radios, wireless modems, walkie-talkie and satellites. Given systems transmit or receive electromagnetic waves and render meaningful data. Cryptography is ciphering science. It is used to prevent of using, monitoring and changing data and information. Today, cryptographic algorithms are generally implemented on Field Programmable Gate Arrays (FPGA) and Application-Specific Integrated Circuits for speed, area and power specific application fields. One of the application fields of cryptographic algorithms are wireless communication systems. For wireless communication systems such as cellular phones, sensor networks, low-power consumption will arise as a main concern. So, it becomes important to choose right cryptographic algorithm for low power and low complexity required wireless communication applications. AES-Rijndael algorithm is good choice in terms of simplicity and high security level. In thesis, wireless communication and cryptography topics are integrated in hardware basis. FPGA-based encrypted wireless communication system is designed for establishing secure communication link between distinctly located users. Wireless personal area network (IEEE 802.15.4, WPAN) is preferred which is especially customized for low power applications and AES-Rijndael algorithm is chosen for establishing data security between users. Low power consumption, low cost design and high processing power are main concerns of implementation. To fulfill power consumption issue, WPAN protocol is chosen which designed for low power applications. To fulfill low cost design issue, total resource usage of FPGA tries to be reduced with iterative implementations. To fulfill high processing power issue, it is followed recommended ways of software implementation in terms of parallelism of FPGA. Hardware based system is implemented on FPGA development board. FPGA development board, which is the main controller of the system, is Nexys-2 that is produced and manufacturer by Digilent Inc. Proposed system is able to transmit and receive message, image and audio. Wireless communication, audio sampling/digitizing and audio reconstruction functions are implemented by peripheral boards. Peripheral boards, which can be easily plugged to FPGA development board, are responsible to implement IEEE 802.15.4 wireless communication standard, audio digitizing from microphone unit and audio reconstruction. Message transmission and reception is implemented over UART interface. Proposed system has two software bases, one is FPGA software and other is graphical user interface. FPGA software modules are written with VHDL. Encryption/decryption module, UART interface module, audio controller module, wireless communication controller modules are all implemented with VHDL on FPGA. While designing given controller modules, low cost design and high processing power requirements of system are considered. In software module design, functionality and requirements of whole system is deeply examined. After functionality of system becomes clear, it is divided into functional elementary submodules. Such submodules are responsible to implement minor functions. It is such as wireless, audio peripheral board controlling, UART communication with PC and encryption/decryption process controlling. These submodules are getting together with bottom-up design approach. By bottom-up approach and minor functionality submodule design, high processing power requirement is achieved. Given approaches makes simple and straightforward to describe desired functionality in terms of VHDL statements. Additionally, debugging processes becomes simpler when design has minor submodules. System has graphical user interface to transmit and receive message and image from user’s computer. There are message box that is used to write any type of message and history box that is used to monitor received message. There is selection box for image data. Any type of image can be selected from computer. User can also select to enable/disable encryption process and microphone module from GUI. GUI establishes communication link over UART interface between computer and FPGA. It is written with C# language. System is able to transmit and receive different data types such as message, image and audio. To classify such data, data packaging protocol is implemented. Every data package has header, length of data, data and footer bytes. Thus, data types can be separated and related channeling can be provided. Message and image data can be routed to UART interface and audio data can be routed to peripheral board. Encryption algorithm of system is symmetric-key block cipher AES-128 algorithm. Mathematical complexity of AES is suitable to implement it in hardware basis. Additionally, security level of AES is high because of consisting non-linear transformations and using long key length. Algorithmic flow of AES includes; key addition, substitution of bytes, shifting rows of bytes, mixing columns of bytes. Given operations are iteratively applied on input data for several turns according to key length. AES encryption and decryption processes are purely implemented on FPGA by using VHDL. The communication link style of system is point-to-point. There are two user in system and they can communicate directly each other. Nature of WPAN link is half-duplex, one should listen when other transmits. However, software implementation of system let the users not to care about transmission time slot. Before transmission, data are buffered and if the link is idle, data is transmitted. Otherwise, system waits the link to become idle. So, system automatically listens the line and transmit data when it is idle. In literature, cryptographic algorithm and wireless communication implementations on hardware are deeply studied. Most of studies are based on either algorithmic or wireless communication implementations. In our study, two topics are integrated and implemented. In addition, low power and low cost design approaches take into account in design phase. Our system gives relatively good results compared to other systems. There are also some COTS products, which are communicating over GSM and 3G band. These devices are encrypted mobile phones. They are able to be used as usual mobile phone, but they are also capable to send message and voice after encrypted. The main purpose of the system is to close the gap and be an alternative between encrypted wireless sensor networks and encrypted mobile phones. For future works, it is planned to be communicated more users in designed system’s network. Also, security level will be improved changing AES-128 to AES-256. Coverage area will be increased by changing wireless communication protocol.

Anahtar Kelime

FPGA, Şifreleme, Kablosuz Haberleşme, AES

Bilim Kodu

609




Sıra No :14294
Üniversite

519101027

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof. Dr. Ayşe Sema Kubat

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2014

Tez Öğrencisi

Y. Barış Göğüş

Başlık

KÜRESELLEŞEN KENTLERDE KAMUSAL MEKANIN DÖNÜŞÜMÜNÜN SOSYO-MEKANSAL AYRIŞMA BAĞLAMINDA İNCELENMESİ: TAKSİM GEZİ PARKI ÖRNEĞİ

Özet

Sermaye, insan, emek, bilgi vb. tüm akışların küresel ölçekte yeniden organizasyonuna işaret eden küreselleşme sistemi ile birlikte, ulus ekonomilerin yeni küresel ekonomiye eklemlenme noktası haline gelen küresel kentler hızlı bir dönüşüm sürecine girmiştir. Ekonomik, toplumsal ve mekânsal alanda gerçekleşen bu dönüşümler bir yandan hızla şiddetlenen bir sosyo-mekansal ayrışmaya neden olurken, diğer yandan da bu sosyo-mekansal ayrışmayı azaltmada önemli bir araç olarak kullanılabilecek kamusal mekanları dönüştürmektedir. Küreselleşen kentlerin kamusal mekanlarında gerçekleşen dönüşüm iki boyutuyla öne çıkmaktadır: İlki kamusal mekanların rollerinin dönüşümüdür. Bu rollerden küresel sermayenin çıkarına olanlar önem kazanırken, diğer rolleri yok olmaktadır. Diğer bir dönüşüm ise, kamusal mekanların kamusallık düzeylerinden olmaktadır. Yeni orta sınıf kentlilerin ihtiyaçlarına göre şekillendirilen kamusal mekanlar, bazı kesimler için dışlayıcı hale gelmekte, kamusallık düzeyleri azalmaktadır. Bu tezde öncelikle; küreselleşme ve küresel kent kavramları incelenmiş, küreselleşen kentlerde gerçekleşen dönüşümler doğrultusunda oluşan sosyo-mekansal ayrışma ortamı tanımlanmıştır. Daha sonra kamusal mekanların değişen rolleri ve kamusallık düzeyleri ele alınmıştır. Bunu, kamusallık düzeylerindeki azalmayı ortaya koymak üzere, literatürde tanımlanmış kamusallık değerlendirme modellerinden birinin geliştirilerek yöntem önerisi olarak sunulması izlemiştir. Modelin uygulanması için İstanbul un en önemli kamusal mekanlarında biri olan Taksim Gezi Parkı seçilmiştir. Alan seçiminde Taksim Gezi Parkı nın, kullanılmadığı ve güvenlik sorunu yarattığı gerekçesiyle Topçu Kışlası Rekonstrüksiyon Projesi kapsamında yok edilme riski etkili olmuştur. Sonuçta uygulanan model ile, Taksim Gezi Parkı nın yerine Taksim Topçu Kışlası inşa edildiği takdirde, kamusallık düzeyinin azalacağı, rollerinden küresel sermayenin çıkarına olanlar öne çıkacağı tespit edilmiştir. Ayrıca tez kapsamında geliştirilen modelin, kentsel tasarım disiplini adına daha kamusal mekanlar yaratmada önemli bir araç olacağı düşünülmektedir.

Title

A REVIEW OF THE TRANSFORMATION OF PUBLIC SPACES IN THE GLOBALIZING CITIES IN TERM OF SOCIO-SPATIAL SEGREGATION: THE CASE OF TAKSİM GEZİ PARK

Abstract

With the globalization system which points out the re-organization of the flow of capital, human, labor, information etc.; the global cities, which became a articulation point between national and global economies, had entered a rapid transformation process. Globalizing city becomes a city where rich and poor are working and living separately without having any contact. While new middle class live at the city center in condominiums or in gated communities, the “others” are being forced to move to suburbs. In such segregated cities, the public spaces become more and more important then any time in history. But with the spatial transformation of globalizing cities, the public spaces are also being restructured according to the needs of new middle class. The transformation of public spaces of globalizing cities stands out with two dimensions: their changing roles and decreasing publicness. As the method of thesis, one of the publicness assesment model defined in literature, has been improved and applied on Taksim Gezi Parkı in order to presume the change of publicness of the space. In conclusion, with the model applied, it is found that, in the circumstance of construction of Taksim Artillery Barrack instead of Taksim Gezi Park, even in the most ‘public’ scenario, the publicness of this space will decrease. And the roles which has the benefits of global capital will rise and the others will disapear. For further research, it is thought that the improved model, will be an important tool for creating more public spaces for urban design discipline.

Anahtar Kelime

Küreselleşen kent, Sosyo-mekansal ayrışma, Kamusal mekan, Kamusallık, Taksim Gezi Parkı

Bilim Kodu

0




Sıra No :14286
Üniversite

519101013

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

MEHMET OCAKÇI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2014

Tez Öğrencisi

İDİL AKYOL

Başlık

AÇIK ALAN TASARIMINDA KATILIM YÖNTEMLERİNİN ETKİNLİK DÜZEYİ DEĞERLENDİRMESİ

Özet

Açık Alan Tasarımında Katılım Yöntemlerinin Etkinlik Düzeyi Değerlendirmesi adlı bu çalışmada kentsel tasarım projelerinde katılımın sağlanması amacıyla kullanılan katılım yöntemlerinin etkinlik düzeylerini değerlendirmeye yönelik bir çerçevenin ortaya konması amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında, kentsel tasarım ile yakın ilişki içerisinde olan planlama paradigmalarında yaşanan dönüşümün katılım olgusunu nasıl etkilediği, planlama yaklaşımlarının literatürde tanımladığı katılım süreçlerinin uygulamada fark yaratıp yaratmadığı, farklı katılım düzeyleri ve yöntemlerinin neler olduğu, katılım yöntemlerinin etkinliğini ölçmeye yönelik kriterlerin neler olduğu ve kentsel tasarım projelerinin katılım süreçlerinde etkin yöntemlerin nasıl geliştirilebileceği de cevaplanmaya çalışılacak olan araştırma sorularıdır. Çalışmanın ikinci bölümünde kentsel tasarım ve planlama disiplini ilişkisi gözetilerek, planlama yaklaşımlarında yaşanan dönüşüm ve farklı planlama yaklaşımlarının “katılım” olgusunu nasıl ele aldığı irdelenmiştir. Bu kapsamda geniş kapsamlı rasyonel planlama, savunucu planlama, aşamalı (adım adım) planlama ve son olarak stratejik mekansal planlama yaklaşımları incelenmiştir. Bu incelemede planlamanın ortaya çıkışından beri farklı düzeylerde de olsa katılımdan bahsedildiği; geniş kapsamlı rasyonel planlama ve savunucu planlamanın işaret ettiği plancının halk adına karar vererek, halka bilgi verdiği “planlamaya katılım”dan; kısmen adım adım (aşamalı) planlamanın ve asıl olarak stratejik mekansal planlamanın tarif ettiği müzakereci, farklı aktörlerin bir arada kararlara etki edebildiği ve şeffaf “katılımcı planlama”ya evrilen bir dönüşüm yaşandığı görülmektedir. Üçüncü bölümde katılım olgusu ayrıntılı olarak incelenmiş, farklı katılım tanımları, literatürde tanımlanan farklı katılım düzeyleri ve katılım yöntemleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Katılım olgusunun farklı tanımları bulunsa da gerçek anlamıyla katılım halkın/bireyin karar verme süreçlerine dahil edilmesi, kararlara müdahale edebilmesi olarak tanımlanabilir. Literatürde yer alan farklı katılım düzeylerinin ortak özelliği de katılımcının kararlara etki gücü arttıkça katılım düzeyinin yükselmesidir. Ardından katılımda etkinlik değerlendirmesinin nasıl yapıldığına dair yöntemler araştırılarak, literatürde belirlenmiş değerlendirme kriterleri derlenmiştir. Yapılan incelemede katılım sürecinin karmaşıklığı ve ölçülebilir verilerle değerlendirilememesi nedeniyle kesin ve uzlaşılmış bir değerlendirme sisteminin olmadığı görülmüştür. Bu çalışmada da kentsel tasarım projelerinin katılım süreçlerinde kullanılan yöntemlerin etkinliğini değerlendirmeye yönelik altı kriterden oluşan bir kriter seti belirlenmiştir. Bunlar karara etki, tasarıma etki, temsiliyet, erken katılım, şeffaflık ve kaynaklara erişim kriterleridir. Dördüncü bölümde katılımcı süreçlerle uygulanmış, üç farklı açık alan tasarım projesi incelenmiştir. Projelerden ilki, Boston’da kent içerisinden geçen bir otoyolun yer altına alınması ile kazanılan kentsel alanın tasarımına yönelik geliştirilmiş olan Wharf District Park projesi, ikincisi Berlin’de yıllardır kullanılmayan bir alanın park olarak tasarlandığı Gleisdreieck Park projesi ve sonuncusu Fransa Saint-Étienne şehrinde boş bir arsanın meydan olarak yeniden işlevlendirildiği Place au Changement projesidir. Proje incelemelerinin ardından, projelerde kullanılmış olan 11 farklı katılım yöntemi belirlenmiş olan kriterler çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bu yöntemler duyuru, rehberli turlar, anket, odak grupları, çalıştay, halk toplantıları, açık oturumlar, internet tabanlı katılım, maket, toplumsal vizyon belirleme ve kendin yap yöntemleridir. Projelerde ortak kullanılan katılım yöntemleri yer alsa da projenin ölçeği, kapsamı ve katılımcı profilindeki farklılıklar yöntemleri çeşitlendiren etmenlerdir. Bu farklılıklar göz önünde bulundurularak uygun katılım yöntemlerinin geliştirildiği söylenebilir. Etkinlik düzeyi değerlendirmesinde yöntemler sağladıkları kriterler arttıkça daha etkili olarak değerlendirilmektedir. Kriterlerin değerlendirmede farklı ağırlıkları olmasa da gerçek katılımdan bahsedilebilmesi için ilk kriter olan karara etki kriterinde etkili olmaları önemlidir. Yöntemlerin etkinlik değerlendirmesi sonucunda her yöntemin kendi içerisinde kısıtlayıcıları ve zayıf yanları olduğu görülmüştür. Farklı yöntemler farklı düzeylerde katılımı sağlamakta ve aynı yöntemin uygulama aşamasındaki alternatif kullanımları yöntemlerin etkinliğini değiştirebilmektedir. En etkili katılım yönteminin hangisi olduğu ya da en başarılı katılım sürecinin hangi projede yer aldığı bu çalışmanın soruları arasında yer almamaktadır. Yapılan değerlendirme, yöntemlerin zayıf yönlerinin tespit edilerek geliştirilmesi ile etkinlik düzeylerini arttırmaya yönelik ipuçları vermeyi amaçlamaktadır. Yöntemlerin etkinlik düzeylerinin arttırılmasının yanı sıra projenin amacı, kapsamı, ölçeği ve katılımı sağlanması beklenen toplumun özelliklerine uygun yöntemlerin belirlenerek, birden fazla yöntemin bir arada uygulanması etkin bir katılım süreci gerçekleştirilebilmesinde önemlidir. Çalışmanın sonucunda, katılım yöntemlerinin geliştirilmesinde etkili olan planlama yaklaşımları da göz önünde bulundurularak yapılan değerlendirmede geniş kapsamlı rasyonel planlama, savunucu planlama ya da aşamalı planlama etkisiyle geliştirilmiş olan yöntemlerin hiçbirinin gerçek katılımın en önemli göstergesi olan karara etki kriterinde etkili olmadığı görülmüştür. Bunun yanı sıra stratejik mekansal planlama ilkeleri çerçevesinde geliştirilen yöntemlerin etkinlik sağlamada daha yüksek değerlere sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bu sonucun stratejik mekansal planlamanın katılım konusunda yalnızca literatürde yeni bir yaklaşım ortaya koymadığı, yaklaşımın uygulamada da etkin bir katılım sürecine işaret ettiği söylenebilir.

Title

EVALUATING THE EFFECTIVENESS OF PARTICIPATION METHODS IN OPEN SPACE DESIGN

Abstract

In this study, it is aimed to set a framework for evaluating the effectiveness of participation methods, which are used to ensure public participation in urban design projects. In the scope of this study, the author will try to answer the questions of how the transformation of urban planning paradigms which have close relation with urban design, is effecting participation notion and to what extent the participation processes defined in planning literature could be put into practice. In addition on the one hand this study seeks to reveal the different levels and methods of participation processes and the criteria to evaluate the effectiveness of these methods, on the other it tries to present how to develop effective methods in participation processes of urban design projects. In the second part of the study, considering the relation between urban design and urban planning, the transformation of urban planning approaches and the ‘participation’ notions of different urban planning approaches are reviewed. In this review, it can be seen that there is a shift from ‘participating in planning’ in which the urban planner decides for community while the community is only informed about the decisions in the end, that is supported by comprehensive rational planning and advocacy planning, to a transparent, deliberative ‘participative planning’ involving different stakeholders to negotiate and affect the decision-making processes. Incremental planning and strategic spatial planning approaches support the participative planning. In the third part, the participation notion is reviewed and different participation definitions and different participation levels, which take part in the literature, are explained in detail. Despite the fact that the participation phenomenon has different definitions, it can be explained as the inclusion of the community and/or individuals to the decision-making processes and the intervention power of involved community to the decisions. Then, the methods to assess the effectiveness of participation means that defined in literature are explored and these assessment criteria, which have defined in the literature, are introduced. In this investigation it is observed that there is no a definite and recognized assessment system of participation process due to its complex structure and the lack of quantifiable data. An evaluation criteria set composed for assessing effectiveness of the methods, which can be used for the participation processes of urban design projects. These criteria are; influence on decisions, influence on design, representativeness, early involvement, transparency and resource accessibility. In the fourth part, three open space design projects, which applied with participatory processes, are examined. First of them is the Wharf District Park project from Boston. It is about the design of an urban space, which is created through moving an elevated highway along the city to underground. Stakeholders that have been involved in the process range from government, businesses, and professional organizations, to nonprofits, community members, and the design community. The design team of Wharf District Park (EDAW), ensured participation both on governmental and local level through more than one hundred public meetings, charettes and a model of the area. The second case is the Gleisdreieck Park Project, which is about the design and transformation of a large vacant area in Berlin, which has designed as a park. In Gleisdreieck Park Project participation process has been started before the design and a design competition have been organized based on people’s demands. And the last project is the Place au Changement, which was an empty lot that has turned into a square with a participatory process, in the city of Saint-Étienne, France. Place au Changement Project is the smallest case in this study but the feature of this project is the do-it-yourself method which is used in the participation process. After the case examinations, eleven different participation methods used in the projects are evaluated in the context of the assessment criteria defined before. These methods are informing, guided tours, surveys, focus groups, charettes, community meetings, public hearings, Internet based techniques, models, community visioning, do it yourself. Although these case projects all have some common participation methods, the scope and the scale of the project, diversity of the participant profiles varies the methods. It can be said that the convenient participation methods are developed through paying regard to these diversity of factors. In the evaluation of effectiveness level of methods, if the amount of the criteria met by a certain method increases; it is assessed as more effective method. In spite of the fact that each criteria has an equal value, a method has to meet the criteria of impact on decision-making to implement an authentic participation process. In the end of the effectiveness evaluation of the participation methods, it was understood that every method has its own restrictions and weaknesses. Different methods provide different levels of participation and alternative implementations of the same method during the process may change the effectiveness of each method. The questions such as which is the most effective participation method or which project has the most successful participation process are not subject to this study. The evaluation aims to determine the weak aspects of each method and to give some clues to improve them. In addition to improvement of effectiveness levels of the methods, choosing appropriate methods for each project’s aim, scope, scale and participant profile and combining these different methods are important to perform an effective participation process. After the evaluation of the methods, it is found that every method has its own restrictions and weaknesses. It is also stated that defining proper methods, which are accordant with the involved community, its characteristics as well as the project aims, and combining different methods are important for the effectiveness of participation processes. In the conclusion of the study, the examination about the urban planning approaches which was effective on the development of participation methods, it is found that the methods which developed in the scope of strategic spatial planning principles have more value to ensure effectiveness. This conclusion points out that, strategic spatial planning is not only providing a new approach about participation in literature, it also provides more effective participation process in practice.

Anahtar Kelime

KENT PLANLAMA, KENTSEL TASARIM, KATILIM, HALK KATILIMI, KATILIMLI TASARIM

Bilim Kodu

0




Sıra No :14254
Üniversite

519101016

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Doç. Dr. Hatice Ayataç

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2014

Tez Öğrencisi

Pelin Küçük

Başlık

KENTSEL AYDINLATMADA, AYDINLATMA MASTER PLANLARI VE AYDINLATMA MASTER PLANI İÇİN BİR REHBER ÖNERİSİ

Özet

1980 sonrası dönemde gerek küreselleşen dünya kentlerinin birbirleriyle yarışması, kentlerin ön plana çıkabilmek için daha çekici, daha güzel, daha planlı olma çabaları, gerekse yaşanan teknolojik ve bilimsel gelişmeler, kentsel aydınlatma konusunda da önemli gelişim ve değişimler yaşanmasına neden olmuştur. Ayrıntılı, kapsamlı, sistemli bir planlama ile oluşturulmuş çağdaş aydınlatma tekniklerinin, uygun standart ve şartların sağlandığı, gereksiz enerji kullanımının minimuma indirildiği bir kent aydınlatması, o kentin çağdaşlığının, gelişmişliğinin ve yüksek yaşam kalitesinin en önemli göstergelerinden birini oluştururken, kent kullanımını ve yaşantısını düzenleyen, toplumsal değerleri arttıran, kenti çekici kılan, en önemli planlama araçlarından biri olma özelliğini taşımaktadır. Bu çalışmada kentsel aydınlatmanın önemi, temel amaçları ve gerekliliklerini belirlemek ve açıklamak, etkili bir kentsel aydınlatma için gerekli olan aydınlatma master planlarının sürecini, aşamalarını irdelemek, prensiplerini belirlemek ve yurtdışında uygulanmakta olan aydınlatma master plan örnekleri karşılaştırılarak, bir aydınlatma master plan rehberi oluşturulması amaçlanmıştır. Küreselleşme sürecini yaşadığımız yarışmacı bu dönemde aydınlatma konusunda da gelişigüzel, birbiriyle uyumsuz, tek tek yapılan değer ve kaliteyi düşüren aydınlatmaların kabul edilemeyeceği, bunun yerine tüm kent bütününü kapsayan aydınlatma master planları oluşturulması ve aydınlatmanın bu planlar doğrultusunda tasarlanmış bütüncül yaklaşımlarla yapılması gerekmektedir. Kentsel aydınlatmanın anlamlı olabilmesi, istenilen etkiyi verip başarı ve devamlılığının sağlanabilmesi için kontrollü yapılması gerekmekte ve bu da aydınlatma master planları ile sağlanabilmektedir. Aydınlatma master planları, birçok farklı aydınlatma öğesinin, kentin farklı bölgelerinde farklı amaçlara hizmet eden aydınlatma elemanlarının hepsinin birbirleriyle uyumlu bir şekilde biraraya gelerek kentte bir bütün oluşturmalarına olanak sağlayacak, hepsini bir çatı altında toplayacak çerçeve, plan bütünüdür. Her plan ve tasarımda olduğu gibi aydınlatma master planlarının da amaç, hedef ve prensipleri bulunmaktadır. Amaç ve hedefleri kentler arasında oldukça benzerlik gösterse de her kent için belirlenen kriter, prensip ve aydınlatma stratejileri birbirinden farklıdır. Bu kriter ve prensipler kentin kimliği, sahip olduğu değerleri, özellikleri, konumu, boyutu, kullanıcıları, tarihi, kültürel, sosyal, ekonomik şartları gibi birçok faktöre bağlı olarak değişim göstermektedir. Bu değişim ve farklılıklardan dolayı bir aydınlatma master planının ön çalışması, o kentin her türlü değerinin araştırılması ve kapsamlı bir analiz çalışmasının yapılmasıdır. Her kentin hatta her kentsel mekanın aydınlatma master planı da bu özellikleri kapsamında kendine özgü oluşturulmaktadır ancak bir master plan oluşturulurken izlenmesi gereken adım ve aşamalar aynıdır. Bu bağlamda yapılan incelemeler ve araştırmalar sonucunda oluşturulan aydınlatma master plan rehberine göre; aydınlatma master planı oluşturulurken izlenmesi gereken aşama ve alt adımlar; 1. Tanımlama 1.1. Analiz ve araştırma çalışmalarının yapılması, 1.2. Aydınlatma master plan sürecinin oluşturulması, 1.3 Aydınlatma master plan temel amaçlarının tanımlanması, 1.4. Zonlama/ kentin bölgelere ayrılması, 1.5. Kentsel odak noktalarının belirlenmesi, 1.6. Önemli cadde ve sokakların tanımlanması, 2. Tasarım 2.1. Belirlenen odak noktası ile çevresi arasında hiyerarşik düzenin kurulması, 2.2. Senaryo oluşturulması, 2.3. Kimliği yansıtan mevcut aydınlatma elemanlarının belirlenmesi, devamlılığının sağlanması ve kent mobilyası olarak aydınlatma elamanlarının tanımlanması, 2.4. Armatür çeşidinin, ışık renginin, şiddetinin ve konumunun belirlenmesi, ışık kirliliğini engelleyecek önlemlerin alınması, 2.5. Aydınlatılacak yapıların aydınlatılacak bölüm ve yüzeylerinin belirlenmesi, 2.6. Kavramsal tasarım görüntülerinin oluşturulması, 3. Planın uygulama, montaj ve kontrol aşamalarının gerçekleştirilmesi olarak tanımlanmıştır. Tanımlanan aşamalar kapsamında aydınlatma master planları; o kent ve bölgeye özgü tasarlanmalıdır, kapsamlı ve bütüncül bakış açısıyla, doğru zamanda doğru eylemlerin gerçekleştirilmesi ve yerinde kararların alınması için iyi bir organizasyon ve kamusal kurum dahilinde oluşturulmalıdır. Amacın, hedeflerin, vurgulanmak istenilen kent kimliğinin belirlenmesi çok önemlidir; oluşturulacak senaryolar, aydınlatma tasarımı bu kriterlere göre şekillendirilmelidir. Aydınlatma master planlarının uygulama aşaması, bu aşamadan sonra düzenli bir şekilde denetlenmesi, planın sürdürülebilirliğinin sağlanması ve başarılı olmasının ana şartlarından bir tanesidir. Bu konuda ilgili kurum ve kuruluşların çok dikkatli olması gerekmektedir. Ülkemizde henüz bir aydınlatma master planı örneği olmasa da aydınlatmanın önemi giderek artmakta ve aydınlatmaya sadece teknik, temel ihtiyaçları karşılamak ya da estetik olarak yapıları süslemek olarak bakılmamaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olarak kurulan Şehir Aydınlatma ve Enerji Müdürlüğü aydınlatmaya verilen değerin arttığının bir göstergesidir. Gerekli organizasyon oluşturulduktan sonra ilgili kurum ve kuruşlar, konusunda uzman yetkili kişiler, özel firmalar ve akademik kuruluşların desteği ile kentlerimiz için bütüncül yaklaşıma sahip bir aydınlatma master planı oluşturmak mümkündür.

Title

LIGHTING MASTER PLANS IN URBAN LIGHTING AND A GUIDELINE PROPOSAL FOR LIGHTING MASTER PLAN

Abstract

The period after 1980 has casued significant changes and experienced developments in urban lighting as a result of both technological and scientific developments that has taken place, and globalized world cities’ competition against each other with efforts to have more attractive, more beautiful, more planned urban areas in order to bring their cities forefront. While an urban lighting with a thorough, comprehensive and systematic planning, which is created with contemporary lighting techniques, and is met appropriate standards and requirements, in which unnecessary energy use is minimized creates one of the most important landmarks of a city’s modernity, development and high quality of life, it also has the characteristics of being one of the most important planning tools which makes the city attractive, increases its social values, regulates the urban land use and urban life. This study aims to identify and explain the importance of the basic objectives and requirements of urban lighting, to identify the principles for an efficient lighting master plans as well as examining their processes and steps therein, and to form a lighting master plan guide/lines by employing the comparison of lighting master plan examples applied elsewhere. This epoch in which we live the competing process of globalization, ligthing as well as illumination which is made haphazardly, incompatible with each other, applied on an individual basis and which therefore decreases the value and quality of ligthing are unacceptable, thus, instead of this, lighting master plans which embraces the entire urban area needs to be formed, and the lighting needs to be designed in accordance with the said plans, and created with integrated approaches. In order urban lighting to be meaningful and to give desired efficiency and hence to keep its contunity and effectiveness , it has to be performed in a controlled manner and that is achieved with lighting master plans. A lighting master plan is an omni plan and framework which brings all other parts together, which enables integration in an urban area by marshaling many different lighting elements in a meanigful wholeness which otherwise function for various purposes across in different districts of an urban city. As in every plan and design, there are certain aims, objectives and principles in a lighting master plan too. Although they are quite similar in terms of their aims and objectives, the criteria, principles and lighting strategies that are determined are different from each other in each urban area. These criteria and principles vary depending on many factors such as city s identity, its values, characteristics, location, size, users, history, cultural, social and economic conditions. Owing to these variances and differences, a preliminary study of a lighting master plan is examining the value of a certain city, and conducting a comprehensive analysis of all kinds in that regard. lighting master plan for every city and even every urban area, within the scope of these characteristics, has to be created distinctively, however when creating a master plan, steps and phases need to be followed are the same. According to a lighting master plan guidelines which is created based on investigations and researches in this context, following steps need to be followed when creating a lighting master plan: 1. Analyis 1.1. Conducting related analyses and research 1.2. Creating the lighting master plan process 1.3. Identifying the main objectives of the lighting master plan 1.4. Zoning / division of the city into regions 1.5. Identifying urban focal points 1.6. Identifying major roads and streets 2. Design 2.1. Establishing hierarchical order between the determined focal points and its environment 2.2. Creating a script of the plan 2.3. Identifying current lighting elements that reflects the city’s identity, ensuring the continuity and defining those of urban furniture elements as lighting 2.4. Determining the types of luminaire, light color, location and intensity of lighting, taking measures to prevent light pollution 2.5. Identifying lighting sections and surfaces of structures to be illuminated 2.6. Creating conceptual image designs 3. Implementation of the plan is concluded after installation and control phases. Within the framework of the descrined steps, the lighting master plans has to be designed in city and region-specific way, and with a comprehensive and integrated perspective, they have to be created in coordination with a qualified organization and public institution in order to make sound decisions and conduct right actions at right timing. Determining the aims, objectives and the desired city’s identity that is to be highlighted, is vital, thus respective scripts and lighting design has to be structured in accordance with these criteria. The implementation phase of a lighting master plan, monitoring on a regular basis after this phase are among the main requirements for ensuring the sustainability and success of a plan. Relevant institutions and organizations in this subject should be very circumspect. Although we still do not have a lighting master plan example in our country, the importance of lighting increases and it is no longer regarded as technical or convenience tools nor as an aesthetic ornament for buildings. The City Lighting and Energy Directorate which is part of the Istanbul Metropolitan Municipality is an indication of the importance that lighting has gained. After creating the necessary organization, experts and authorized staff in related institutions and organizations can create a lighting master plan which has a integrated approach to our cities by colloborating with academic institutions or private companies.

Anahtar Kelime

Kentsel Aydınlatma, Aydınlatma Master Planları, Aydınlatma Master Plan Öneri Rehberi.

Bilim Kodu

0




Sıra No :14403
Üniversite

519101014

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

İpek AKPINAR

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2014

Tez Öğrencisi

Melike Atıcı

Başlık

ÇAĞDAŞ SANATTA KAMUSAL ALANIN İNŞASI: ULUSLARARASI İSTANBUL BİENALİ ÜZERİNE OKUMA

Özet

Kamusal alanlar, toplumun farklı katmanlarına eşit ve bağımsız erişim hakkı sunmalarıyla bireyler arasındaki iletişim ve etkileşimin temel ortamını oluşturur. Toplumsal hayatın sürekliliğini sağlayan ve kalitesini yükselten bu mekanlar, özellikle günümüz küreselleşen kentinde – bireylerin kendini ifade etme, kendi gibi olmayanla karşılaşma ya da benzer fikirleri paylaştığı bireylerle örgütlenme ortamı olma gibi – işlevlerini yitirmeye ve parçalanmaya başlamıştır. Bu noktada, kamusal alanın yitirdiği işlevleri yeniden edinmesini ve hatta yeni anlamlar kazanmasını sağlayan ‘kamusal sanat’ bu çalışmanın omurgasını oluşturmaktadır. Geleneksel sanat kurumlarının sınırları dışına çıkarak tüm toplum tarafından erişilebilir kamusal alanlara taşan sanat, bu mekanlarda yeni ilişkileri olanaklı kılar. Genel olarak müze ve galerilerin dışında gerçekleştirilen sanat pratikleri olarak tanımlanan kamusal sanat, sadece çağdaş sanat tartışmaları için değil aynı zamanda toplumun farklı katmanları arasındaki çok boyutlu ilişkiler için de alternatif bir zemin oluşturur. Kamusal sanatı konu edinen kaynakların çoğu 1960’ların Dadacı yaklaşımını kamusal sanatın öne çıkma tarihi olarak kabul etse de sanatın kamusallaşma süreci aydınlanma dönemine kadar dayanır. Aydınlanmadan başlayarak sanatın tüm kamusallaşma süreci dikkate alındığında; bugün, çağdaş kamusal sanatın en önemli araçlarından biri olarak çağdaş sanat bienalleri belirir. Değişen neoliberal dünya düzeninde kentlerin bir çeşit temsillerini oluşturan çağdaş sanat bienalleri, bir taraftan içerdikleri sanat çaışmalarıyla – gerçekleştirildikleri süre boyunca – kentsel kamusal mekana yeni anlamlar kazandırmsyı hedeflerken bir taraftan da, süreklilik sağlaması durumunda, kentin köklü dönüşümler yaşamasına neden olabilen etkinliklerdir. Kentsel kamusal alana yerleştirilen sanat eseri tanımının kamusal sanatın kamusallığını sadece ‘fiziksel erişilebilirlik’ açısından değerlendiren indirgemeci bir yaklaşım olduğunu kabul edersek, sanatın ‘kamusal’ kimliği kazanmasında hangi değişkenlerin rol oynadığı önem kazanır. Çağdaş sanat bienallerini, kamusal sanat bağlamında değerlendirmeyi amaçlayan bu çalışma, bu değerlenirmeyi üç ana kavram üzerine kurgular: mekan, izleyici ve kamusallık. Sanatın kamusallaşma sürecinde bugün gelinen noktayı anlayabilmek için çağdaş sanat bienallerine odaklanan bu çalışma, Uluslararası İstanbul Bienali’nin kentsel kamusal alanla kurduğu ilişkiyi kamusal sanat kavramını üzerinden inceler.

Title

THE CONSTRUCTION OF PUBLIC REALM IN CONTEMPORARY ART: READING ON INTERNATIONAL ISTANBUL BIENNIAL

Abstract

Public spaces are prominent components of cities considering their potential to establish relationship between urban space and public and individuals. Public space as a medium providing social and cultural interaction between different layers of society enhances the quality of urban life. Taking art projects or artworks outside conventional art institutions and placing them in spaces open to public access enable to establish new relationships. ‘Public art’, which is generally defined as art placed outside museums and galleries, can open alternative grounds not only to discuss contemporary art practices but also to relate all layers of public with art in a multi-dimensional way. The main questions of this thesis are to what extent the superimposition of two different realms – public realm and realm of art – can contribute to overcome the distance between daily life and art, and how they affect each other. Admitting ‘an artwork placed in public space’ does not truly define public art, it is critical to discuss that which parameters should be accomplished to gain the ‘public’ character for art. Hence, this study builds the discussion on three critical concepts – space, spectatorship and publicity – and searches the diverse outcomes of public art practices reached through different constructions of these concepts. In this sense, public art refers to the result of a process during which space, artwork and participants complementing each other. Although most of the scholars points out 1960s for the proliferation of public art practices, the publicity of art works dates back to the age of enlightenment. Taking the all process of publicity of art into consideration, the biennial phenomenon emerges as the most prominent element of today’s contemporary public art. In line with the neoliberal world order, contemporary art biennials function as the representations of cities. This thesis focuses on the International Art Biennials to elaborate the current situation of art world in terms of publicity. Determining International Istanbul Biennial as the case study, it is studied in detail with reference to three concepts critical for public art.

Anahtar Kelime

kentsel mekan, sergi mekanları, kamusallık, çağdaş sanat, bienal

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :13875
Üniversite

519091034

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof. Dr. Mehmet OCAKÇI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Mayıs

Yıl

2013

Tez Öğrencisi

Zeynep ERÖZKAN ARUSOĞLU

Başlık

ÇOK KATMANLI KENTLERDE KİMLİK SORUNSALI: PALİMPSEST BİR KENTSEL ALAN OLARAK ULUS ÖRNEĞİNİN İNCELENMESİ

Özet

Kentsel mekanın kimliği kentlinin kent mekanıyla etkileşimi ile şekillenir. Planlama ve tasarım disiplinlerinin kentleri fiziksel olarak şekillendirdiği günümüzde kentlinin mekanla etkileşimi kentsel planlama ve kentsel tasarım kararlarından doğrudan etkilenir. Örneğin farklı tarihsel dönemlere ait yapı ve kalıntıların kentsel mekandaki biraradalığı bazı örneklerde kente zenginlik katan bir imge olarak belleklerde yerini alırken kimi örneklerde ise yanlış kentsel tasarım ve planlama kararları sonucu algılanamaz ve kentlinin belleğinde yer almaz. İnsan mekan ilişkisi, mekanın kentli tarafından algılanması, benimsenmesi ve kolektif bellekte yerini alarak bir kentsel kimlik öğesine dönüşmesi açısından birincil önemdedir. Çünkü tarihsel süreklilik içerisinde kentlerin tarihi değerlerinin korunması ve yenileri yapılırken eskiyle uyum içinde olan yapılar/kentsel mekanlar oluşturulması bu farkındalığa bağlıdır. Kısacası, kent kimliği kenti oluşturan fiziksel, sosyal ve doğal yapıların sürekliliğiyle geleceğe taşınır. Sanayi devrimi ile başlayan süreçte kırdan kente göç artmış, kentler eskisine nazaran çok büyük insan kalabalıklarının barındığı, çalıştığı, üretim ve tüketim faaliyetlerini gerçekleştirdiği devasa yapılar haline gelmiştir. Özellikle 19.yüzyıl sonu 20.yüzyıl başında kentlerin çehreleri değişmiş, eski alışkanlıklara göre şekillenen tarihi kent merkezleri yeni kalabalıkların ihtiyaçlarına cevap veremez hale gelmiş, bu durum karşısında bazı kentler eski merkezleriyle birlikte yıkım ve yeniden inşa faaliyetleri sonucu tamamen değişmiş, bazıları ise yetersiz olan eski merkezi gerisinde bırakarak boş alanlara doğru yayılmış, bazıları geçmişin izlerini korumayı başarmış, bazı kentler ise değişen şartlara uyum sağlamak için tarihten gelen izlerini büyük oranda kaybetmiştir. Ankara yüzyıllarca bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış bir kenttir. Günümüzde farklı dönemlere ait yapısal izler hala belli oranda okunaklıdır. Ancak bir parşömenin kazınıp yeniden üzerine yazı yazılması ve eski yazının izlerinin parşömende az da olsa kalması gibi Ulus’ta da zaman içerisinde bir çok farklı nedenle geçmişe ait yapılar silinmiş ya da tahrip olmuş ancak yer yer izleri kalmıştır. Bu özelliğiyle bir çok tarihi kentte olduğu gibi Ankara’da da metaforik olarak ‘palimpsest’benzetmesi yapılabilir. Bu tez kapsamında Ankara’nın tarihi kent merkezi olan Ulus bölgesinin kentsel kimlik öğelerinin belirlenip değerlendirilmesi ve mevcut durumda algılanabilirliği ve ulaşılabilirliği düşük olan tarihsel ve kültürel katmanlarının kent kimliğine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Ulus’un beşeri, doğal ve yapay çevreden kaynaklı kimlik bileşenlerinin tespit edilmesi için alan çalışması, kentsel analizler ve anket çalışması yapılmıştır. Özetle, bu çalışmanın amacı gitigide aynılaşan kentlerden biri olan Ankara’nın tarihi kent merkezi olan Ulus bölgesinde, kent kimliğini özgün kılan tarihi ve kültürel katmanların kentlinin algısında ve günlük yaşamındaki yerinin tespit edilmesi, kent mekanında yer alan katmanlı yapının kent kimliğine etkisinin olup olmadığının araştırılmasıdır. Bu amaçla bir anket çalışması yapılmış ve mevcut katmanlı yapının kent kimliğini oluşturan öğeler arasında yer almadığı tespit edilmiştir. Mevcut durumda yanlış uygulamar ve eksik kentsel tasarım kararları nedeniyle çok katmanlı yapının okunaklı olmadığı ve kentliler tarafından algılanmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kent Kimliği, Kentsel Katman, Palimpsest, Kolektif Bellek, Kentsel İmge, Ankara, Ulus.

Title

IDENTITY PROBLEMATIC IN MULTILAYERED CITIES: INVESTIGATING THE CASE OF ULUS AS A PALIMPSEST

Abstract

The identity of urban space is shaped by the interaction of the citizen with the urban space. In today, where planning and design disciplines physically shape cities, the interaction of the citizen with space is affected directly from the urban planning and urban design decisions. For example, in some cases togetherness of the buildings and the ruins which belong to different historical periods exist in memories as an enricher imagination; while they cannot be perceived as a result of wrong urban design and planning decisions and they cannot place in the memories of citizens. The relation of human and space is of primary importance in order the space to be perceived, adopted and transformed into an element of urban identity placing in collective memory. Because it is up to this awareness, to conserve the historical values of the cities in historical persistence and to constitute new buildings/spaces which are conform with the old ones. Briefly, the identity of the city is brought to the future with the continuity of the physical, social and natural structures which constitutes the city. Ankara is a city which had been capital city of a lot of civilizations. Today, the structural marks belong to different periods can still be read. Just like a parchment, which is scratched to write on it again; the old writings remain on the parchment barely; in Ulus also, a lot of structures belong to different historical periods had been erased in time, but the marks of them remains in some locations. With this property, as for most historical cities, the palimpsest metaphor can be suitable for Ankara also. In this thesis, it is aimed to investigate the elements of urban identity of Ulus, where is the historical city center of Ankara, are determined and evaluated the effects of the historical and cultural layers which are not well perceived and reached in existing situation, to the identity of the city. In the direction of this major aim, the field research, urban analysis and survey study have been made in order to confirm the components of the identity of Ulus composed of human, natural and artificial environments. In this manner, a survey study has been made and according to the results of this study, it has been determined that the existing layered structure does not take part in the elements which constitute the identity of the city. The reached result is that; in the existing situation, the multi-layered structure is not readable and not perceived by the citizens as an outcome of wrong applications and urban design decisions. Keywords: Urban Identity, Urban Layer, Palimpsest, Collective Memory, Urban Imagination, Ankara, Ulus

Anahtar Kelime

KİMLİK, KENTSEL KİMLİK, ANKARA, ULUS, PALİMPSEST, KENTSEL TASARIM, KENT SOSYOLOJİSİ, MİMARLIK

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :13200
Üniversite

514091017

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Savunma Teknolojileri

Danışman Adı

Prof. Dr. Bedii Özdemir

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2013

Tez Öğrencisi

Emre Güngör

Başlık

Hesaplamalı akışkanlar dinamiği kullanılarak su altı araçları için pervane tasarımı ve analizi

Özet

Bu çalışmada özgün bir tasarım yazılımı aracılığı ile su altı araçları için pervane tasarımı gerçekleştirilmiş ve hesaplamalı akışkanlar dinamiği tabanlı yazılımlarda pervanenin becerileri doğrulanmıştır. Sonlu hacimler yöntemine dayanan algoritmaların ve tercih edilen yöntemlerin sınanması ise çeşitli pervaneler için gerçekleştirilmiştir. Deneysel verileri mevcut olan pervaneler üzerinde uygulanmış olan sonlu hacimler çözümlemesinde ağ yapısının etkisi, ayrıklaştırma derecesinin katkısı ve çalkantı modellerinin uygunluğu değerlendirilmiştir. Özgün bir tasarım yazılımında oluşturulmuş pervane üzerinde, örnek pervaneler ile doğrulanmış olan tüm benzer kurgu uygulanmıştır. Su altı aracından beklenen hız, pervane devri, çıkış gücü pervane boyutları gibi isterler oluşturulmuştur. Su altı aracı için gerekli beceri isterleri tasarlanmış pervane ile sağlanabildiği ortaya çıkarılmış, istenilen itkiyi sağlayabilen ve su altı aracını istenilen hıza ulaştırabilecek yüksek verimli pervane tasarımına ulaşılabildiği görülmüştür.

Title

Design and analyses of a propeller for underwater vehicles using computational fluid dynamics

Abstract

In this study a propeller design for underwater vehicles is achieved by using an unique design in-house code which is based on fluid dynamics. Finite volume based algorithms and prefered methods are obtained comparing analysis outputs with test results for different propeller types. In this comparison mesh dependency, discretization effects, turbulance model types are handled in order to investigate the convenience of solution procedure. All the obtained results are implemented on the designed propeller to achieve desired propeller characteristics. The design requirements of propeller are formed according to underwater vehicle performance. The propeller characteristics are obtained in volume-based software using computational fluid dynamics. Design inputs are compared with results of analysis. The results show that designed propeller is capable of providing desired thrusti vehicle velocity and power output with high efficiency for underwater vehicle.

Anahtar Kelime

Pervane tasarımı, sonlu hacimler, hesaplamalı akışkanlar dinamiği

Bilim Kodu

0




Sıra No :13227
Üniversite

519091039

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof Dr. Nilgün ERGUN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2013

Tez Öğrencisi

Ferdi İNANLI

Başlık

KENTSEL DÖNÜŞÜM-TRANSFER MERKEZİ İLİŞKİSİNİN YENİKAPI ÖRNEĞİNDE İNCELENMESİ

Özet

Yaşayan bir organizmaya benzeyen kent, zaman içinde birçok açıdan değişim ve dönüşüm yaşamıştır. Bu dönüşümler bazen yavaş bazen de hızlı ve beklenmedik olmuşlardır. Fakat hiçbir etki sanayi devriminin kent mekânındaki etkisi kadar güçlü olmamıştır. Kentlerin nüfusları bu dönemde zamanla artmış ve kentler bu nüfusu taşıyamaz hale gelmiştir. Teknolojinin ve ulaşımın gelişmesiyle nüfus kent merkezinden çeperlere doğru saçaklanmaya başlamıştır. Yirminci yüzyılın ilk yarısında yaşanan iki dünya savaşı, ardında yıkık kentler bırakarak, zaten köhneme ve yoğun kullanımla eskimiş kent merkezlerinde “kentsel dönüşümü” kaçınılmaz bir politika olarak kent gündemine getirmiştir. Tüm dünyada süregelen bu hareketler, bir yandan dünya kentlerini daha da ileriye taşımayı, bilgi toplumunu geliştirmeyi hedeflerken bir yandan da kentte yeni “yan etkiler” yaratmıştır. Kentsel yenileme adı altında mekânlarda sosyal dönüşümler yaşanması “soylulaştırma” olarak adlandırılan süreci tariflemektedir. Küreselleşme-yerelleşme gibi kavramlarla girilen 1990’lı yıllar kent mekânına yeni bir bakış açısı getirmiş, bu kavramların kentte yarattığı büyük etki bazı işlevlerin kentten uzaklaşmasına neden olurken bazı yeni işlevlerin de kent merkezine gelmesine neden olmuştur. Hızlı ulaşım ve erişim için entegrasyon dünyada önemli bir konu haline gelmiş, kent içinde entegrasyonun fiziksel mekânı olan “transfer merkezleri” kent mekânını güçlü şekilde etkileyecek bir olgu olarak 21.ci yüzyıl kentinde yerinin almıştır. Sürdürülebilirlik kavramının önemli olduğu günümüz kentlerinde birçok transfer merkezi bulunmakta ve planlanmaktadır. Transfer merkezleri, yolcuların gideceği yerlere daha hızlı ve kolay ulaşmalarını ve aktarma yapacak yolcuların bir sistemden diğerine kolay geçişlerini sağlamaktadır, planlı olarak bir yere konumlandırılabileceği gibi bir yer de zaman içinde konumu nedeniyle transfer merkezi olabilmektedir. Tarihsel süreçte ilk kale kapısının üstlendiği transfer merkezi işlevini, 19.cu yüzyılda tren istasyonları üstlenirken günümüzde çok katmanlı birçok farklı ulaşım aracının kesiştiği ve birçok işlevi içinde barındıran bir “yer” ve ulaşımda bir “düğüm noktası” olan modern transfer merkezleri ortaya çıkmıştır. Türkiye’de ise küresel eklemlenmenin ana mekânı İstanbul metropolüdür ve kentsel dönüşüm, transfer merkezi gibi kavramların da ilk ortaya çıktığı ve yoğunlaştığı yerdir. Artan yolculuk talebini karşılayamayan raylı sistemlerin, önerilen yeni hatlar ve entegrasyon noktaları ile ulaşımda payının arttırılmasını için İstanbul genelinde birçok transfer merkezi alanın belirlenmiştir. Bu transfer merkezlerinin en önemlilerinden olan Tarihi Yarımada’da Marmara sahilinde konumlanmış Yenikapı, İstanbul’un birçok ulaşım aksının kesişim noktasında bulunmaktadır. Yenikapı Transfer Merkezi, İstanbul’un hem içe dönük hem de dışa açılan kapısı olacak ve çevresini etkileyecek, İstanbul’un en önemli projelerindendir. Yenikapı birçok farklı dokunun, kültürün zamanla üst üste bindiği bir değişim alanıdır. Bizans zamanında kentin önemli bir limanı iken Osmanlı zamanında bir bostan, daha sonraları bir konut alanı ve günümüzde transfer merkezi inşaatının sürdüğü bir alandır. Yenikapı, 2006 yılında “5366” sayılı kanunla kentsel yenileme alanı da ilan edilmiştir. 2010 Avrupa Kültür Başkenti olan İstanbul’un öneri projelerinden biri olan “Uluslararası Yenikapı Transfer Merkezi Yarışması” 2011 yılında düzenlenmiş ve yarışma süreci hala devam etmektedir. 8500 yıllık süreçte Yenikapı hem fiziksel, hem sosyal, hem ekonomik büyük değişimler yaşamış ve yaşamaya devam etmektedir. Bu dönüşümde bugünkü itici güç ise transfer merkezi olarak karşımıza çıkmaktadır. Transfer merkezleri, önerildikleri alanların kentsel yoğunluğunu ve rantını arttırma potansiyeline sahiptir ve genelde bir kentsel yenileme projesiyle eşgüdüm içinde yürütülmektedir. Yenikapı gibi dönüşümle iç içe geçmiş bir alanın transfer merkezi olması, alanda kullanım baskısı ile konuttan ticarete dönüşüme ve tarihi değeri yüksek Yalı Mahallesi gibi konut alanlarında soylulaştırma hareketlerinin yaşanmasına da neden olabilir. Yenikapı şuanda ulaşım etkileşimli bu dönüşüm sürecinin başlangıcındadır. Çalışmada Yenikapı’nın İstanbul’un tarihi çekirdeğindeki konumu ile tarihi kentte yeni bir kullanım baskısına neden olacak gelip-geçilen bir alan olacağından İstanbul için riskli bir seçim/alan olduğu sonucuna varılmıştır.

Title

A STUDY ON URBAN RENEWAL-TRANSFER CENTER RELATIONSHIP ON YENİKAPI EXAMPLE

Abstract

Cities, which like living organism, experienced many transformation and deep changes during the time. These changes occurred sometimes slow, sometimes fast and unpredictable. However, none of them had deeper effect on urban areas more than industrial revolution. During this era, population of the cities increased and so cities became insufficient to support this population. With the developments on technology and transportation systems, the city started to sprawl through its center to outskirt of the city. The two World Wars, which occurred in the first half of the 20th Century, left demolished cities; in fact center of the cities were became dilapidated and insufficient with dense usage and so “urban renewal” was entered the life of the city inevitably. Those movements that happened on the almost whole World, while aimed to advance the cities forward and improve the information society they created some new “side effects” on urban areas. Social changes on cities experienced under the name of urban renewal called as “gentrification” to refer this process. In the 1990’s, “globalization- localization” concepts brought new point of view on cities. With the great effects of these concepts, some functions removed some functions came the center of the city. For the fast transportation and access, integration became an important issue and as a fact “transfer center”, the physical place of the integration, which affect the urban areas of the 21th Century cities so powerfully. In today’s cities, where sustainability is an important matter so many transfer centers existed or planned. Transfer centers aimed fast and easy access for passengers to reach their destinations and transfer the passenger between different modes of the transport system. A place could become a transfer center via planning or its location. The literal gateway of fortified cities during historical periods had the role of transfer center and the central railroad station of the nineteenth century had the same role. Today’s transfer centers are multi-leveled, multi-functional and multi-modal interchanges as a “place” in the city and a “node” on the transfer hub. In Turkey, İstanbul metropolis is the city of mass globalization and the city where the urban renewal and transfer center concepts introduced and intensely experienced. In Istanbul, many transfer centers planned with the new integration points and new lines to increase the efficacy and the usage of the rail system of the city, which could not respond to the increasing travel demand. Located on the Marmara shore of the Historic Peninsula, Yenikapı Transfer Center is one of the most important of these planned integration points where placed many different transport modes will intersect. Yenikapı Transfer Center is one of the most important projects in İstanbul, which will affect its surroundings as an inner-city transfer node and an intercity gateway. Yenikapı is a transformation area where many different cultures, urban fabric overlapped during the history. In Byzantine times, it was an important port, then the port filled, it became vegetable garden, and then a neighborhood established and today an area where construction of transfer station continues. Moreover, in 2006, it announced as an “urban renewal” area by the law numbered 5366. In 2010, Istanbul was “European Capital of Culture” and nowadays-ongoing “International Yenikapı Transfer Station Competition” was one of the proposed projects of the city. In 8500-year period, Yenikapı experienced physical, social and economic changes and continues to transformation. Today transfer center is the motor of the transformation process of the area. Transfer centers have the potential of increase the land values and density of the proposed areas and perimeters and generally, they implemented with an urban renewal project. In an area like Yenikapı, where is superposed with transformation, becoming a transfer center can bring more pressure on the neighborhoods to transform their usage to commercial facilities and neighborhoods like Yalı, where has historic value, can led new gentrification process’. Yenikapı is at the one of the first phases of the transportation led process. In this thesis, Yenikapı, with its central location in Historic Peninsula of İstanbul, will bring a new and mass land use on the area deduced as a risky selection for Istanbul.

Anahtar Kelime

Kent, kentsel dönüşüm, entegrasyon, transfer merkezi, soylulaştırma, İstanbul, Yenikapı.

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :13337
Üniversite

514081017

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Savunma Teknolojileri

Danışman Adı

Prof. Dr. Seçkin Polat

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2013

Tez Öğrencisi

Buse Turgut

Başlık

Türk Bankacılık Sektöründe Ürün Çeşitlendirmesinin Karlığa Olan Etkisi

Özet

Türk Bankacılık sektöründe son 10 yılda gerçekleşen önemli yasal düzenlemeler ve yoğunlaşan sektörün bir sonucu olarak, bankalar karlılıklarını koruyabilmek için yeni stratejiler uygulamakta. Bu noktada, dünya bankacılık literatüründe de son yıllarda sık işlenen bir konu olan ürün çeşitlendirme stratejisi gündeme gelmektedir. Türkiye bankacılık sektörü incelendiğinde, son 5 yılda vergi sonrası özkaynak karlılığı gibi temel performans göstergelerinde önemli düşüşler görülmektedir. Bankaların karlılıklarının bu düşüşten etkilenmemesi için odaklanma ve çeşitlenme gibi stratejileri kullandıkları görülmektedir. Bu bilgiler ışığında, bu çalışmada çeşitlenme stratejisinin Türkiye’deki bankaların performanslarına olan etkisi incelenerek, performans artırıcı bir strateji olarak Türk Bankacılık Sektöründe kullanılıp kullanılamayacağının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Yapılan bu çalışmada Türk bankacılık sektöründe özellikle son yıllarda azalan aktif ve özkaynak karlılıkları için ürün çeşitlendirmesinin bir çözüm olup olamayacağı değerlendirilmiştir. Çalışma 2007-2012 yılları arasında Türkiye’de faaliyet gösteren 41 bankanın 3 aylık dönemler itibariyle bilanço ve gelir tablosu verileri kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Ürün detayındaki veriler için bankalar birliği verileri esas alınmıştır. Daha önceki çalışmalar göz önünde bulundurularak, tez çalışmasının hipotezi; bankanın çeşitlenme miktarı ile karlılığı arasındaki pozitif ilişki bulunmaktadır, şeklinde belirlenmiştir. Bu çalışmada, Türkiye bankacılık pazarında sıklıkla kullanılan ve banka performansını arttıran üst düzey yönetim stratejisi olduğu düşünülen çeşitlenmenin nicel ölçümleri yapılmıştır. Literaturde çokca adı geçen ve kapsamlı bir ölçüm yöntemi olan entropi ve Herfindahl endeksleri olmak uzere iki farklı ürün çeşitlenme ölçümü yapılmışır. Daha sonra çeşitlenme ölçümleri ve bazı banka özelliklerinin karlılığa olan etkisi panel veri regresyon analizi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Bu araştırma kapsamında karlılığı en fazla Sermaye Yeterliliği ve Şube Başına Toplam Aktif etkilemiştir. Sermaye yeterliliği için pozitif etki, Şube başına toplam aktif için ise negati etki söz konusudur. Aktif kalitesi ile performans arasında anlamlı ilişki gözlemlenmemiştir. Herfindahl endeksiyle bulunan çeşitlenme ROA ve RAPROA’yı negatif yönde etkilerken, ROE ve RAPROE için anlamlı etki gözlemlenmemiştir. Tam ters bir etki ile Entropi ile ölçümlenen çeşitlenme ROA ve RAPROA’yı pozitif yönde etkilerken, ROE ve için anlamlı etki gözlemlenmemiştir. Her iki endeks ile de hesaplanan çeşitlenmeler için, banka özelliklerinin etkileri benzer olarak bulunmuştur.

Title

Effects Of Product Diversification On Profit In The Turkish Banking Sector

Abstract

In the last decade, because of regulations and increasing concentration in Turkish banking sector, banks began to look for new strategies in order to maintain their profits. At this point, product diversification that is popular topic in the banking literature comes into question. In the last 5-year period of Turkish Banks, a sharp fall in main performance indicators like return of equity of is continued. Banks are using focus and diversification strategies in order not to be effected from the decrease in profits. Because of this information, effects of diversification strategy on Turkish Banks performance are needed to be analyzed. This study aims to answer if product diversification strategy is a solution for the decreasing trend of the return of assets and return of equities in Turkish banking sector. The study seeks to examine the effect of product diversification on bank profitability ratios by using a quarterly panel data of 41 banks that are active in the Turkish banking sector over the period 2007-2012. Data is derived by using financial statements of banks. By using active banks during the period 2007 and 2012, the research data became balanced. Total asset size of the 41 banks used in statistical analysis is adequate to 95% of total assets in the Turkish banking sector. Research data includes banks with different diversification degrees and asset sizes. As a result of different asset sizes and diversification degrees variables are not normally distributed. Despite this situation data is used without making any difference because, it has 861 observations and can be called a large data, which is expected to include different populations as a result of its size. In this study, data didn’t divided to smaller samples to see the big picture of the population. In research model, relation between diversification and performance is analyzed by using diversification degree and control variables to explain change in performance. Thus, performance is not analyzed directly by using economies of scale and scope. Performance is defined by using four different independent variables: return on equity (ROE), return on assets (ROA), risk adjusted return on equity (RAPROE) and risk adjusted return on assets (RAPROA).RAPROA and RAPROE is used for eliminating seasonal effects of banks financial data. As a diversification strategy, product diversification strategy is taken into account. Product diversification is a commonly used top management strategy in Turkish banking sector. It is believed to increase bank performance and quantitatively analyzed in the study. The study measures the degree of product diversification in banks through the Herfindahl-Hirschman Index (HHI) and Entropy Index calculated on the product lines offered by banks on the market. In Herfindahl-Hirschman Index, if a firm operates in a single classified group, HHI index of diversification is zero and it becomes close to one if the firm’s total sales are divided equally among any number of classified groups. Entropy Index measure is designed to decompose the total diversification measure into managerially meaningful elements of total diversification: unrelated and related diversification, international (related and unrelated) market diversification. The HHI diversification index cannot be decomposed as directly as entropy measure in additive elements that define the contribution of diversification at each level of classified group aggregation to the total. Like HHI index of diversification, the entropy index of total diversification also yields a score of zero for single classified group firms and becomes greater with increasing levels of diversification. Product sales volumes are used for calculation of in indexes. After calculating both of the indexes that are widely used in the literature, panel data regressions analyze applied for determining the effect of diversification and control variables. By taking into consideration studies in the literature, hypothesis of the study is; “Banks’ level of product diversification is positively correlated with the banks profitability”. At the beginning of the analysis, five control variables are included in the regression: asset quality (AK), capital adequacy ratio (SY), total assets per branch (SA), bank size (BB) and gross domestic product (GDP). Asset quality, capital adequacy ratio, total assets per branch and bank size is bank specific endogenous variables. For considering the effects of macroeconomic changes, GDP is used as a control variable. By using correlation matrix it is determined that bank size is highly correlated with other control variables. Because of this finding, we make two regressions with including banks size and excluding bank size for examining the effect of bank size. Two panel data regression analysis show that bank size can be excluded from analysis for better results. During these, two test panel data regressions it is clearly seen that GPD has no significant effect on performance and this variable has a distribution that may affect analysis. It is found that bank specific endogenous variables are more effective on banks performance than macroeconomic variables. Thus, banks size and gross domestic product variables are excluded from the rest of the analysis. Asset quality is rate of total loans on total assets of the bank. Loans are main profit source of banks so; this variable is expected to have positive relation with performance. Capital adequacy ratio (SY) is equities over assets ratio. Increase in capital adequacy ratio makes bank becomes less volatile for shocks as a result if capital adequacy ratio increases performance is expected to increase too. Total assets per branch are indicator of operational excellence. When total assets per branch increases, it means customers either are getting bank services in channels than branches like mobile banking or call center. As total asset per branch increases operational cost decreases, so performance is expected to be effected positively. For different combinations of four independed variables (ROA, ROE RAPROA, RAPROE) and two diversification measures (HHI, DT) eight models used in panel data regression. In the first step of the analysis, whether the series are stationary or not was determined by applying unit root test to each variable. A great number of panel unit root tests were developed in order for searching the stationary between panel series. In the study, of the root tests, Levin, Lin, and Chu, Im, Pesaran, and Shin , Generalized Dickey Fuller (ADF) tests were used. While null hypothesis about the existence of common unit root is tested in Levin, Lin, and Chu test, null hypothesis about the existence of individual unit root is tested in Im, Peseran, and Chin test. In addition to this, the existence of panel unit root is tested by ADF test in the series. EViews 7.0 econometric package is used in the analysis. When the panel unit root test results are examined, it is generally seen that unit root does not exist in series. Since p values are lower than critical value 0.05, the H0 hypothesis that states the series includes unit root has been declined. Secondly, to select to most appropriate effect on regression, Breusch-Pagan LM test applied to all models for deciding between pooled OLS and Random effect. Results of the Breusch-Pagan Lm test show probabilities fewer than 5% significance levels thus Random effects preferred to pooled OLS. There are two methods assuming that the fixed may change in accordance with sections. These methods are Fixed Effects Method and Random Effects Methods. Which of these two methods “fixed effect” (the prediction of a different fixed coefficient for each unit taking place in the panel) or “random effect” (obtaining the prediction of a different fixed coefficient for each unit in the panel randomly) is going to be valid is determined by Hausman Test. Results of the Hausman test show probabilities fewer than 5% significance levels thus fixed effects preferred to random effects. Further diagnostics on data is made by Breush-Godfrey LM test to examine autocorrelation. In regression analysis using time series data, autocorrelation of the errors is a problem. Autocorrelation of the errors, which themselves are unobserved, can generally be detected because it produces autocorrelation in the observable residuals. Results of the Breush-Godfrey LM test show that probabilities fewer than 5% significance levels thus autocorrelaions exist in the all models. Moreover, White test is applied for heteroskedasticity. In statistics, the White test is a statistical test that establishes whether the residual variance of a variable in a regression model is constant: that is for homoscedasticity. The results of the all models for white test indicate heteroskedasticity due to probabilities fewer than 5% significance levels. The existence of heteroskedastic in this model means that misestimating of the variances by parameter predictors and this leads the interval estimation, t and F tests (that are going to be done) to be incorrect. Autocorrelation and hereroskesasticity problem in the model is solved by correcting the standard errors by White’s cross-section coefficient covariance method. By means of this method, not only different error variances in each cross-section but also the correlation problem between cross-sections are to be solved. Within this study, the results show that, capital adequacy ratio and assets per branch office are mainly correlated with the performance. Capital adequacy is positively and an asset per branch office is negatively correlated with performance. However, there is no significant correlation between asset qualities, Product diversification calculated by Herfindahl Hirshman index is found negatively correlated with ROA and RAPROA, but not significantly correlated with ROE and RAPROE. In direct contradiction, product diversification calculated by entropy index is positively correlated with ROA and RAPROA, but not significantly correlated with ROE and RAPROE. For both calculation of product diversification, bank specific effects on profits are same.

Anahtar Kelime

Ürün çeşitlendirme, Regresyon analizi, Bankacılık, Türk bankacılık sektörü, Panel veri modelleri, Karlılık

Bilim Kodu

0




Sıra No :13360
Üniversite

519091027

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof. Dr. Handan TÜRKOĞLU

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Şubat

Yıl

2013

Tez Öğrencisi

Melike Selin DURMAZ

Başlık

SÜRDÜRÜLEBİLİR TOPLUM GELİŞİMİNDE TOPLUM BAHÇELERİNİN ÖNEMİ: BERLİN PRENSESLER BAHÇESİ (PRINZESSINNENGARTEN)

Özet

Bu çalışmada, “Toplum Bahçeleri” yaklaşımı ve uygulamalarının sürdürülebilir toplum gelişimindeki rolünün ve bu süreçte sağladığı kamusal alan etkileşim süreçlerinin değerlendirildiği bir araştırma sunulması amaçlanmaktadır. Çevre-davranış etkileşimini sunan yaklaşım ve değerlendirmeler ışığında belirlenen kavramsal çerçevede, ekolojik sorumluluk ve sürdürülebilir toplum ilişkileri aktarılarak bu süreçte belirlenen ilkelere karşılık olarak toplum bahçelerinin önemi ele alınmakta, aynı zamanda yarattığı açık kamusal alan etkileşimi ve kullanım biçimleri değerlendirilmektedir. Çalışma alanı olarak belirlenen Berlin’de bulunan Prensesler Bahçesi’nde uygulamalara katılım yoluyla gözlem deneyimi yaşanmış, bahçe topluluğu ile uygulama yapılan mülakatlar değerlendirilmiştir. “Sürdürülebilir Toplum Gelişme Kriterleri” ve bu gelişimin ihtiyaç duyduğu “Etkin Kamusal Alan Kullanımları” alt başlıklarıyla birlikte ele alınmakta ve bahçenin örnek bir model olarak gerçekleştirmiş olduğu etkileşimli süreçleri sunmaktadır.

Title

THE IMPORTANCE OF COMMUNITY GARDENS THROUGH SUSTAINABLE COMMUNITY DEVELOPMENT BERLIN PRINCESS GARDENS (PRINZESSINNEGARTEN)

Abstract

In this thesis, I explore the benefits of community gardens framed within environment-behaviour interaction through sustainable community development. According to this approach, two main issues have been in focus along the thesis: Sustainable community development and open public space interaction, which present criteria to evaluate community garden projects. The third chapter presents the fieldwork, consisting of a first-hand experience gained in Berlin by visiting community garden projects, through observing and participating in various garden activities and by volunteering and researching in Prinzessinnengarten project, which is an open learning area situated at Berlin’s popular central district, Kreuzberg and showcases both social and ecological aims. This bottom up project demonstrates a unique set of social and ecological intention by creating open public space interaction generated by its natural environment and by influencing the community for sustainable community development.

Anahtar Kelime

Sürdürülebilir Toplum Gelişimi, Toplum Bahçeleri ve Bahçeciliği, Etkin Kamusal Alan Kullanımı

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :13851
Üniversite

519091021

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Doç. Dr. A. Senem DEVİREN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2013

Tez Öğrencisi

Ceyda PALANCI SERTBAŞ

Başlık

KENTSEL PLANLAMA SÜREÇLERİNDE KATILIMCI YAKLAŞIMLAR; KEPEZ - SANTRAL MAHALLELERİ YENİDEN YERLEŞİM PROJESİ ÖRNEĞİ

Özet

“Katılım” kavramı her konuyla bağlantısı kolayca kurulabilen ve temelinde demokrasi beklentisi olan bir kavramdır. Bu çalışmada “katılım” kavramı “kentsel planlama süreçlerinden etkilenen aktörlerin bu süreçlere etkin olarak dâhil olmaları” anlamında kullanılmıştır. İlk olarak “kentsel katılım” kavramı demokratikleşme bağlamında ortaya koyulmuş, ortaya çıkış süreci ilk örneklerine değinilerek aktarılmıştır. Ardından katılımcı uygulamaların değişkenleri ve yöntemlerine değinilmiştir. Çalışmada çeşitli ülkelerde farklı ölçeklerde ki katılım uygulamalarına değinilmiş, olumlu ve olumsuz örnekler eleştirel olarak ortaya koyulmuştur. Bu uygulama örnekleri ışığında ve literatür araştırmaları doğrultusunda etkin katılımcı bir sürecin nasıl tasarlanması gerektiği ve bu süreçlerde karşılaşılabilecek sorunlara değinilmiştir. Bu kapsamda “Kepez ve Santral Mahalleleri Yeniden Yerleşim Projesi” hazırlık sürecinde uygulanan katılım modeli; mahalle sakinleriyle, belediye çalışanlarıyla ve Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi ile gerçekleştirilen çeşitli mülakatlar, proje alanında edinilen kişisel deneyim ve gözlemler, proje raporunda yer alan bilgiler ışığında detaylı olarak aktarılmıştır. Proje süresince gerçekleştirilen katılımcı faaliyetler ve bu faaliyetlerin sonucu ortaya çıkan nihai ürün irdelenmiş ve önceki bölümde aktarılan diğer uygulama örnekleriyle karşılaştırılmıştır. Yeniden yerleşim projesinin katılımcı modeli olumsuz ve olumlu yönleriyle ortaya koyulmuştur. Tüm bu örnekler ve literatür incelemeleri ışığında bir katılım modeli önerilmiştir.

Title

PARTICIPATORY APPROACHES IN URBAN PLANNING PROCESSES; THE CASE STUDY OF KEPEZ - SANTRAL DISTRICTS RESETTLEMENT PROJECT

Abstract

“Participation” is a concept which can be easily related to every subject and is basically democracy expectancy. Concept of “Participation” within this study bears the meaning of “those actors who are affected by urban planning processes are actively participating in these processes”. In this study “urban participation” concept was introduced first time in the context of democratization, the process of emergence was transferred by referring to the first samples. Then variables and procedures of participation applications were touched on. . This study touched on cases of participation in different countries of different scales, positive and negative samples were introduces by critical judgments. In the light of these applied samples and in line of search of literature in this field mention was made to possible problems that might be faced in planning of an active participation process. Within this scope the application of participation model employed during preparation of “Kepez ve Santral Districts Resettlement Project”; various interviews conducted with residents of the districts, municipality employees and Antalya Branch of City Planners Association, personal observations and experience gained in the field of project, was reflected to the project report in detail in view of the above. During the project process realised participation activities and the outcomes of such activities were examined and compared with past samples of applications. The negative and positive aspects of participation model of reasentamiento project were presented. A participation model is recommended in the light of studies conducted of these samples and literature.

Anahtar Kelime

Planlama, Kentsel Katılım, Kentsel Yenileme

Bilim Kodu

0




Sıra No :13954
Üniversite

514111010

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Savunma Teknolojileri

Danışman Adı

Doç. Dr. Gökhan İNALHAN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ağustos

Yıl

2013

Tez Öğrencisi

Utku Eren

Başlık

HAVA TRAFİK KONTROLÜNDE KONTROLÖR KARARLARI NEDENİ İLE OLUŞAN GECİKMELERİN ANALİZİ

Özet

Bu çalışmada iki farklı veri seti kullanılarak, Avrupa Hava Sahası üzerinde bir takım analizler gerçekleştirilmiş ve bu hava sahasını modelleme yöntemlerinin verimliliği üzerinde durulmuştur. Öncelikle, Hava Trafiği modellerine ön ayak olması amacı ile Avrupa Hava Sahası üzerinde bulunan hava alanlarının ve hava limanlarının ayrı ayrı bağlantı grafları analizler için kullanılan veri setleri üzerinden oluşturulmuş ve trafik akışının karakteristikleri hakkında bilgi edinmek amacı ile Fransa Hava Sahası incelenmiştir. Bu noktadan sonra gecikme analizlerine geçilmiş ve yaşanan gecikmeler iki farklı bakış açısı ile incelenmiştir. İlk olarak her uçuş için uçuşun geçtiği tüm hava alanları üzerinde yaşadığı gecikmeler gerçek uçulan ve planlanan sürelerin farkı ile hesaplanmış ve uçuşun bütün fazlarındaki yaşadığı gecikmeler elde edilmiştir. Bütün uçuşların sonuçlarının birleştirilmesi üzerine, Avrupa hava sahası üzerindeki gecikme üretim dağılımları ve bu dağılımların zamanla nasıl ilerlediği elde edilmiş, gecikme üretimi açısından sorunlu bölgeler saptanmıştır. İkinci bir yaklaşım olarak hava limanları ağı üzerinde gecikmelerin nasıl ilerlediği araştırılmış ve farklı bir modelleme yöntemi önerilmiştir. Bu metodun hava limanları arasında gerçekleşen tüm uçuşları ayrı ayrı incelemesi nedeni ile temsil etme kapasitesi daha yüksek bir modelleme yöntemi olduğu sonucuna varılmıştır.

Title

ANALYSIS OF GENERATED DELAYS DUE TO AIR TRAFFIC CONTROL DECISIONS IN AIR TRAFFIC MANAGEMENT

Abstract

In this study by using two different sets of data, analyses have been conducted over European Airspace and the efficiencies for modelling techniques of European Air Traffic Network are investigated. Before all else, in order to be the initiator of an air traffic model of European Airspace, connectivity graphs of both airspaces and airports have been generated directly via utilization of data sets. To be able to have an insight about air traffic flow patterns and characteristics France Airspaces have been analyzed. From that point on, delay propagation analyses have been conducted and delays have been investigated with two different approach. Firstly, for every flight, delay of each crossed airspace has been calculated by seeking the difference between planned and actual data. Aggregation of all these delay data from every flight resulted with the distribution of delay generations across the whole European Airspace. Moreover, utilizing this method in a long time interval yielded the propagation of delays through time and gathering all these results together pointed out the congested regions with generally and/or highly delay generating regions. As a secondary modelling approach, analyses have been conducted over the connectivity graph of airports. All flights between each airport pair have been investigated along with airport analyses implemented with all flights regarding those airports. It has been observed that the second approach provides a more representative modelling method because it compares the flights between airport pairs with all other flights which gives more inferences for the reasons of delays and their propagations.

Anahtar Kelime

Hava Trafik Kontrolü, Hava Trafik Yönetimi, Gecikme Analizleri, Avrupa Hava Trafiği Modelleri, Gecikme Yayılma Modelleri

Bilim Kodu

6180105




Sıra No :14096
Üniversite

519091023

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali Yüzer

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Eylül

Yıl

2013

Tez Öğrencisi

Ebru BARAN

Başlık

TÜRKÇE ALMANYA’DA YAŞAYAN TÜRK NÜFUSUN YAŞADIĞI MEKAN İLE ETKİLEŞİMİ: BERLİN-KREUZBERG ÖRNEĞİ

Özet

Bu çalışma ile, Türk göçmenler kültürel altyapıları, etnik kökenlerine bağlı özellikleri, ekonomik ve sosyal hayatları ile Almanya’da bölgesel dağılımları çerçevesinde kentsel mekan ile karşılıklı etkileşim yaratan bir ilişki içinde olduğu düşünülerek Türk nüfusun ağırlıklı olarak yaşadığı bir örneklem alan, ayrıntılı olarak ele alınmış, fiziksel analizler, sosyal yapıyı anlamaya yönelik araştırmalar yapılarak ve literatür ile desteklenerek incelenmektedir. Bu çalışma sonucunda, konuya ilişkin yapılacak yeni çalışmalar için yardımcı bir kaynak oluşturmasının yanı sıra Almanya’da yaşayan Türk nüfus ile ilgili olarak daha önce yapılmış araştırmalar ile konunun sosyal boyutunu değerlendirmekle birlikte Berlin Kreuzberg ve çalışma alanı olarak belirlenen Wrangelkiez alanında yapılan yerinde tespit, araştırma ve çalışmalar sonucunda bölgenin tarihi gelişimi çerçevesinde göç sonrası gözlenen mekansal değişimler ve ağırlıklı Türk nüfusun bu değişim üzerindeki etkileri değerlendirilerek; kent yönetimi tarafından da bir sorunsal olarak çeşitli araştırmalara konu olan bölgenin gelişim planlarına altlık oluşturacak genel tasarım ilkelerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır.

Title

THE INTERACTION BETWEEN TURKISH PEOPLE LIVING IN GERMANY AND THE PLACE THEY LIVE IN: CASE OF BERLIN/KREUZBERG

Abstract

In this study, through the first residential choices shaped by migrants living in Germany along migration processes is researched with conceptual aspects of life and assessing their impact on urban spatial patterns, also behavior of the Turkish population living mainly in Berlin, Kreuzberg and identified case study area Wrangelkiez. The aim of the thesis is to be a reference for future studies both for literture and also planning future projects for the case area. In the context of this aim determine the base form a general design principles about Turkish population living in Germany is in relation previous research evaluating the social dimension of the issue. As a result of research and studies, changes in the spatial framework of the historical development of the region and is working in Berlin Kreuzberg site designated as an area identified in the field of Wrangelkiez which is also a problematic by the management of the region s development.

Anahtar Kelime

göç, kentsel mekan, Almanya, Berlin, göçmen, Türk

Bilim Kodu

0




Sıra No :13455
Üniversite

519081023

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof.Dr.Orhan Hacıhasanoğlu

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2013

Tez Öğrencisi

Gülçin Ürgüplü

Başlık

DERİN EKOLOJİ BAĞLAMINDA KENTTE SOKAK HAYVANLARIYLA BİRLİKTE YAŞAMAK OLGUSUNUN İNCELENMESİ

Özet

Çalışmanın konusu özellikle son yıllarda Sokak Hayvanlarına yönelik yapılan istenmeme baskısının irdelenmesi ve sokak hayvanları için kentlerde nasıl bir yaşam alanı oluşacağının araştırılmasıdır.Giriş bölümünde günümüzde ekolojik kriz ve yaşanılan sorunlardan bahsedilerek , bu ekolojik krizin sebebinin insanoğlu kaynaklı olduğu anlatılmaya çalışılmıştır.İnsanoğlunun doğaya verdiği zarar ve gelecek nesillere bıraktığı sorunlar anlatılmıştırGünümüzün en büyük sorunlarının ana kaynağı olan insan merkezci bakış açısı tüm yönleriyle anlatılmaya çalışılmıştır. İnsan merkezci bakış açısına karşı ve tam tersi görüşleri savunan çevre merkezci temelli Derin Ekoloji kavramı üzerinde durulmuştur.. Derin ekoloji kavramının belli ilkeleri bulunmaktadır. Bu ilkeler ışığında “her türlü canlı” hakkına saygı duymaktadır.Derin Ekoloji, tüm yaşam biçimlerini birbiri için eşitleyen bir kavramdan söz eder. “İnsan , yaşamak ve yaşamaya bırakmak zorundadır” ilkesini savunur.İnsanoğlunun doğadan kopuk yaşayısı , onu her türlü sevgiden uzaklaştırmıştır. Hayvan sevgisi günümüzde yok olmuştur. Oysaki Hayvan sevgisi hayatımızı güzelleştirmekte, rahatlık ve kendine güven duygusu vermektedir. Kentlerde birçok etken ( insan yoğunluğu, trafik, yüksek katlı binalar, yeşil alanların azlığı.. vb.) insan üzerinde stres yapmaktadır. Bu nedenlerden dolayı kentlerden hayvanları uzaklaştırmak insanoğlunu iyice yalnızlığa itmektedir. Kentlere hayvanları geri çağırmak olarak incelenen zoopolis örneği, hem hayvanlara hemde insanoğlunun bu yarattığı problemlere bir çare niteliğindedir. Kent ekosisteminde yer alan her türlü canlıyı koruma adı altında planlamaların yapılması gerektiği tezin sonuç bölümünde değerlendirilmiştir. Kentler de insan ile birlikte yaşamaya alışmış sokak hayvanlarını da bu planlamalar içerisinde düşünerek kent içerisinde belli yaşam alanları oluşturulmalıdır. Bu bağlam da Sokak hayvanlarının da belli bakım ve sağlık koşulları altında insanla ortak bir yaşamda yaşamasının sağlanması gerekliliği ve bu durumu hangi kentsel mekanlarda hangi kentsel objelerle yapılabileceği örnekleri incelenmiştir.

Title

IN THE CASE OF DEEP ECOLOGY, RESEARCH OF LIVING TOGETHER WİTH STRAY ANIMALS IN THE CITIES

Abstract

In recent years, especially for stray animals in the study, the pressure to be unwanted and stray animals examined how a living space for the cities. Ecological crisis and the problems experienced today are mentioned in the introduction. This is because the ecological crisis, human origin. Damage to the environment and future generations of mankind had left the described problems. The biggest problems today is the main source of human-centered viewpoint. Human-centered approach, all ethics, morals, and the rights of human beings to nature and far away from the cruel concepts that approach. Human produces and destroyes. Against human-centered perspective, and vice versa advocate the concept of eco-centric-based Deep Ecology. In this view, people considered as part of the system. Man has no right to change the universe Ecology. The phrase deep ecology was coined by the Norwegian philosopher Arne Næss in 1973.Animals have a right to life. People have destroyed nature by anthropocentric approach.People have become accustomed to living with animals have the right to live in urban areas.Live in urban areas stray animals on the basis of deep ecology and suggestions have been made for them in the urban objects.Human beings living disconnected from nature. Human, moved away from any kind of love. Yet the love of animals is a sense of comfort and self-confidence. For these reasons, the cities away from animals, human beings alone pushes thoroughly. Zoopolis model are studied in this thesis. “Zoopolis” was coined byJennifer Wolch, former professor of Geography at the University of Southern California and current dean at UC Berkeley’s College of Environmental Design. She described it as a “renaturalized, re-enchanted city” that would “allow for the emergence of an ethic, practice, and politics of caring for animals and nature” by “[inviting] the animals back in.” Zoopolis study recall the animals to the city.All kinds of urban ecosystem planning should be done in the name of animal protection. Stray animals under certain conditions and health care for people living with the living areas can be created. Animal protection planning should be done in cities.

Anahtar Kelime

Kent yaşamı,Sokak Hayvanları,Zoopolis,Hayvan Hakları,Kentsel Donatılar,Derin Ekoloji

Bilim Kodu

0




Sıra No :12365
Üniversite

519081026

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Yrd.Doç.Dr. A.Senem Deviren

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2012

Tez Öğrencisi

Pınar Kabaoğlu

Başlık

KÜLTÜR VE KENTSEL MEKAN BAĞLAMINDA ADA YERLEŞMELERİNİN İNCELENMESİ: İSTANBUL PRENS ADALARI ÖRNEĞİ

Özet

Bu çalışma ada mekanında yaşam ve yerleşim konularını, kültür ve kentsel mekan öğeleri üzerinden araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışmada ilk olarak çalışma konusunu ilgilendiren temel kavramlar açıklanarak, kültür, kentsel mekan ve kültür ile mekan arasındaki ilişki tanımlanmıştır. Ardından çalışmanın ana konusunu oluşturan ada mekanı kavramsal, fiziksel, sosyal, algısal yönleri ile tanımlanmış, ada yerleşmelerinin oluşum süreci, bu süreci etkileyen faktörler ve ada yerleşmelerini oluşturan birimler irdelenmiştir. Araştırmanın devamında, belirlenen kriterler çerçevesinde detaylı inceleme alanı olarak seçilen İstanbul Prens Adaları ile, benzer özellik gösteren örnek ada yerleşimleri incelenmiştir. Seçilen örnek ada yerleşimlerinin sosyal ve fiziksel gelişim süreci ve bu süreci etkileyen faktörler tanımlanarak birbirleri ile karşılaştırılmıştır. Kavramsal çalışma ve örnek alanların incelenmesinden ortaya çıkan kriterler, detaylı inceleme alanının analizi için bir yöntem oluşturmaya yardımcı olmuştur. İstanbul Prens Adaları’nda yerleşimin oluşumu, özellikleri ve bileşenlerinin incelenmesinin ardından, Prens Adaları’nda yapay fiziksel çevrenin ve onu destekleyen sosyal çevrenin, korunması ve geliştirilmesi gereken özelliklerine ve bunun için oluşturulacak yöntemde dikkate alınması gereken hususlara vurgu yapılmıştır.

Title

INVESTIGATING THE ISLAND SETTLEMENTS IN THE CONTEXT OF CULTURE AND URBAN SPACE: ISTANBUL PRINCES ISLANDS

Abstract

Aim of this study is to investigate the subjects of island life and island settlement in the context of culture and urban space as important factors which forms the character of the settlements. In the first chapter, some basic concepts such as culture, urban space and their interaction are defined. Then, island space is investigated in terms of its physical, social, perceptual aspects and the development process of island settlements, the factors effecting this process and components of island settlements are defined in detail. In continuation of the study, three examples of island settlements which have similar basic criteria are selected and analyzed in terms their social and physical development process with comparison to each other. The results of conceptual research and the case study are used for generating the analysis method of Istanbul Princes Islands. The development of settlements in Istanbul Princes Islands, their characteristics and components are analyzed in detail. At the end of the study, the characteristics of built, natural and social environment which should be protected and improved are stated and the issues to be considered in establishment of this method are emphasized.

Anahtar Kelime

adalar, kültür, kentsel mekan, kıyılar, ada yerleşmeleri

Bilim Kodu

0




Sıra No :12690
Üniversite

519091036

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Mehmet Ali Yüzer

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2012

Tez Öğrencisi

Egin Zeka

Başlık

ŞEHİRSEL DOKU ANALİZİ İÇİN BİR METODOLOJİ:KORÇA ÖRNEĞİ

Özet

Şehir, fiziksel ve sosyo-ekonomik faktörlerin etkisinin sonucunda oluşan bir yapıdır. Buna bağlı olarak, kentsel tasarım da, bu faktörleri göz önünde bulundurarak, insanların hayat kalitesini artıracak ve şehrin sorunlarına çözüm üretecek yeni metodlar geliştirmeye çalışan bir disiplindir. Kentsel tasarımı yönlendiren en önmli etkenler: doğal çevre; sosyo-ekonomik yapı; teknolojik gelişmeler; mülkiyet durumu; ve tasarımcının bilgi birikimi olarak sıralanabilir. Bunların dışında, kentsel tasarım çalışmalarında, bir yol gösterici olarak, dikkate alınması gereken başka çok önemli bir konu da, mevcut (geleneksel) şehirsel dokusunun ve onu oluşturan elemanların özellikleridir. Ancak, yapılan birçok yeni kentsel tasarımlarda, bu dokunun yapısına yeterince önem verilmiyor ve bunun sonucunda birbirinden kopuk ve mekansal kurgusunda çok başarılı olmayan yerleşmeler ortaya çıkıyor. Bu bağlamda, bu çalışmanın temel amacı, geleneksel kentsel dokusunun özelliklerini ortaya çıkarmaya ve onun mekansal organizasyonunu yeni tasarımlarda, günümüzün koşullarına uygun olarak yorumlamaya çalışan bir metodoloji geliştirmektir. Bunu gerçekleştirmek için, öncellikle, çalışma alanı olarak, Korça şehrinde geleneksel dokusunu korumuş bir bölge seçilerek, detaylı morfolojik analizler yapıldı. Bu analizler ve onların sentezi sonucunda, alanın mekansal kurgusunun özellikleri ile ilgili önemli tespitler yapıldı. İkinci aşamada ise, bu özellikleri, Korça’nın yeni gelişme alanların tasarımlarına taşıyacak bir kentsel tasarım rehberi oluşturulmaya çalışıldı.

Title

A METHODOLOGY FOR ANALYZING URBAN FORM:CASE OF KORÇA

Abstract

The city is a very complex phenomenon that is formed under the effect of different actors and their relationships with each other. Urban design, as a discipline that tries to establish the most appropriate models (methods) of city building, is also a complex field that is influenced by various factors. The main determinants that effect the urban design decisions can be summarized as: natural environment; socio-economical structure; technological innovations and the division of land ownership (plot pattern). Besides these elements, another very significant actor that should orientate the urban design decisions is the typology of existing (traditional) urban pattern and its spatial organization, since it is a manifestation of different local values (social, cultural, physical) and the identity of the city. Actually, this fact has been neglected by many urban design practices in nowadays. In this context, this study tries to develop a methodology for analyzing (understanding) the characteristics of the traditional urban form and its elements, and implementing their spatial qualities into the design of new urban areas by interpreting them to the conditions of our days. A traditional urban zone in the city of Korça in Albania was chosen as a case study for doing the morphological analyses for understanding the characteristics of this pattern. After that, a design guide was developed within a context that tries to interpret the spatial features of the traditional urban form into the design of new residential areas in Korça.

Anahtar Kelime

Kentsel Doku, Morfolojik analizler, Kentsel Tasarım Rehberi, Korça

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :12234
Üniversite

519081027

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof. Dr. Handan Türkoğlu

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2012

Tez Öğrencisi

Sara Rasouli

Başlık

SÜRDÜRÜLEBİLİR KENTSEL TASARIMDA KENTSEL TARIMIN ROLÜ, “İSTANBUL ÖRNEĞİ”

Özet

20. yüzyıldan itibaren tarım ve tarıma bağlı faaliyetler büyük ölçüde kentlerden uzak tutulduğundan dolayı, özellikle nüfus yoğunluğu yüksek olan kent merkezleri ve banliyöler, tarımsal gıda üretimi alanlarından yoksun kalmıştır. Günümüzde ise söz konusu kentsel alanların en yoğun bölgelerinde bile belirli sayı ve çeşitli ölçülerde kentsel tarım faaliyetleri açısından, potansiyel boş arazilerin bulunmasına rağmen, kentlilerin günlük gıda tüketim ihtiyaçları, kimyasal, koruyucu, işleme ve taşıma gibi çeşitli nedenlerden dolayı besin değeri ve tazeliğini yitirmiş şekilde uzak mesafelerden kentlere ulaştırılmaktadır. Son yıllarda ise kentsel mekanların tasarım ve geliştirilmesi konusunda kentsel tarımın yenilikçi yaklaşımı plancı ve tasarımcılar tarafından benimsenerek, kentsel tarımın çeşitli fiziksel, mekansal, sosyal, ekonomik ve çevresel boyutları plancı, tasarımcı ve gıda üreticileri için ortak faaliyet alanları sağlayarak kentsel tarımı etkin bir planlama ve tasarım aracı olarak ortaya çıkarmaktadır. Kentsel tarımın arazi kullanım planlaması gibi çeşitli uzmanlık alanları ile bulunan güçlü bağlantıları kentsel tarımın sosyo-ekonomik ve mekansal boyutlarını bütüncül biçimde destekleyerek, sağlıklı ve karşılanabilir gıda erişimi gibi sağlık konularında da değerli bir araç haline gelmektedir. Kentsel tarım toplumsal gıda sisteminin bir parçası olarak kırsal alanlar, kent çeperleri, banliyöler ve kentsel alanların bütünleştirilmesinde önemli role sahip olmaktadır. Topluma dayalı gıda sistemleri toplum içinde gıda güvenliği, toplumsal sağlık ve eşitlik, çevresel sağlık ve iyileştirmenin yanı sıra ekonomik olarak da verimli ve dayanıklı ekonomik faaliyet olanakları sağlamaktadır. Kentsel tarımın mekana dayalı olması, ekolojik açıdan duyarlılığı, ekonomik olarak verimliliği, sosyal açıdan bütünleştiriciliği ve gıda üretimi ve erişimi konusunda güven sağlaması, söz konusu yaklaşımın çeşitli yönlerini ortaya çıkarmaktadır. Özellikle çevresel ve ekonomik sorunlar yaşayan kentlerde, kentsel tarım kentlerin dayanıklılığı açısından önemli bir faktör olarak görülmektedir. Post-endüstriyel kentlerde, nüfusun kaçışı ve yatırımların azalması gibi çeşitli etkenlerden dolayı ortaya çıkan büyük ölçüdeki boş araziler, kentsel tarım faaliyetleri için potansiyel alanlar oluşturarak, söz konusu faaliyetlerin yoğun kentsel alanlarda önemli bir arazi kullanım biçimi olarak yeniden değerlendirilmesine yol açmaktadır. İstanbul’da yakın geçmişte yaşanan kentsel gelişim süreçlerine bakıldığında, özellikle uzun ve zengin bir tarihe tanıklık etmiş, günümüzde ise kentin merkezi ve yoğun bölgeleri olarak bilinen ilçelerin yakın geçmişlerinde çok sayıda ve çeşitli ölçek ve biçimlerde kentsel tarım faaliyetlerinin yapıldığı görülmektedir. 20. yüzyılın sonlarından itibaren plancıların ve yerel yönetimlerin kentsel gıda sistemleri için getirdikleri kısıtlamalar sonucunda, kentlilerin konuya yönelik ilgi ve duyarlılıkları azalarak, yeni kentsel düzenleme ve projeler sayesinde bu ilgi tamamen kaybolmuştur. Bu araştırma kapsamında kentsel tarım faaliyetleri için İstanbul ili genelinde bulunan ve söz konusu çalışmalar açısından tarihi değerler taşıyan potansiyel alanlar tespit edilerek, geleceğe yönelik sürdürülebilir kentsel mekanlar, sağlıklı toplumlar ve güvenilir gıda üretim sistemleri oluşturmak amacıyla yapılan değerlendirmeler sunulmaktadır.

Title

THE ROLE OF URBAN AGRICULTURE IN SUSTAINABILITY OF URBAN DESIGN PRACTICES IN ISTANBUL

Abstract

For decades agriculture has been largely absent from cities. The places that food production activities can occupy have been ignored from densely populated areas and vast suburban spaces in addition to unused parcels of land where significant urban agriculture could occur. In most urban areas food arrives to the city from distances noticeably away from the city while the nutritional value and freshness of it has been reduced by pesticides, transport, and processing. Designers have recentley considered the effective role of urban agriculture in developing new types of urban places. The physical and spatial aspects of urban agriculture activities could significantly interface food issues with urban planning and design. Along with its connections to land use planning urban agriculture can contribute to the empowerment of social connections. Urban agriculture also offers mechanisms for health promoting activities with improving access to healthy and affordable food, so it could became a valuable tool in promoting community food security, particularly in low income neighborhoods. In cities that have been especially hit by economic decline or that suffer from degraded environments, urban agriculture is increasingly being viewed by communities as a useful indicator of resilience. Post-industrial cities with acres of vacant land resulting from depopulation and disinvestment could be emerged as centers for urban agriculture initiatives. Yet urban agriculture is also an increasingly important land use in densley built and populated cities. Finally, urban agriculture is part of a larger community based food system that ties rural, periurban, suburban and urban areas. A community based food system approach has the potential to address issues of food security, public health, social justice and ecological health as well as economic vitality. Such approach emphasizes on different aspects of urban agriculture, aiming to be place based, ecologically sound, economically productive, socially cohesive, food secure and literate. Placed in the city of Istanbul, there could be found vast numbers of urban agriculture activities, legally implicated as a land use during its history. Planners and local governments have had limited interests in food system issues and food policies while urban programs and projects hindered the replication and effectiveness of these sustainable and healthy urban food systems by absence of public policies that provide governmental and istitutional support for their continuum from past decades. This study aims to recover the potentials for urban agriculture activities in Istanbul metropolitan area throughout its historical background to address issues of creating more sustainable urban spaces and communities as well as healthier food systems.

Anahtar Kelime

Kentsel Tasarım, Kent Tarımı, Uygulama Örnekleri, İstanbul

Bilim Kodu

0




Sıra No :12854
Üniversite

519091029

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof.Dr.Orhan Hacıhasanoğlu

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2012

Tez Öğrencisi

Nurgül Yardım

Başlık

KENTSEL KESİTLER:ULAŞIM ALTYAPISI VE ZEMİN ETKİLEŞİMLERİ

Özet

Bu çalışmada, çok katmanlı ulaşım altyapısının kentsel tasarım ve mimari ile olan ilişkisi, kent zemininin bu durumdan nasıl etkilendiği kesitsel tipolojiler elde edilerek okunmaya çalışılmıştır. Bu inceleme özellikle örnek projelerin kesit çizimleri üzerinden yürütülmüştür. Amaç, projelerin ulaşım ve fonksiyonel katmanlarının yanı sıra, onları oluşturan strüktürlerin de kentsel çevre ile olan etkileşimlerini hem dikey hem de yatay tutumları ile kesitler üzerinden okumaktır. Kent bağlamında, ulaşım strüktür tipoloji yaklaşımlarının zeminle kurdukları ilişki farklarıyla nasıl değiştiğini açıklayabilmektir. Kentsel mekânların özellikle yer altı ve yer üstü ilişkisi kuran ulaşım altyapıları ile etkileşimde olması problemi oluşturmuştur. Kentsel mekân ve ulaşım strüktürleri arasındaki ilişkiyi gösteren kesit tipolojileri ve tipolojilerin kent zeminine etkileri değerlendirilmiştir. Literatürde incelenen dünya örneklerinin yanı sıra, İstanbul’da ulaşım ağı içinde çekim noktası olarak yer alan bölgeler üzerinde zemin ve ulaşım ilişkisi incelenmiştir. Sonuç olarak İstanbul için kentsel kesit yaklaşımının gösterildiği tipolojik haritalama hazırlanmıştır. Bu şekilde İstanbul Avrupa yakasındaki genellikle yeraltı bazlı ulaşım sistemlerinin kentsel zeminler ile olan ilişkisi kentsel kesitlere verilen tipolojiler üzerinden okunabilmektedir.

Title

URBAN SECTIONS:INTERACTION BETWEEN TRANSPORTATION INFRASTRUCTURE AND GROUND

Abstract

Today, the perception of layered transportation infrastructure has to be merged with the architecture and urban design. Especially the underground transportation modes affect the grounds of the city. This thesis focuses on investigating the relations of grounds and the transportation infrastructure. Exploring the interaction level of urban spaces with the transportation systems in terms of their expansions below and above the ground is the problem itself. Moreover finding a relation between urban spaces, transportation hubs and their typologies and how these typologies shaping urban grounds in the transportation context. After that, İstanbul is the case area of analyzing the urban sections with respect to ground and underground relations and typologies that have examined. The selected zones of İstanbul for showing the relation between ground and transportation have the major quality of being in the networks of city transportation system. Besides all the typological approaches and the selected zones of İstanbul, the conclusion of the research ends with the ‘typology mapping’.

Anahtar Kelime

ulaşım altyapısı, kentsel kesit, kentsel zemin, kesit tipolojileri, mimari diagramlar, İstanbul

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :13132
Üniversite

514101005

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Savunma Teknolojileri

Danışman Adı

ALİ GÖKŞENLİ

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Aralık

Yıl

2012

Tez Öğrencisi

GÖKÇE DİL

Başlık

AKIMSIZ NİKEL FOSFOR/NİKEL BOR DUBLEKS KAPLAMALARIN KOROZYON VE AŞINMA DİRENÇLERİNİN İNCELENMESİ

Özet

Son 60 yılda ortaya çıkan akımsız kaplamalar, alışıldık elektrolitik kaplamalara alternatif oluşturmaktadır. Dışarıdan herhangi bir elektrik ihtiyacına gerek duymadan gerçekleşen otokatalitik akımsız kaplamalar, içeriğindeki bileşenlerin değişmesiyle sonuçta elde edilen özelliklerin de değişmesini sağlamaktadır. Yüksek sertlik, iyi korozyon ve aşınma dirençleri, yorulmaya etkileri gibi gelişen malzeme teknolojisinde önemli özelliklerin sağlanmasıyla akımsız kaplamalar günümüzde geleceği açık bir yüzey mühendisliği konusudur. Sağladığı üstün mekanik ve elektrokimyasal özelliklerin yanı sıra elektrolitik kaplamalara göre bir diğer avantajı da yüzey geometrisinden bağımsız kaplama yapılabilmesidir. Yarı kapalı geometriler, borular ve karmaşık yüzey şekillerinin kaplama kalınlıkları her yüzeyde aynı olmaktadır. Bunun yanında uygun ön işlemler kullanıldığında sadece metallere değil plastiklere, ametallere ve farklı malzeme çeşitlerine de uygulanabilmektedir. Uygulama alanları uçak-uzay teknolojisinden dekorasyona kadar geniş bir yelpazeye yayılmıştır. En geniş kullanımlı olan akımsız kaplama çeşitleri Ni-P ve Ni-B kaplamalarıdır. Ni-P ticari şekilde yaygın kullanılsa da Ni-B üstün sertliğiyle krom kaplamaların alternatifi olarak gözükmektedir. Ni-B kaplamaların ticari bir bileşimi piyasada bulunmamasına rağmen malzeme mühendisliği alanında çok çeşitli indirgeyicilerle hazırlanan kaplama banyoları Ni-B kaplamaları her zaman göz önünde ve geliştirilmeye hazır tutmuştur. Her iki kaplamanın özellikleri alaşımlandırma yoluyla daha da iyileştirilebilir. Bunun yanında dubleks kaplama denilen iki farklı kaplama birbirinin üzerine de yapılabilir. Dubleks kaplama çok çeşitli şekillerde yapılabilir. İki farklı akımsız kaplama yöntemi birbirinin üstüne yapılabilirken farklı yüzdelik oranlarda yanı kaplama türü de üst üste kaplanabilir. Alternatif olarak püskürtmeli kaplama, akımsız kaplamanın üstüne yapılabilir. Olasılıkların çok olması, kaplamanın istenen özelliklerde olması ihtimalini daha da yükseltmektedir. Bu çalışmada akımsız Ni-P, Ni-B ve dubleks hazırlanan Ni-P/Ni-B kaplamalar incelenmiştir. Üç kaplamanın ayrı ayrı ve karşılaştırılmalı olarak sertlik, aşınma ve korozyon dirençleri araştırılmıştır. Kaplamalar faz değişimleri için çeşitli sıcaklıklarda tavlanmıştır ve boş çelik üzerine gerçekleştirilen kaplamalarla tavlanmış ve tavlanmamış numuneler deneylerde karşılaştırılmıştır. Ni-B kaplama banyosu literatürde belirtilen özelliklerde hazırlanmış, Ni-P banyosu ise ticari bir firmadan satın alınmıştır. Kaplama sonucunda korozyon deneyleri yapılmıştır. Kaplamaların korozyon dirençlerini tespit etmek amacıyla iki farklı deney uygulanmıştır. İlki asidik iki ayrı çözeltide (hacimce %10’luk HCl ve %5’lik H2SO4) numunelerin bekletilmesi, diğeri ise polarizasyon deneyleridir. Daldırma banyolarında 7 gün bekletilen numunelerin ağırlık kaybı üzerinden deney sonuçlanmıştır. Polarizasyon deneyinde ise iletilen akım miktarının değişimi korozyon direncini göstermektedir. İki deneyin sonucunda da çeliğe göre çok daha iyi koruma sağlayan kaplamalar kendi aralarında da mukayese edilmiştir. Aşınma deneylerinde ise düzlem üstü top deney düzeneği kullanılarak numunelerin sürtünme katsayıları ve kuvvetleri, aşınma yüzeyleri ve aşındırıcı alümina topta hem de numunelerin üzerinde yüzey aşınma profillerinin de incelenmesiyle aşınma mekanizmaları ve aşınmaya dirençleri araştırılmıştır.

Title

CORROSION AND WEAR RESISTANCE OF ELECTROLESS DUBLEX NI-P/NI-B COATINGS

Abstract

An alternative way to conventional electrolitic coatings, electroless coatings has been in the industry for nearly 60 years. Without the need of outer source of electricity, electroless coatings happen autocatalytical. The ingredients of coatings baths affect almost all of the resulting coating specialties. High hardness, good wear and corrosion resistance, high fatigue life makes this coating type very popular amongst developing material science as a new branch in the surface engineering. Another advantage of electroless coatings over electrolitic ones is ability to coat the surfaces independent of surface geometry. Semi-closed shapes, pipes and complex surfaces can be coated as equal thickness. Also providing suitable pretreatment, electroless coating can be applied not only metals but plastics, ametals and other kind of materials. Wide area of application spreads from space-aircraft technologies to decoration. The most wide spread used electroless coatings are Ni-P and Ni-B types. Ni-P coatings are commercially used in the industry for its high corrosion resistance, shiny appereance and much more stable bath composition while Ni-B is preferred for its very high hardness values and due to this high hardness, its high wear resistance specialties. Even though there is no commercial coating bath of Ni-B, various types of reducing agents make it very popular to experiment at the material sciences area. Reducing agents let nickel ions to enter the reaction and insure the ions to becaome nickel element. These reducing agents create different types of baths and coating characteristics such as allowing different types of base material’s coatings or different pH values for baths which provides particular magnetic and electromagnetic properties. Also different reducing agents’ coating bath working temperatures are highly different, too. Because the Ni-B bath is quite meta-stable, there should be added some chemicals like complexing agents, stabilizers and speeding agents. Complexing agents can be various but mainly its purpose is to provide to keep the bath from decomposing and protects it from nickel’s subsiding. Stabilizers also inhibit some homogenous reactions that causes the collapsing of the bath. Both types of coatings can be varied with adding extra metals resulting development in some specifications. Another way to vary these coatings is making two coatings on top of the other which is called duplex coating. Different kinds of electroless coatings can be duplex, as well as same type with varied ingredients are also possible. Moreover, sprayed coating can be included in to duplex coatings. More possibilities mean that more improved and innovative coatings can be achieved. To generate a duplex coating, at first Ni-P coating bath is used to form the first layer. Then the coated base material is put inside a Ni-B bath for the second layer. The coating thicknesses are managed by time because it is possible to predict the coating speed beforehand if necessary experiments were conducted. Both of the layers’ adhesion is good with each other and in addition, their thermal elongation coefficients are similar so that applying heat treatment brings no obvious problems. Using Ni-B on the upper layer gives high hardness and wear resistance and Ni-P at the lower layer obtains high corrosion protection. Also Ni-B protects Ni-P at the first rate thus giving more protection. In this work, electroless Ni-P, Ni-B and duplex coatings of these are investigated and compared between each other and base steel material. Wear resistance, corrosion and hardness properties are studied with examining annealing at different temperatures for phase transformations. Plain steel was compared with annealed and as coated specimen. Ni-B coating bath was prepared according to previous studies and Ni-P was bought from a commercial brand. Coating thickness is approximately 20µm for single coating and 10+10 µm for duplex coatings. Coating time was arranged according to these thicknesses. Hardness values were obtained by microvickers. As before studies, very high hardness values can be achieved by electroless nickel coatings and the best result was Ni-B, then duplex coatings, Ni-P and lastly steel. After annealing, hardness values shows a peak at a certain temperature and when the coating is annealed higher values, then the hardness starts to decrease. The reason of this is while the coating is amorphous as it is, by annealing coatings they become crystalline. But after the peak temperature, the grain sizes get too big so the coatings’ hardness get lower. Corrosion experiments were held after coating process. Two type of corrosion analyses was carried out. First type of the experiment was putting specimens into 2 different acidic corrosion baths which are %10 HCl and %5 H2SO4. This experiment lasted 7 days and before and after weight loss was measured. Other type of experiment was polarization which showed corrosion resistance according to current passed through of the specimens. Both experiments’ results showed that coatings provided high protection from corrosion as well as different types of coatings can be compared to each other. To boot, both experiments support each other. The results showed that the highest corrosion protection is provided by Ni-P and dublex coatings. What is important at polarization experiment is potential difference between N-P and Ni-B at the dublex coatings should be more than 100mV because this difference gives galvanic protection from corrosion. In this study the difference is 130mV. In addition none of the coatings are worn through by corrosion. Ni-P coatings show uniform and planar progress besides at the Ni-B surfaces the progress is like pitting and vertical through coating. Wear resistance experiments were done on “ball on plate” system. By this experiments, friction coefficient and forces were obtained and both alumina ball’s and specimen’s surfaces scratch geometry was analyzed to identify wear mechanism and wear resistance. When the scratches of alumina ball investigated at optical microscope it is seen that the smallest wear tracks are on the surface of dublex coatings without heat treatments. Also the same specimen has the highest wear resistance. Although the expected specimen should be heated dublex coating, the reason of this difference is most probably taking not enough track area for experiment. When the number of examined area is increased it is possible to see wear resistance gets higher. This conclusion is supported by heated dublex coating’s friction coefficient has is the least one. Ni-P coating surfaces show that there is abrasive wear because of its lower hardness. On the other hand Ni-B and dublex coating surfaces shows there is slicking traces.

Anahtar Kelime

akımsız kaplamalar, nikel kaplama, çift katmanlı kaplama, korozyon direnci, aşınma direnci, sertlik, metalurjik özellikler

Bilim Kodu

0




Sıra No :12602
Üniversite

514101008

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Savunma Teknolojileri

Danışman Adı

Doç. Dr. Gökhan İnalhan

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2012

Tez Öğrencisi

Mehmet Caner Akay

Başlık

İTÜ pSAT II: YÖNELİM KONTROLÜNE SAHİP NANO UYDULAR İÇİN YÜKSEK YETERLİLİKLİ PLATFORM GELİŞTİRİLMESİ

Özet

Günümüzde uzay teknolojilerine fazlasıyla ilgi görülmektedir. İlk uzaya gönderilen uydudan bugüne gelişen teknoloji ile uzaktan algılama, iletişim, bilimsel deney, navigasyon ve keşif gibi bir çok farklı amaçta kullanılmak üzere uydular tasarlanmaktadır. Bu tasarımlar için de büyük yatırımlar yapılmaktadır ve bu yatırımlar sayesinde sadece uzay teknolojileri değil bir çok mühendislik alanında gelişim sağlanmıştır. İlk geliştirilen uydu yapılarının büyük boyutlu ve maliyetli olması sebebiyle özel amaçlar için daha özel yapılar kullanılması istenmektedir. Bu özel yapılar önceki uydulara göre daha kompakt ve amaca göre değişmekle birlikte daha küçük boyutlarda olmuştur. Boyutların ve ağırlığın değişmesindeki bir diğer etken ise fırlatma maliyetinin azaltılmasıdır. Büyük boyutlu uyduların fırlatma maliyeti yüksek olmasından dolayı fırlatıldıktan sonra oluşabilecek bir hatada küçük boyutlu uydulara göre daha fazla paranın çöpe atılması demektir. Bir öğrenci eğitim projesi olarak başlayan küp uydu tasarım projeleri şimdi farklı amaçlarla gelişerek yüksek öncelikli bir konu haline gelmiştir. Bir çok kişi ve kurum, bu konu hakkında çalışmaları teşvik etmektedir, TÜBİTAK da ülkemizde bu kurumlardan biri olmaktadır. TÜBİTAK tarafından desteklenen projemizde, İTÜ bünyesinde İTÜ pSAT I sonrasında tasarlanan ikinci küp uydu tasarımı gerçekleştirilmiştir. İTÜ pSAT II’de ilk projeden edinilen tecrübe ile yüksek yeterlilikli uçuş sistemi (bus) mimarisi geliştirilmiş, daha hassas yönelim belirleme ve kontrol sistemini (YBKS) temel alan sistem tasarlanmış ve üretilmiştir. İçerdiği sistemler dışında nano uydu temel tasarım kriterleri göz önüne alınarak tasarlanan İTÜ pSAT II’nin modüler yapısı da özgün bir tasarımdır. Bu tasarımlar ve geliştirilen sistemler; uydu içerisinde istenilen çalışmaya göre değiştirilebilir alt sistemleri olmasını sağlaması sebebiyle projenin amacı olan yüksek yeterlilikli nano uydu platformu elde edilmiştir. Ayrıca bu platformun uçuşa hazır halde olup olmadığını sınamak adına testleri yapılmıştır ve başarıyla sonuçlanmıştır. Bu tez içerisinde İTÜ pSAT II adına yaptılan sistem mühendisliği ve testler anlatılmıştır. Buna ek olarak projemizde yer alan diğer arkadaşlar tarafından yapılmış olan, YBKS ve bus sistemlerine ek olarak uydunun modüler yapısı alt sistemleri özetlenmiştir.

Title

ITU pSAT II: HIGHER PRECISION NANOSATELLITE ADCS PLATFORM DEVELOPMENT

Abstract

Space technologies are very popular at present time. Since the first satellite sent to space with the developing technologies, many satellites have been designed for different purposes such as remote sensing, communication, scientific experiments, navigation and reconnaissance. Major investments have been done for these designs and it has been achieved many improvements in the field of engineering for sake of these investments. More private structures have been requested for specific purposes because, first developed satellites were very big and expensive. These special structures have been more compact than the previous satellites, and have been smaller depending on the purpose. Another factor about changes in the dimensions and weight is to reduce launching cost. It means to waste money in case of any failure after launching of satellites due to the high cost of launching of large-sized satellites. Cubic satellite design projects, which began as student educational projects now have become a matter of high priority. Many people and institutions are encouraging these studies. TUBITAK is also one of those institutions in our country. This, ITU pSAT II, is second cube satellite design project supported by TUBITAK in ITU after designing ITU pSAT I which had been realized in the same way. Beside single satellite operations, it is expected in near future that groups of pico-, nano- and micro-satellites (satellite constellations) will be working as a group on orbit to perform space science and service missions. Satellite constellations superiority in risk distributing risk, higher target area visit frequency, distributed measurement capability and backup ability make it an ideal choice for missions such as measurement of earth s magnetic field alterations and providing lower-cost global communication services. The most explicit properties of cubesats are weight and size. Cube shaped satellites must be less than 1 kg and its size must be approximately 10 *10*10 cm that is called one unit -1U- cubesat. Correspondingly, 2U cubesats have 20*10*10 cm size and 3U’s have 30*10*10 cm size. Their weights change as 1U 0-1.3kg, 2U 0-3kg. Also 3U cubesats weight are between 0 to 4kg . This standardization makes easy compatibility between developers. Towards this end, in this thesis it is presented that the design and analysis of a modular 3U structure that gives provides the much needed flexibility to the satellite designers. Small satellite concept is present since the outbreak of the space age. The need for smaller systems was constantly in minds and the technological development is always in that way, making it smaller and efficient. Miniaturization of the spacecraft elements and advancements in the micro-electro-mechanical systems lead us to a new idea. Small satellites started to find new application areas like remote sensing, scientific experiments and even communications. The most remarkably advantage of a small satellite arises in the mission cost trades; design, testing, launch and operation costs are pulled down by a significant margin. For example, since they are lighter, they can be launched as a secondary or tertiary payload by a launch vehicle, meaning that a sharp fall in the launch expenditures. High-qualified flight system architecture (bus) was developed with the experience of the first project, the system based on more sensitive navigation and control system (ADCS) was designed and produced. ITU-pSAT II ADCS system consists of three distinct hardware layers integrating sensors, actuators, and ADCS computer to achieve high precision control. The ADCS computer system has Blackfin BF537 processor module as a core. Its compatibility with MATLAB/Simulink and powerful features makes the processor a perfect candidate for ADCS computer. Procession of incoming sensor data with embedded software on-board and production of necessary control signals are handled by Blackfin. Satellite has low cost ADIS16405 board including three axis gyroscope with internal magnetic field sensor for inertial angular velocity measurements. Furthermore, Honeywell HMR 3300 external magnetometer placed end of the boom mechanism, and Silonex SLCD-61N8 sun sensor has been installed to ADCS system for multiple and precise measurement capacity. In addition to those sensors, optionally, in house developed star tracker and/or SGR-05U GPS receiver can be used for precise attitude calculations and accurate orbital position and velocity measurements. The sensor package of the project also includes an in-house developed star tracker as an experimental device. The actuator layer consists of a redundant assembly of in-house developed reaction wheels, magnetic-torquer coils and an experimental set of micro-pulse plasma thrusters (uPPTs). It is provided the design features of ITUpSAT II, which is aimed at providing a capable bus for such future missions. Specifically, in comparison to the existing on-market pico/nano-satellite buses, ITUpSAT II bus provides not only higher computational power and data link capabilities but also precise orbit determination through its GPS receiver. To cope up with different requirements across a wide range of scientific missions, an indigenous ADCS for precise attitude control is developed. Embedded within the ADCS is a suite of attitude determination and controller algorithms with different operation modes as to fulfill the pointing accuracy needs depending on the mission. Furthermore, the modular subsystem structure enables ADCS and S-Band data link to serve as a standalone payload computer. A filter is designed and embedded within the ADCS computer to carry out the asynchronous fusion of filtered sensor data with outputs from the orbit and attitude propagation algorithms. The filtered and fused state data is fed to a fault- tolerant and reconfigurable control layer. The control layer is divided into different operation modes control strategies on the actual spacecraft operation modes such as de-tumbling or high precision attitude control for purposes such as image capturing. To test the actual behavior of the control system elements during execution of real mission of the spacecraft including failure scenarios, we have developed a software and hardware in- the-loop test system (SIL and HIL). The software and hardware-in-the-loop system consists of an in-house developed air bearing table (to simulate attitude dynamics) and Helmholtz Coil system (to emulate Earth s magnetic field) in addition to the computer rack, which provides high-precision orbit, attitude and environment “truth-model” propagation with 3D orbit and attitude visualization. Overall architecture is suitable for testing under number of possible hardware failure scenarios and control modes, and greatly aids the development process of the ADCS and bus components. Except the systems included in the system, modular structure of ITU pSAT II that is designed by considering basic design criteria of nanosatellite is also unique. All the side faces can be opened using slide through top and bottom caps to simplify accessibility to the interior of the spacecraft and easy assembly of payloads and components. The design is fully compliant with Cubesat Design Specifications. All the structural components are made of Aluminum 7075 T6 as it provides cheaper access and easier production in comparison to the other Aluminum grades and metals available for space usage. The modular structure is reconfigurable towards various different mission scenarios as the internal payload volume is maximized to 2U units. In addition, the payload components and boards can be placed vertically depending on size and the need for access to the side panels. Other driving design factors are to meet the criteria for successful launch since the rockets accelerate the spacecraft to the high velocities required for injection into orbit. The wide range of vibration frequencies is transmitted through the spacecraft structure assures the structure will survive. An iterative procedure is followed to conclude the design. Finite element analyses of the structure is handled for the given launch environment-loading conditions. Sufficient nanosatellite platform that was the purpose of the project is obtained because this design of the satellite and the systems developed which are replaceable in it. Structural tests also performed on our satellite. It is necessary to perform the required tests to the structure of satellite before launch that are specified by PSLV. These tests important because structural problems must be seen before launch. In testing, the aim is to guarantee that the spacecraft performs satisfactorily under the environmental conditions during flight. Moreover, a factor of safety shall be used to assure that the environmental loads during flight will not exceed the qualification test levels. Although a satellite is also affected by the structural loading during the life on its orbit, the most serious forces that act on the satellite appear at the period of launching phase. Therefore, the vibration test scenario is formed using the vibration levels of India’s Polar Satellite Launch Vehicle, which are given in PSLV manual. During the launch and trajectory of PSLV, ITUpSAT II will be subjected to various dynamic loads. Firstly quasi static load is applied on satellite to simulate the launch vehicle’s acceleration during launch. After that shock tests are performed because that shocks occur at heat shield seperation. Also resonance survey, sinusoidal vibration and random vibration tests applied onto all three axes. Thermal cycling test and vacuum test performed after vibration tests. These tests performed according to the information provided by ISIS and according to the examination of the orbit characteristics of ITUpSAT II. In conclusion this thesis includes ITU pSAT II’s systems engineering and tests performed on this satellite. In addition to this, satellite bus systems, ADCS and modular structure of the satellite, which is studied by project group, is described in this thesis.

Anahtar Kelime

uydu, nanouydu, uzay, yönelim belirleme, yönelim kontrol

Bilim Kodu

0




Sıra No :12566
Üniversite

519091022

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof.Dr. Ayşe Sema KUBAT

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2012

Tez Öğrencisi

Dalya HAZAR

Başlık

KENTSEL PLANLAMA VE TASARIM SÜREÇLERİNDE KENTSEL KUŞAK ALANLARI: İSTANBUL VE BARSELONA KENTLERİ KARŞILAŞTIRMALI DEĞERLENDİRMESİ

Özet

Bu çalışmada öncelikle kentsel kuşak alanı kavramı anlaşılmaya çalışılmıştır. Tarih boyunca kent gelişimine çeşitli disiplinlerce birçok farklı açıdan yaklaşılmıştır. Bu yaklaşımlardan biri morfolojik yaklaşımdır. Kentsel kuşak alanı kavramı da son yarım yüzyıldır kent morfologları ve coğrafyacılar tarafından araştırılan, ancak planlama ve tasarım ölçeklerinde fazla tanımlanmamış bir kavramdır. Uygulanan farklı planlama sistemlerinin kuşak alanlarını hangi açılardan etkilediği, bu alanların kent içerisindeki konumları, fonksiyonları ve kente kazandırdıkları değerin anlaşılması açısından, çalışmada çeşitli kavramlar belirlenmiş ve bir puanlama sistemi oluşturularak sayısallaştırılmıştır. İstanbul ve Barselona şehirleri üzerinde uygulanan yöntem ile şehirlerin gelişim süreçleri, kuşak alanları üzerindeki olası etkileri ve kuşak alanı oluşumları karşılaştırılmıştır. Kuşak alanları, yapılaşma döngüleri arasında kent çeperinde oluşan ve kentin genişlemesiyle kent içinde gömülü kalan kentsel birimlerdir. Sıklıkla önemli kent mirası ve ekolojik koridor özellikleri gösteren kuşak alanları, turizm potansiyeline sahip olmakla birlikte, kent sakinlerinin geleneksellik ve süreklilik hissi açısından önemlidir. Ayrıca bu alanlar, kentin doğaya ve kırsal bölgelere olan olumsuz etkisini azaltan tampon bölgelerdir. Ancak, hızlı nüfus artışı ve artan rant sonucunda, özellikle kent merkezinde bulunan iç kuşak alanlarına yeni gelişim alanları olarak bakılmaya başlanmıştır. Kuşak alanlarının kimliklerini korumalarının, geleceğe miras bırakılabilecek bir kentsel kalite olabileceği düşünülmektedir.

Title

FRINGE BELTS IN THE PROCESS OF URBAN PLANNING AND DESIGN: COMPERATIVE ANALYSES OF ISTANBUL AND BARCELONA

Abstract

In this study, I tried to apprehend what is urban fringe belt. Many substantial developments about urbanization have been made to fulfill the needs of the population increase. In this process, many heuristic approaches have been used to maintain an efficient development in urban planning. One of those approaches is urban morphology. Urban morphologists and geographers have been studying urban fringe belt concept since the last half of the century. However, it is not a well-known concept in planning and design scales. In this study, several concepts were evaluated with a scoring system to understand the effects of different planning policies to these areas. Development processes of Istanbul and Barcelona cities and their effects on fringe formations were studied and compared. Urban fringe belts are the urban entities, which have been created between the building cycles at urban periphery, then embedded within the city during the process of urbanization. In contrast to densely built up areas, fringe belts are the breathing spaces which can be evaluated with several alternative usages and protected. Besides, these areas are the buffer zones which protect nature and rural areas from the negative effects of the city. However, as a result of the rapid population increase and need for new development plots, these areas have been under the threat of alienation. Protection of these areas’ fringe character creates an urban quality, an inheritance to be left in the future.

Anahtar Kelime

Kentsel Kuşak Alanı, Kent Morfolojisi, Kentsel Planlama, Kentsel Tasarım

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :11611
Üniversite

511091143

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Yrd. Doç. Dr. Hayri Acar

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Metin Pardo

Başlık

KİRALAMA YOLUYLA BİR HAVAYOLU ŞİRKETİNİN KURULMASI

Özet

Bu çalışmada özel bir iş planı ile faaliyet gösterecek olan bir havayolu işletmesinin yasal mevzuata uygun olarak kurulması ve yönetilmesi için uygulanması gereken prosedür incelenmiş ve finansal olarak analizi yapılmıştır. Bu iş planı, havacılık sektöründe sıkça başvurulan wet-lease ve dry-lease gibi kiralama türlerinin kullanılmasından oluşmaktadır. Örnek havayolu işletmesi 3 adet uçağı dry-lease yöntemi ile edinecek, işletme bünyesindeki personeli kullanarak başka bir havayolu şirketine wet-lease yöntemi ile kiralayacaktır. Böyle bir havayolu şirketinin kurulması için uyulması gereken yasal mevzuat olan SHY-6A Ticari Hava Taşıma İşletmeleri Yönetmeliği ve SHT-120.95 Hava Aracı Kiralama Usul ve Esasları Talimatı incelenmiş, finansal fizibilite analizi için işletmenin gelirleri ve giderleri literatürdeki birim fiyatlara uygun şekilde belirlenmiştir. Bunların sonucunda, işletmenin sıfır noktasının faaliyete geçtikten sonraki ikinci yılın sonu olduğu görülmüş ve üç yıllık fizibilite raporunda iç karlılık oranı %24 olmuştur. Bu oran yatırımın karlı bir yatırım olacağını göstermektedir.

Title

FOUNDATION OF AN AIRLINE COMPANY BY LEASING METHOD

Abstract

In this study, the procedure for the foundation and the management of a specialized business planned airline in accordance with the legal regulations and its financial analysis were examined. This business plan is consisted of two frequent leasing method which are wet-leasing and dry-leasing. The airline studied in the case study has 3 airplanes aquired via dry-leasing will lease the airplanes using its own labor force to other airlines by wet-leasing method. The legal regulations, which are SHY-6A Commercial Air Transportation Management Regulations and SHT-120.95 Air Vehicle Rental Rules and Procedures Directive, are examined; revenues, capital and operational expenditures are determined relatively with the unit prices at the relevant literature. At the end of all analysis, the break-even point of the company is determined at the end of the second year and the internal rate of return of 3 year cash flow is found as 24%. This ratio shows that the investment would be a profitable investment.

Anahtar Kelime

Havayolu, İşletmeciliği, Wet-lease, Dry-lease, SHY-6A, SHT-120.95

Bilim Kodu

6180105




Sıra No :11471
Üniversite

516051027

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Polimer Bilim ve Teknolojisi

Danışman Adı

Doç. Dr. Şevkiye Şence TÜRK

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Derya Eke

Başlık

ÜRÜN ODAKLI ÖZELLİKLİ ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ KAVRAMI VE TİCARİ BAŞARISI İLE LOKASYONUNUN İLİŞKİSİ

Özet

Tez çalışmasında belirlenen hipotez doğrultusunda; alışveriş merkezlerinin doğru yer seçiminin nasıl yapıldığı, ürün odaklı özellikli merkezler olarak anılan alışveriş merkezlerinin Geleneksel Alışveriş Merkezleri’nden farklılıklarını ve bu farklılıklar sonucu ticari etki alanlarının nasıl şekillendiği ve bu merkezlerin başarılarının nelere bağlı olduğu örnek alanlar üzerinden incelenmeye çalışılmıştır. Örnekler, demografik ve sosyo-ekonomik açıdan birbirlerinden farklılaşmakta olan şehir merkezi, Bahçelievler Bölgesi, Büyükçekmece Bölgesi içerisinde yer alan alışveriş merkezleridir. Bu merkezlerden Addresistanbul Alışveriş Merkezi, özellikli merkez amacı ile inşa edilmemiş olup, bir otel projesine entegre edilmiş çarşı niteliğinde olan ve sonradan dönüşüm geçiren bir merkezdir. Autopia Otomobil Alışveriş Merkezi, başlangıçtan itibaren Özellikli Merkez olarak planlanmış ve halen inşa sürecinde olan bir merkezdir. Weddingworld Kuyumcukent Alışveriş Merkezi ise, baştan bir perakende dalına odaklanmakta olan bir merkez olarak inşa edilmiş fakat seçtiği konsept açısından başarıya ulaşamayıp sonra yeniden konsept değiştirmek zorunda kalmış bir alışveriş merkezidir. Bu merkezlerin her birinin bulunduğu bölgenin coğrafi ve metropolitan alan içerisindeki yeri ile bu merkezlerin gelişim süreçlerinden bahsedilmiş ve yer seçimleri ile birlikte, odaklı olduğu hedef kitle üzerinden ticari etki alanları ve ticari başarıları karşılaştırılmalı olarak bir değerlendirilme yapılmıştır.

Title

CONCEPT OF NON LEASURE-BASED SPECIALIZED CENTERS AND THE RELATIONSHIP BETWEEN THEIR COMMERCIAL SUCCESS AND LOCATIONS

Abstract

In accordance with hypothesis stated in this dissertation, the selection process of suitable locations for shoppıng malls, differences between non leasure-based specialized centers and traditional shopping malls; the evolution of the effects of their commercial impacts following these differences and conditions of success have been discussed by analyzing sample centers. Examples of shopping malls have been selected from centers which differentiate from each other in their demographic and socio-economic conditions such as the city center, districts of Bahçelievler and Büyükçekmece. Addresistanbul shopping mall, one of these centers, not being built with the intention of a shopping mall, has been later integrated with a hotel project and thus has transformed afterwards. autopia automobile shopping mall has been designed as a specialized center from the outset and is yet in construction. On the other hand, Weddingworld Kuyumcukent shopping mall has been initially designed to focus on specific items of retail but having failed commercially due to the choice of concept, has revised its concept. The mentioned shopping centers have been evaluated comparatively, considering their geographical location and their location in the metropolitan space and i have discussed their development process, the selection of their location, the commercial effect on their target audience and their commercial success.

Anahtar Kelime

Alışveriş Merkezleri, Yer seçim kriterleri, Ticari başarı

Bilim Kodu

6010500




Sıra No :11494
Üniversite

511032013

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Prof. Dr. Can F. DELALE

Tez Türü

Doktora

Ay

Şubat

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Zafer BAŞKAYA

Başlık

SANKİ-BİR-BOYUTLU LÜLELERDE DAİMİ OLMAYAN KAVİTASYONLU KABARCIKLI AKIŞLARIN SAYISAL BENZETİMİ

Özet

Bu çalışmada, sanki-bir-boyutlu daimi olmayan kavitasyonlu kabarcıklı lüle akışları için oluşturulan model denklemlerin sayısal benzetim çözümleri incelenmiştir. Bu amaçla homojen kabarcıklı sıvı akışı modeli kullanılarak sanki-bir-boyutlu daimi olmayan kavitasyonlu lüle akış denklemleri kabarcık dinamiği yasasıyla birlikte (iyileştirilmiş Rayleigh-Plesset denklemi) gözönünde bulundurulmuştur. Çekirdekleşme, kabarcık bölünme ve birleşmeleri ihmal edilmiştir. Tüm sönüm mekanizmaları, viskoz yutulma biçiminde tek bir sönüm katsayısıyla ele alınmış, küresel kabarcıkların büyüme ve büzülmelerinde kabarcık içindeki gaz için politropik yasa kullanılmıştır. Başlangıç dağılımları, giriş koşulları ve lüle geometrisi, lülede kavitasyon oluşacak şekilde seçilmiştir. Bu varsayımlar altında model denklem sistemi, akış hızı ve kabarcık yarıçapı için iki evrim denklemine indirgenmiştir. Kavitasyonlu lüle akışlarının başlangıç/sınır değer problemi, evrim denklemlerinin başlangıç/sınır değer problemine indirgenerek, inşa edilen sayısal benzetim algoritması vasıtasıyla çözülmüştür. Önerilen modelin sayısal benzetim sonuçları, Preston ve diğ. tarafından (2002) elde edilen sayısal benzetim sonuçlarıyla ve İ.T.Ü.-TÜBİTAK lülesine ait deney sonuçlarıyla karşılaştırılmıştır. İnşa edilen model denklemlerin zamana bağlı çözümünden elde edilen kabarcık yarıçapı, basınç katsayısı ve akış hızı dağılımlarının, Preston ve diğ. (2002) tarafından elde edilen sayısal benzetim sonuçlarıyla birebir uyum sağladığı görülmüştür. İ.T.Ü.-TÜBİTAK lüle geometrisi için elde edilen daimi olmayan sayısal benzetim sonuçları da, kavitasyon deneylerinde ölçülen basınç kayıplarını yakalayabilmiştir.

Title

NUMERICAL SIMULATION OF UNSTEADY QUASI-ONE-DIMENSIONAL BUBBLY CAVITATING NOZZLE FLOWS

Abstract

In this study, quasi-one-dimensional unsteady bubbly cavitating in converging-diverging nozzle flows are investigated by employing a homogeneous bubbly liquid flow model, where the nonlinear dynamics of cavitating bubbles is described by a modified Rayleigh-Plesset equation. Nucleation, coagulation of bubbles and bubble fission are neglected. The various damping mechanisms are lumped together by a single damping coefficient in the form of viscous dissipation. A polytropic law for the expansion and compression of the gas inside the bubble is assumed. The initial distributions, inlet conditions and nozzle geometry are choosen such that cavitation can occur in the nozzle. Under these assumptions the complete system of equations, by appropriate uncoupling, are reduced to two evolution equations, one for the flow speed and the other for the bubble radius. Consequently, the all hydrodynamic variables are calculated for the numerical simulation of quasi-one-dimensional unsteady bubbly cavitating nozzle flows. The numerical results are verified by a quantitative comparison of the results for two different type of nozzles. A comparison of the numerical results for the bubble radius, the flow speed and pressure coefficient distributions by the present algorithm show excellent agreement with those found by Preston et al (2002). Furthermore, the numerical results obtained for quasi-one-dimensional nozzle flows capture the measured pressure losses of the experimental study of the İ.T.Ü.-TÜBİTAK nozzle due to cavitation, but they turn out to be insufficient in describing the two-dimensional cavitation structures.

Anahtar Kelime

homojen kabarcıklı karışım modeli, kavitasyonlu akışlar, daimi olmayan akış çözümleri

Bilim Kodu

6180101




Sıra No :11260
Üniversite

519071017

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof. Dr. Nilgün ERGUN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Nüket İpek ÇETİN

Başlık

SÜRDÜRÜLEBİLİR KENTSEL YENİLEMENİN DEĞERLENDİRİLMESİ: İSTANBUL YEDİKULE MAHALLESİ

Özet

Bu çalışma, geçtiğimiz yüzyılda dünyada ciddi boyutlarda yaşanan ekolojik kayıpların insan yaşamına olan etkileri bağlamında tartışmaya açılan ve bilimsel alanda önemi gün geçtikçe artan sürdürülebilirlik yaklaşımlarının kentsel yenileme uygulamalarındaki yerini tariflemeyi hedeflemektedir. Bu bağlamda, kentsel yenileme uygulamalarında sosyal, ekonomik ve çevresel boyutları bir arada bütünsel olarak ele alan yaklaşımlar ile sürdürülebilir kentsel yenilemenin gerçekleşebileceği vurgulanmış, ülkemizde özellikle tarihi nitelikli alanlarda 5366 sayılı yasa kapsamında uygulamaya konulan kentsel yenileme çalışmaları değerlendirilmiştir. Yedikule Mahallesi, sürdürülebilir kentsel yenilemenin değerlendirilmesinde çalışma alanı olarak seçilmiş, alanın geçmişte ve bugün sahip olduğu sosyal, ekonomik, çevresel boyuttaki olumlu ve olumsuz nitelikler değerlendirilmiştir. Çalışmanın İstanbul gibi tarihi dokuların yoğun bulunduğu alanlar için sürdürülebilir kentsel yenilemenin önemini vurguladığı ve kentsel mekanın yeniden ele alınması bağlamında, koruma-kullanma dengesinin sağlandığı, değişen dinamiklere uyumlu sürdürülebilir bir kentsel çevre yaratılması yönünde bir açılım getirdiği düşünülmektedir.

Title

EVALUATION OF SUSTAINABLE URBAN REGENERATION:ISTANBUL, YEDIKULE DISTRICT

Abstract

Sustainability is a concept that have been brought up for discussion in last century in the context of the ecological losses effecting human life seriously and also which become more signicant in the scientific area gradually. This study aims to define the place of the sustanability approaches within the urban regeneration implementations. In this context, it is emphasized that sustainable urban regeneration could be implemented by the approaches including social, economic and environmental dimensions holistically, also this is evaluated on the current urban regeneration projects in Turkey within the scope of the “Law on the Protection of Deteriorated Historic and Cultural Heritage through Renewal and Re-use” (Act 5366) in the areas that have mainly historic characteristics. Yedikule district has been chosen as a case study in the evaluation of sustainable urban regeneration and the area’s positive and negative characteristics in the past and current social, economic and environmental extents are also assessed. The research is thought to emphasize the importance of sustainable urban regeneration in the dense historic areas like in Istanbul and in the context of reconsideration the urban space, it is also thought to bring an initiative to create a sustainable urban environment compatible with the fluctuant dynamics of urban life in where the balance of protection and utilization is provided.

Anahtar Kelime

Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilir Kentsel Yenileme, 5366 Sayılı Yasa, İstanbul Yenileme Alanları, Yedikule Mahallesi

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :11508
Üniversite

514071011

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Savunma Teknolojileri

Danışman Adı

Prof Dr. M. Bulent Durmusoglu

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Şubat

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Tugba Danaci

Başlık

AKSİYOMATİK TASARIM İLKELERİ İLE ASKERİ LOJİSTİK AĞI TASARIMI

Özet

İnsanoğlu çıkarlarını devam ettirebilmek, korumak ya da yeni kazanımlar elde etmek adına, sürekli savaşmıştır. Teknoloji en çok savaş zamanlarında gelişmiştir. Teknoloji geliştikçe, değiştikçe, kendisiyle beraber savaşma yöntemlerini şekillerini de değiştirdi. Fakat bu değişimlerin nasıl kullanıldığı savaşı kazananı belirlemektedir. Özellikle sahip olunan kaynakları nasıl, nerede, ne miktarda ve ne zaman kullanılacağı başarıyı getirmektedir. Askeri lojistik kuvvetlerin ve silahların temini, sevkıyatı, koşullandırılması, bakımı ve geri çekilmesini ifade etmektedir. Bu çalışmada aksiyomatik tasarım ilkeleri ile askeri lojistik ağı tasarımı yapılmıştır. Aksiyomatik tasarım, müşteri ihtiyaçlarının fonksiyonel gereklilikler şeklinde ifade edilmesini, fonskiyonel gerekliliklerin gerçekleşmesi için gereken tasarım parametrelerini ve bunlar arasındaki matematiksel ifadeyi göstermektedir. Askeri lojistik insan ve ekipman lojistiğini içermesine rağmen bu çalışmada sadece ekipman lojistiği tasarımı yapılmıştır. Ayrıca savaş meydanındaki lojistik yerine, ulusal lojistik olarak da tanımlanan, savaş alanına kadar olan lojistik üzerinde durulmuştur. Tasarım dört alt baslıkta yapılmıştır: temin etme, depolama, dağıtım ve bakım-onarım. Satın almada önemli olan müşterinin gereksinim duyduğu ürünü doğru zamanda, doğru miktarda uygun fiyata ve istenilen özelliklerde satın almaktır. Maliyet kalemi değişken ürün maliyeti, taşıma maliyeti ve sabit maliyetten oluşmaktadır. Maliyeti düşürmek için, konsolidasyon, dış kaynak kullanımı ya da talepleri azaltma yollarına başvurulabilir. Fiyat analizleri yapılarak ürün değişken fiyatı optimize edilmeye çalışılmalıdır. Ayrıca stoktaki ürünlerin özellikleri tam bilinmelidir. Ürün özellikleri derken miktar ve kalite kastedilmektedir. Yeni alımlardan önce depodaki ürünler kullanılmalı, üründe modifikasyonlar yapılarak istenilen kalite standartlarına getirmeye çalışılmalıdır. İstenilen kalite standartları ise olası düşmanın ekipmanlarının kalitesine ve miktarına bağlıdır. Bu bilgilerin elde edilmesi için casusluk yapılmalı ve elde edilen bilgilerin doğru kullanımı için de çok hassas biçimde tahmin etme metodlari geliştirilmelidir. Askeri lojistikte en önemli sorunlardan bir tanesi depolama standartlarının sağlanamamasıdır. Depolamada maliyetleri düsürmek ve envanter kullanımını arttırmak amaçlanmaktadır. Maliyeti azaltmak için dış kaynak kullanımı ya da konsolidasyon yöntemleriyle sabit maliyetler ve yönetim maliyetleri düşürülmeli; envanter seviyesi ve envanter hareketleri azaltılmalıdır. Envanter seviyesi sadece depoda bulunan envanteri değil, taşıma halindeki envanteri, tadilattaki envanteri ve savaş alanındaki envanteri de içermektedir. Askeri sistemlerde savaş olasılıklarına karşı bazı ekipmanlar tehlike bölgelerine yakın yerlere konumlandırılırlar. Önemli olan ne miktarda hangi üründen nerede depolanacağı, bu ürünlerin ne sıklıkta bakıma tabi tutulacağı, saklama koşullarının neler olacağıdır. üçüncü basamağı ulaştırma tasarımı oluşturmaktadır. Askeri dağıtım; savaş alanı dağıtım ve savaş alanına kadar dağıtım olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Dağıtımda önemli olan zamanında ve düşük maliyette olmasıdır. Ölçek ekonomisi ve mesafe ekonomisi dikkate alınarak maliyet azaltılabilir. Rota optimizasyonu ve taşıma yönteminde esneklikler arttırılarak zamanında ulaştırma sağlanabilir. En son tasarım basamağı bakım onarım faaliyetleridir. Askerler tarafından sahada bakımı yapılamayan ürünler belirli bakım merkezlerine gönderilmektedirler. Bakımda önemli olan maliyetlerin düşürülmesi ve riskin azaltılmasıdır. Riskin azaltılması için ürünler kısa surede bakımdan geçirilmeli ve tamir edilmeli, tamir prosesleri oluşturulmalı ve kontroller sıkı yapılmalıdır. Maliyetleri azaltmak için önleyici ve tahmin edici bakim yöntemleri ile ekipmanlardaki bozulmalar azaltılabilir. Dış kaynak kullanımı ile yönetim maliyetleri ve personel maliyetleri sıfırlanabilir. Çalışmada örnek askeri sistem olarak Amerika Birleşik devletleri savunma bakanlığının yayımlamış olduğu kaynaklardan faydalanılmıştır.

Title

MILITARY LOGISTICS NETWORK DESIGN VIA AXIOMATIC DESIGN PRINCIPLES

Abstract

As long as there is a conflict of any kind, and weapons are being used by the parties, the military is the only organization that can secure interests. In war, the victory does not always go to those having the largest army or the most sophisticated equipment. It goes to who has more efficient strategic plan. Everything depends on strategic plan: when, where and with what forces a battle is to be delivered; in other words on logistics how and where to locate. In this study military logistics network is designed via axiomatic design principles. In axiomatic design, functional requirements, technical side of customer expectations, design parameters to achieve functional requirements and mathematical relation between two are studied. During logistics network design, it is divided to 4 steps: acquisition, storage, distribution and maintenance. In acquisition it is important to buy products in required amount and desired features to minimum cost at the right time. Cost includes variable product costs, shipping cost and fixed costs. In order to decrease cost, consolidation, outsourcing or any step that will decrease demand can be used. Price analysis should be made and inventory visibility should be maintained. In acquisition, besides cost, it is important to buy products in desired features- desired quantity and quality. Demand quantity depends on safety stock in peace time and probability of war. Quality not only depends on what is available in the market but also depends on enemy’s’ quality standards. Forecasting, spying and updating product information are necessities. In order to buy products at the right time order-management procedures should be developed and lead time should be decreased. Second design step is storage. For strategic mobility framework, some equipment should be prepositioned. Instead of long movement of needed equipment, by prepositioning it allows combat-ready forces. Managing inventory is one of the key features of logistics. Inventory management includes minimization of costs and maximization of usage of inventory. Profit maximization and risk minimization strategies should be developed to better management. In order to minimize costs, fixed costs including fixed assets, administration and selling costs should be decreased; inventory levels and movement of inventory in depots should be minimized by eliminating non-value added functions as much as possible, inventory accuracy and developing inventory allocation strategy. Inventory level minimization means minimization in depot inventory, minimization of non-stable inventory (under maintenance and in-transit), clarification of pre-positioned equipment quantity and minimization of in-theater inventory. Another concern in storage design is to keep assets in safe and good conditions. Third design step is distribution design. The military distribution system has two distinct segments: strategic-national and theater. The strategic-national segment consists of moving supplies from points outside a theater of military operations into the theater. The theater segment consists of distribution that occurs within a theater of military operations. In distribution it is aimed to increase efficiency and decrease risk of failure. Performance indicators for transportation are throughput maximization, time definite delivery, cost minimization and flexibility. Fundamental economic principles impacting transportation economy are economy of scale and economy of distance. Transportation costs are driven by distance, volume, density, stowability -how product case dimensions fit into transportation equipment-, handling, and liability. By flexibility, it is aimed to define a transportation mode having high maneuverability, large freight volume, can be used in all weather and climatic condition. In order to increase efficiency transportation methods should be optimized. Transportation optimization methods are consolidation, outsourcing, route optimization and selecting right transportation mode based on product features, quantity and critique. Another important point in distribution is to decide shipping priorities: which one, in which order, what quantity, in which conditions, what frequency. To solve the problem shipping procedures should be developed based on defined criteria. The last design step is maintenance design. Maintenance is an important aspect of military logistics and includes those activities needed to keep weapons, vehicles, and other materiel in an operable condition; to restore them to a serviceable condition when necessary; or to improve their usefulness through modifications. The Army calls maintenance as reset as the repair, recapitalization and replacement of equipment to equip units preparing for deployment and improve next-to-deploy unit’s equipment on hand levels. In order to have a customer satisfied maintenance function, total cost, risk and required time should be decreased. Cost for repairing are shipping, material and personnel costs. Outsourcing, consolidation and decrease breakdown-frequency can reduce costs. Speed and the accuracy of repair are other issues. In the study as an example to military system design, documents published by USA Department of Defense are used.

Anahtar Kelime

askeri lojistik ağı tasarımı, Aksiyomatik tasarım, Satın alma, depolama, dağıtım, bakım-onarım

Bilim Kodu

0




Sıra No :11509
Üniversite

519071006

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Yard.Doç.Dr. A. Senem DEVİREN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Mart

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Cem AYIK

Başlık

SÜRDÜRÜLEBİLİR KENTSEL TASARIM KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE GELENEKSEL VE ÇAĞDAŞ ŞEHİRLERDE (EKO-ŞEHİRLER) KAMUSAL MEKANLARIN KARŞILAŞTIRILMASI

Özet

Sürdürülerbilirlik son yılların en çok üzerinde durulan konusudur. Kıt kaynakların kullanımı ve verimli yönetimi üzerine sosyo-ekonomik, politik dallarda yeni araştırmalar yapılmaktadır. Ürün üretiminde ve seçimindeki bu gelişim mimari ölçekte gerek malzeme seçiminde ve kullanımında gerekse tasarımda çevresel verilerin artık daha çok göz önüne alınmasından dolayı mimaride farklı bir sürecin başladığını vurgulamaktadır. Son dönem mimari projeler Solar Kent, Eko-Şehir, Pasif Ev gibi isimler altında yeni konseptlerle kullanıcılara sunulmaya çalışılıyor. Her ne kadar burada kent terimi geçmiş olsa da aslında bütüncül ve sürdürülebilir bir anlayıştan ziyade alınan kararlar ve uygulamalar yapı ölçeğinde kalmaktadır. Kamusal mekanlar ise bu durumdan en çok etkilenen mekanlar olmaktadır. Sadece kentte değil kırsal alanda da yaşayanları etkileyen yeni bir süreç ve yeni kamusal alan ve kamusal mekan anlayışları ve konut dışında gelişen günlük hayatta farklı sosyal ilişkilerin yaşanacağı yeni bir dönem başlamaktadır.

Title

COMPARISON OF TRADITIONAL AND CONTEMPORARY CITY (ECO CITY) PUBLIC REALMS WITHIN SUSTAINABLE URBAN DESIGN CRITERIA

Abstract

Sustainability is the most popular subject of recent years. Usage of insufficient resources and management of them form a view of social economic and political branches, huge heap of investigation and innovation have been on search. Due to this new material choice new production methods and management in architecture and new architectural design, it is emphasized new era started for architecture. Recent projects serves under names of Solar City, Eco city and Passive House to the consumers. Nevertheless it is mentioned here as city, an exact comprehensive urban design and plan can not be seen. All achievement has a break after building scale. Public realms are the most affected places of this situation. Not only in the city also in the rural area, it has new formations and new social relations in daily life with this new era. The main aim of the this thesis is exploring the public space notion and development of public space from antique era till today and a foresee to the future. This thesis consist of European cities public space research and new forms it in ecocities to understand how public space was formed and is formed.

Anahtar Kelime

kamusal alan, çağdaş kent, eko-şehir, yeni kentsel tasarımlar, paylaşım, kıt kaynaklar, sürdürülebilirlik, yaşanabilirlik

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :11559
Üniversite

512091008

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Deniz Ulaştırma Mühendisliği

Danışman Adı

Yard. Doç. Dr. Özcan ARSLAN, Doç. Dr. Leyla TAVACIOĞLU

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Elif BAL

Başlık

GEMİADAMLARINDA YORGUNLUĞA NEDEN OLAN ETKENLERİN ANALİTİK İNCELENMESİ

Özet

Gelişen teknolojiye rağmen insan faktörü denizcilik sektöründe hala en önemli role sahiptir. İnsan hatalarını asgariye indirmek amacıyla birçok uluslararası kuralın devreye girmesine rağmen, insan hatası kazalardaki en önemli etkendir. Araştırmalara göre, denizcilik sektöründe meydana gelen kazaların % 70-80 kadarının insan hatalarından kaynaklandığı bilinmektedir. Bu hatalar maddi kayıplar, çevre felaketleri ve hatta ölüm ile sonuçlanmaktadır. Yorgunluk denizcilik sektöründe yaygın olarak kabul edilen bir sorundur ve kazaların meydana gelmesinde büyük etkiye sahiptir. Çalışmamızda gemiadamlarında yorgunluğa neden olan etkenler; gemiadamlarına özgü faktörler, yönetimsel faktörler, gemi kaynaklı faktörler ve çevresel faktörler açısından detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Yorgunluğa neden olan etkenler analitik olarak incelenmiş, AHS modeli uygulanarak etki oranları tespit edilmiştir. Ayrıca, gemiadamlarına ‘Semptom Tarama Listesi’ ve ‘Piper Yorgunluk Ölçeği’ uygulanmış, yorgunluğun saptanması için Lactate testi yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15.0 programında analiz edilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışmanın amacı gemiadamlarında meydana gelen yorgunluk düzeylerini ve yorgunluk faktörlerinin etki oranlarını göstermektir.

Title

THE ANALYTICAL INVESTIGATION OF FACTORS AFFECTING ON FATIGUE OF SEAFARERS

Abstract

Human has still the crucial role in maritime industry despite the developed technologies. Although there are many international regulations to minimize human error, human error is ranking first as the major source of marine accidents. As research reveals, 70-80 % of marine accidents are caused by human error. These errors end up with financial costs, environmental damages and even deaths. Fatigue is a common problem across shipping industry and it is a major contributory factor in causing maritime accidents. In this study, the factors affecting on fatigue of seafarers were detailed in terms of crew resources factors, management factors, ship resources factors and environmental factors. These factors were examined analytically by applying the AHP model to determine rates of effects . In addition, ‘Symptom Check List’ and ‘Piper Fatigue Scale’ were applied to seafarers and Lactate test was carried out to determine the level of seafarers’fatigue. All datas were analysied with using SPSS 15.0 software. As a result, the objective of this study was to show fatigue level among seafarers and impact rates of factors affecting on fatigue.

Anahtar Kelime

denizcilik, yorgunluk, insan faktörü

Bilim Kodu

6270301




Sıra No :11587
Üniversite

511091141

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Prof.Dr. Aydın Mısırlıoğlu

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Mehmet Halil Yılmaz

Başlık

BİR DÜŞÜK REYNOLDS SAYILI QUADROTOR PERVANESİNİN DİZAYN PARAMETRELERİNİN VE OPTİMUM DEĞİŞKENLERİNİN BELİRLENMESİ

Özet

Bu çalışmada, standart deniz seviyesi şartlarında askı durumu uçuşta 1kg’lık bir quadrotor mikrohekikopter için verimli bir pervane elde etmek amacıyla bazı tasarım parametreleri irdelenmiştir. Burada en önemlisi pervaneler üzerindeki akış hızının çok düşük olmasıdır. Pervane planformu da diğer bir anahtar değişkendir. Bazı değişkenlerin etkilerini belirlemek ve pervanelerin ön tasarımını yapmak için Blade Element Momentum Teorisi (BEMT) ve bir Navier-Stokes çözücüsü (Fluent) kullanılır. Blade Element Momentum Teorisi’ni uygulamak amacıyla uç ve kök kayıplarını da içeren ve iteratif çalışan bir MATLAB kodu oluşturulur. Bazı kanat profilleri araştırılır ve BEMT içerinde kullanılmak sıfır taşıma sürüklemesini ve Cl-α eğimini belirlemek üzere Cl-α grafiği çıkarılır. Pervane tasarımı için kullanılacak profiller pervanenin kökten ucuna doğru uniform dağılır. Sonrasında burulma, planform, yarıçap ve katılık gibi bazı geometrik etkiler analiz edilir. Kanat üzerindeki katılık dağılımı hesaplamalarda çok etkindir. Dolayısıyla, hub geometrisine göre yeniden düzenlenir çünkü; hub geometrisi küçük boyutlarda çok önem kazanır. Bu durumda katılık dağılımı değişken planform yüzünden sabit olamaz. Tüm bu çalışmalar hazırlanan MATLAB koduyla yapılır ve gerekli tüm veriler toplandıktan sonra Fluent kullanılarak metodun çalışıp çalışmadığını ve geometrik parametrelerin ne kadar etkin olduğunu görmek için bazı Navier-Stokes çözümleri yapılır.

Title

DETERMINATION THE DESIGN PARAMETERS AND OPTIMUM VARIABLES OF A LOW REYNOLDS NUMBER QUADROTOR PROPELLER

Abstract

In this study, some design parameters is considered to get more efficient propeller for a 1kg quadrotor microhelicopter on hover flight and standard sea level conditions. The most important thing is that the air speed on the blades is very low. The blade shape is also another key variable. In order to determine some effects of variables and make a preliminary design of blade, Blade Element Momentum Theory (BEMT) and a Navier-Stokes solver (Fluent) are used. To apply the Blade Element Momentum Theory, an iteratively working MATLAB code is generated including tip and root loses. Some airfoil types are searched and Cl-α graph are prepared to find zero lift drag and the slope of Cl-α change which will be inserted into equations for BEMT. The airfoil taken for designing the blade is distributed uniformly from root to tip. Then, some geometric effects like twist, blade planform, radius, solidity, etc. are analyzed. Solidity distribution along the blade is very effective variable for computations. Therefore, it is rearranged according to hub geometry, because hub diameter is crucial for small dimensions. Solidity distribution is not constant here, due to various wing planforms. All these studies are made by using prepared MATLAB code and after gathering all required verifications; some Navier-Stokes solutions are made by using Fluent to see method is working or not working and to see how the geometric parameters are efficient.

Anahtar Kelime

dörtlürotor, helikopter, reynolds, pervane

Bilim Kodu

0




Sıra No :11629
Üniversite

511091124

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Doç. Dr. Veday Ziya DOĞAN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Aykut CEYHAN

Başlık

İNSANSIZ HELİKOPTER ÖN TASARIMI VE ANALİZİ

Özet

İnsansız helikopter tasarım süreci farklı metotlarla işleyebilir. Bu metotlar üreticiden üreticiye değişir. Bu tezde maksimum kalkış ağırlığı için ilk yaklaşık değer, faydalı yük maksimum kalkış ağırlığı oranının 0.5 ile 0.55 arasında olması gerektiğini belirten ideal helikopter yaklaşımı kullanılarak bulunur. Bu bulunan maksimum kalkış ağırlığı benzer helikopterlerden çıkarılan istastiki veriler yardımı ile disk yüklemesini bulmakta kullanılır. Bu disk yüklemesi değerine göre pala yüklemesi ve bazı aerodinamik veriler elde edilir. Ana ve kuyruk rotoru için en boy oranı tanımlanan aralıklar içinde tutulmak istenerek bir tasarım yapılır. Ağırlık yaklaşımları kullanılarak yeni bir maksimum kalkış ağırlığı elde edilir. Ana rotorun güç konfigurasyonları belirlenerek kuyruk rotoru belirli kabuller ile tasarlanır. Tasarlanan yeni kongürasyon için yeni bir motor seçilir ve bu seçilen motor için bütün işlemler yenilenir. Farklı durumlar için güç değerleri belirlenir ve tasarımın performans analizi yapılır. Bu tezde bir helikopterin ön tasarımı işlenmiştir. Son bölümde belirlenen boyutlar için örnek bir helikopter ticari bir çizim programı aracılığı ile çizilir ve görsel tasarım yapılır. Gövde tasarımı aerodinamik verim göz önüne alınarak görsel olarak tamamlanır. Malzeme atanması, yapısal ve akış analizleri detaylı tasarımın bünyesinde olduğundan incelenmemiştir. İleriki çalışmalar için ağırlık yaklaşımları gözönüne alınarak seçilecek malzemeler eşliğinde pala dinamik analizi, hesaplamalı akışkanlar dinamiği, hub dayanım analizleri gibi çalışmalar yapılabilir.

Title

UNMANNED HELİCOPTER PRE-DESİGN AND ANALYSİS

Abstract

Unmanned helicopter conceptual design can be done by different methods. These methods change with manufacturer by manufacturer. At this thesis, an estimated value of gross weight is calculated using ideal helicopter formula which states that useful load per gross weight should be between 0.5 and 0.55. This estimated gross weight value is used to obtain a disk loading value which depends on statistical data taken from similar helicopters. With respect to this disk loading value, blade loading and some aerodynamic data are obtained. Aspect ratio of main rotor and tail rotor is wanted to be kept in specified intervals. Weight iteration formulas has been gotton from references which has been stated at relevant chapters. Main rotor power configurations is obtained and by using these data, tail rotor is designed with certain assumptions. By using these processes, a design is constructed and an engine is selected. All calculations are remade with respect to selected engine. Power values at different configurations were determined and performance analysis of designed helicopter has been done. At this thesis, conceptual and preliminary design of a helicopter is explained in detail. At last chapter under the light of determined dimensions, an example helicopter is constructed by a commercial computer aided drawing programme. While preparing drawings, a visual design process has been done. Fuselage is designed by considering aerodynamic efficiency. For future works, with selected materials considering the weight approximations used in the thesis, blade dynamic analysis, computational fluid dynamics analysis, hub strenght analysis can be done.

Anahtar Kelime

helikopter, insansız hava araçları, insansız helikopter, tasarım, performans analizi, pal tasarım

Bilim Kodu

618




Sıra No :11630
Üniversite

511091124

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Doç. Dr. Veday Ziya DOĞAN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Aykut CEYHAN

Başlık

İNSANSIZ HELİKOPTER ÖN TASARIMI VE ANALİZİ

Özet

İnsansız helikopter tasarım süreci farklı metotlarla işleyebilir. Bu metotlar üreticiden üreticiye değişir. Bu tezde maksimum kalkış ağırlığı için ilk yaklaşık değer, faydalı yük maksimum kalkış ağırlığı oranının 0.5 ile 0.55 arasında olması gerektiğini belirten ideal helikopter yaklaşımı kullanılarak bulunur. Bu bulunan maksimum kalkış ağırlığı benzer helikopterlerden çıkarılan istastiki veriler yardımı ile disk yüklemesini bulmakta kullanılır. Bu disk yüklemesi değerine göre pala yüklemesi ve bazı aerodinamik veriler elde edilir. Ana ve kuyruk rotoru için en boy oranı tanımlanan aralıklar içinde tutulmak istenerek bir tasarım yapılır. Ağırlık yaklaşımları kullanılarak yeni bir maksimum kalkış ağırlığı elde edilir. Ana rotorun güç konfigurasyonları belirlenerek kuyruk rotoru belirli kabuller ile tasarlanır. Tasarlanan yeni kongürasyon için yeni bir motor seçilir ve bu seçilen motor için bütün işlemler yenilenir. Farklı durumlar için güç değerleri belirlenir ve tasarımın performans analizi yapılır. Bu tezde bir helikopterin ön tasarımı işlenmiştir. Son bölümde belirlenen boyutlar için örnek bir helikopter ticari bir çizim programı aracılığı ile çizilir ve görsel tasarım yapılır. Gövde tasarımı aerodinamik verim göz önüne alınarak görsel olarak tamamlanır. Malzeme atanması, yapısal ve akış analizleri detaylı tasarımın bünyesinde olduğundan incelenmemiştir. İleriki çalışmalar için ağırlık yaklaşımları gözönüne alınarak seçilecek malzemeler eşliğinde pala dinamik analizi, hesaplamalı akışkanlar dinamiği, hub dayanım analizleri gibi çalışmalar yapılabilir.

Title

UNMANNED HELICOPTER PRE-DESIGN AND ANALYSIS

Abstract

Unmanned helicopter conceptual design can be done by different methods. These methods change with manufacturer by manufacturer. At this thesis, an estimated value of gross weight is calculated using ideal helicopter formula which states that useful load per gross weight should be between 0.5 and 0.55. This estimated gross weight value is used to obtain a disk loading value which depends on statistical data taken from similar helicopters. With respect to this disk loading value, blade loading and some aerodynamic data are obtained. Aspect ratio of main rotor and tail rotor is wanted to be kept in specified intervals. Weight iteration formulas has been gotton from references which has been stated at relevant chapters. Main rotor power configurations is obtained and by using these data, tail rotor is designed with certain assumptions. By using these processes, a design is constructed and an engine is selected. All calculations are remade with respect to selected engine. Power values at different configurations were determined and performance analysis of designed helicopter has been done. At this thesis, conceptual and preliminary design of a helicopter is explained in detail. At last chapter under the light of determined dimensions, an example helicopter is constructed by a commercial computer aided drawing programme. While preparing drawings, a visual design process has been done. Fuselage is designed by considering aerodynamic efficiency. For future works, with selected materials considering the weight approximations used in the thesis, blade dynamic analysis, computational fluid dynamics analysis, hub strenght analysis can be done.

Anahtar Kelime

helikopter, insansız hava araçları, insansız helikopter, tasarım, performans analizi, pal tasarım

Bilim Kodu

618




Sıra No :11641
Üniversite

519081007

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof. Dr. Handan Türkoğlu

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Gökçer Okumuş

Başlık

SÜRDÜRÜLEBİLİR KENTSEL YENİLEME İÇİN BİR YAKLAŞIM: ÇANAKKALE FEVZİPAŞA MAHALLESİ ÖRNEĞİ

Özet

Sürdürülebilirlik kavramının 1987 yılında Brundtland raporu ile ortaya konulmasından bugüne kadar, kentleri ilgilendiren birçok yeni kavram ortaya atılmıştır. Sürdürülebilir kentsel yenileme de bu kavramlardan biri olarak ortaya çıkmıştır. Tez çalışmasında, ekonomik, doğal, yapılaşmış ve sosyal çevre bileşenlerinden oluşan sürdürülebilirlik kavramının kentsel yenilemeyle olan ilişkisi incelenerek, Çanakkale de kent merkezinde ve sit alanında bulunan Fevzipaşa Mahallesi nde, sürdürülebilir bir kentsel yenileme yaklaşımı ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu kapsamda, ilk olarak sürdürülebilir kentsel yenilemenin tanımı, ilkeleri ve bileşenleri ortaya konmuş, ardından tüm bileşenler sırasıyla incelenmiştir. Ekonomik sürdürülebilirlik kapsamında istihdam yaratımı, sosyal sürdürülebilirlik kapsamında sosyal dışlanma, katılım ve bu katılımın sağlanmasında önemli bir kuruluş olan ortaklıklar incelenmiştir ardından sosyal açıdan sürdürülebilir bir yerleşim için kriterler ortaya konulmuştur. Çevresel sürdürülebilirlik kapsamında ise nüfus ve yapı yoğunluğu, enerji, ulaşım ve geri dönüşüm konuları ele alınmıştır. İkinci olarak, sürdürülebilirlik kavramının AB ve Türkiye nin yasal altyapılarında ne şekilde yer aldığı, kentsel yenileme kavramının Türkiye de yasal olarak nasıl ele alındığı incelenmiştir. Ardından, sürdürülebilir kentsel yenileme yaklaşımlarına bir örnek teşkil etmesi amacıyla Çanakkale Fevzipaşa Mahallesi nde bir alan çalışması yapılarak mevcut fiziki ve sosyo-ekonomik durum ortaya konulmuştur. Kentsel aktörler ile mülakatlar yapılmış ve Fevzipaşa Mahallesi Kentsel Yenileme Ortaklığı nın kurulması önerilmiş, ortaklık organizasyonu ortaya konulmuştur. Son olarak, ortaklık çerçevesinde, Fevzipaşa Mahallesi Sürdürülebilir Kentsel Yenileme Yaklaşımı önerilmiş ve ekonomik, sosyal ve yapılaşmış çevre bileşenlerini kapsayan bir eylemler dizisi ortaya konulmuştur.

Title

AN APPROACH FOR SUSTAINABLE URBAN REGENERATION: THE CASE OF ÇANAKKALE FEVZİPAŞA NEIGHBOURHOOD

Abstract

Since the sustainability concept is put forward by the Brundland report in 1987, there are several concepts that is related with urban areas. Sustainable urban regeneration is one of these concepts which has economical, natural, physical and social aspects. In this research, the relation between these aspects with sustainability is studied, than a sustaianble urban regeneration approach is proposed in Fevzipaşa Neighbourhood of Çanakkale. Firstly, the definition, principles and components of sustainable urban regeneration introduced, than these principles and components are researched in detail. Employment, social exclusion, participation and partnerships are studied in the extent of economical and social sustainability. Then, the criterias of a socially sustainable community is put forward. Also, density, energy, transportation and recylcing is studied in the extent of environmental sustainability. İkinci olarak, sürdürülebilirlik kavramının AB ve Türkiye nin yasal altyapılarında ne şekilde yer aldığı, kentsel yenileme kavramının Türkiye de yasal olarak nasıl ele alındığı incelenmiştir. Secondly, the legal statement of sustainability and urban regeneration is studied in EU and Turkey s legislation system. After that, for the purpose to give an example of sustainable urban regeneration, a survey is done in Çanakkale Fevzipaşa neighbourhood and the actual situation is put forward. Interviews are done and than the Fevzipaşa Neigbourhood Regeneration Partnership is proposed with the organisational scheme. Lastly, with the extent of the partnership, a Fevzipaşa Neigbourhood Sustainable Urban Regeneration Approach and the actions list is proposed which includes economical, social and built environment aspects.

Anahtar Kelime

Sürdürülebilir Kentsel Yenileme, katılım, ortaklık, Fevzipaşa

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :11274
Üniversite

516061033

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç.Dr. FUNDA YİRMİBEŞOĞLU

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

ALİ MEHMETÇİK OĞUZ

Başlık

SÜREÇ YÖNETİMİ VE BİR GAYRİMENKUL DEĞERLENDİRME TEKNİĞİ UYGULAMASI: VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÖRNEĞİ

Özet

Bu tez çalışmasında, süreç yönetimi tanımlanarak bir uygulama örneği incelenmektedir. Uygulama örneğinde Vakıflar Genel Müdürlüğü’ nün ana süreçleri belirlenerek bu süreçlerden gayrimenkul yönetimi temel sürecine ulaşılmaktadır. Gayrimenkul yönetimi temel sürecinde kurumun alt süreçleri çıkartılarak Kat Karşılığı İnşaat alt sürecine ulaşılmakta ve tanımı yapılmaktadır. Uygulama örneğine esas teşkil eden, gayrimenkul yönetiminde kritik süreç olarak ele alınan ve Kat Karşılığı İnşaat alt sürecinin detayı olan Müstakil Kat Karşılığı İnşaat süreç adımı süreç modellemesine tabi tutulmaktadır. Bu gayrimenkul değerlendirme tekniğinin tanımı, iş akışı, dokümantasyonu, performans göstergeleri ve süreç künyesi hazırlanarak süreç iyileştirmesine tabi tutulmaktadır. Bu amaçla gerekli süreç analizi ve kontrolü yapılmaktadır. Müstakil kat karşılığı inşaat tekniğinin süreç modellemesiyle yeniden yapılandırılması amaçlanmaktadır. Süreç iyileştirme çalışması ile öneriler getirilmekte ve elde edilen kazanımların kurumun gayrimenkul geliştirme tekniğine katkısı vurgulanmaktadır.

Title

PROCESS MANAGEMENT AND APPLICATION OF THE PROPERTY EVULATION TECHNIQUE: SAMPLE OF GENERAL DIRECTORATE OF FOUNDATIONS

Abstract

In this study of thesis, process management is defined and a sample of application is analyzed. In the sample application, the main process of General Directorate of Foundations is determined and property management basic process is attained from these processes. The sub process of the institution in the main process of property management is derived and the sub process of construction for flat is achieved and defined. Self-contained flat process step which is the detail of the sub process of construction for flat and a critical process in property management is modeled with process modeling. The definition, flow of work, documentation, indicators of performance and identification of process of this technique of property evaluation are prepared and process betterment is applied. For that purpose, the necessary process analyzing and its control are done. Restructure of the technique of self-contained flat is aimed with process modeling. Proposals about the study of process improvement are denoted and the contribution of the gains achieved to the technique of property development is emphasized.

Anahtar Kelime

Gayrimenkul Yönetimi, Müstakil Kat Karşılığı İnşaat, Süreç Yönetimi, Vakıflar Genel Müdürlüğü

Bilim Kodu

0




Sıra No :11250
Üniversite

518071027

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Dr. Azmi DEMİREL

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Şubat

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Mehmet Fatih KIVRAK

Başlık

HİDROJEN YAKIT HÜCRELİ ELEKTRİKLİ ARAÇLAR VE METAL HİDRİD HİDROJEN SAKLAMA ORTAMLARININ SALIVERME VERİMİNİN İYİLEŞTİRİLMESİ

Özet

İçinde bulunulan yüzyılda insanlarının en temel ihtiyaçlarından biri olan “ulaşım” yaygın olarak fosil yakıtlı araçlar tarafından karşılanmaktadır. Fosil yakıtların kıtlığı ve üretilmelerinden tüketilmelerine kadar olan çevrimde doğaya olan zararlı etkileri; alternatif, temiz enerji kaynaklarıyla (Ör: Güneş, Hidrojen) çalışan araçların gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışmada hidrojen yakıt hücreli elektrikli bir aracın, hidrojen saklama ortamının salıverme verimini arttırmak amaçlanmıştır. Aracın, polimer elektrolit membran tipli yakıt hücresi, hidrojen deposu olarak metal hidrid tüp grubu tarafından beslenmektedir. Araçta kullanılan metal hidrid saklama ortamlarının salıverme verimini arttırmak amacıyla kapalı devre ısı transfer sistemi kurulmuştur. Yapılan deneyler sonucunda kurulan sistemin, salınan hidrojen miktarını kayda değer oranda arttırdığı görülmüştür. Yakıt hücresi, çıkışında 800W güç üretecek şekilde yüklenmiş; ilk olarak ısı transfer sistemiyle, daha sonra ısı transfer sistemi olmadan, aynı şartlarda doldurulmuş metal hidrid tüpe bağlanmıştır. Isı transfer sistemi ile çalışan metal hidrid tüp 61 dakika boyunca; ısı transfer sistemi olmadan çalışan tüp ise sadece 18 dakika yakıt hücresini ortalama 800 W güç üretecek şekilde besleyebilmiştir.

Title

HYDROGEN FUEL CELL POWERED ELECTRIC VEHICLES AND AN APPLICATION OF IMPROVEMENT FOR THE DESORPTION EFFICIENCY OF A METAL HYDRIDE STORAGE

Abstract

Fossil fuels are used by vehicles in transportation, which is one of the main needs of people. The share of transportation in fossil fuel usage is very high and daily oil consumption has been increasing. Shortage of fossil fuels and harmful effects’ have become main problem of today’s world. These causes force people to find new clean energy sources for vehicles to decrease pollutant gas emissions such as solar energy and hydrogen energy. In this study, it is aimed that improving the desorption efficiency of a hydrogen fuel cell vehicle’s hydrogen storage. The vehicle’s fuel cell type is PEM, which is sourced by a group of metal hydride hydrogen storage. To improve the desorption efficiency of the metal hydride storage; a closed-circuit heat transfer system was designed. The experiments showed that proposed system significantly increased the desorbed hydrogen amount from the metal hydride storage. The metal hydride storage was tested with and without proposed system while the PEM fuel cell was supplying 800 W output power. The storage could supply hydrogen for 61 minutes with proposed system, on the other hand; it could supply only 18 minutes without proposed system.

Anahtar Kelime

Hidrojen, Metal Hidrid, Yakıt Hücresi, Salıverme, Verim

Bilim Kodu

0




Sıra No :11570
Üniversite

518081017

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Levent Güvenç

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Kerem Özaçmak

Başlık

GÜVENLİ SÜRÜŞ PROJE ARACI UYANIK İLE TOPLANAN VERİLERİN İNCELENMESİ

Özet

Bu çalışmada ilk olarak, daha önceden yapılmış olan Güvenli Sürüş Projesi tanıtılmış ve projeyle ilgili çeşitli bilgiler verilmiştir. Güvenli Sürüş Projesi sayesinde toplanan veriler, çalışmanın temel hammaddesi görevini görmüş ve bu verilerle çeşitli analizler yapılmıştır. Yoğunlaşılan veri türlerinden ilki GPS verileridir. GPS verileri ECEF, Kartezyen ve ENU gibi çeşitli gösterim metotlarıyla incelenmiş, buna ilaveten GoogleEarth programı üzerinden uydu resimlerine aktarılmıştır, bütün bu çalışmalar sırasında koordinatların çok az bir hata payıyla birbirini tuttuğu ortaya çıkmıştır. İkinci veri analizi test aracının CANBUS veri yolundan gelen hız ve direksiyon verilerini, test aracının modeli sayesinde simüle edip rota çıkartmak olmuştur. Tam olarak GPS verileri sayesinde elde edilen rotaya uymasa da büyük benzerlikler not edilmiştir. Benzer işlem aracın ivme sensörü üzerinden de denenmiş ancak daha başarısız sonuçlar gözlenmiştir. Son safhada ise 3 kadın ve 3 erkek sürücü seçilip, adayların belirli sürüş verilerinin histogram gösterimleriyle, sürüş karakteristikleri çıkartılmaya çalışılmış ve ayırt edici profillere ulaşılmıştır.

Title

ANALYSIS OF EXPERIMENTAL DATA COLLECTED BY DRIVESAFE VEHICLE UYANIK

Abstract

In this study, as first step, previously done DriveSafe project was introduced and detailed information about the project were given. Data collected in DriveSafe project served as raw material in this study and some analyses were made using them. One of closely examined data type was GPS. GPS data were represented with ECEF, Cartesian and ENU methods, plus visualized with satellite images with help of GoogleEarth program. All these works proved coordinates match each other with a very small error tolerance. Second data analysis involved speed and steering information coming from CANBUS dataway of the test vehicle, being simulated over the vehicle model of test car to get position route. Even though resulting route does not match the GPS route, there are major similarities. A parallel approach was retried with data coming from accelerometer of the test car but unsuccessful results were noted. In the last phase of the analysis, 3 female and 3 male drivers were selected, whose distinct driving data were examined by histogram representation to find out individual driving characteristics and results were satisfactory since some driving patterns were easily distinguished between drivers.

Anahtar Kelime

Güvenli Sürüş Projesi, GPS, ECEF, ENU, Kartezyen, CANBUS, histogram

Bilim Kodu

0




Sıra No :11460
Üniversite

514071013

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Savunma Teknolojileri

Danışman Adı

Doç. Dr. Gökhan İnalhan

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Melih Fidanoğlu

Başlık

ITU-pSAT II İÇİN İLETİŞİM ALTSİSTEMİ VE YER İSTASYONU TASARIM ÇALIŞMASI

Özet

Bu çalışmada, ITU-pSAT II uydusu için yapılacak olan iletişim altsistemi ve yer istasyonu için bir altyapı oluşturulması amaçlanmıştır. İlk olarak uydular hakkında genel bilgi verilmiş olup, ardından daha önce başarıyla gönderilmiş olan ITU-pSAT I uydusunun altsistemleri ve uçuş sonuçları anlatılmıştır. ITU-pSAT II uydusunun tasarım halindeki altsistemleri açıklandıktan sonra iletişim bölümü için gerekli olan tecrübe ve bilgilerin anlatımı yapılmıştır. Bu kapsamda daha önce fırlatılan küpsatların iletişim sistemleri ve yer istasyonları incelenmiştir. Bunu takiben modülasyon, protokol ve link bütçesi ile ilgili teorik bilgiler verilmiştir. Görev ihtiyaçları doğrultusunda uydu üzerindeki iletişim altsistemi için alternatifler değerlendirilmiştir. En son bölümde ise, iletişim sisteminin diğer parçası olan yer istasyonu ile ilgili alternatifler anlatılmıştır. Burada iletişim sisteminin kalbini oluşturan radyo seçenekleri incelenmiştir. Yazılım kısmında ise, kişisel bilgisayar üzerinden anten rotor kontrolü, radyo kontrolü, TLE verisini kullanarak Doppler kaymasını ve uydunun pozisyonunu hesaplayan programlar ile dijital mod programları anlatılmış ve karşılaştırılmıştır.

Title

DESIGN STUDY OF A COMMUNICATION SUBSYSTEM AND GROUND STATION FOR ITU-pSAT II

Abstract

In this study, a background for communication subsystem and ground station for ITU-pSAT II are generated. First of all, a general information about artificial satellites is given, and after that, the subsystems and flight results of the first Turkish cubesat ITU-pSAT U are described. Following the description of the subsystems of ITU-pSAT II satellite s subsystems, which are still in design and production phase, necessary background including theoretical information and experiences are given. In this context, communication subsystems and ground stations of selected cubesats are described. After that, theoretical information about modulations, protocols and link budgets are given. Communication subsystem alternatives for ITU-pSAT II are considered. In the last part of this work, alternatives for ground station, which is a part of the overall communication system, are considered. In the hardware part, transceivers, which are the heart of the ground station, are compared. In the software part, programs for antenna control, transceiver control, digital mod, as well as programs that calculate Doppler shift and satellite position are described and compared.

Anahtar Kelime

Küpsat, İletişim sistemi, Yer istasyonu, Modülasyon, Protokol, İletişim bütçesi

Bilim Kodu

0




Sıra No :11435
Üniversite

511071135

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Yrd. Doç. Dr. Duygu Erdem

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Yalçın Yükselentürk

Başlık

DAİRESEL VE DAİRESEL OLMAYAN JET AKIM ALANLARININ DENEYSEL VE SAYISAL OLARAK İNCELENMESİ

Özet

Jet akımları akışkanlar mekaniğinin en temel ve can alıcı çalışma alanlarından biridir. Bununla birlikte mühendislikte önemli bir uygulama alanına sahiptir. Jetler yanma verimini arttırmak, cisimlere şekil vermek, ısı ve kütle transferini arttırmak gibi çeşitli amaçlarla birçok endüstriyel uygulamalarda kullanılmaktadır. Jet akımları, elektronik devreler, yanma odaları ve gaz türbinlerinin üretiminde; kağıt, tekstil, cam ve metal sanayinde sıkça kullanılmaktadır. Türbülanslı akım alanının incelenmesinde, akımı oluşturan fiziksel etkenlerin zaman ve konuma göre rastgele değişimler göstermesi nedeniyle analitik ifadeler elde etmek genellikle mümkün olmamaktadır. Olayların fiziksel olarak açıklanması genellikle deneysel ve sayısal çalışmalar sonucunda sağlanmaktadır. Bu nedenle çalışmada öncelikle deneysel veriler elde edilmiştir. Daha sonra ise elde edilen bulgular Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği (HAD) yöntemi ile elde edilen sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Deneysel yöntem olarak Sıcak Tel Anemometresi (STA) kullanılmıştır. STA akım alanı özelliklerinin incelenmesinde, uygulama ve akademik çalışmalarda çok sık başvurulan bir yöntemdir. Birçok yeni yöntem geliştirilmesine karşın, duyarganın tepki süresi ve hassasiyeti nedeniyle halen kullanılmaktadır. Deneylere hazırlık aşamasında, öncelikle teorik denklemlerden hareketle, probun istenilen konumlarda tutulmasını sağlayacak açısal hareket mekanizmasının tasarımı yapılmıştır. Bu tasarım mekanik yönden incelenmiş, taşıyacağı yük nedeniyle probun konumlandırma hatası hesaplanarak bu hatanın asgari düzeyde kalması sağlanmıştır. Prob için belirli çalışma sıcaklıklarında hız ve açısal kalibrasyon yapılmıştır. Hız kalibrasyonu 0.5 m/s - 1 Mach aralığında akım sağlayan bir kalibrasyon ünitesi kullanılarak yapılmıştır. İstenilen hız aralığına ulaşabilmek için kalibrasyon ünitesinde iki farklı lüle kullanılmıştır. Elde edilen deneysel sonuçlar MATLAB yazılımı aracılığıyla yazılan kodlar ile işlenip görselleştirilmiştir. Sayısal yöntem olarak ise sonlu hacim yöntemi uygulanmıştır. Bu yöntemi uygularken bazı ticari kodlar kullanılmıştır. Geometrik model ve çözüm ağının oluşturulabilmesi için CATIA ve GAMBIT yazılımları, HAD çözücüsü olarak ise FLUENT yazılımı kullanılmıştır. Elde edilen sayısal sonuçlar, FLUENT yazılımının ardıl-işleyicisi ve MS Excel yazılımları ile işlenerek görselleştirilmiştir.

Title

EXPERIMENTAL AND NUMERICAL STUDY OF CIRCULAR AND NON-CIRCULAR JET FLOWS

Abstract

The subject of jet flow is one of the most significant and basic research areas of the fluid mechanics. In addition, it has broad range of application areas. Jet flows are used for many different purposes in industrial applications as increasing combustion efficiency, forming materials, increasing transfer rate of mass and heat, etc. Jet flows are commonly used in production stages of electronic circuits, combustion chambers, gas turbines; and also in paper, textile, glass and metal industries. In many cases, it is not possible to obtain analytical solutions for turbulent flows due to random changes of the physical factors that create flow with time and location. Explanations for these flows are provided by experimental and numerical studies. So that, experimental results was firstly obtained for jet flow in this study. After then, experimental data was compared with data obtained by using Computational Fluid Dynamics (CFD) method. Hot Wire Anemometer (HWA) was used as an experimental method in the study. HWA is frequently applied in the academic area and in practice to examine physical properties of the flow. Despite many methods that recently developed, HWA is still used due to its low response time and sensitivity. In the preparation phase of the experiments, at first, an angular motion mechanism, that rotates probe by required angles come by the theoretical formulas, was designed. During this design stage, the loads that the mechanism hold is considered and a structural analysis run to determine the deformation of the mechanism. So the displacement of the probe due to loads was determined. Velocity and angular calibrations were applied for probe at certain temperatures. Velocity calibration was performed by using a calibration unit with a range of 0.5 m/s - 1 Mach. There are two nozzle were used with calibration unit to obtain the velocity calibration at this range. The experimental results are processed and visualized by using a commercial code MATLAB. The finite volume method is applied as a numerical method. To apply this method, some commercial codes were used. CATIA and GAMBIT softwares are used to create the geometrical model and computational grid. FLUENT was used as a CFD solver. The numerical results were visualized by post-processor of FLUENT and MS Excel.

Anahtar Kelime

Jet Akımları, Türbülans, HAD, Sıcak Tel Anemometresi

Bilim Kodu

6180101




Sıra No :11433
Üniversite

516061029

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç. Dr. Şevkiye Şence Türk

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Tanya Sebahat Çelik

Başlık

TAPU SİGORTASININ TÜRKİYEDE UYGULANABİLİRLİĞİ ÜZERİNE BİR İNCELEME

Özet

Üniversitesi : İstanbul Teknik Üniversitesi Enstitüsü : Fen Bilimleri Anabilim Dalı : Gayrimenkul Geliştirme Programı : Gayrimenkul Geliştirme Yüksek Lisans Tez Danışmanı : Doç. Dr. Şevkiye Şence TÜRK Tez Türü ve Tarihi : Yüksek Lisans – Ocak 2011 ÖZET TAPU SİGORTASININ TÜRKİYE’DE UYGULANABİLİRLİĞİ ÜZERİNE BİR İNCELEME Tanya Sebahat ÇELİK Mülkiyet hakkının korunmasına ilişkin dünyada bir çok sigorta ürünü bulunmaktadır. Bunlardan en yaygın olanı “Tapu Sigortası” kavramıdır. Tapu sigortası kişinin bina, arazi gibi taşınmazlar üzerinde tasarrufta bulunabilme imkanı sağlayan yasal hakka veya yasal hakkın devrine ilişkin bir kusur veya eksiklik nedeniyle, uğrayabileceği mali kayıpları ve başkalarına karşı sorumluluklarını, poliçe kapsamındaki şartlar ve sınırlar dahilinde tazmin eden sigorta şeklidir. Tapu sigortası kavramı ilk kez Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıkmıştır. Avrupa’da ise yasal süreç ve mevcut sorunlar gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkelerde birbirinden farklıdır. Tapu sigortasının Türkiye’de uygulanabilirliği açısından bakılarak ülkemizdeki mevcut yasalar ve uygulamaları ele alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde görülmüş ve mahkemece Türkiye’ye açılan davalardan 2005 – 2010 yılları arasında karara bağlanmış olanları incelenmiştir. Ülke sınırları içerisinde faaliyet gösteren tek bir tapu sigorta şirketi olduğu tespit edilmiş ve bu şirket yapısal ve faaliyet alanları yönünden incelenmiştir. Türkiye’deki sadece bir adet taşınmaz projesinde tapu sigortasının uygulandığı görülmüştür. Taşınmaz projesi konumu, yatırımcıları ve projenin içeriği yönünden incelenerek neden tapu sigortası ürününü tercih ettikleri ortaya konmuştur. Halihazırdaki yasal durum, Türkiye’deki tapu sigortası pratik uygulama, bankalar, yatırımcılar ve sigorta şirketleri açılarından bakılarak tapu sigortasının Türkiye’de uygulanabilirliğinin güçlü ve zayıf yönleri ortaya çıkartılmış ve uygulanabilirliği test edilmiştir.

Title

AN ANALAYSIS OF THE APPLICABILITY OF TITLE INSURANCE IN TURKEY

Abstract

University : Istanbul Technical University Institute : Institute of Science and Technology Science Programme : Real Estate Development Programme : Real Estate Develepment Supervisor : Doç. Dr. Şevkiye Şence TÜRK Degree Awarded and Date : M.Sc. – January 2011 ABSTRACT AN ANALAYSIS OF THE APPLICABILITY OF TITLE INSURANCE IN TURKEY Tanya Sebahat ÇELİK There are a lot of insurance products for the protection of property rights in the world. The most common of these is the concept of Title Insurance . It provides to guarantee an individual’s rights of owning a real estate property and it protects the individual from the problems that may occur at the stage of transfer under the coverage of the policy. Title insurance has first arose in United States of America. The legal process and the existing problems are different in the developed countries from the ones in the developing countries within Europe. The applicability of title insurance in Turkey is being argued by firstly examining the existing laws and their enforcements in the country. The cases, have consulted to European Court of Human Rights in order to compensate the losses and the cases that are eventuated between 2005-2010 against Turkey have been studied. The research showed that there is only one title insurance company within the borders of the country and this company has been studied on our part. In Turkey, there is only one real estate project that includes title insurance. The location of the project, investors and the content of the project has been studied in the ways of its, why title insurance has been preferred is being questioned. From the perspectives of the legal situation at present, the practical application of title insurance in Turkey, banks, investors and insurance companies, the applicability of title insurance in Turkey has been discussed with its weak and strong point.

Anahtar Kelime

Tapu Sigortası, Mülkiyet

Bilim Kodu

0




Sıra No :11425
Üniversite

516061034

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Y. Doç. Dr. Hakan Yaman

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Alper TÜFEKÇİ

Başlık

TÜRKİYE’DE GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNDE DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM: ALIŞVERİŞ MERKEZİ UYGULAMALARI

Özet

Bu çalışmada, alışveriş merkezleri yatırımları aracılığı ile gelen doğrudan yabancı yatırımların yarattığı etkiler istatistikî veriler yardımı ile incelenmiştir. Türkiye’de gayrimenkul sektörü ve gayrimenkul sektöründe DYY’ın yeri ve önemi üzerinde durulmuştur. Gayrimenkul sektörüne DYY’ın hangi yollarla girdiği irdelenmiş ve yatırımın Türkiye’ye hangi sebeplerle girdiği ve hangi bölgelerde yoğunlaştığı üzerinde durulmuştur. Türk gayrimenkul sektörü üzerinden Türkiye’ye giriş yapan yabancı sermayeye ilişkin istatistikî veriler ışığında, Türkiye’de alışveriş merkezlerine yatırım için gelen yabancı sermayenin Türkiye’deki durumu, elde edilen istatistikî veriler ışığında karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve sonuç bölümünde, DYY’ın ülkemize sağladığı yararlar ve sakıncalı yönleri analiz edilmiştir.

Title

FOREIGN DIRECT INVESTMENT IN REAL ESTATE SECTOR OF TURKEY: SHOPPING CENTER APPLICATIONS

Abstract

In this study, effects of foreign direct investment through investments in shopping centers is analyzed with the help of statistical data. In the thesis, real estate sector in Turkey and the importance of foreign direct investment in real estate sector is detailed. In which ways foreign direct investment is coming into real estate sector is described. The reasons to invest in Turkish real estate sector and the main regions investments are realized also described. The current position of the foreign investorst which come to invest to the shopping center development in Turkey is described comperatively in the light of the statistical data as referring to the foreign capital investing into the real estate sector of Turkey and in the application, result part the advantages and disadvantages ant the aspects of foreign direct investments to shopping center sector is analyzed.

Anahtar Kelime

Gayrimenkul geliştirme, doğrudan yabancı yatırım, Alışveriş Merkezi

Bilim Kodu

0




Sıra No :11416
Üniversite

512061030

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Deniz Ulaştırma Mühendisliği

Danışman Adı

Prof.Dr. Sezer ILGIN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Nihal PAMUK

Başlık

Rotterdam Kuralları ve Türkiye Açısından Değerlendirilmesi

Özet

Bu çalışmada, deniz yolu ile eşya taşımacılığını düzenleyen uluslararası sözleşmeler ele alınarak Rotterdam Kuralları’nın getirmiş olduğu yeni hükümler Lahey-Visby Kuralları ve Hamburg Kuralları ile karşılaştırmalı olarak ortaya konmaya çalışılmıştır. Genel kanı olarak Lahey-Visby Kuralları daha çok taşıyanlar lehine, Hamburg Kuralları ise daha çok taşıtanlar lehine kurallar içermektedir. Mevcut konvansiyonların yarattığı uygulamadaki farklılıklara son vererek deniz taşımacılığına uluslararası yeknesak kurallar getirmeyi ve günümüz modern taşımacılık sistemlerinin ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan Rotterdam Kuralları’nın taşıyan ve taşıtan arasında sorumlulukların paylaşımı konusunda daha dengeli olduğu ve bu açıdan bakıldığında Lahey-Visby Kuralları ve Hamburg Kuralları’nın ortasında yer aldığı kanaati oluşmuştur. Uluslararası arenada taşıma ve taşıtma kapasitesi incelendiğinde taşıtan bir ülke olarak karşımıza çıkan Türkiye’de yürürlükte olan düzenlemenin taşıyanlar lehine hükümler içermesi ve Türkiye’nin ticaret yaptığı ülkeler arasında Rotterdam Kuralları’nı imzalamış ülkelerin bulunması sebebiyle konvansiyona taraf olmasa bile yürürlüğe girdiği anda uygulama alanına dahil olacağı gözönüne alınarak Türkiye’nin Rotterdam Kuralları’nı desteklemesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Title

The Rotterdam Rules and Their Assessment for Turkey

Abstract

A comparative study of the provisions of the Rotterdam Rules, Hague-Visby and Hamburg Rules, the international conventions to regulate carriage of goods by sea, is hereby realized. It is generally accepted that the Hague-Visby Rules were in favor of the carriers while the Hamburg Rules in favor of ship owners. Meanwhile, the Rotterdam Rules are more balanced ending the differences in implementation and aiming to bring international uniform rules to sea carriage while also meeting the needs of modern carriage systems, and have found a middle course between the Hague-Visby and Hamburg Rules. Considering Turkey s capacity as a shipper despite the pro-carrier provisions of the regulation in effect, and Turkey s trade relationship with the undersigning countries, Turkey should support the Rotterdam Rules although the country is not a party to the convention, it will be included in the implementation area once effective.

Anahtar Kelime

Denizcilik, Deniz yolu taşımacılığı, Rotterdam Kuralları, Uluslararası deniz yolu eşya taşıma sözleşmeleri

Bilim Kodu

6270301




Sıra No :11414
Üniversite

519071013

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof. Dr. Mehmet OCAKÇI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

İsmet ESGİN ZORLU

Başlık

KENTSEL TASARIM PROJE SÜREÇLERİNİN KATILIMCI YAKLAŞIM İLE YÖNETİMİ: İSTANBUL METROPOLİTEN PLANLAMA VE KENTSEL TASARIM MERKEZİ(İMP) ÖRNEĞİ

Özet

Bu çalışmada, son beş yılda İstanbul kentinde süregelen planlama pratiklerinde önemli bir kırılma noktası yaratan, deneyim kazanma ve bu süreçte karşılıklı öğrenme olanakları sunan İMP’nin geliştirdiği model ve İstanbul’un mekansal değişimindeki rolü, kentsel tasarım proje süreçlerindeki katılımlı yaklaşımlar üzerinden sınanmaktadır. Bu bağlamda kentsel planlama yazını stratejik mekansal planlama ve kentsel tasarım projeleri çerçevesinde incelemekte; geliştirilen araştırma tasarımı ile kentsel tasarım projeleri ve İMP’nin organizasyon yapısı üzerindeki genel algı çözümlemesi yapılmıştır. Elde edilen bulgular neticesinde İMP’de kurulan modelin bu konuda isteklilik ve çaba olmasına rağmen kuruluş amaçlarına erişmediği anlaşılmaktadır. Kentsel tasarım çalışmalarında katılımcı yaklaşımların yeterince geliştirilemediği, modelde öngörülen aktörlerin sınırlı katılımı gerçekleştiği, merkezi yönetim ve halkın katılımı eksik kaldığı, proje süreçlerinin hangi yöntemlerle ve örgütlenmelerle şekilleneceği ve nasıl uygulama düzeyine taşınacağı netleştirilemediği görülmektedir.

Title

MANAGEMENT OF URBAN DESIGN PROCESS WITH PARTICIPATORY APPROACHES: A CASE OF İSTANBUL METROPOLITAN PLANNING AND URBAN DESIGN CENTER (İMP)

Abstract

Thesis sudy evaluates the participatory model developed by İMP which can be seen as a breaking point in current planning practices of İstanbul that are handled in last five years and discusses İMP’s role on İstanbul’s spatial transformation in terms of urban design processes handled in these participatory means. Within this context, urban planning literature is reviewed in terms of importance of urban design projects in strategical spatial planning approaches and a research design is conducted to analyse these projects and perceptions on organisational structure of İMP. Findings show that; although there was an intimate intention to create a participatory model to carry out urban design processes to implemention phases; İMP is perceived as far from its initial ambitions and goals. Urban design processes were not managed with participatory approaches, even participation of actors were reduced to restricted participation of public and private agencies excluding local people or organizations participation. With which methods and collaborations the process of urban design projects will be managed and how these methods will carry out processes into implementation phases still stay as unclear.

Anahtar Kelime

Stratejik Mekansal Planlama, Kentsel Tasarım Projesi, Katılım

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :11410
Üniversite

519081014

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof Dr. Mehmet OCAKÇI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Şubat

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Nimet Berrak BAKIŞKAN

Başlık

KAMUSAL MEKANDA TÜRK KADINLARININ KÜLTÜRLERİNE BAĞLI DAVRANIŞ BİÇİMLERİ : BRÜKSEL/SCHAARBEEK ÖRNEĞİ

Özet

Bu çalışmada kamusal mekanda insan-çevre ilişkileri bağlamında geçmiş deneyimlerinden kaynaklanan kültürel birikimlerin etkisi ele alınmıştır. Bu etkileşim bağlamında bahsedilen birikimler çevresel algı, kişisel ve toplumsal davranışlar, kentsel imaj ve kimlikle ilişkili olabilmektedir. Bu kavramlar insanların belleklerinde birer filtre oluştururlar. Çalışma alanı olarak Brüksel’de Türk vatandaşlarının da özellikle yoğun olarak ikamet ettikleri Schaarbeek semti ele alınmıştır. Bu araştırmanın esas amacı farklı bir kültürden gelen Brüksel’deki bu insanların sıklıkla kullandıkları kamusal mekanları algılama, yorumlama ve oradaki davranış biçimlerini anlamaktır. Tez çalışmasının metodu öncelikle analiz edilecek bölgenin belirlenmesi ile oluşturulmaya başlamıştır. Ayrıca, gün içinde görülebilen alanlarda kullanıcı davranışları gözlenmiştir. Gözlem sonuçlarına bağlı olarak Schaarbeek’te yaşayan insanlar arasından bu mekanları efektif şekilde kullanmayan gruptaki kişilerin bir bölümü üzerinde anket çalışması uygulanmıştır. Bu çalışmanın sonucu olarak, kadın kullanıcıların kamusal mekanları erkeklere göre daha az kullandıkları ve genel olarak Schaarbeek’teki dış mekanlara karşı sosyal çevre, açık alan tasarımı, güvenlik ve özgünlük yönlerinden olumsuz bir bakış açısına sahip oldukları ortaya çıkmıştır.

Title

TURKISH WOMEN’S DAILY ACTIVITIES IN PUBLIC SPACES DEPENDING ON THEIR CULTURAL BACKGROUND : SAMPLE OF BRUSSELS/SCHAARBEEK

Abstract

In this study, human-environment relations in public places and cultural background that people have depending on their past experiences are investigated. In terms of this interaction, these factors can be related to environmental perception, personal and social behaviors, urban image and identity. These concepts constitute a filter in people’s minds besides their personal evaluations. As the site study area, Schaarbeek –a neighborhood where many Turkish citizens dwell in Brussels– is chosen, The main purpose of this research is to understand how people from a different culture in Brussels perceive and evaluate the public spaces they mostly use within their behaviors in those areas. The methodology of the thesis has been started to be constructed by determining the public spaces to be analyzed. Immediately, observations on the site are done to determine daily visible part of human behaviors in selected spaces. Afterwards, a questionnaire is applied to some part of local people living in the neighborhood in order to understand how public spaces are evaluated for a part of people not using the spaces effectively. As a result of this study, it is found out that female users prefer to use public spaces less than males, and they have negative points of view related to the social environment, design of open spaces, safety, and originality of outdoor spaces in Schaarbeek.

Anahtar Kelime

Çevresel algı, Kültür, Kamusal mekan, Kentsel imaj ve kimlik

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :11408
Üniversite

518071023

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Yrd. Doç. Dr. Levent OVACIK

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Ufuk Tur

Başlık

ELEKTROMEKANİK SİSTEMLERİN MODEL PARAMETRELERİNİN KESTİRİMİ

Özet

Bu çalışmada, sürekli mıknatıslı doğru akım motoru-yük sisteminden oluşan bir elektromekanik sistem için gerçekçi bir matematiksel model elde edilerek sistem parametreleri gürültülü ölçümlerin etkisi altında doğru olarak kestirilmeye çalışılmıştır. Kestirim işlemi için gerçek modele uygulanması gereken giriş sinyali olarak endüvi gerilimi, buna karşılık sistem cevabı olarak da endüvi akımı ve rotorun açısal hızının değişimi bilgisayar benzetimlerinden yapay olarak üretilmiştir. Bu yapay değerlerin, gerçekçi değerler olabilmesi için üzerine Gauss beyaz gürültüsü eklenerek bilinmeyen model parametreleri kestirilmiştir. Çalışmalar sırasında, sinyalin kendisi üzerinde fark edilemeyecek derecede küçük olan gürültünün, sinyalin türevi üzerinde oldukça büyük etkisi olduğu görülmüştür. Tikhonov düzgünleştirme yöntemine dayalı bir filtreleme yöntemi kullanılarak, gürültünün, sinyalin türevi üzerindeki bu olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi sağlanmıştır. Bu aşamada, incelemeye frekans domeninde devam edilerek, sinyal üzerinde ne derece şiddetlendiği tam olarak bilinmeyen gürültü için kesme frekansı belirlenmeye çalışılmıştır. Tikhonov filtresinde, bu kesme frekansı düzgünleştirme parametresiyle sağlanmaktadır. Tikhonov filtresinde kullanılmak üzere belirlenmesi gereken optimum düzgünleştirme parametresi için, CRESO fonksiyonuna dayalı bir amaç fonksiyonunun optimizasyonundan faydalanılmaktadır. Bu fonksiyon yardımıyla, optimum düzgünleştirme parametresinin değerini, ölçülen sinyal üzerinden hesaplamaya yönelik yeni çalışmalar yapılarak, bu anlamda bazı algoritmalar geliştirilmiştir. Bulunan optimum düzgünleştirme parametresi sonucunda, Tikhonov filtresi kullanılarak bir türev operatörü geliştirilmiş ve bu operatöre Tikhonov Düzgünleştirmeli Türev Operatörü (TDTO) adı verilmiştir. Geliştirilen TDTO algoritması bir eyleyici-yük sistemine uygulanarak sistemin bilinmeyen model parametreleri en küçük kareler yöntemi ile kestirimi işlemi gerçekleştirilmiştir.

Title

MODEL PARAMETER ESTIMATION OF ELECTROMECHANICAL SYSTEMS

Abstract

In this study, a realistic mathematical model is first developed for an electromechanical system that consists of a permanent-magnet direct current motor-mechanical load system, and then the effort was expended on accurately identifying the parameters of this system under noisy measurements. To estimate unknown parameters, armature voltage is applied and changes in armature current and rotor speed as the system response are both generated artificially form computer simulations of the overall system. Gaussian white noise is added to these measured signals to represent more realistic conditions. Negative effect of noise on derivative is to be minimized by using a filtering algorithm based on Tikhonov regularization. With through study on the frequency domain analysis of the signal, the derivative operation is enhanced by designating an optimal cut-off frequency for an unknown intensity of noise in the signal. This optimal cut-off frequency can be obtained by regularization parameter in Tikhonov filtering method. An optimal regularization parameter is determined by optimizing an objective function based on the CRESO function approach. By the CRESO function approach, a new method for computing an optimal regularization parameter from sampled signals with unknown noise levels is successfully developed. As a result of detecting an optimal regularization parameter, a new derivation operator is developed through studying with Tikhonov filtering method. This operator is named as “Tikhonov Regularized Derivative Operator” (TDTO). The TDTO operator is successfully used in least square estimation of the unknown parameters of an actuator-load system under various noise levels in measured input and response signals.

Anahtar Kelime

En Küçük Kareler Yöntemi, Parametre Kestirimi, Gürültü, Tikhonov Filtreleme, CRESO Fonksiyonu

Bilim Kodu

0




Sıra No :11355
Üniversite

516071002

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç.Dr. Ş. Şence TÜRK

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Şubat

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

AHMET ENGİN BAYKAN

Başlık

TAŞINMAZ KÜLTÜR VARLIKLARININ KORUNMASINA YÖNELİK FİNANS YÖNETİMİ: İSTANBUL ÜZERİNE BİR İNCELEME

Özet

Coğrafi konumu itibariyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Türkiye, kültürel miras bakımından zengin potansiyellere sahip konumda olup, sınırları dahilinde tarihin izlerini taşıyan birçok eski eser bulundurmaktadır. Koruma kavramının dünyada önem kazanması ile ülkemizde taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına yönelik birçok yasal düzenleme yapılmış, korumaya yönelik politikalar oluşturulmuştur. Önceleri örgütlü bir şekilde gerçekleştirilemeyen koruma çalışmaları, yasal düzenlemelerle birlikte daha düzenli ve bilimsel kaynaklara dayalı bir şekilde yürütülmeye çalışılmaktadır. Sürdürülebilirlik ve katılım kavramlarının koruma olgusunu güçlendirmesi sonucu ülkemizde koruma çalışmalarına çeşitli aktörler ve paydaşlar katılmakta olup, tarihi ve kültürel değerlere sahip taşınmazların korunmasına yönelik çeşitli kanun ve yönetmelikler çıkartılmıştır. Bu yasal düzenlemeler içerisinde taşınmaz kültür varlıklarına müdahale biçimleri ortaya konulmuş ve beraberinde çeşitli finansman kaynaklarının koruma sürecine katılması sağlanılmıştır. Ulusal ölçekte ülkelerin kendi politikaları doğrultusunda oluşturulan ekonomik desteklerin dışında, kültürel mirasın korunmasına yönelik uluslararası kuruluşların da çeşitli destekleri bulunmaktadır. Aralarında Avrupa Birliği gibi büyük kuruluşların da yer aldığı uluslararası kurum ve kuruluşlar, sağladığı fon ve destekler ile “Ortak Gelecek” hedefi doğrultusunda taşınmaz kültür varlıkların korunmasına yönelik çalışmalar yürütmektedir. Dünyada taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına yönelik finans yönetimi, koruma sürecinin dinamiğini belirleyen başlıca etken konumunda olup, kültürel mirasa sahip çıkılması hususunda merkezi ve yerel yönetim birimlerinin, özel girişimlerin ve çeşitli kuruluşların finans yönetiminde sürece dahil olduğu gözlemlenmektedir. Kültürel ve tarihi mirasın korunması hedefi ile dünya üzerinde birçok ülke, hükümetleri aracılığıyla koruma çalışmalarına önemli derecede kaynak sağlamaktadır. Ülkemizde de yabancı ülkelerde yapılan mali politikalara benzer yapılanmalar bulunmakta olup, kültür çalışmalarına yönelik vergi indirimi gibi çeşitli destekler ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına yönelik fonlar sağlanmaktadır. Dünya üzerinde koruma politikalarının uygulayıcıları olan merkezi yönetimin sorumluluklarını zamanla yerel yönetimlere aktarmasıyla birlikte yerindelik ilkesi sonucu koruma çalışmalarının daha sağlıklı biçimde yürütülmesi sağlanmıştır. Ülkemizde taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına yasal zemin oluşturan 2863 sayılı kanununa 2004 yılında getirilen değişikliklerle koruma anlayışının sınırları genişletilmiş olup, devamında yürürlüğe giren yönetmeliklerle koruma çalışmaları evrensel standartlara çekilerek finansman kaynakları oluşturulmuştur. Bu konuda ülkemizde taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına yönelik oluşturulan en önemli desteği; Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Ait Katkı Payına Dair Yönetmelik doğrultusunda Katkı Payı Fonu adı altında İl Özel İdareleri bütçesinde oluşturulan ve kamulaştırma, proje ve uygulama örneklerine aktarılan ödenekler oluşturmaktadır. Bununla birlikte İl Özel İdareleri bütçesinde oluşturulan fonlarla ilgili bilgiler ulusal literatürde detaylı olarak incelenmemiştir. Bu bilgiler ışığında ülkemizde taşınmaz kültür varlıklarına yönelik verilen destek, yardım ve fonlar incelenmiş, “Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Ait Katkı Payına Dair Yönetmelik” kapsamında belediyeler tarafından toplanan emlak vergilerinin %10’luk kısmının İl Özel İdareleri bütçesinde toplanmasıyla oluşturulan Katkı Payı Fonunun kullanımı İstanbul örneği üzerinde incelenmiştir. Taşınmaz kültür varlıklarının yaşatılması için kaynakların verimli kullanılarak kültür mirası konumundaki bu varlıkların kullanımının devam ettirilerek yaşatılması gerekmektedir. Bu bağlamda ülkemizde yürütülen koruma çalışmalarına aktarılan kaynağın idari birimler tarafından yeterli derecede ve düzenli bir şekilde olması, koruma çalışmalarının da bilimsel veriler ışığında yapının özgünlüğü bozmayacak şekilde yapılması gerekmektedir.

Title

FINANCIAL MANAGEMENT FOR PROTECTION OF IMMOVABLE CULTURAL PROPERTIES: AN ANALYSIS FOR ISTANBUL

Abstract

Turkey is a country which hosted many different civilizations because of its geographical position, it keeps a lot of ancient monuments within its borders and it has big potential in terms of cultural inheritance. As the ‘’protection’’ term gain importance worldwide, a lot of legal sources are made, and policies are formed in order to protect immovable cultural properties in our country. Protection efforts that could not be conducted in an organized manner in the past, is tried to be maintained by depending on scientific sources and in more regular way. As a result of that sustainability and participating strengthen protection actions, various new actors and shareholders join to protection efforts in our country besides a variety of laws and instructions are formed for the protection of real properties which carry cultural and historical values. Within these legal adjustments, form of intervention types are put forward and besides a variety of financial sources is provided to be participated in the protection process. In national scale international foundations provide various supports for the protection of cultural inheritance except from economical supports which is formed in accordance with countries’ own policies. International institutions and organisations which includes big foundations like European Union, perform works with the aim of ‘Common Future’’ by providing funds and support in order to protect immovable cultural properties. Financial management about protection of immovable cultural properties in world is the primary agent which specify the dinamic of protection process. It is observed that centralized and local administrative units, private sector iniatives and various organizations are involved to financial management process in point of protecting the cultural and historical inheritance. With the aim of protection of cultural and histrorical inheritance many countries in the world provide sources significiantly to protection efforts via their governments. In our country there is a variety of structuring likewise financial policies in other countries and besides this, various supports like tax reduction for the cultural efforts and funds for the protection of immovable cultural properties. Centralized administrations who are the appliers of protection policies all around the world pass on their own responsibilities to local governments in process of time, as a result of decentralization policies protection efforts are ensured to be conducted in a more proper way. By the changes in 2004 made to Law no.2863 which forms a legal basis for the protection of immovable cultural properties in our country, borders of the sense of protection are extended, via following instructions, protection efforts are carried to universal standarts by this way financial sources are formed. In this respect the most important support provided for the protection of immovable cultural properties; allowance which is collected in the Private Provincial Administrations’ budget under the name of “Contrubition Funds” according to by law called “Contribution Share for the Protection of Immovable Cultural Properties”, is transferred to expropriation, project and implementation samples. Besides this, datas about funds formed in Special Provincial Administration’s budgets are to be rewieved in national literature elaborately. In the light of these datas, the support, charity and funds devoted to immovable cultural properties in our country are rewieved; application of Contribution Funds which is formed by gathering 10% of property taxes collected by the municipals in the budgets of Special Provincial Administration is rewieved on the sample of Istanbul within the by law called “Contribution Share for the Protection of Immovable Cultural Properties” It is necessary to use sources effectively and keep them in use incessantly in order to maintain these substances which are in a position as cultural inheritance. In this context, sources which are transferred to protection efforts conducted in our country, should be provided by administrative units sufficiently and in a regular way and also protection efforts should be done in the light of scientific datas in a way that doesn’t change the originality of structure.

Anahtar Kelime

koruma, fon, eski, eser

Bilim Kodu

0




Sıra No :11322
Üniversite

511071145

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Yrd. Doç. Dr. Hayri Acar, Prof. Dr. A. Cihat Baytaş

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Hasan Başcı

Başlık

FARKLI GEOMETRİLERDE GÖZENEKLİ ORTAM İÇEREN BİR KANALDA YÜKSEK VİSKOZİTELİ YAVAŞ AKIŞ İÇİN ARAYÜZEY HIZI VE HIZ ALANLARININ DENEYSEL VE SAYISAL OLARAK TESPİTİ

Özet

Gözenekli ortamlarda akış ve ısı geçişi olayları günümüzde makine, uçak, uzay, kimya, jeofizik, inşaat ve nükleer gibi pekçok disiplinin ilgisini çeken bir çalışma konusu olarak mühendislik araştırmalarında önemli bir yer tutmaktadır. Konuyu önemli kılan başlıca etken pekçok bilimsel ve teknolojik uygulamada kullanılan gözenekli ortam sistemleri hakkında hala kesin olarak açıklığa kavuşturulamayan noktaların bulunmasıdır. Yapılan bu çalışmada, bir kısmı gözenekli ortam içeren bir kanal içindeki akış olayı deneysel ve sayısal olarak incelenmiştir. Yapılan deneysel çalışmada, gözenekli ortam pleksiglas çubukların bir matris halinde dizilmesi ile oluşturulmuştur. Dairesel, kare ve 45o döndürülmüş kare olmak üzere üç farklı çubuk geometrisi kullanılarak üç farklı kanal oluşturulmuş ve geometrinin hız profiline etkileri gözlemlenmiştir. Özellikle gözenekli ortam ve serbest akış bölgesi sınırını oluşturan arayüz hattındaki hızların geometri ile değişimi, çalışmanın en temel konusunu oluşturmuştur. Hız alanının DPIV sistemi kullanılarak elde edildiği deneyler ayrıca bir de sayısal çalışmayla desteklenmiştir. Sayısal çalışma, kanalın eş ölçekte üç boyutlu bir modelinin oluşturulması, bu model üzerinde ızgara yapısının oluşturulması ve çözüm basamaklarını kapsamaktadır. Elde edilen sonuçlar karşılaştırıldığında, sayısal ve deneysel çalışmaların sonuçlarının çok büyük bir uyum içerisinde olduğu görülmüştür. Çalışma sonucunda hız profillerinin ve arayüz hızlarının değişen ortam geometrisi ile ne şekilde değiştiği iyi bir şekilde ortaya konulmuştur. Çalışmanın diğer bir amacı da analitik bir geçirgenlik hesabının oluşturulmasını içermektedir. Geçirgenliğin gözenekli ortam çalışmaları için oldukça önemli bir değişken olması bu çabayı anlamlı kılmaktadır. Çalışmanın bu kısmında inceleme konusu olan dairesel, kare ve 45o döndürülmüş kare geometride çubuklardan oluşan gözenekli ortamlar için analitik geçirgenlik hesapları başarılı bir şekilde elde edilmiştir. Dairesel ve kare çubuklardan oluşan gözenekli ortamlar için elde edilen geçirgenlik bağıntıları, daha önceden kaynaklara girmiş diğer çalışmalarla karşılaştırılmış ve güvenilir sonuçlar sağladıkları görülmüştür. 45o döndürülmüş kare çubuklarla oluşturulmuş gözenekli ortam için geçirgenliği veren bir bağıntı kaynak araştırmasında bulunamamıştır. Bu nedenle, bu çalışmada ortaya konan bağıntı çalışmanın katkısı olarak değerlendirilebilir.

Title

DETERMINATION OF INTERFACE VELOCITIES AND VELOCITY FIELDS FOR HIGHLY VISCOUS SLOW FLOW IN A CHANNEL THAT INCLUDES VARIOUS POROUS MEDIA GEOMETRIES

Abstract

The fluid flow and heat transfer phenomena within porous media is accounted as a significant subject among engineering researches which attracts attention of many disciplines like mechanical, aeronautics, astronautics, chemical, geophysics, civil and nuclear engineering. The chief factor of importance of the subject is that there are still unknown points about porous media systems which have wide area of use in many scientific and technological applications. This study covers the experimental and computational investigation of fluid flow in a channel which partially includes a porous zone. In the experimental part of the study, the porous media is produced using a matrix-like array of plexiglass rods. The study includes three different geometries of porous media which are formed using rods with circular, square and 45o rotated square cross sections. The effect of different geometries on velocity profile is observed at the study. Especially the effect of 3 different geometries on the behaviour of the velocity magnitudes on interface line, which is the boundary between the porous media and free flow region, is aimed as the most significant investigation of the study. During the experiments DPIV system is used for obtaining the velocity field and these results are also supported by a computational analysis. The computational part of the study includes the design stage of an equally sized 3-D model of the experimental channel, the meshing stage of the channel and the solution stage. At the end of the study a good agreement between experimental and computational results is observed. By means of the results of the study the effect of the geometry on the behaviour of the velocity profiles and interface velocities are clearly figured out. The second purpose of the study covers the proposal of an analytical method for the determination of permeability. The importance of the permeability for porous media studies makes this effort meaningfull. In this part of the study, analytical permeability determination methods are successfully obtained for all three investigated geometries which are composed of rods with circular, square and 45o rotated square cross sections. The analytical expressions obtained for geometries with circular and square cross sectioned rods are compared with former studies found in the literature search and a reliable agreement is observed. An analytical expression which calculates the permeability of 45o rotated square rods is not discovered during literature search. For this reason the expression obtained at this current study can be evaluated as contribution of the study.

Anahtar Kelime

Gözenekli ortam, Arayüz hızı, Geçirgenlik, DPIV

Bilim Kodu

6180101




Sıra No :11647
Üniversite

518041021

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Yrd.Doç.Dr. Levent Ovacık

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Vahap Gül

Başlık

GENEL AMAÇLI KABLOSUZ VERİ AKTARIMI İÇİN BİR ARAYÜZ TASARIMI

Özet

Uzaktan izleme ve kontrol alanında birçok farklı çözüm bulunmaktadır. Bu çalışmada, kablosuz haberleşme temelli, farklı uygulamalarda uzaktan kontrol ve veri transferi amacıyla kullanılabilecek bir elektronik kart geliştirilmiştir. Başlangıç olarak, sistemin sahip olacağı özellikler belirlenmiş ve bu kapsamda uygun donanımlar seçilmiştir. Tasarım aşamasında, uygulamanın mobil sistemler için olabileceği göz önüne alınarak, iyi bir entegrasyon için kartın boyutları ve gereksinimleri olabildiğince azaltılmıştır. Kablosuz iletişim için Bluetooth teknolojisi kullanılmış, bu sayede, sistemin Bluetooth özelliği olan bir herhangi bir ana sistem tarafından kullanılması sağlanmıştır. Kart üzerindeki fonksiyonlar için uygun sistem yazılımı geliştirilmiş ve kullanımı hakkında detaylı bilgiler verilmiştir. Benzer sistemler hakkında araştırmalar yapılmış ve örnekler verilmiştir. Tasarım unsurları, dikkate alınan noktalar net bir şekilde sunulmuştur. Sistem simülasyonu için gereken testler yapılarak çalışma mesafesi ve performans sonuçları elde edilmiştir. Sonuç olarak tasarlanan sistemin, veri transfer hızı, USB arayüzü ve tamamen kullanıma hazır olması gibi özellikleriyle mevcut çözümlerden ayrıldığı görülmektedir.

Title

DESIGN OF A GENERAL PURPOSE INTERFACE FOR WIRELESS DATA TRANSMISSION

Abstract

There are many different solutions for remote monitoring and control area. In this study, an electronic card which can be used in different kind of applications for remote control and data transfer based on wireless communication, is developed. As a first step, system features are determined and within this scope, suitable hardwares are selected. During the design stage, usage in mobile systems is considered so the dimensions and the requirements are reduced as much as possible to provide a good integration. Bluetooth technology is selected for wireless communication so that designed system can be used by any host system that has Bluetooth feature. A suitable system software is developed for each function on the card and detailed informations about usage are given. A research is carried out for similar studies and some examples are given. Design objects, considered points are presented clearly. By completing required tests for system simulation, working range and performance results are obtained. As a result, it is observed that the designed system is separated from current designs with high speed data transfer, USB and ready to use features.

Anahtar Kelime

Uzaktan izleme, Uzaktan kontrol, Veri transferi, Kablosuz iletişim

Bilim Kodu

0




Sıra No :11293
Üniversite

512081002

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Deniz Ulaştırma Mühendisliği

Danışman Adı

Doç. Dr. Ata Bilgili, Prof. Dr. Paul Menzel

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Burcu Kabatas

Başlık

GEMİ İZLERİNİN SAPTANMASI ve ATMOSFERDEKİ GEMİ İZLERİNİN MİKROFİZİKSEL ÖZELLİKLERİNİN MODIS VERİSİ İLE HESAPLANMASI

Özet

Bu çalışmada gemi izlerini oluşturan parçacık boyutunun 1 km çözünürlüğü olan MODIS datası ile sabah (Terra) geçişinden öğleden sonra (Aqua) geçişine kadar olan zaman dilimi içindeki değişimi analiz edildi. Gemi izleri, gemilerin egzosundan yayılan parçacıkların etrafında oluşan alçak seviyeli antropojenik bulutlardır, yani doğal yollardan değil, insan kaynaklı emisyonlar sonucu oluşurlar. Bu bulutları oluşturan parcacıklar sayı bakımından fazla, boyut bakımından küçük oldukları için, üstlerinde bulunan bulutları modifiye ederek yansıtma özelliklerini (albedo) değiştirirler ve bu sayede yakın kızılötesi görüntüde çevrelerinden daha parlak görünerek ayırd edilirler. Deniz yüzeyi ile gemi egzosu arasındaki yansıma özellikleri farkı, yani kontrastı, MODIS sensörünün 2.13 µm bandında daha büyük olduğu için, gemi izlerinin belirlenmesinde 2.13 µm kullanildi. Parçacıkların zaman içinde değişimini incelemek için MOD06 bulut algoritmasından yararlanıldı. Gemi emisyonu sonucu yayılan parçacıkların mikrofiziksel değişimlerini incelemek üzere değişik bölgelerden 5 lokasyon seçildi ve 5 durum çalışması yapıldı. Terra ve Aqua MODIS arasındaki zaman farkı içindeki parçacık değişimini hesaplamak için Terra ve Aqua MODIS sensörüne ait görüntülerde gemi izi çiftleri bulunarak, bu çiftlerinin karşılaştırılması yapıldı. Partikül boyutunun zaman geçtikçe ve kaynaktan uzaklaştıkça arttığı gözlendi. Partikül boyutunun zaman içindeki değişiminin 1 µm/saat’e kadar olduğu hesaplandı. Terra MODIS ve Aqua MODIS’in birbirleriyle uyum içinde olduğu ve her ikisinin de artan eğilim içinde oldukları gözlemlendi. Terra ve Aqua MODIS verisinde seçilen gemi izi çiftlerinin arasindaki korelasyon % 90±8 olarak hesaplandı. Seçilen 5 durum çalışmasının algoritma ile kararlılık gösterdiği sonucuna varıldı.

Title

DETECTING SHIP TRACKS and ESTIMATING THEIR MICROPHYSICAL PROPERTIES in the ATMOSPHERE WITH MODIS DATA

Abstract

In this study, 1 km Moderate Resolution Imaging Spectroradiometer (MODIS) observations of morning (Terra) to afternoon (Aqua) passes were analyzed to estimate the particle sizes (and their changes in time) change of the aerosols that formed the ship tracks. Ship tracks are the low-level anthropogenic clouds that form around the exhaust released by ships. They modify the overlying cloud albedo by having high particle concentration and small droplet size and thus can be detected in near infrared imagery as bright features comparing to its surrounding. 2.13 µm observations are used for detecting ship tracks due to the large difference in the reflection from sea surface and ship exhaust. The MOD06 cloud algorithm is used to estimate effective particle radius change with time. Five case studies in different parts of the world are studied to examine the microphysical changes of the ship exhaust plumes in time. Ship track pairs were chosen both in Terra and Aqua MODIS imageries to estimate the particle size change from morning to afternoon time period. Particle size increased with time in the atmosphere as measured by distance from the ship. Particle growth over time is estimated to be up to 1 µm per hour. Terra and Aqua MODIS particle size estimates were in good agreement and both had particle size increasing with time. Terra and Aqua MODIS results are found to be 90±8% correlated with each other. The five case studies further demonstrated stability of the MOD06 algorithm.

Anahtar Kelime

Gemi izleri, Uzaktan Algılama, MODIS, Antropojenik bulutlar, Bulut parcacik boyutu

Bilim Kodu

627




Sıra No :11601
Üniversite

517071009

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kıyı Bilimleri ve Mühendisliği

Danışman Adı

Prof.Dr. Sedat KABDAŞLI, Doç.Dr.Emel İRTEM

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Onur BORA

Başlık

EDREMİT KÖRFEZİ NİN SU KÜTLESİ HAREKETLERİNİN BELİRLENMESİ

Özet

Bu çalışmada Edremit Körfezi’nin su kütlesi hareketleri iki boyutlu olarak modellenmiştir. Edremit Körfezi’nin su kütlesi hareketlerinin belirlenmesi amacıyla bölgede üç farklı senaryo gerçekleştirilmiştir. İlk senaryoda Edremit Körfezi’ne batı sınır hattı boyunca genliği 20cm olan gel-git dalgası bölgeye verilerek bölgedeki su kütlesinin söz konusu gel-git dalgasına karşı oluşturacağı hareketi belirlenmiştir. İkinci senaryoda DSİ XXV. Bölge Müdürlüğü’nde alınan 1971-1996 yılları arası Taşkın Envanteri ve 1996 yılından sonra kaydedilmiş gerekli taşkın verilerinden yaralanılarak, bölgede bulunan dere ve çaylardan en yüksek taşkın debileri ve gel-git dalgası aynı anda bölgeye verilerek en gayri müsait durum için bölgenin su kütlesi hareketi izlenmiştir. Son senaryoda ise kuzey yön sıfır ve saat yönü pozitif kabul edilecek biçimde 62 dereceden bölgeye, 10 m/s, 20 m/s ve 30 m/s hızlarında rüzgar kuvveti yollanmış, bölgede bulunan su kütlesinin bu üç rüzgar kuvvetine karşı oluşturacağı hareketler irdelenmiştir. Nümerik modelde yer alan iki noktadaki hız değerleri ve yönleri İrtem ve diğ. (2011) ve İrtem ve diğ. (2002) de yer alan aynı iki nokta için hız ve yön ölçümleri ile karşılaştırılarak model kontrolü gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak Edremit Körfezi’ndeki su kütlesi hareketlerini ifade edebilecek sekiz noktadaki hız değerleri ve su seviye değişimleri 3 farklı senaryo için irdelenmiş ve bir tablo olarak sunulmuştur.

Title

DETERMINATION OF THE MASS MOTION OF WATER IN EDREMIT BAY

Abstract

In this M.Sc. Thesis Study, the mass motion of water of Edremit Bay is modeled in two-dimensions. In order to determine the mass motion of water of Edremit Bay, three different scenarios are modeled. In the first scenario, a tidal wave with 20cm amplitude is defined at the western boundary of the Edremit Bay modeling domain and the response of water mass to the tidal wave was evaluated. In the second scenario, in addition to the tidal wave, the flood flow values of the rivers and streams, which spill into the Edremit Bay. These flood flow values were obtained by the flood inventory document between 1971 and 1976, prepared by State Hydraulic Works, 25th Regional Directorate, and flood data recorded by State Hydraulic Works from 1996 to date. With this scenario, the mass motion of water under worst-case situation, was evaluated. The last scenario introduces wind forcing into the model and evaluates the mass motion of water under this wind forcing. In this phase of the study, three different wind speeds, from the 62 degree direction (0 being North) is introduced into the model. Velocity and direction for the two points which obtained from numerical model compare with Irtem and others (2002), Irtem and others (2011) which includes velocity and direction for the same two points. Thus, the numerical model has been checked. Water level changes and flow velocities in 8 different locations are evaluated for each of the different scenarios modeled and the results are presented in tabular form.

Anahtar Kelime

Su Kütlesi Hareketleri, İki Boyutlu Hidrodinamik Model, Edremit Körfezi

Bilim Kodu

0




Sıra No :11238
Üniversite

516051007

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Prof. Dr. Mustafa YANALAK

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Fatih KAYA

Başlık

GAYRİMENKUL DEĞERLEMELERİ VE DEĞERLEMELERİN VERGİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Özet

Hayatımızda önemli yer teşkil eden gayrimenkullerin, çeşitli alanlarda kullanılmak üzere, değerlerinin doğru olarak takdir edilmesi gerekmektedir. Çeşitli kamu yönetimi uygulamalarının yanında, özellikle vergilendirmede, gayrimenkullerin rayiç bedel tespitinin doğru olarak yapılması sağlanmak suretiyle, kamu politikaları veya diğer sebeplerle gayrimenkul sahiplerince sağlanan rantlar kamuya geri kazandırılmalı ve spekülatif kazançlar engellenmelidir. Böylece, toplumda adaletsiz gelir dağılımına neden olunmamalıdır. Ülkemizdeki gayrimenkul sektöründe yetersiz teknik ve hukuksal değerleme altyapısı nedeniyle, çeşitli kamu yönetimi uygulamalarında (kamulaştırma, özelleştirme, vergi idaresi, kamu ihaleleri, icra işlemleri vb.) hatalı değerlemeler yapılmakta adaletli ve hakkaniyetli bir politika belirlenememektedir.

Title

REAL ESTATE VALUATİONS AND EFFECTS OF VALUATİONS ON TAX

Abstract

To be used in various fields, values of the real estate which constitutes an important place in our lives are needed to be properly estimated. in addition to the various public management practices, especially in taxation, by providing accurate detection of real estate market value, annuities provided by real estate owners with public policy or other reasons can be given back to the public and speculative gains can be prevented. Thus, unfair income distribution in society should not be caused. Because of inadequate technical and legal valuation infrastructure of real estate industry in our country, incorrect valuations are carried out in various public management practices (nationalization, privatization, tax administration, public procurement, enforcement procedures and so on.) and a fair and equitable policy can not be determined.

Anahtar Kelime

Gayrimenkul değerlemelerinin önemi, Vergilendirmede gayrimenkul değerlemeleri, Gayrimenkul değerlemeleri ve vergi

Bilim Kodu

0




Sıra No :11312
Üniversite

516051022

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç. Dr. Elçin Taş

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

AFŞİN AYKANAT

Başlık

YÜKSEK GELİR GRUBUNA HİTAP EDEN TOPLU KONUT PROJESİNDE MÜŞTERİ MEMNUNİYETİNİN TASARIMA YANSITILMASI

Özet

Bu çalışmada öncelikle kalite kavramı ve toplam kalite yönetimi kavramı tanımlanarak , inşaat sektöründe toplam kalite yönetiminin ilkeleri, uygulanması ve süreçleri incelenmiştir. Toplam kalite yönetimi literatüründe bu kavrama ilişkin çok sayıda tanım bulunmaktadır. Bu tanımlardan hareketle toplam kalite yönetiminin, bir işletmede üretilen ürün ya da hizmetlerin, işletme süreçlerinin ve çalışanların sürekli iyileştirme ve geliştirme yolu ile en düşük toplam maliyet düzeyinde, müşteri arzu ve isteklerinin tüm çalışanların katılımı ve kendilerinden beklenen yükümlülükleri yerine getirmeleri yoluyla karşılanarak, işletme başarısının arttırılmasındaki stratejileri tanımlanmıştır ve inşaat sektöründe toplam kalite yönetiminin müşteri memnuniyeti ile olan ilişkisi incelenmiştir. Daha sonra inşaat sektöründe tasarım kalitesi kavramı, sınıflandırılması, tasarım kalitesini oluşturan bölümler açıklanmıştır ve tasarım kalitesi ile ilgili olarak yüksek gelir grubuna yönelik müşteri memnuniyetini belirleyen temel kriterler incelenmiştir. Bu incelemede aynı zamanda işletmenin başarılı olabilmesi, uzun dönemde karlı satışlar yapılması gerektiği ancak uzun dönemde başarının anahtarının ise müşteri memnuniyetinden geçtiği vurgulanmıştır. Müşteri memnuniyeti için öncelikle müşterilerin gereksinim ve beklentilerin belirlenmesi ve süreçlerin, bu gereksinim ve beklentileri doğru zamanda karşılayacak şekilde düzenlemesi gerektiği üzerinde durulmuştur. Son olarak ise yüksek gelir grubuna yönelik müşteri memnuniyeti kapsamında seçilmiş olan bir toplu konut projesinde tasarım kalitesinin değerlendirmesine yönelik bir alan çalışması yapılmıştır. Yapılmış olunan anket çalışmasıyla proje yönetimi kapsamında kalite kavramını ve inşaat sektöründe toplam kalite yönetimini incelemek ve tasarım kalitesi kapsamında müşteri ile tasarımcı arasında olması gereken iletişimi araştırmak amaçlanmıştır. Bu çalışma ile müşteri memnuniyetlerini belirleyen başlıca faktörlerin, tasarım aşamasındaki alınan kararlar ile ilişkisi üzerinde durulmuştur. Bu anket çalışması ile aynı zamanda önceden belirlenen ve incelenen on iki adet faktör ve bu faktörlerin tasarım süreci, tasarım ürünü ve tasarım girdileri ile bağlantısı test edilmiştir. Anket soruları, yüksek gelir grubuna hitap eden bir toplu konut projesinde oturan müşterilerin memnuniyetinin tasarıma yansıtılabilmesi amacıyla hazırlanmış ve uygulanmıştır. Müşterilerden alınan cevaplar analiz edilerek, anketin sonucuna göre inşaat sektöründeki tüm işletmelerin, müşteri ihtiyaçlarını belirlenmesi ile ilgili çok fazla çaba harcamaları gerekliliği, müşteri ile olan sıcak ilişkinin güncel tutulması gerekliliği ve bunun işletmenin yararı için önemli bir faktör olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuçlar ile ilgili gerekli değerlendirmeler yapılmış ve inşaat sektöründe yer alan işletmeler için bazı öneriler sunulmuştur. Müşteri arzu ve isteklerinin tasarım aşamasından itibaren göz önünde bulundurulmasının çok önemli bir strateji olduğu vurgulanmıştır. Müşterinin tasarım aşamasında işletmenin aldığı kararlara katılımının gerektiği anlaşılmış, işletmelerin tasarım girdilerinin ve süreçlerinin müşteri memnuniyeti çerçevesinde başlaması gerektiği üzerinde durulmuştur. Müşteri memnuniyeti odaklı bir yönetim stratejisi belirlemenin işletme açısından yararlı bir strateji olduğu ortaya çıkmıştır.

Title

THE REFLECTION OF THE COSTUMER SATISFACTION TO THE ARCHITECTURAL DESIGN, IN THE COLLECTIVE HOUSING PROJECT THAT APPEALING TO THE HIGH INCOME GROUP

Abstract

In this study, first, by defining the concept of quality and total quality management concept and the construction sector, total quality management principles and processes of implementation are examined. Total quality management literature, this concept is the multiple definitions. Movement of these definitions, total quality management, products or services produced in an enterprise, business processes and employees through continuous improvement and development at the level of the lowest total cost, the customer desires and demands the participation of all employees and to fulfill the obligations expected of them met through the business to increase the success of strategy as described in general terms. Similarly, briefly reviewing the main definitions and the relationship between customer satisfaction, total quality management in the construction industry are examined. Later, the concept of design quality in the construction industry, classification, design departments are explained by the quality and design quality in relation to the basic criteria for determining customer satisfaction for the high income group were examined. This examination is also needed for the business to be successful in the long term profitable sales, but customer satisfaction is the key to success in the long term passes are emphasized. In order to determine customer needs and expectations of customer satisfaction and processes to meet the needs and expectations at the right time should be focused on the arrangement. Finally, in the context of customer satisfaction for the high income group, chosen in a public housing project, a field study was conducted to evaluate the quality of design. The concept of quality within the scope of the project management survey work has been owned and total quality management in the construction industry to examine the scope and quality of design should be communication between the customer and the designer was to investigate. Determining customer satisfaction with this work, the main factors in the design phase focused on the relation with the decisions taken. This survey also examined on two pieces of pre-determined factor and these factors and the design process, design, product and design inputs were tested with the connection. The survey questions, appealing to high-income group living in a public housing project designed and implemented in order to be reflected in the design of customers satisfaction. Analyzed responses from customers, according to the results of the survey of all enterprises in the construction sector, the necessity of spending too much effort on determining customer needs, customer requirement, and kept up to date with the warm relationship that has emerged as an important factor for the benefit of the business. Results were related to the necessary evaluations and businesses in the construction industry in china, some suggestions are presented. Customer desires and requests from the design stage is very important considering that a strategy was emphasized. Now that the business should participate in the decisions the client at the design stage, enterprises should begin within the framework of the design entries and processes focused on customer satisfaction. Determining a management strategy of focusing on customer satisfaction in terms of business turned out to be a useful strategy.

Anahtar Kelime

Kalite, Tasarım kalitesi, müşteri memnuniyeti, toplu konut projesi

Bilim Kodu

0




Sıra No :12021
Üniversite

518091058

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Prof. Dr. Levent GÜVENÇ

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Temmuz

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Raif KARAAHMETOĞLU

Başlık

GCDC 2011 YARI OTONOM KOOPERATİF ADAPTİF SÜRÜŞ YARIŞ ARACININ TASARIMI

Özet

Bu çalışmada, Büyük Kooperatif Sürüş Yarışması için yarı otonom araç oluşturulmuştur. Bunun için öncelikle aracın algılayıcıları için mekanik altyapı tasarlanmış ve imal edilmiştir. Yarı otonom aracın fren pedalına müdahale edebilmek için gereken otonom fren sisteminin de imalatı gerçekleştirilmiştir. Aracın gaz pedalına elektronik olarak müdahalede bulunulmuştur. Aracın altyapısı hazır hale getirildikten sonra Kooperatif Adaptif Seyir Kontrolcüsü için bilgisayar ortamında aracın modeli oluşturulup daha sonrasında çeşitli kontrol yöntemleri benzetim ortamında denenmiştir. Adaptif Seyir Kontrolcüsü benzetim ortamında modellenip, Kooperatif Adaptif Seyir Kontrolcüsü ile performansları karşılaştırılmıştır. Benzetim ortamında geliştirilen kontrolcüler araç üzerinde denenerek performansları arttırılmıştır. Benzetim sonuçları ile yarışma sonuçları yarışmada karşılaşılan bazı sorunlar nedeniyle pek yakın olmasalar da, yarışma sonrası yapılan testlerde tatmin edici sonuçlar elde edilmiştir.

Title

DESIGN OF GCDC 2011 SEMI-AUTONOMOUS COOPERATIVE ADAPTIVE DRIVING RACING VEHICLE

Abstract

In this study, semi-autonomous vehicle was generated for Grand Cooperative Driving Challenge. Firstly, the infrastructure that is for sensors of the vehicle was designed and manufactured. Autonomous braking system was also manufactured in order to interference the braking system of the semi-autonomous vehicle. After the infrastructure of the vehicle had been built, model of the vehicle was established for Cooperative Adaptive Cruise Controller in computer environment then by various control methods were tried in simulation environment. The controllers that are developed in simulation environment were improved by trying out on the vehicle. Even though the simulation results and racing results are not close each other because of some problems that were encountered during the racing, in the test that was performed after the racing satisfactory results were obtained.

Anahtar Kelime

cacc, kooperatif adaptif seyir kontrolcüsü, büyük kooperatif sürüş yarışması, otonom araçlar

Bilim Kodu

6250103




Sıra No :11893
Üniversite

519081004

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Polimer Bilim ve Teknolojisi

Danışman Adı

Prof. Dr. Mehmet Ocakcı

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Burcu Özdemir

Başlık

ÇEVRESEL PSİKOLOJİNİN KAMUSAL ALAN KULLANIMINA ETKİ DEĞERLENDİRMESİ, TAKSİM GEZİ PARKI ÖRNEĞİ

Özet

Fiziksel çevrelerde tasarlanan mekanlar iki boyuttan oluşmaktadır. Bunlar, fiziki değişkenlerin oluşturduğu, fiziksel kurgu boyutu ve fiziksel kurgunun kullanıcılarda yarattığı psikolojik boyuttur. 1960’lı yıllardan itibaren farkındalığı ve önemi artan, psikolojik boyut, çevresel psikoloji olarak adlandırılmaktadır. Kentsel tasarımın başarısında etkili olan psikolojik boyut ve sosyal yönler; insan-çevre etkileşimi disiplininden yararlanmayı kentsel tasarımla ilgili meslek grupları için zorunluluk haline getirmiştir. Bunun sonucu, özellikle kamusal alanlarda yapılan tasarımlarda odak noktası; fiziksel mekanın form kaygısından çok, mekanı kullanan insanların fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarının karşılanmasına kaymıştır. Bu çalışma, açık kamusal mekanlarda insan-çevre etkileşimi üzerine kurguludur. Kamusal alan olma kriterlerinden kullanıcı ihtiyaçlarını karşılamanın, mekanın kullanım ve kalite düzeyi ile ilişkisi vurgulanmaktadır. Çalışmanın amacı, kamusal mekanın kullanıcıların psikolojik ihtiyaçlarını karşılama düzeyinin, kullanım ve kalite üzerindeki etkilerini saptamaktır. Alan araştırmalarında, sahip olduğu stratejik konum ve kamusal açık alan fonksiyonu dolayısıyla, İstanbul, Taksim Gezi Parkı çalışma alanı olarak seçilmiş; gözlem, sayım ve anket soruşturma yöntemleri uygulanmıştır. Elde edilen bulguların istatistiksel değerlendirmesi sonucu; mekanın psikolojik boyutunun mekan kullanımına etkileriyle ilgili, ana hipotez test edilmiş ve “konumu merkezi olmasına rağmen, kamusal açık alan fonksiyonuna sahip mekanlarda kullanıcıların psikolojik gereksinimlerine yeterli ölçüde cevap verilmiyorsa mekanın vakit geçirme amaçlı kullanım yoğunluğu düşük olacaktır” hipotezi doğrulanmıştır

Title

EVALUATION OF THE EFFECTS OF ENVIRONMENTAL PSYCHOLOGY OVER PUBLIC SPACE USAGE, TAKSİM GEZI PARK EXAMPLE

Abstract

Spaces designed within the physical environment are composed of two dimensions. These are physical fiction dimension formed by physical variables and the psychological dimension caused on the users by the physical fiction. The awareness of the psychological dimension has been rising since 1960s and it is named as environmental psychology. Psychological dimension and social aspects that affect the success of urban design has brought the necessity of benefiting from interdisciplinary science of human-environment interaction for the professions in relation with urban design. As a result of this the focus especially on public spaces has shifted from the form of the physical space to fulfilling the physical and psychological requirements of the users. The study is based on the human-environment interaction in open public spaces. The relationship of satisfying the requirements of the users, as criteria of being a public space, with the level of quality, is emphasized. The aim of the study is to determine the affects of the public space’s satisfaction level of the requirements for the users over usage and quality. In field studies considering its strategic location and public space function Istanbul, Taksim Gezi Park has been chosen. Observation, counting and questionnaire methods have been applied. As a result of the statistical evaluation of the obtained data the main and sub hypothesis on the affects of the psychological dimension of the space over the usage of the space have been tested and “For a public space, even though it has a central location, the frequency of spending leisure would be low, if it does not satisfy the psychological requirements of the users” has been verified.

Anahtar Kelime

Çevresel Psikoloji, Kamusal Alan Tasarımı, İnsan Davranışları, Kamusal Mekanda Kalite

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :11911
Üniversite

511071148

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Doç. Dr. Gökhan İnalhan, Prof. Dr. Metin O. Kaya

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Temmuz

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Melahat Cihan

Başlık

NANO UYDULAR İÇİN YENİ BİR KONSEPT YAPI TASARIMI

Özet

Bu tezin konusu İstanbul Teknik Üniversitesi Kontrol ve Aviyonik Laboratuvarı tarafından yürütülen ve TUBİTAK tarafından desteklenen ITU pSAT II uydu projesinin yapısal altsistemiyle alakalıdır. Bu tez, genel olarak küp uydular hakkında kısa bir tarihçe vererek başlıyor ve sonra özel olarak ITUpSAT I’i tanımlıyor. İkinci bölüm Türkiye’nin ikinci küp uydusu olan ITU pSAT II’nin pek çok alt sistemi hakkında bilgi veriyor. Üçüncü bölüm özel olarak ITU pSAT II projesinin yapısal alt sistemi üzerinedir. Bu bölümde, uyduların tasarım felsefesi, fırlatma aracı, ayrılma sistemi, küp uydu standartları, uydunun yapısal ve fiziksel gereksinimleri ve malzeme ve fırlatma yükleri hakkında bilgi verilmiştir. Dördüncü ve beşinci bölümler küp uydular ve özellikle de ITU pSAT II yapısı için düşünülen iki farklı konsept tasarımı hakkındadır. Her ikisi içinde modelleme analizler ve sonuçlar tartışılmış ve sonuç olarak bunlardan biri seçilmiştir.

Title

A NEW CONCEPTUAL STRUCTURE DESIGN FOR NANOSATELLITES

Abstract

This thesis is about the structure and mechanism subsystem of the ITU pSAT II satellite project of Control and Avionics Laboratory of Istanbul Technical University Aeronautics & Astronautics Faculty and supported by TUBITAK. This thesis will start by giving a brief history of cubesats in general, and then describes the specifically ITUpSAT I. Second chapter gives information about several subsystems of the second cubesat project in Turkey, ITU pSAT II. Third chapter is about specifically structural subsystem of the project ITUpSAT II. In this chapter, brief information is given for design philosophy of a satellite, launch vehicle, and deployment system, cubesat standardization, structural and physical requirements of the satellite and material and launch loads. Fourth and fifth chapters describes these two different concept design that built for cubesats and specifically ITU pSAT II. Modeling, analyzing and results are discussed for both of them and one is selected finally.

Anahtar Kelime

nano-uydular, yapısal tasarım, yapısal analiz

Bilim Kodu

0




Sıra No :11914
Üniversite

511081101

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

M. Orhan Kaya

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

aslı tatar

Başlık

TABAKALI ORTOTROPİK SİLİNDİRİK BİR KABUK İLE DİKDÖRTGEN BİR PLAKANIN BİRLİKTE TİTREŞİM ANALİZİ

Özet

Bu tez çalışmasının konusu katmanlı ortotropik dikdörtgen bir plaka ile dairesel silindirik bir kabuğun birlikte serbest titreşim analizinin çözümlenmesidir. Öncelikle genel olarak kompozit yapılardan ve kompozit mekaniğinden bahsedilmiştir. Kompozit malzeme çeşitleri, kompozit malzemenin avantaj ve dezavantajları ilk olarak ele alınmıştır. Kompozit malzeme özelliğinin hem dikdörtgen plaka hem dairesel silindirik kabuk için aynı olduğu görülmüştür. Bu özellikler kullanılarak dört kenarından basit mesnetli dikdörtgen bir plakanın serbest titreşim analizi incelenmiştir. Ayrıca iki uçtan basit mesnetli dairesel silindirik kabuğun serbest titreşim analizi incelenmiştir. Elde edilen doğal frekanslar iki yapının birlikte serbest titreşim analizinde kullanılmıştır. Sonuçlar hem analitik olarak hem de paket programla çözülmüştür ve paket program olarak Patran ve Nastran yazılımları kullanılmıştır. Analitik sonuçlarla paket programla elde edilen sonuçlar arasındaki farkın çok fazla olmadığı görülmüştür. Analitik sonuçlar denklemler çözümlenirken matris yapının büyüklüğünden dolayı çözümde zorlanılmıştır. Sonuç olarak elde edilen doğal frekans değerleri karşılaştırılıp hangi durumlarda arttığı veya azaldığı yorumlanmıştır.

Title

FREE VIBRATION OF LAYERED ORTHOTROPIC JOINTED RECTANGULAR PLATE AND CIRCULAR CYLINDRICAL SHELL

Abstract

The subject of this study is to investigate the free vibration analysis of jointed orthotropic layered rectangular plate and circular cylindrical shell. First of all, the general about composite structures is discussed, and then mechanical properties are demonstrated. Different composite material types, and their advantages, disadvantages are mentioned. It is figured out that the characteristics of composite materials are same for different geometries, such as orthotropic layered rectangular plate and circular cylindrical shell. By the means of this specialty, free vibration analysis of a rectangular plate which has been simply supported by its four boundaries is successfully examined. Moreover, a circular cylindrical shell with two simply supported edges is investigated for free vibration analysis. The natural frequencies which have been obtained from all above, have been used for free vibration of jointed structures. The results are interrogated for both analytic method and package programming method which is named Patran and Nastran. All obtained results from analytical studies have been compared with package programme and it is figured out that the distinction is very small. While analytical results are solved, it is seen that matrix equations are hard to solve enough. As a consequence, obtained results are compared to understand the reason of increase and decrease of natural frequency at different conditions.

Anahtar Kelime

Titreşim, Dikdörtgen, Plaka, Silindirik, Kabuk, Receptance

Bilim Kodu

6180102




Sıra No :11946
Üniversite

519071022

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Doç Dr. Azime Tezer

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Temmuz

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Ayşe Özyetgin Altun

Başlık

KENTSEL DAYANIKLILIĞIN ARTIRILMASINDA SOSYO-EKOLOJİK İLİŞKİ AĞLARI VE YAPILAŞMANIN ROLÜ

Özet

Son yıllarda önem kazanan sürdürülebilir gelişme planlamasına yeni yöntem ve araçlar tanımlayan kentsel dayanıklılık konusu bu çalışmanın temel konusu olmakla birlikte tez çalışması ile kentsel dayanıklılığın sağlanmasında geliştirilebilecek planlama ve tasarım stratejileri araştırılmıştır. Çalışma kapsamında ilk aşamada dayanıklılık kuramı açıklanarak dayanıklılık konusunda yapılan araştırmaların farklılaşan tanım ve yöntemleri ele alınmıştır. İkinci aşamada ise, kentsel dayanıklılık kavramının tanımı yapılmış ve kapsamı belirlenmiştir. Kentsel dayanıklılık kapsamı çerçevesinde sosyal dayanıklılık, ekolojik dayanıklılık ve afetlere karşı dayanıklılık konuları ile kentsel dayanıklılık kavramı bütüncül bir yaklaşım ile ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümde, kentsel dayanıklılığın gerçekleştirilebilmesi için sosyo-ekolojik ilişki ağlarının canlandırılması ve yapılaşmanın ekolojik olarak etkinleştirilmesi hedefleri belirlenerek, bu hedeflerin gerçekleştirilebilmesi için sosyal, ekonomik, ekolojik politikalar geliştirilmiştir. Ardından bu politikaları gerçekleştirebilecek planlama yöntem ve araçları tespit edilmiştir. Bu aşamada kentsel dayanıklılığın tanımlanması ve stratejilerinin geliştirilmesi için konunun nasıl bir yöntem ile ele alınabileceğine ilişkin yöntem geliştirilmiştir. Kentsel sistemlerin içinde bulunduğu sorunlar ve değişim dinamikleri araştırılarak, sistemlerin kırılganlıkları ve içinde bulundukları risk ve belirsizlikler tanımlanması yöntemi kullanılmış olup, kuramsal çerçevede belirlenen hedefler ışığında örnek alan çalışması yapılmıştır. Örnek alan olarak İstanbul İli, Ömerli Havzası içerisinde yer alan Sultanbeyli İlçesi seçilmiştir. Örnek alan çalışmasında öncelikle kentsel sistemin özelliklerinin tespit edilmesine, sorun ve potansiyellerinin belirlenmesine ve kendi sistemine özgü stratejilerin geliştirilmesine önem verilmiştir. Örnek alan çalışmasında kuramsal çerçevenin ışığında sosyo-ekolojik ilişki ağları ve mekânsal analizler yapılarak kuramsal çerçevede elde edilen bulgular sınanmıştır. Sonuç olarak Sultanbeyli İlçesi kentsel dayanıklılığı planlama karaları ve planlama sürecinin organizasyonu modelinin tanımlanması için bulgular elde edilmiş olup, kentsel dayanıklılık planlamasının, kent planlama disiplini ile benzeştiği konular ve katkı sağladığı konular tespit edilmiştir.

Title

THE ROLE OF SOCIAL-ECOLOGICAL NETWORKS AND STRUCTURING FOR IMPROVING URBAN RESILIENCE

Abstract

Urban resilience theory is the main topic of this study, puts together new methods and applications for sustainable development planning. The study aimed to improve planning and design strategies for urban resilience these focused on irregular settlement areas especially important ecosystems patches for urban areas. Therefore, case study is in Omerli Water basin, Sultanbeyli district. Sultanbeyli district is an irregular settlement area that is both having socioeconomic, ecological vulnerabilities and area has caused stress on its surrounding ecosystem. The first part of study explains resilience theory with different researches, meanings and methods about theory. In the second part, urban resilience issue was defined and extend of urban resilience issue was specified with social resilience, urban ecosystem resilience and resilience against to natural and technological threats. Two targets defined in this extend, these are activating socio-ecological networks and land uses with structuring ecologically. Under these targets, social, economic, ecological politics were improved for planning and designing of resilient urban areas against to vulnerabilities of irregular settlements in the fourth part. Findings of theorical context tested with making social-ecological networks and spatial analysis in case study, in addition producing planning and design politics. As a consequence planning and design politics and methods obtained for resilient Sultanbeyli district, moreover, contributions and similarities between planning of urban resilience and urban planning were defined.

Anahtar Kelime

Dayanıklılık, Kentsel dayanıklılık, Kentsel kırılganlık, Sosyo-ekolojik ilişki ağları, Sürdürülebilir gelişme planlaması, Sultanbeyli

Bilim Kodu

0




Sıra No :11962
Üniversite

516061005

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç. Dr. Ferhan GEZİCİ

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Bahar GEMİCİ

Başlık

ESKİ ENDÜSTRİ ALANLARININ YENİDEN İŞLEVLENDİRİLMESİNDE KENTSEL KALİTE VE DEĞER ARTIŞINA İLİŞKİN KULLANICI ALGISI: İZMİT-SEKAPARK ÖRNEĞİ

Özet

Kentsel Dönüşüm, oluşumunda bir çok aktörün rol aldığı, birden fazla uygulama aracıyla sağlanabilen genel bir kavram olup değişmesi gereken fonksiyonun tarihi özelliklerine, kullanım amacına, bulunduğu mekana göre şekillenmektedir. Fiziksel mekan değişiminin yanı sıra, Kentsel Dönüşüm aynı zamanda alandan faydalanan kullanıcıların ve alanda yaşayan kesimin yaşayışını, alanı kullanışını, sosyal ve kültürel yaşam anlayışını yeniden şekillendiren; önemli noktalara erişebilirliklerini, aidiyet duygularını, kısacası kentsel yaşam kalitesini arttıran bir değişim sürecidir. Alana kazandırılan yeni işlevler yeni özellikleri de beraberinde getirerek kentsel yaşam kalitesini arttırmakta, artan yaşam kalitesi de o mekana artı bir değer katmaktadır. Özetle, bu tez kapsamında literatürdeki genel tanımlardan ve kentsel dönüşüm projeleri sonucu oluşan kentsel kalite ve değer artışından bahsedildikten sonra, örnek alan olan Sekapark Endüstriyel Alanına ilişkin Dönüşüm Projesi ve alanda yapılan anket çalışması bu bilgiler ışığında değerlendirilerek Sekaparkın dönüşümüyle meydana gelen kentsel kalite ve değer artışı istatiki analizler kullanılarak ortaya konulmuştur.

Title

USER PERCEPTION ON THE INCREASING URBAN QUALITY AND REAL ESTATE VALUE OF THE REDEVELOPMENT OF OLD INDUSTRIAL AREAS: A CASE STUDY ON İZMİT-SEKAPARK

Abstract

Urban Regeneration is a general concept in which many actors take part, different application tools can be used and that changes according to the historical features, purpose of use and location area of the function. Besides re-forming physical environment; Urban Regeneration is a change process that re-shapes daily life, social and cultural life concepts, using of the area; increase the ability to access, feeling of belonging and in short, life quality of the people who use the area or live in there. New functions gained to the area bring new features and increase the life quality, and accordingly the increasing life quality adds to the the value of the area. In conclusion; after dealing with the general definitions and increasing urban quality and value resulted from Urban Regeneration Projects; Sekapark Industrial Area Regeneration Project and surveys made in the case study area were discussed in the light of this literature review and increasing urban quality and value caused by regeneration of Sekapark revealed by the help of statistical analysis.

Anahtar Kelime

Endüstriyel Alanlarda Yeniden İşlev Kazandırma, Kentsel Kalite, Gayrimenkulde Değer Artışı

Bilim Kodu

0




Sıra No :11866
Üniversite

519081015

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Yrd. Doç. Dr. A. Senem Deviren

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Onat Türker

Başlık

MODERNLEŞEN KENT YAPISINDA ORTAYA ÇIKAN DAĞINIK SOSYAL AĞLARIN MOBİLİZASYONU: ULAŞIM ODAKLI KENT GELİŞİMİ YAKLAŞIMININ İRDELENMESİ

Özet

Günümüzün modernleşen teknolojisinin ve her geçen gün globalleşerek gelişimine devam eden dünyamızın son yıllarda yarattığı en büyük problemlerden birisi sosyal ağların ve bağlantıların her geçen gün birbirinden biraz daha fazla kopması bilimsel araştırmacılar tarafından dile getirilmeye başlamıştır. Şehirlerin her gün daha fazla büyümesi ve gelişmesiyle sosyal ağlar arasındaki bağların arası giderek açılmaktadır. Ayrıca kentlerin giderek çok merkezli hale gelmesi ve sabit bir merkezinin olmaması da sosyal ağları olumsuz yönde etkilemekte, kişilerin kent içerisinde bir araya gelme ihtimallerini azaltmaktadır. Oysa buna duyulan ihtiyaç dünyanın neresinde olursak olalım oldukça fazladır. Bu durumun yarattığı problemlerin günümüzde daha da artması, sosyologları ve kent plancılarını doğru çözümler bulunması adına birlikte çalışmaya yöneltmiştir. Mahalle ölçeğinden, bölge ölçeğine kadar bireylerin bağlantısını sağlayarak, kent mobilizasyonunu en yüksek düzeye çıkarmak adına öncelikli çözümlerden bir tanesi ulaşım sistemlerinin ve altyapılarının geliştirilmesi olarak öngörülmektedir. Bu anlamda yapılması amaçlanan bir diğer çözüm ise kent içindeki ve banliyölerdeki ulaşım merkezlerinin geliştirilmesi olarak açıklanmaktadır. Bunun amacı ise hareket halindeyken dahi günlük tesadüfen gerçekleşecek sosyal bağlantıların ihtimallerini arttırmak ve bu anlarda gerçekleşen planlanmış buluşmaların ise karşılıklı olarak kolaylığını sağlamaktır. Tüm bu çözüm önerileri bir araya getirildiğinde ise kentlerin gelişimi için yeni bir strateji ortaya çıkmıştır ve bu ulaşım odaklı kent gelişimi (transit-oriented development) olarak adlandırılmıştır. Bu çözüm önerisinin ana hedefleri kent içinde gelişen alt merkezlerin daha gelişmiş bir ulaşım ağı ile birbirlerine bağlanması ve içerisinde daha fazla sosyal bölgelerin olduğu daha yaşanabilir topluluklar yaratması olarak sıralanabilir. Ulaşım odaklı kent gelişimi bireylerin birbirleri ile karşılaşması için çok daha fazla fırsat sunacaktır ve böylece kişilerin daha kolay bağlanmaları sağlanacak.

Title

MOBILIZATION OF SOCIAL NETWORKS IN THE CONTEMPORARY CITY: AN APPROACH TO TRANSIT-ORIENTED DEVELOPMENT

Abstract

The social networking process in the cities is becoming sparse gradually because of the modernisations of technologies and globalisation of the world. The cities are getting larger and larger everyday and thus, the bonds between individuals are getting extended. The decentralisation of cities also affects the social networks in negative ways and the possibility of interaction of individuals with each other is decreased in the cities although there is still a huge demand for this. These problems lead sociologists and urban planners to co-operate with each other to find solutions about the issue. Improving transportation facilities and infrastructure is one of the solutions to obtain the required urban mobility option for connecting individuals in every scale from a neighbourhood to a region. Another solution is improving the transportation nodes in the city centre and the sub-centres in the city. The aim of this is to increase the possibility of casual encounters and scheduled meetings within these nodes while individuals are on the move. When these solutions come together a new strategy for city planning: transit-oriented development came into consideration. The main aims of this strategy is connecting the sub-centres with the improved transport infrastructure and creating more livable communities where there are more societal spaces are designed. The transit-oriented development will lead individuals to connect with each other more easily by offering many opportunities for interaction.

Anahtar Kelime

şehircilik, ulaşım, planlama, sosyal ağlar, kentsel tasarım, şehiriçi ulaşım, kentsel mekan, kentsel sosyal hareketlilik

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :11996
Üniversite

518081033

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

prof. dr. ibrahim özkol

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

zeynep ekicioğlu

Başlık

PARALEL MEKANİZMALARIN ÇALIŞMA UZAYI ANALİZİNİNDE KULLANILAN YAPAY SİNİR AĞI YAPISININ GENETİK ALGORİTMA İLE BELİRLENMESİ

Özet

Yüksek yük taşıma kapasitesi hassas konumlandırma gibi özelliklere sahip paralel mekanizmalar son yıllarda birçok alanda kullanılmaktadırlar. Stewart Platform Mekanizması (SPM) da 6 serbestlik dereceli ve üzerine birçok araştırma yapılmış bir paralel mekanizmadır. Bu çalışmada paralel mekanizmalar ve Stewart Platformları üzerine yapılmış araştırmalar incelenmiş ve literatür taranmıştır. Ardından 3x3’lük bir SPM’nin ters ve düz kinematik analizleri yapılmıştır. Paralel mekanizmaların en büyük dezavantajlarından birisi küçük çalışma uzayına sahip olmalarıdır. Bu tez çalışmasında, 6x3’lük SPM’nin çalışma uzayı analizini yapacak yapay sinir ağları (YSA) yapısının belirlenmesi üzerine çalışılmıştır. Analiz için kullanılacak YSA yapısı, genetik algoritma tabanlı bir program ile belirlenmekte ve verilen datalar karşısında dizayn edilen YSA yapısının uygunluğu hesaplanmaktadır. Geliştirilen programın doğruluğunun genelleştirilmesi için deneysel 6x6 Stewart Platformu’nun verileri ile de çalışılmıştır. Çıkan sonuçlar oldukça yüksek doğrulukta ve tatmin edici olmuştur. Sonuç itibari ile YSA kullanılarak bir probleme çözüm getirilmek istendiğinde ağ yapısı ve ağırlık, bias gibi değişkenlerin değerleri ağın başarısı üzerinde çok etkili olmaktadır. Bu nedenle deneme yanılma yolu ile bulunan bu değerlerin ve uygun yapının hesabı, çok fazla zaman kaybına neden olmaktadır. Sözü edilen kaybı engellemek ve tek bir program ile hangi yapının en uygun olduğunu tespit etmek yazılan GA programı ile mümkün kılınmıştır.

Title

DETERMINATION OF THE NEURAL NETWORK STRUCTURE USED IN PARALLEL MECHANISM’S WORKSPACE ANALYSES BY GENETIC ALGORITHMS

Abstract

Due to features such as precise positioning and high load carrying capacity, parallel mechanisms are used in many areas in recent years. Also Stewart Platform Mechanism (SPM) is a type of parallel mechanism has 6 degrees of freedom and many studies have been done about it. In this study, literature which is about the SPM was searched and paralel mechanisms were investigated, examined. Afterwards inverse and forward kinematics analyses of 3x3 Stewart Platform Mechanism were performed. Small workspace of SPMs are the worst disadvantages of this mechanisms. In this thesis studies, determination of the neural network structure which analyses SPM’s workspace was studied. Structure of YSA which is used for analyzing of workspace is determined by a genetic algortihm based programme and according to the given data, convenience of the YSA structure can be calculated. In addition to, datas of the experimental 6x6 SPM were applied to the developed programme for generalization of programme’s accuracy. The results were very high precision and had been very satisfactory. As a result if NN is used to solve any problem, the network structure of NNs and weights, biases, are very effective on the success of the network. Therefore calculation of these values and appropirate structure by trial and error, causes too much loss time. To prevent the loss time and determine the which structure is the most suitable by just using one programme, are made possible with devoloped GA programme.

Anahtar Kelime

genetik algoritma, yapay sinir ağları, stewart platformu

Bilim Kodu

0




Sıra No :11972
Üniversite

519071025

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Yrd. Doç. Dr. Aliye Senem Deviren

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Mayıs

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Gamze Konca

Başlık

BİR MİTİN İKİ UCU: KENT VE SİNEMA

Özet

Mit; insan tarihinden bu zamana dek anlatılan; dinsel ve mitolojik hikayeler, masallar, düşler ve öyküler içinden simgeler aracılığı ile “varoluşu” araştırır, betimler. İnsanı, bedeni, karakteri, algıları, davranış ve tutumları üzerinde yoğurarak; tanrısallaştırırken; bu abartılmış özellikleri simgesel olarak varlığı kutsar. Bu simgesel dokular içindeki örtük bir düşünüşün-sanatın ürünü olan kentler tanrılarını kaybetmeye başladığında, mit içinde simgelere boğulup artık mitin ardı görünmez olduğunda; sinema vücuda gelir. Varoluşun, uzak bir diyarda, belirsiz bir zamanda gerçekleşen bir ütopya bir mitten ibaret değil; “tam şu anda ve burada” bulunan ve olmakta olan şey olduğunu gösterir. Bu anlamda kent-mimari ve sinemanın birlikteliği; gelişimlerinde yalnızca görsel, biçimsel ve teknik anlamda değil; tinsel ve anlamsal olarak da, birbirine dokunmaktan öte birbiri içine sızarak gerçekleşmeye başlar. Bu bağlamda çalışma içinde bir mitin iki ucu olarak kent ve sinema; anlama ve bilme durumu, varoluş düzlemleri ve bu varoluşun çözümlenerek anlam bulması; mitin açımlanarak iletişimsel eylemde bulunması kapsamında incelenmiştir.

Title

TWO EDGES OF A MYTH: CITY AND CINEMA

Abstract

Myth: described from the beginning of human history; explores and describes “the existence” through the religious and mythological stories, fairy tales, stories of dreams and symbols. Myth blesses the existence symbolically, divining the man by kneading the body, character, perceptions, behaviours and attitudes by exaggerated features. Cities as products of an implicit thinking and art in a symbolic texture, when began to lose their gods; drowned into the myth till the myth no longer exists, then the cinema happens. It shows the existence is not just a myth, a realm far from an unspecified time, a place of utopia; it is something that is happening now and here, right now”. In this sense, the urban/architectural and cinema unity in their development starts to occur, not only visually, but the formal and technical sense; also spiritual, and semantic, beyond touching the other more penetrate into each other. In this context, working within the two ends of a myth, the city and cinema investigated under the presence of understanding and knowing the situation, planes of existence and to find meaning in the resolution of this existence; making the myth visible and active in communicative action.

Anahtar Kelime

Varoluş, Mit, Düş, Tasarım, Kent, Sinema, Deneyimleme, Farkındalık

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :12022
Üniversite

518081039

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Yrd. Doç. Dr. Ümit SÖNMEZ

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Temmuz

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Samet Adem CÖMERT

Başlık

KESİKLİ DÖNER HAREKET MAKANİZMASININ ESNEK ELEMANLARLA TASARLANMASI VE ANALİZİ

Özet

Endüstriyel Otomasyon uygulamalarında, üzerinde işlem yapılacak parçaların hassas bir şekilde transferi bu alandaki en önemli problemdir. Bu amaç için kullanılan pnömatik pistonlar, mekanizmalar veya servo motor kullanılarak yapılan döner tablalarda hassas konumlama ve maliyet bakımından istenilen kriterleri sağlayamayışı bu alandaki arayışları arttırmıştır. Bu çalışmada parça transferini hızlı bir şekilde gerçekleştirecek hareket sonunda hassas bir şekilde konumlama yapabilecek basit mekanizmalar ve esnek elemanlar kullanan bir mekanizma yapılması planlanmıştır. Bu doğrultuda yapılan tasarım aşamaları ve yapılan iyileştirilmeler anlatılıp elverişli bir tasarımın kriterleri çıkarılmıştır. Yapılan son tasarım CAD ortamında çizilmiştir. CAD ortamında tasarlanan mekanizma imal edilip PLC ile kontrolü sağlanmıştır. Dönme hareketinde kullanılan esnek elemanların tablaya uyguladıkları teğetsel kuvvet sonlu elemanlar paket programı ile hesaplanıp Matlab Simulink ortamında sistemin modeli oluşturulmuş, imal edilen deney düzeneğinden görüntü işleme metodu ile alınan sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Bu projede 4 istasyonlu bir döner tablanın, esnek elemanlar üzerinde enerji depolayarak elektrik motorundan aldığı sürekli dönme hareketini kesikli harekete cevirebilecek hassas konumlama özelliği olan basit bir tasarımın gerçekleştirilmesi ve böylece motorun kalkışlarda harcadığı gücü minimuma indirilirken, hızlı hareket sağlayarak minimum transfer zamanı elde edilmesi daha sonra sistem üzerinden ölçümler alınarak işlevliğinin gözlemlenmesi ve geliştirme çalışmalarında araştırmacıya yol gösterebilecek bir modelinin oluşturulmasıdır. Bu çalışma ile endüstriyel otomasyon uygulamalarının maliyetini düşürerek üreticinin bu alana yatırım yapması teşfik edilmesi ve Türkiye’nin bu konudaki dışa bağımlılığı azaltılması amaçlanmaktadır.

Title

DESIGN AND ANALYSIS OF İNTERMİTTENT MOTİON WİTH COMPLİANT MECHANİSMS

Abstract

It is very common and important problem in applications of industrial automation that transporting a piece to make process on it. Pneumatic pistons, mechanisms or rotary indexing tables with servo motor technologies in use for this purpose is not satisfy the needs in according to high precision and cost so seeking in this sector is rising. In this research, main purpose is to make a mechanism that transfer the working piece with high precision and high speed with simple and compliant mechanisms. In this purpose, the steps of design and the revisions conducted are explained. After that the efficient design criteria are identified. The last design has drawn in CAD platform. The mechanism that drawn in CAD platform is manufactured and then controlled with PLC. The tangential force, which the compliant mechanisms applied to the rotary table, calculated with finite element method programme and then systems’ model accomplished in Matlab simulink. The results obtained from manufactured mechanism with image process are compared with results from simulink model. In this thesis a simple rotary indexing table with four station is designed with compliant mechanisms which can store strain energy on it and can chage the continues rotary motion to intermittent motion with high precision thus the transfer time and the peak current point is diminished. Than the measurements which taken from mechanism is used for making model of system so that can be a guide for researcher in the development studies.

Anahtar Kelime

esnek, mekanizma, modelleme, görüntü, işleme

Bilim Kodu

0




Sıra No :12025
Üniversite

518091035

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

yrd. Doç. Dr. Gülay Öke

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Temmuz

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Alper Öner

Başlık

MAPPING OF STATIC AND DYNAMIC OBSTACLES FOR UNMANNED GROUND VEHICLE

Özet

Son yıllarda insansız araçlar ile ilgili çalışmalar önem kazanmıştır. Otomotiv ve savunma sanayinde lazer, kamera, radar, GPS gibi sensörlerin olduğu akıllı sistemlerin kullanımı her geçen gün artmaktadır. Bu çalışma İstanbul Teknik Üniversitesi Mekatronik Eğitim ve Araştırma Merkezinde çalışılan insansız kara aracı projesinin haritalama algoritmalarının simülasyon ortamında test edilmesi amacıyla yapılmıştır. Bütün sensörleri tamamen doğru çalışan bir sistem haline getirip değişik durumları gerçek zamanlı olarak denemek hem zor hem de maliyetlidir. Bu nedenle profesyonel bir simülasyon programı olan Webots’da uygun koşullar oluşturularak gerçek zamanlı çalışan insansız bir kara aracının haritalama uygulaması yapılmıştır. Hücresel olasılık haritasının (Occupancy Grid Map) çıkarılmasından sonra harita bir resim gibi kabul edilmiştir. Çeşitli görüntü işleme algoritmaları ile harita üzerinden cisimlerin ayrıştırılması sağlanmıştır. Aracın karşılaştığı engeller sadece ortalama x, y koordinatı ve sınır değerleri saklanarak yol planlama algoritmasının kullanımına hazır hale getirilmiştir. Ayrıca daha fazla lazer sensor kullanmanın bir noktadan sonra fayda sağlamayacağı gösterilmiştir. Engeller tespit edilip numaralandırılması sürüş güvenliği için yeterli değildir. Hareketli engeller sürüş güvenliği için ciddi tehlikelerdir. Aracın önünde olmayan hareketli bir engel birkaç saniye sonra aracın önüne gelerek bir kazaya neden olabilir. Bu yüzden potansiyel tehlike yaratabilecek dinamik engelleri takip etmek gerekmektedir. Bu çalışmada öncelikle dinamik engeli tespit etmek için yeni bir teknik geliştirilmiş. Daha sonra da bir tehlike alanındaki tek bir hareketli engel Kalman filtresi takip algoritması kullanılarak takip edilmiştir. Kalman filtresi takip algoritması aracın durumlarındaki hataları en aza indirgeyecek şekilde tasarlanmıştır.

Title

İNSANSIZ KARA ARACINDA HARİTALAMA UYGULAMASI

Abstract

Recently research about unmanned vehicle is getting more important. Use of intelligent systems which include sensors such as laser, camera, GPS and radar increases in automotive and defence industry. This research is made in order to test the mapping algorithms for the “Unmanned Ground Vehicle (UGV) Project”, carried out in Istanbul Technical University Mechatronic Education and Research Center. Testing a system in which all sensors work correctly is both difficult and expensive in real time. Therefore we used Webots , which is a professional simulation program by Cyberbotics, for evaluating the mapping algorithms in real time conditions. After constructing occupancy grid map, we accepted the map as an image. Obstacle segmentation process is carried out employing some image processing methods. Then each obstacle is described by a few data for usage of path planning algorithm. Furthermore this thesis shows that using more laser sensor does not provide benefit for mapping. Obstacles are detected and labelled but this isn’t enough for driving safety. Dynamic obstacles really threaten the driving safety. A dynamic obstacle may not be on the route of the vehicle. But a few seconds later it may move to the front of the vehicle so this case can cause an accident. Therefore dynamic obstacles which may be a potential treat must be tracked by the tracking algorithm of the vehicle. Firstly a dynamic obstacle is detected by a new method which is developed in this thesis. Then the dynamic obstacle which is in the search area in front of the vehicle is tracked by a Kalman filter tracking algorithm. Errors of states are minimized by the Kalman filter tracking algorithm which is implemented in the thesis.

Anahtar Kelime

Otonom sistemler,Otomobil,Haritalama,Bayes teorisi,Kalman filtre

Bilim Kodu

0




Sıra No :12109
Üniversite

511091132

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Doç.Dr. Melike Nikbay

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ekim

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Fırat Gür

Başlık

ÇOK-AMAÇLI OPTİMİZASYON İLE AEROELASTİK BİR UÇAK KANADININ KOMPOZİT KAPLAMA VE İÇ YAPISININ TERSİNE TASARIMI

Özet

Bu çalışmada, NASA Langley Araştırma Merkezi tarafından deney verileri 1980’lerin ortasında yayınlanmış olan kompozit ARW-2 kanadı aeroelastik analizlerde kullanılmıştır. Ancak, NASA tarafından yayınlanan raporlarda kanada ait bazı kalınlık bilgileri ve malzeme özelliklerine yer verilmemiştir. Bu sebeple, ARW-2 kanadının; daimi ve daimi olmayan akış rejimlerine ait çok sayıda deneysel verisi olmasına rağmen, bugünkü sonlu elemanlar metoduna dayanan hesaplamalı aeroelastisite çalışmalarında bir benchmark problemi olarak kullanılmasında zorluklar görülmektedir. Literatürde ARW-2 üzerine yapılmış hesaplamalı çalışmaların çoğunda kanadın kompozit plaka veya 3 boyutlu izotropik kaplamalı basitleştirilmiş modelleri kullanılmıştır. Bu çalışmada ise amaç, ARW-2 kanadının, NASA raporlarında mevcut olan tanımlamalarına ve deneysel sonuçlarına mümkün olduğunca yakın 3 boyutlu sayısal bir kompozit modelini oluşturmaktır. Bu amaçla, kanada ait eksik olan özelliklerin tamamlanması için sayısal ve deneysel veriler arasındaki hataları minimize edecek şekilde çok-amaçlı bir optimizasyon döngüsünde tersine tasarım yaklaşımı uygulanmıştır. Optimizasyon içinde kriter olarak hesaplamalı kanat modelinin modal analiz ve statik eğilme yerdeğiştirmelerinin deneysel kanat modeline göre bağıl hatalarının minimize edilmesi kullanılmıştır. Elde edilen modelin statik aeroelastik cevabının doğrulanması için akışkan-yapı bağlaşımı yöntemi kullanılmış ve deneysel sonuçlarla uyumluluk elde edilmiştir. Böylece ileride hesaplamalı aeroelastisite veya aeroelastik optimizasyon çalışmalarında kullanılabilecek güvenilir, 3 boyutlu sayısal bir kompozit kanat modeli elde edilmiştir.

Title

INVERSE DESIGN OF COMPOSITE SKIN AND INNER STRUCTURE OF AN AEROELASTIC AIRCRAFT WING VIA MULTI-OBJECTIVE OPTIMIZATION

Abstract

In this study, composite ARW-2 wing whose experimental results were published in the mid 1980s by NASA Langley Research Center is used as the model. However, in the technical reports published by NASA, some thickness values and mechanical properties of the wing are missing. Therefore, although the experimental results of steady and unsteady flow regimes exist, it is difficult to use the model as a benchmark problem with today’s finite element method based computational aeroelastic analyses. In literature many of the computational studies on ARW-2, the wing is modeled as simplified composite plate or a 3D isotropic skin. In this study the aim is to model a 3D computational composite ARW-2 wing as fairly close to the existing NASA definitions and experimental results. For this purpose, in order to identify the missing properties an inverse design approach in multi-objective optimization process, that can minimize the relative errors between experimental and computational results, is applied. In this problem, minimization of the relative errors between computational wing’s modal analysis and static bending displacement responses with respect to experimental wing model is used as optimization criterion. Fluid- structure interaction method is applied in order to validate static aeroelastic response and these results are obtained as relevant with the experimental results. Therefore a reliable 3D computational composite wing model is obtained that can be used for further aeroelasticity and aeroelastic optimization problems.

Anahtar Kelime

çok amaçlı optimizasyon, akışkan yapı bağlaşımı, sonlu elemanlar

Bilim Kodu

6180100




Sıra No :12122
Üniversite

514071010

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Savunma Teknolojileri

Danışman Adı

Doc.Dr.Levent Trabzon

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ekim

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Sirin Didem Sofuoglu

Başlık

FEMTOSANIYE LAZER ILE SI-PLAKA UZERINE MIKRO OLCEKTE BICIMLENDIRME

Özet

Femtosaniye lazer ile mikromalzeme işleme son dönemlerde gittikçe popüler hale geldi. Bunun sebebi ise lazerin darbe süresi thermal difuzyon yasasina gore ısının yayılımından çok daha kısa zamanda gerçekleşmekte. Femtosaniye lazerin bu ayrıcalığı, özellikle mikro malzeme gibi çok küçük hacimli malzemeler işlerken, malzeme daha ısınıp zarar görmeye başlamadan mikroişlemenin bitmesinden kaynaklanmakta. Tabi bu avantaj, en önemli husus olan enerji akışı değeri melting ve ablasyon eşiği arasında tutulduğu sürece geçerli olmakta. Yapılan deneylerde Si-Wafer’ın ablation ve melting threshold değerlerinin bulunmalarının yanı sıra en düzgün yüzey karakteristiğine sahip istenilen en ve derinlikteki kanallar açılması için gerekli diğer parametrelerin bulunması çalışıldı.

Title

FEMTOSECOND LASER MICROMACHINING OF SI-WAFER

Abstract

Micromachining with Femtosecond Lasers has attracted a lot of attention in the recent years. The reason behind this is that according to the thermal diffusion law, femtosecond lasers pulse duration is faster than thermal diffusion itself. This advantage of femtosecond lasers helps avoid thermal damage while machining small volume materials such as micro materials. It only works as intended when using the lasers between the range of melting and ablation thresholds. During the experiments the ablation and melting threshold values for Si-Wafer were attained. Further experiments were run to gather the other required parameters to acquire cavities with the required depth and a smooth surface.

Anahtar Kelime

femtosaniye, nanosaniye, pikosaniye, coklu foton hareketlenmesi, isiya maruz kalmis alan, taramali elektron mikroskobu

Bilim Kodu

0




Sıra No :11653
Üniversite

516091022

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Prof. Dr. İsmet Kılınçaslan

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Hande Gür

Başlık

GAYRİMENKUL GELİŞTİRMEDE KARMA KULLANIM FİZİBİLİTE ÇALIŞMASI : ŞİŞLİ – BOMONTİ’DE BİR İNCELEME

Özet

Son yıllarda, her alanda yaşanan küreselleşme dinamikleri, tüm metropollerde olduğu gibi İstanbul metropolünde de işlevini kaybetmiş veya çöküntüye uğramış bölgelerin dönüşüm ve iyileştirme çalışmaları doğrultusunda, hizmet sektörünün ağırlıklı olduğu bir gelişmeye yol açarak bu sektöre hitap eden farklı işlevlerin yeni projeler ile bir araya getirilmesine ve kompleks projelerin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Sanayileşme öncesi sokak üzerinde ardışık olarak, lineer bir düzende gelişen kentsel merkezler, II. Dünya Savaşı sonrasında merkezi iş alanı içinde veya çevresinde karma kullanımlı büyük kompleks projelere dönüşmüştür. Farklı işlevlerin bir araya getirilmesiyle ortaya çıkan karma kullanımlı projeler, özellikle merkezi iş alanında öne çıkan yatırımlar haline gelmiştir. Bu gelişmeler doğrultusunda İstanbul Avrupa yakasında, farklı karma kullanım bileşenlerini ele alan gayrimenkul sektör analizleri yapılmıştır. Ofis, rezidans, alışveriş merkezi ve otel sektör analizleri ışığında bilgiler edinilerek, güncel doluluk oranları, kira ve satış değerleri araştırılmıştır. Şişli-Bomonti’de yer alan inceleme alanı için, sektör analizleri sonucunda iki farklı alternatif içeren bir karma kullanımlı gayrimenkul projesi yatırım analizi çalışması yapılmıştır. 1. alternatifte ofis ve rezidans yoğunluklu olmak üzere, bu işlevlere hizmet eden bir alışveriş merkezi ve otel geliştirilmiştir. 2. alternatif olarak, ofis ve rezidans alanlarının bir kısmında yine bu işlevlere ve çevrede yer alan projelere hizmet verebilecek bir hastane işlevi, alışveriş merkezi ve otele eklenmiştir. Proje geliştirme yöntemi ile gelir ve giderler öngörülmüş, karma kullanımlı gayrimenkul projesinin net karına ulaşılmıştır. Karma kullanımlı gayrimenkul projesinin net karını belirlemek amacıyla yapılan bu çalışma ile farklı alternatifler için gelir ve giderler incelenerek, proje bileşenlerinin sağladığı net gayrimenkul gelirlerinin proje karına olan etkisi belirlenmiştir.

Title

MIX USE FEASIBILITY STUDY IN REAL ESTATE DEVELOPMENT: A STUDY ON BOMONTİ - ŞİŞLİ

Abstract

The globalization dynamics experienced in every field in recent years has led to a development concentrated on the service industry in accordance with the transformation and improvement efforts for malfunctioning or collapsed regions of Istanbul similar to all metropolises and resulted in the occurrence of complex projects where different functions addressing to the service industry are combined. Urban centers, which developed successively in a linear order on streets before the industrialization turned into massive mix-use projects in and around the central business area after the World War II. Mix-use projects, which occurred with the combination of different functions, became the leading investments especially in the central business area. In accordance with these developments, real estate industry analyses have been conducted in the European side of Istanbul in order to consider different mix-use components. The data have been evaluated under the light of office, residence, shopping center and hotel industry analyses, and the current occupancy ratios, rent and sales values have been studied. For the study area in Şişli-Bomonti, a mix-use real estate project investment analysis has been carried out with two different alternatives as a result of sector analyses. Alternative 1 has been developed with a concentration on offices and residences, and also including a shopping center and a hotel to serve for the mentioned functions. Alternative 2 additionally includes a hospital function, a shopping center and a hotel in a portion of the office and residence areas, in order to serve for these functions and other projects in the vicinity. Income and expences have been created with project development method, and net profit of the mix-use real estate project have been found. With this study, conducted in order to identify the net profit of the mix-use real estate project, income and expences for different alternatives have been examined, and the impact of the real estate net income caused by the project components on the project profit has been identified.

Anahtar Kelime

Gayrimenkul Geliştirme, Karma Kullanım, Fizibilite

Bilim Kodu

601




Sıra No :11581
Üniversite

519081002

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Yrd. Doç. Dr. Hatice AYATAÇ

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Başak Damla ERDOĞAN

Başlık

KENTSEL MEKAN OLARAK MEYDANLARDA,KENT KİMLİĞİ KARAKTERİSTİKLERİNİN İRDELENMESİ: ORTAKÖY MEYDANI ÖRNEĞİ

Özet

Kent kimliği, kullanıcı ve kentsel mekan arasındaki örüntüyü inceleyen bu çalışmada, literatür taraması ve foto-analiz yöntemiyle kent kimliği karakteristiklerinin varlığı incelenmiş, alan çalışması olarak kimlik yönünden zenginliği bir çok çalışmada vurgulanmış olan Ortaköy Meydanı seçilerek, bu mekanda başarılı bir kentsel mekan olma özellikleri sınanmıştır. Genel kavramlar olan mekan ve kimlik kavramlarından özele doğru gidilerek kentsel mekan ve kent kimliği olguları detaylandırılmıştır. Kent meydanı kavramı da derinleştirilmiş ve böylece alan çalışmasının anlaşılmasına zemin hazırlanmıştır. Başarılı bir kentsel mekanın olmazsa olmaz kriterinin kimlik unsurları ve kent kimliğini yansıtmak olduğunu vurgulayan bu çalışma, Ortaköy Meydanı’nın birçok kent kimliği karakteristiğini taşıdığını ortaya koyarak, bu karakteristiklerin mekanı ve kullanıcıları nasıl etkilediğini belirtmiştir.

Title

ASSESSMENT OF URBAN IDENTITY CHARACTERISTICS IN PUBLIC PLACES: A CASE STUDY OF ORTAKÖY SQUARE

Abstract

This study indicates the relationship between urban identity, public place and citizens by using the methods which are literature research and photo-analysis. To clarify the importance of the urban identity characteristics in successful public places, Ortaköy Square is chosen for the case study. The study area is a public place that the richness of urban identity characteristics was defined in the researches before. In this study, the main terms are urban identity and public places that detailed in the terms of place and identity. Additionally the notion of city square is deepened in this study to be grasped the structure of the case study area. This study emphasizes the necessity of the urban identity characteristics for creating a successful public place and presents that Ortaköy Square has many urban identity characteristics and attracts users by help of those.

Anahtar Kelime

Kelimeler: Kent Kimliği, Meydan, Ortaköy, Kentsel Mekan

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :12133
Üniversite

519081006

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Yüksel DEMİR

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Kasım

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

GİZEM KORKUT

Başlık

ÜNİVERSİTE YERLEŞKELERİNİN KENTSEL MEKAN KURGULARININ BİÇİMLENMESİNDE KENTİN ETKİSİ

Özet

Üniversiteler her ülkede içinde bulundukları toplumun ekonomik ve sosyal yapısını, siyasal ve kültürel özelliklerini yansıtan ve o ilin aynı zamanda en önemli kentsel öğelerinden biri olma görevini taşımaktadır. Üniversite yerleşkeleri kentteki konumlarına ve bu konumların birbirleriyle, fiziksel, sosyal, kültürel ve hatta siyasal faktörlerin etkisi altında kurdukları sebep sonuç ilişkilerinin sonucunda farklı stratejiler ortaya koyarak, mekansal kurgularını ortaya koyarlar ve böylelikle kente, kentliye, öğrenciye bir hayat sunmaktadır. Tüm bu süreci başlatan kentin kendisidir; kent üniversiteye bünyesinde yer açmasının ardından kampüs sınırlarının içerisinde başka bir dünyayı kendisinden koparak ya da kopmayarak kurmasına izin verir. Bu noktada ilişkilerin tamamı kent ve üniversite arasında olurken aktif olarak şekillendiren ise birinci ve ikinci dereceden kullanıcıları ile kentin ortaya koyduğu fiziksel koşullardır. Sebep sonuç ilişkisinin sonunda ortaya çıkan kurgu bizim ürünümüzü ortaya koyarken, tüm bu etkenlerin özelliklerini yansıtır. Bu sebepleri göz önünde bulundurarak dönemlere göre sosyal hayatları, eğitime bakış açılarını, ekonomik, kültürel ve hatta stratejik konumlarını inceleyerek tarih boyunca yaşanılan değişimleri ve bu değişimlerin yarattığı mekanlar arasındaki farkı belirlemek mümkündür. Toplumda verimliliğin artması, işsizliğin azalması, ekonomik gelişmenin sağlanması, sosyokültürel gelişimler, kişisel gelişim, sosyal ve fiziksel altyapı beklentileri, kültürel etkinliklerin artması, yaşam kalitesinin iyileşmesi gibi sosyal ve kültürel beklentilerin yanısıra kentsel bir imge olarak da üniversitenin kent ile ilişki nasıl kurulması gerektiği her dönem her konumda tartışılmaktadır. Dönem, konum ve stratejinin etkisiyle üniversitenin kent ile kurduğu ilişkilerin sonuçlarıda farklşılık göstermektedir.

Title

CITY EFFECT ON SHAPING THE UNIVERSITY CAMPUS’ SPACE ORGANISATION

Abstract

Universities in all countries, reflects the economic and social structure of society, reflecting the political and cultural characteristics of its’ own society; at the same time universities are the most important urban elements of the province in which they have been constructed. University campuses, according to the locations in city; inside of the city, center of the city, make cause-effect relationships of the physical, social, cultural and even political factors real and determine their own spatial fiction and by this way, offer a life or lifestyle to cities, citizens, students. All this process has been startes by the city, itself. At first the city gives university a space and lets the university establish its own life, by isolating itself or on the other side by integrating with the city in each part of life. At this point, while all the relations are between the city and the university, this relationship is shaped actively by the first-and second-degree users and the physical conditions put forward by the city. The result of cause and effect relationship between fiction while putting our our product, reflects the characteristics of all these factors. Considering these reasons by the period’s social life, education, perspectives, economic, cultural and even strategic locations throughout history by examining the difference between the living spaces created by the changes and these changes appears to be very significant.

Anahtar Kelime

KENT, ÜNİVERSİTE

Bilim Kodu

0




Sıra No :11670
Üniversite

516081002

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Prof. Dr. Mehmet OCAKÇI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Ceren EGELİ

Başlık

BOMONTİ’DE GAYRİMENKUL YATIRIM TÜRÜ OLARAK “KONUT”UN SEÇİLMESİNDEKİ ETKENLER

Özet

1980’lerden sonra İstanbul genelinde artan gayrimenkul yatırımları özellikle kent merkezinde boş arsa stokunu azaltmaya başlamış ve günümüzde kent merkezi ve yakın çevresinde gayrimenkul yatırımı geliştirilecek alan bulunamaz hale gelmiştir. Bomonti kent merkezine yakınlığı ve sahip olduğu boş arsa stokuyla 2000’li yılların ortalarında yatırımcılar tarafından ilgi görmeye başlamış bir bölgedir. Bomonti; 1/1.000 ölçekli Dolapdere-Piyale Paşa Bulvarı ve Yakın Çevresi Nazım İmar Planı’nda Merkezi İş Alanı (MİA) içinde gösterilmektedir. İmar planları esnek kullanım koşulları sağlamasına rağmen Bomonti’de gerçekleştirilen projelerin tümü tekli (konut) kullanımdadır. Tezin hipotezi olan; imar planlarınca çoklu kullanım verilen alanlardaki gelişimin tekli kullanım (konut) olarak da şekillenebileceği Bomonti’deki yatırımcılarla yapılan derinlemesine görüşmelerle test edilmiş ve doğrulanmıştır. Tez kapsamında; imar planlarında çoklu kullanımın öngörüldüğü fakat tekli bir kullanımın gerçekleştiği Bomonti’de “konut”un öne çıkması ve bunu etkileyen faktörler araştırılmıştır. Bu faktörler içinde “talep”in; projenin başarısını ve buna bağlı olarak da karlılığını arttırması nedeniyle gayrimenkul yatırım türü (konut, alışveriş merkezi, ofis, otel v.b) seçiminde en etkili faktör olduğu ortaya çıkmıştır. Bu nedenle günümüzde gayrimenkul yatırım türü seçimi sürecinde ayrıntılı olarak analiz edilmekte olan talebin; imar planlarında öngörülen işlevlerin gerçekleştirilebilirliğinin artması için plancılar tarafından da incelenmesi gereken bir olgu olduğu sonucuna varılmıştır.

Title

INFLUENCING FACTORS ON INVESTORS’S SELECTION OF “RESIDENTIAL USE” IN BOMONTI

Abstract

Since the 1980s increased real estate development in the central districts of Istanbul has created a lack of supply of vacant land. Currently, developers and investors face the challenge of securing vacant and developable land in the central districts. Bomonti region has been drawing the attention of investors since the mid 2000s. Bomonti is currently zoned as a “CBD” according to the 1/1,000 scale Dolapdere-Piyale Paşa Boulevard and Near Surrounding Area Zoning Plan. However, although the zoning permits multiple uses in Bomonti, the projects have a singular use. This paper’s hypothesis is that although development in Bomonti prescribes multiple uses on vacant land, urban economics steered the direction of development in the area to a singular use. The hypothesis of this study was measured through a series of in-depth interviews with actors involved in Bomonti. Bomonti demonstrates “residential” as a singular use despite the prescribed multiple use and the primary factors for the choices made by actors involved in the development of this neighborhood is studied in this thesis. Demand is the most influential factor for the selection of real estate investment types (residential, retail, office, hotel) that will determine the success and profitability of a project. Therefore, institutional investors generally complete a demand analysis of different real estate segments during their selection process. This paper concludes that demand is an important fact that should also be part of the urban planning process to increase the efficiency of land use.

Anahtar Kelime

gayrimenkul, Bomonti, merkezi iş alanı, yatırım türü

Bilim Kodu

0




Sıra No :12012
Üniversite

518081018

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Levent Güvenç

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Temmuz

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Kerim Kahraman

Başlık

YOL TAŞITLARI İÇİN TAŞIT SAVRULMA AÇISAL HIZI TAHMİNİ

Özet

Bu tez çalışmasında taşıt dinamik kontrolcülerinin ihtiyaç duyduğu savrulma açısal hızı bilgisi, bu amaçla kullanılan savrulma açısal hızı sensörü yerine tekerlek hızları ve taşıt yanal dinamik modeli kullanılarak tahmin edilmiştir. Böylece taşıt dinamik kontrolcülerinin maliyetinin azaltılması hedeflenmiştir. Bu amaçla tasarımda kullanılacak olan tek izli taşıt modeli oluşturulmuş ve uygulamanın yapılacağı taşıttan alınan deneysel sonuçlar karşılaştırılmıştır. Tasarımı yapılan tahmin algoritması kinematik ve dinamik tahmin olarak iki aşamada oluşturulmuştur. Algoritma öncelikle bilgisayar ortamında çift izli taşıt modeli ve CarMaker benzetim programı ile test edilmiş daha sonra ise gerçek zamanlı olarak Mekar donanım içeren benzetimcide ve Tofaş test pistinde gerçek deneysel taşıtta çeşitli manevralar için test edilmiştir. Yapılan testler sonucunda elde edilen sonuçlar başarılı bulunmuştur.

Title

VEHICLE YAW RATE ESTIMATION FOR ROAD VEHICLES

Abstract

In this study vehicle yaw rate information that is required by vehicle dynamics controllers, are estimated by using vehicle wheel speed information and vehicle lateral dynamics model instead of real yaw rate sensor. Thus, it is aimed to reduce the cost of vehicle dynamics controllers. For this purpose, single-track vehicle model was created to be used in the design and compared with the experimental results. The estimation algorithm was created in two stages as kinematic and dynamic estimation. The estimation algorithm is first tested on computer simulations with double track vehicle model and CarMaker simulation software. Then real time tests were implemented on Mekar hardware in the loop simulator and on Tofas test road with various maneuvers. The results of the tests were successful according to the computer and experimental tests.

Anahtar Kelime

Savrulma, açısal, hızı, tahmini, Kalman, filtresi, taşıt, dinamiği

Bilim Kodu

6250103




Sıra No :11664
Üniversite

516061028

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Öğr.Gör.Dr. Engin EYÜBOĞLU

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Süleyman GÜLER

Başlık

CADDE DÜZENLEME FAALİYETLERİNİN TAŞINMAZ MAL DEĞERLERİNE ETKİLERİNİN İNCELENMESİ

Özet

Çalışma kapsamında kentsel kamusal alan, cadde, cadde düzenlemesi ve düzenleme faaliyetlerinin taşınmaz mal değerlerine ait kavramsal ve kuramsal boyut ile ilgili literatür araştırmalarına yer verilmiş, İstanbul da merkezi iş alanlarının hemen 2. halkasında bulunan, Kağıthane ve Bahçelievler ilçelerinin Kağıthane Sadabad Caddesi ve Çevresi ile Bahçelievler Ahmet Yesevi Caddesi- Mahmutbey Caddesinde yapılmış olan düzenleme faaliyetlerinin öncesinde ve sonrasında periyodik olarak taşınmaz mal değerlerine ait verilerin, ulaşım ağındaki değişim ile ilgili verilerin temin edilerek, tablo ve grafiklerle gösterimi yapılmış, elde edilen bu veriler karşılaştırılarak, cadde düzenleme faaliyetlerinin taşınmaz mal değerlerine ait etkileri araştırılmıştır. Analizler sonucunda seçilen iki bölge olan, Kağıthane Sadabad Caddesi ve Bahçelievler Ahmet Yesevi ve Mahmutbey Caddelerinde, düzenleme öncesinde ve sonrasında taşınmaz mal değerleri karşılaştırıldığında, kayda değer anlamda farklılıklar gözlenmiştir. Ayrıca faaliyet alanındaki yapıların stok sayısında, düzenleme sonrasında ciddi bir artış gözlemlenmiş; bu da bu caddelerin gayrimenkul ve ticaret yatırımlarında tercih ve öncelik sebebi olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Title

THE EFFECTS OF STREET DESİGN ACTİVİTİES ON REAL ESTATE VALUES

Abstract

In this study, literature survey about urban common lands, street, street design and conceptual and theoretical dimension that belongs to street design activities is done. In İstanbul, Kağıthane and Bahçelievler are in the second circle of central business areas. Sadabad Street and its neighborhood in Kağıthane and Ahmet Yesevi-Mahmutbey Streets in Bahçelievler are the two examples for investigating the street design activities. Before and after those activities, by gathering the data periodically about the change in the real estate values and transportation network, a demonstration is performed with the tables and graphics about them. By comparing the data gathered, the effects of street design activities on real estate properties are investigated. In the two areas that are chosen after the results of analysis, when the real estate values before and after the designs are compared, a noteworthy differences are observed. Besides, an incredible increase is observed in the number of buildings in the activity area after the arrangement. This increase reveals that those streets are privileged in the investment of real estate and trade.

Anahtar Kelime

Kamusal alan, cadde, cadde düzenlemesi, taşınmaz mal, değerleme.

Bilim Kodu

0




Sıra No :11800
Üniversite

512091010

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Deniz Ulaştırma Mühendisliği

Danışman Adı

Yrd. Doç. Dr. Yavuz Keçeli

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Selim Aksoy

Başlık

RO-RO TERMİNALLERİ İÇİN SİMÜLASYON MODELLEMESİ

Özet

Denizyolu taşımacılığı, güvenilir ve ekonomik olmasıyla ulaştırma faaliyetleri içerisinde önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada, yük taşıyan tırların ve dorselerin gemilerle denizyolu üzerinden taşımacılığının yapıldığı RO-RO terminallerinde gerçekleşen süreçler incelenmiştir. Tırların ve dorselerin karayolu üzerinden terminale ulaşmaları ile ve gemilerden tahliye edilmeleri ile terminal içerisindeki süreçler başlamaktadır. Bu süreçlerde kapı, gama ışını tarama, ihracat ve ithalat kantarları, bekleme alanları ve rampa operasyonları gerçekleştirilir. Bu operasyonlar için Arena 11.0 simülasyon programı kullanılarak bir simülasyon modeli oluşturulmuştur. Oluşturulan bu simülasyon modeli, kullanılan programda 30 günlük süre için 10 kere tekrarlanarak çalıştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Söz konusu operasyonlar içerisinde oluşabilecek problemler araştırılmış ve bunlar için muhtemel çözüm yolları sunulmuştur.

Title

SIMULATION MODELING FOR RO-RO TERMINALS

Abstract

Sea transportation has an important role in transportation implementations as being safe end economic. In this study, processes of RO-RO terminals in which cargo carriying trailers and semi-trailers handled through sea transportation has been analyzed. Processes of RO-RO terminals begin with arrivals of trailers and semi-trailers to the terminal through land transportation and discharging from ships. In these processes, gate, gamma ray search, export and import weigh bridges, waiting areas and ramp operations take place. A simulation model for these operations has been set up by using Arena 11.0 simülation program. This model has been run for 30 days with 10 replications in the simülation program. The results are reviewed. The possible problems for subject operations have been searched and the possible solutions for these problems have been presented.

Anahtar Kelime

RO-RO Taşımacılığı, Simülasyon

Bilim Kodu

6270300




Sıra No :11679
Üniversite

516041023

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç.Dr. Ş.Şence TÜRK

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Maksut KARAMUSTAFAOĞLU

Başlık

ÜRETİCİ HİZMET YERSEÇİMİ MODELLEMESİ: ŞİŞLİ-BEŞİKTAŞ-BÜYÜKDERE İLE KADIKÖY-KOZYATAĞI-ATAŞEHİR AKSLARININ KARŞILAŞTIRILMASI

Özet

Dünyada özellikle II. Dünya savaşı sonrasında başlayan teknolojik gelişmeler kentlerdeki dönüşüm sürecini hızlandırmıştır. 1950’lerden itibaren gerçekleşen bu gelişmeler sonucunda kent merkezleri karışık yapıdaki hizmet sektörünün yer seçmeye başladığı alanlara dönüşmeye başlamıştır. Kent merkezleri erişilebilirliğin odak noktası ve teknolojik altyapı imkanlarının yoğun olduğu odaklara dönüşürken özellikle yüz yüze görüşme ihtiyacı hisseden ve bu yoğun altyapıya gereksinim duyan üretici hizmet sektörünün yer seçimine yol açmıştır. Gayrimenkul sektörününde ilgisini çeken üretici hizmetler, kent merkezinde özellikle prestijli ve donanımlı A tipi ofis alanlarını tercih etmekte, bu durum da yapılacak projelerin doğru konumlandırılması gereğini beraberinde getirmiştir. Yer seçim kriterleri hem özel sektör yatırımlarında hem de kamusal anlamında planlama çalışmalarında merkez öngörülerinin belirlenmesinde önem kazanmıştır. Bu çalışma öncelikle hizmetleri ve özelde üretici hizmetleri anlamak, ardından İstanbul’da Avrupa yakasında ve Anadolu yakasında üretici hizmet sektörünün yoğunlaştığı alanların tespiti, bu alanlarda yer seçen üretici hizmetlerin davranışlarını anlamaya yönelik modeller oluşturmak, Şişli-Beşiktaş-Büyükdere ile Kadıköy-Kozyatağı-Ataşehir akslarında üretici hizmet yer seçimine etki eden değişkenleri ve önem derecelerini karşılaştırarak ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanmıştır. Model çalışması sonucunda Model 1’in temsil ettiği Şişli-Beşiktaş-Büyükdere aksları ve içinde yer aldığı bölgede arazi değerleri ve ulaşılabilirliğin üretici hizmet yer seçimine olan etkisinin yüksek olduğu; Model 2’in temsil ettiği Kadıköy-Kozyatağı-Ataşehir aksları ve içinde yer aldığı bölgede ise altyapı ve pazar durumunun üretici hizmet yer seçimine etkisinin büyük olduğu bulgusu ele edilmiştir. Çalışmada elde edilen diğer önemli bir bulgu ise, prestijin üretici hizmet yer seçimine etkisinin aynı düzeyde olduğudur.

Title

SERVICE SECTOR MODELLING: THE COMPARISON OF SISLI- BESIKTAS-BUYUKDERE WITH KADIKOY-ATASEHIR-KOZYATAGI AXES

Abstract

The technological improvements after Second World War have caused to force the transformation of the cities. Beginning from 1950’s, by the tecnological improvements, the city centres have started to form into the regions that producer services have started to locate. The city centres have started to become the focus of accessibility and technological infrastructure that have concentrated and caused the result of the producer services location that need face-to-face interaction. Producer services located in the city centres in prestigous and qualified A type office buildings take the attention of real estate industry and the location of the producer services have become more important for this industry. The criteria of location has become important both for the planning studies of public and private sector investment that affected by the centres decision. The aim of this study is firstly to understand the service sector and focused on the producer services; afterwards the determination of the condensation of the producer services in the Istanbul’s sides of Europe and Anatolia, and to modelize the understanding of the behaviour of producer services location criteria especialy in Sisli-Besiktas-Buyukdere axes and Kadikoy-Kozyatagi-Atasehir axes and also to compare significance of the independents that used in modelling. The results of Model 1 that represent Sisli-Besiktas-Buyukdere axes are land value and accessibility for this area that affect the location of producer services. However, the results of Model 2 that represent Kadikoy-Kozyatagi-Atasehir axes are infrastructure and market. It is found that prestige affects equally the location of producer of both models.

Anahtar Kelime

Hizmet sektörü, üretici hizmet sektörü, yer seçimi, lojistik regresyon, İstanbul.

Bilim Kodu

0




Sıra No :11686
Üniversite

519081008

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof. Dr. Lale Berköz

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Hande Kademoğlu

Başlık

MODERN YAŞAMIN KAMUSAL MEKANLARI OLARAK ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ

Özet

Alışveriş kavramı zamanla değişim gösterip, farklı işlevlerle bütünleşirken, alışveriş mekanları da toplumsal gelişmelerin, değişen sosyo-kültürel yapıların, teknolojinin ve yaşam standartlarının etkisiyle sürekli farklılaşmaktadırlar. Zaman içerisinde alışveriş merkezleri yalnızca tüketim yapılan mekanlar olmaktan çıkarak, sosyal ve kültürel mekanları ve açık alanları ile kentsel kamusal mekanlarda gerçekleşen eylemlerin aktarıldığı mekanlar olmaya da başlamışlardır. Kentlerde kamusal alanlarda ve alışveriş mekanı – kentsel mekan ilişkisinde yaşanan değişimle birlikte alışveriş merkezi tasarım ilkeleri de farklılaşmaya başlamışlardır. Kentsel sistemlerden esinlenerek kamusal alanları ile ön plana çıkan ve tüketim dışında sosyal ve kültürel ortamlar yaratmakla birlikte alışveriş dışında çok sayıda başka işlevi de barındıran mekansal organizasyonlar olarak karşımıza çıkmakta ve kendi içlerinde kent simülasyonları yaratmaktadırlar. Tez kapsamında; günümüzün yeni kamusal mekanları olarak karşımıza çıkan alışveriş merkezlerinin geçmişten günümüze geçirdikleri gelişim süreçleri sosyal ve mekansal boyutlarda incelenmekte, geçirdikleri değişimler işlevsel, toplumsal ve tasarıma özgü olarak irdelenmekte, alışveriş merkezlerinin planlama ve tasarım ölçütleri değerlendirilmekte, alışveriş merkezlerinde yaratılan kentsel mekanlardan esinlenilerek oluşturulan kentsel kamusal alan simülasyonlarının mekana yansımaları gibi konulara değinilmekte; alışveriş merkezlerindeki ortak kullanım alanlarının kentsel kamusal alanların yerlerini alıp alamayacakları, alışveriş merkezlerinin yeniden yorumlanan kent mekanı karakteristikleri aracılığı ile kamusal alan olma başarıları irdelenmektedir.

Title

SHOOPING CENTERS AS NEW PUBLIC PLACES OF MODERN LIFE

Abstract

While the concept of shopping has changing over time and integrating with different functions, also the shopping places are changing and behaving consistently with the effect of socio - cultural structures, technology and standards of living. Over time shopping centers started to become not only the location of consumption, but also social and cultural venues and public spaces in urban areas and open spaces where the actions are transferred to public in these places. Today, shopping centers create new urban simulations that will assume the functions of public spaces and city centers. Within the context of this thesis; shopping centers - as we face as today’s new public spaces - will be examined and analyzed paralel with the spatial dimensions of social development processes from the past, functional changes, embodied in specific social and design and also with the planning and design criteria.

Anahtar Kelime

Kentsel kamusal alan, alışveriş merkezi, ortak kullanım alanları

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :11687
Üniversite

511081115

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Mehmet Şerif Kavsaoğlu

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Onur Daşkıran

Başlık

ARIZAYA UĞRAYAN SABİT KANATLI HAVAARACI İÇİN KONTROL SİSTEMİ GELİŞTİRİLMESİ VE UÇUŞ BENZETİMİ

Özet

Uçuş sırasında arızalanan bir komponentin uçuş dinamiğine olan etkileri incelenerek bir ticari yolcu uçağı için hareket denklemleri ve dinamik model elde edilmiştir. Düz seyir uçuşu sırasında meydana gelen motor tam güç kaybı, irtifa dümeni ve istikamet dümeni sıkışması arızaları için arıza benzetimi gerçekleştirilerek uçuşa olan etkileri gözlemlenmiştir. Denge analizi için Gauss- Seidel ve Newton Raphson yöntemlerinin kullanımı açıklanarak, arıza öncesi ve sonrası denge analizi gerçekleştirilmiştir. Denge analizi sonuçları kullanılarak açık döngü kontrol uygulanmış ve SIMULINK ortamında benzetimi yürütülmüştür. Doğrusal olmayan hareket denklemlerini doğrusallaştırma yöntemleri incelenmiştir. Optimal kontrol ve doğrusal karesel düzenleyici teorisi hakkında temel bilgi verilip üç arıza durumu için doğrusal kontrolcü tasarlanarak arıza sonrası kararlı uçuş sağlanmıştır. Doğrusal olmayan kontrolcüler hakkında teorik bilgi verilip istikamet dümeni arızası için duruma bağımlı katsayılar formu ve Duruma bağımlı Riccati denklemi kullanılarak kontrolcü ön tasarımı gerçekleştirilmiştir. Üç kontrol yöntemine ait benzetim sonuçları karşılaştırılarak yorumlanmıştır.

Title

CONTROL SYSTEM SYNTHESIS AND FLIGHT SIMULATION FOR FIXED WING AIRCRAFT SUBJECTED TO FAILURE

Abstract

Influence of a failured component on the flight dynamics during flight is examined and the equations of motion and dynamic model of a transport aircraft is derived. Engine full thrust loss, elevator and rudder jamming failures occurring on cruise are simulated and the effects to flight are observed. Employment of Gauss- Seidel and Newton Raphson methods for trim analysis is instructed and pre and post failure trim conditions are investigated. Using the trim analysis results an open loop scheme is practiced and simulated in SIMULINK environment. Techniques for linearization of nonlinear equations of motion are reviewed. Fundamentals of optimal control and linear quadratic regulators are studied and for the three failure type linear controller is synthesized and stable post failure flight is provided. Theory of nonlinear controllers is stated and by employing State Dependent Coefficients form and State Dependent Riccati equation a prototype controller for rudder failure is designed. Simulation outcomes of three control methods are compared and interpreted.

Anahtar Kelime

Uçuş Dinamiği, Uçuş Denetim Sistemleri, Benzetim, Arıza Giderme

Bilim Kodu

6180104




Sıra No :11724
Üniversite

519081020

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Yar. Doç Dr. Hatice Ayataç

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Vildan Ertürk

Başlık

İSTANBUL KENTSEL KIYI ALANINDAKİ DÖNÜŞÜM UYGULAMALARININ SOSYAL KİMLİK AÇISINDAN İRDELENMESİ: KARTAL/KÜÇÜKÇEKMECE UYGULAMALARI

Özet

Sosyal kimlik ve sosyal kimliğin aidiyet boyutu; psikoloji, çevresel psikoloji, planlama gibi disiplinler arasında uzun zamandır başlıca araştırma konusu olmuştur. Bu konunun gözde oluşu iki nedene dayanmaktadır: birincisi son zamanlarda ortaya çıkan dönüşüm kavramının fiziksel olduğu kadar sosyal yönünün de önem kazanması ve ikincisi dönüşümün bireyler üzerindeki sosyal etkilerinin o yerle ilgili aidiyetlerinde etkili olduğudur. Bu nedenle, aidiyet ve sosyal kimliğin değişimine yön veren etmenler hakkındaki bilgiler hane halkının aidiyet sürecini daha iyi kavramak üzere son derece önemlidir. Bireyin aidiyeti, o kişinin sosyal kimlik prensipleri arasındaki yüksek düzeyli bir uyuma ve bu yerle ilgili olumlu değerlendirmesine işaret etmektedir. Diğer taraftan halen oturulan yer konusundaki sosyal kimlik prensipleri arasındaki uyumsuzluk ise ait hissetmemeye sebep olabilmektedir. Sosyal kimlik literatüründe; halen oturulan ikemetgâh çevresindeki mekânsal kurgu ve kentsel dönüşüm uygulamalarının yer kimliği ile etkileşim halinde olduğu ve bu değişimin etkileri bazı eşiklere ulaştığında, hane halkının yaşadığı çevreyi sosyal kimlik parametrelerine göre değerlendirmesine yol açan bir yere ait olma ya da olmama sürecine başlandığı üzerinde durulmaktadır. Bu çalışmada, sosyal kimlik hakkındaki literatür gözden geçirilerek, mekânsal kimlik ve sosyal kimlik arasındaki ilişkileri anlamak üzere bağlamsal bir çerçeve sunulmaktadır. ‘‘Kentsel mekândaki fiziksel ve mekânsal değişim ve dönüşüm yalnızca bir yer değiştirme süreci değildir’’ temel varsayımına dayanarak; dönüşümün mekâna aidiyet ve sosyal kimlik üzerinde de etkili olduğu Kartal ve Küçükçekmece kıyı alanlarında yapılan bir anket çalışmasıyla ortaya konulmuştur. Çalışma sonunda yerleşme alanları ile ilgili objektif veriler ve anketlerin değerlendirilmesi ile iki yerleşme alanı sosyal kimlik ve aidiyet açısından irdelenmiş ve bu yerleşme alanlarının sosyal açıdan yaşayanlar için daha yaşanılır kılınması için gerekenler tespit edilerek öneriler getirilmiştir. Sonuç olarak; iki kıyı yerleşmesi alanı örneğinde dönüşüm projeleri sonrasında insan kaynaklı güvenlik ve sosyal ayrışma gibi sorunlar nedeni ile İstanbul’un bu kıyı mekânlarının yaşayanlar için tehlikeli ve kimliksiz mekânlar haline geldiği görülmüştür.

Title

ANALYSING TRANSFORMATION IMPLEMENTATIONS OF URBAN COASTAL AREA IN ISTANBUL IN TERMS OF SOCIAL IDENTITY; KARTAL/ KÜÇÜKÇEKMECE CASES

Abstract

Social identity and attachment aspect of social identity have been leading research subject among disciplines such as psychology, environmental psychology and planning for a long time. The reason for being popular of this subject depends on two reasons: First, to become important of social aspect of recently arising transformation concept as much as its physical aspect and second to be effective of social influence of transformation on individuals’ attachment to that place. Therefore, information about factors which lead attachment and change of social identity is essential for the purpose of better understanding process of attachment. Individual’s attachment indicates his high level consistency to social identity principles and positive evaluation on this place. On the other hand, inconsistency to social identity principles about presently living quarters can start the sense of non-attachment. Social identity literature emphasize interaction of physical setting up around presently living quarters andurban transformation implementations with place identity and when the effects of this transformation reachs to some levels, house holds’ beginning of the process of attachment or non attachment to somewhere which cause his evaluation of living environment in terms of social identity parameters. Literature on social identity is revised and a contextual frame to understand relations between place identity and social identity is presented in this thesis. The basic assumption that “physical and spatial change and the transformation in urban space” is not only based on a displacement process, the transformation to be effective on the venue of belonging and social identity in a questionnaire study of the Kartal and Küçükçekmece coastal areas have been determined. At the end of the study questionnaires and assessment of objective data related to settlements with the two settlement areas were examined in terms of social identity and belonging, and for making more livable for people living in these settlements and the requirements for the social aspects have been identified and suggestions have been made. In conclusion; in the cases of two coastal settlements; it is observed that the coasts of Istanbul become dangerous and any identity spaces for living there because of problems such as security and social segregation.

Anahtar Kelime

sosyal kimlik, aidiyet, kentsel dönüşüm, kimlik, kentsel kıyı mekanları, mekan

Bilim Kodu

0




Sıra No :11734
Üniversite

517091006

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kıyı Bilimleri ve Mühendisliği

Danışman Adı

Prof. Dr. Hafzullah AKSOY

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Kaan KOCA

Başlık

YAĞIŞ KAYNAKLI EROZYON VE KATI MADDE HAREKETİNİN LABORATUVAR MODELİ

Özet

Havza yamaçlarında meydana gelen erozyonu tahmin edebilmek için birçok model geliştirilmiştir. Mevcut çalışmalar havza yamaçlarındaki erozyonu sadece boyuna doğrultudaki eğimin etkisi altında incelemiştir. Öte yandan doğada yamaçlar enine doğrultuda da eğime sahiptirler. Yamaçlarda meydana gelen akışı ve katı madde hareketini hassas bir şekilde modelleyebilmek için 2-boyutlu modeller geliştirilmiş; fakat bu modeller laboratuvar ve arazi verileriyle kalibre edilememiştir. Geliştirilen bu modellerin performansının belirlenmesi ve kalibrasyonunun yapılabilmesi için laboratuvar çalışmaları gerekmektedir. Bu amaçla, İstanbul Teknik Üniversitesi Hidrolik Laboratuvarı’nda, 650 cm uzunluğunda ve 136 cm genişliğindeki bir erozyon kanalında, medyan çapı (D50)=0,45 mm olarak belirlenen çıplak üniform kum üzerinde, iki farklı yağış şiddetinde (85 ve 105 mm/sa), belirli enine-boyuna eğimler kullanılarak 20 farklı erozyon deneyi yapılmıştır. Ayrıca, çalışmada kullanılmak üzere doğadaki yağışın fiziksel özelliklerine benzer yağış elde etmek ve farklı çevre koşullarının (eğim, yağış şiddeti) erozyon üzerindeki etkisini belirleyebilmek için bir yağış simülatörü geliştirilmiştir. Yapılan deneyler sonucunda, enine ve boyuna eğimin artmasıyla erozyonun arttığı, yağış şiddetinin artmasıyla da erozyonun arttığı ancak hacimsel katı madde konsantrasyonunun etkilenmediği gözlenmiştir. Katı madde yükü ile akış debisi ve eğim arasında; ayrıca eğim ile erozyon arasında farklı ilişkiler elde edilmiştir. Çalışmanın sonucunda elde edilen bilgiler, kumlu zeminlerin yağış sonucu meydana gelen erozyon karşısındaki davranışı hakkında bilgi verirken, 2-boyutlu erozyon modellerini doğrulamak ve kalibre etmek amacıyla da kullanılabilir.

Title

LABORATORY MODELING OF RAINFALL INDUCED EROSION AND SEDIMENT TRANSPORT

Abstract

Several erosion models have been developed to estimate erosion that occurs on hillslopes. Existing studies are examined hillslope erosion with a certain longitudinal slope. On the other hand, most hillslopes also have a transversal slope in nature. For modeling runoff and sediment movement on hillslopes precisely, 2D models have been developed, but these models have not been able to calibrated with laboratory and field data so far. Laboratory studies are required to do calibration and to determine performance of these models. For this purpose, 20 different erosion experiments were conducted at Hydraulics Laboratory of the Technical University of Istanbul with an erosion flume, 650 cm long, 136 cm width, on bare uniform sand with a median grain size of (D50)=0.45, using two different rainfall intensities (85 mm/hr and 105 mm/hr) and with certain transversal-longitudinal slopes. Furthermore, a rainfall simulator was developed to simulate physical characteristics of the natural rainfall as closely as possible and to study the effect of environmental conditions (slope, rainfall intensity) on erosion. Based on the results of experimental studies, it was observed that soil loss was increasing with increasing longitudinal and transversal slope as well as with increasing rainfall intensity, however, volumetric sediment concentration did not change with increasing rainfall intensity. Different relationships were obtained between sediment load, flow rate and slope steepness, and between slope and erosion. The data obtained from these experiments account for the behaviour of sand under rainfall and can also be used to check and calibrate different 2D erosion models.

Anahtar Kelime

yağış simülatörü, VeeJet püskürtücü, erozyon, erozyon kanalı

Bilim Kodu

0




Sıra No :11742
Üniversite

519081017

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof Dr. Ayşe Sema KUBAT

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

ÖZLEM KEVSEROĞLU

Başlık

ENDÜSTRİYEL MİRAS ALANLARININ KENT PEYZAJINA ENTEGRASYONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ: SÜMERBANK KAYSERİ BEZ FABRİKASI ÖRNEĞİ

Özet

Bu tez kapsamında, Anadolu’da endüstriyel bir geçmişi olan Kayseri kentindeki endüstriyel miras niteliğinde olan Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası yerleşkesi ile yakın çevresinde bulunan tren yolunun dönüştürülmesi ve yeniden işlevlendirilmesi için kentsel tasarım stratejilerin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Cumhuriyet dönemi endüstriyelleşmenin hızla geliştiği yıllarda, 1935 yılında kurulan Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası sayesinde, Kayseri kenti Türkiye’deki modern şehirler arasında yer almıştır. Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası, Kayseri kentine konumlanırken ulaşım ve pazar imkanları düşünülerek tren yoluna yakın bir düzlükte konumlanmıştır. Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası’nın mevcut konumu ile kent meydanını birbirinden ayırıcı etkiye sahip olan tren yolundan dolayı Sümerbank yerleşkeleri fiziksel bozulmalara uğramaktadır. Bu tez kapsamında Sümerbank yerleşkesi ve yakın çevresinin maruz kaldığı bu fiziksel değişim nedenleri incelenmiş ve sorunlar tespit edilmiştir. Bu çalışmada Sümerbank ve kent meydanını birbirinden ayıran nedenler irdelenmiş ve birbirinden ayrışmış olan alanların; karma kullanımı içeren, yaya odaklı sürdürülebilir bir tasarım anlayışı benimsenerek bir kent parkına dönüştürülmesi amaçlanmıştır. Kent morfolojisi ile Sümerbank yerleşkesi arasında ilişki kurulmasında Space Syntax methodu kullanılmış olup bu tür Esmer Alanlarda (Brownfield) yeni tasarım alternatiflerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Kent bütünüyle Sümerbank yerleşkesi arasında eşik etkisi yaratan tren yolunun ayırıcı etkisi, kent merkezinden uzatılan akslarla, tren yolunu da içerisine alan yeni tasarım alternatiflerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Öncelikle mevcut durumun aks çizgileri global ve lokal düzeyde ölçülmüş olup bütünleşme analizleri oluşturulmuştur. Esmer alan olarak nitelendirilen Sümerbank yerleşkesi ve yakın çevresinin global anlamda bütünleşme çekirdeğinde olmasına rağmen, tren yolunun sınır etkisinden dolayı, yerleşke ile kent merkezi arasındaki yaya erişilebilirliğini olumsuz etkilediği analizlerle incelenmiştir. İkincil olarak, Sümerbank yerleşkesi ve yakın çevresinde belirli noktalarda yapılan yaya sayımları ile kent morfolojisi ve yapılan bütünleşme analizleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Sümerbank’ı kent merkezine bağlayacak yeni yaya aksları tez kapsamında geliştirilerek Depthmap programı aracılığı ile test edilmesi hedeflenmiş ve hem Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından önerilen proje hem de tez kapsamında geliştirilecek bu iki önerinin de sonuçları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmada, Kayseri kentinin hızla büyümesi doğrultusunda kente yeşil alan, erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik gibi kavramları kazandırarak bu sayede Kayseri kentinin yaşayan bir şehir olması ve kentsel kalitenin artması öngörülmektedir.

Title

THE EVALUATION OF THE INTEGRATION OF INDUSTRIAL HERITAGE AREAS TO URBAN LANDSCAPE: THE CASE STUDY OF SUMERBANK KAYSERI COTTON FACTORY

Abstract

The aim of this study is to develop an urban design strategy for the revitalization of post- industrial areas and the railway line in Kayseri –an industrialized city in Central Anatolia, Turkey. With the developments in 1930s, Kayseri became one of the modern cities of the Turkish Republic. In parallel with the world’s history of industrialization, Kayseri Sümerbank Cotton Factory was established in 1935 nearby the rail line in order to benefit from transportation and marketplace facilities. The current design of the Factory is characterized by the hostile layout of the railway tracks, which inhibits pedestrian access and segregates the area from the city center. Despite its lively neighborhood the Sümerbank estate is under the process of deterioration. There is a need for a thorough analysis to determine the underlying reasons for the physical collapse of the area. This segregated circumstance is evaluated and new design strategies are developed with the aim of converting the isolated area into an innovative park design including sustainable, mixed-used functions for creating a pedestrian-friendly environment. The basic concepts and the methods of Space syntax are adapted to develop a new strategy for this Brownfield site by analyzing the relationship between the urban form, the pattern of movement and space use. Extension of some roads into the area is proposed in order to eliminate the threshold effect of the rail line and to enhance the legibility of the city as a whole. The design proposal is intended to create a pedestrian flow between the Sümerbank Estate and the old historical core along with the newly growing urban center. Firstly, axial line analysis is conducted to determine the global and local integration patterns of the city. Even though the Brownfield area seems to be highly integrated level at the global level, pedestrian access is disconnected between the city center and the area due to the railway tracks cutting through the city. Secondly, pedestrian counts are conducted along the selected spaces for analyzing the link between pedestrian movement and urban morphology. This is a major step in forecasting the effects of the proposed changes in street layout to pedestrian accessibility. Lastly, Depth map (visibility graph analysis) is also implemented by drawing isovists from several strategic spaces from the proposed layout. The proposed design project is an integrated approach to accesibility, green space and sustainable development that will create a framework for the future growth of the City of Kayseri and lead to a vibrant and livable city with an enhanced quality of urban life.

Anahtar Kelime

Endüstri Arkeolojisi, Esmer Alanlar,Mekansal Dizin, Sürdürülebilirlik, Kentsel Peyzaj

Bilim Kodu

0




Sıra No :11769
Üniversite

516081005

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç. Dr. Şevkiye Şence TÜRK

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Fatih KOCA

Başlık

KIYI ALANLARININ (WATERFRONTS) DÖNÜŞÜMÜ ÜZERİNE BİR SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ANALİZİ: HAYDARPAŞA ÖRNEĞİ

Özet

Küresel faktörler, 21. yüzyılın başından itibaren endüstriyel sonrası toplumların dönüşüm süreci ile paralel olarak tartışılmaya başlanmıştır. Bu yüzyılda gerçekleşen kıyı alanları yeniden canlandırılması politikaları, kentlerin ekonomik, çevresel, tarihi koruma ve kültürel özelliklerini göz önüne bulundurmaktadır. Sanayi sektörünün yerini Ticari ve Hizmet tesislerinin alması şehirlerin sosyo-ekonomik organizasyonlarını ve arazi kullanım şekillerini etkilemektedir. Her ne kadar desantralizasyon politikaları uygulansa da şehir merkezinde kalan atıl sanayi alanlarının nasıl onarılacağı yaklaşımları önem kazanmıştır. Bu noktada TCDD (Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları) kullanım dışı kalacak Haydarpaşa sanayi ve liman alanındaki taşınmaz mallarını değerlendirmek istemektedir. Bu bağlamda, Marmaray projesiyle işletmecilik bakımından kullanım dışı kalacak Haydarpaşa Garı ve Limanı ile çevresinin değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sırasında İstanbul’un tarih, kültür, bilim, sanat, ticaret ve hizmet ağırlıklı bir metropoliten kent olarak dünya metropolleri arasındaki yerini alması ve kentsel mekânlarda yaşam kalitesinin artırılması amacıyla bu önemli odak noktasında bir kentsel dönüşüm projesi planlanmaktadır. Proje alanı Anadolu yakasında Boğaz’ın girişinde konumlanmıştır. Haydarpaşa şehir içerisindeki bu konumundan kaynaklı olarak Tarihi Yarımada’nın en iyi seyredildiği ve algılandığı alan olmuştur. Harem, feribot limanı ve otobüs terminali ile yoğun trafik yüküne sahip bir transfer noktası olarak alanın kuzey sınırını tanımlarken İstanbul’un en eski yerleşim birimlerinden biri olan tarihi Khalkedon şimdiki Kadıköy proje alanının güney sınırını oluşturmaktadır. Projenin temel amacı, Haydarpaşa konteynır limanını hinterlandı içinde yer alan 3 milyon kişiye hizmet edecek şekilde rekreasyon, turizm, ticaret ve kültür merkezi olarak yeniden canlandırmaktır. Bu yenileme projesinde, kıyı alanlarının halkın erişebileceği nitelikte kalmasına, yapıların şehir ile su arasında duvar formlarında tasarlanmaması, proje alanının tarihsel, kültürel, doğal alan değerlerini ve kentin otantik siluetinin korunmasına özel önem verilmiştir. Projenin bir diğer amacı, Haydarpaşa Bölgesi’ndeki değişen ihtiyaçlar doğrultusunda, İstanbul’un tek merkezliliğine karşı, turizm ve ofis kullanımları ile ticaret, rekreasyon, kültür ve sosyal tesisler (tiyatrolar, konser salonları, kongre merkezi, yat limanı, kurvaziyer limanı) geliştirerek, alternatif yeni bir merkez yaratmayı amaçlamaktır. Bu planlama anlayışının sürdürülebilirlik kavramı içerisinde değerlendirilmesi fiziksel, sosyal ve ekonomik yönleriyle değerlendirilmiştir. Tez kapsamında ulaşılan ana sonuç, liman alanı kentsel dönüşüm projelerinde farklı kullanımların yer aldığı özellikli bir örnek üzerinde fiziksel, sosyal ve ekonomik anlamda sürdürülebilirlik kavramının etkin olarak kullanımını ortaya koymaktır. Bu sonuca ulaşma isteği ise mevcutta var olan bir problemin tanımlanmasıyla ortaya çıkmıştır. Bu problem; kentsel dönüşüm projelerinde planlama otoritelerin birtakım sosyal ve tarihsel kaygıları ön planda tutmada ki yaşadıkları zorluklar, aldıkları ilkesel kararlarla planlama anlayışının ekonomik yapı üzerindeki etkilerini değerlendirmede yaşadıkları zorluklar, en önemlisi, yerel arz-talep dengesinin kontrolü yapılmadan gerçekleştirilmesi, dolayısıyla projenin sürdürülebirlik açısından yetersiz olması ve mekansal uygulamasında ortaya çıkan zorluklardır. Dünya örnekleri ile karşılaştırmalı olarak yapılan çalışmalar ile Haydarpaşa alanının genel karakteristik özelliklerine, özgün yapısına en uygun sürdürülebilir geliştirme çalışmaları incelenmiştir. Türkiye’de liman alanı dönüşüm projelerinin ilkesel yaklaşımlarının belirlenmesinde ve kentsel kıyı alanlarının eylem planlarının geliştirilmesinde, sürdürülebilirlik kavramı planlama otoriteleri tarafından yeterince ele alınmamaktadır. Bu anlamda tez, örnek çalışma ve deneyimlerle bu açığı giderme amacına katkı sağlamaktadır.

Title

SUSTAINABILITY ANALYSIS ON THE TRANSFORMATION OF WATERFRONTS: THE CASE OF HAYDARPASA

Abstract

While in the beginning of the 21st, the global factors in parallel with the transformation process of postindustrial societies are started to be discussed. The waterfront revitalization policies presented in this century consider the economic, environmental, historic preservation, and cultural characteristics of the cities. The installation of services and commercial facilities instead of the industrial sector is effected the socio-economic organization and the land use patterns of cities. However, the implementation of decentralization politics, the approaches in order how to maintain the retreated industrial areas in the centre of cities rather gained importance. At this point State Railways of the Turkish Republic (TCDD) in terms of entrepreneurship, which will remain unavailable in Haydarpasa industrial area and Haydarpasa Port wants to assess real property. In this context, the Marmaray project will become operational with the use will remain non-common Haydarpasa Station and the Port of the environmental assessment and evaluation during Istanbul s history, culture, science, art, commerce and services a predominantly metropolitan city as a world metropolis between the replacing and urban spaces to enhance quality of life in this important focal point for an urban transformation project is planning. The project area is located on the Anatolian side, at the entrance of Bosporus. Due to its location in the city, Haydarpaşa is the best place where the Historical Peninsula is viewed and perceived. Ancient Khalkedon, one of the oldest settlement sites of Istanbul, now Kadıköy, forms the southern border of the project area while Harem, the transfer point with intense traffic load with the ferry port and bus terminal, defines the northern border. The main aim of the project is the regeneration of the container port in Haydarpaşa to be a centre of recreation, tourism, business and culture, which will serve 3 million people in its hinterland. In this regeneration project, special attention has been given that the coast remains accessible to public, the buildings designed do not form a wall between the city and the sea and that the overall project protects the historical, cultural and natural site values of the project area and city’s authentic silhouette. The other aim of the project, one of the dorms east side of the city into a single center in Istanbul against in this area, business centers, tourism and office use, with commercial, recreational, cultural and social facilities (theaters, concert halls, convention center, marina, harbor cruise) by developing alternative aims to create a new center. This planning concept within the concept of sustainability assessment of the physical, social and economic aspects is evaluated. The main results achieved within the scope of the thesis, the harbor area of urban regeneration projects with different uses, including an example on the physical, social and economic terms, the effective use of the concept of sustainability is to reveal. Desire to reach this result, has emerged to definition presently existing of a problem. This is the problem; planning authorities in urban regeneration projects experienced some difficulties in keeping in the forefront of social and historical concerns, understanding of their planning decisions in principle difficulties in assessing their impact on economic structure, most importantly, without control of the realization of the local supply-demand balance, therefore inadequate in terms of sustainability of the project and emerging challenges of spatial application. In comparative studies with samples with the World sustainable development studies of the most appropriate the original structure and general characteristics of Haydarpasa area examined. The concept of sustainability are not taken adequately at The determination of the urban regeneration projects principled approaches in Turkey and developing action plans of urban waterfronts dealt with by planning authorities. In this sense, the thesis, case studies and experiences that contribute to the purpose of deficit reduction.

Anahtar Kelime

Kıyı Alanı Gelişimi, Kentsel Dönüşüm, Endüstriyel ve Kültürel Miras, Koruma Planı, Kentsel Politika, Kent Ekonomisi, Sürdürülebilirlik

Bilim Kodu

0




Sıra No :11781
Üniversite

519071015

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Yrd. Doç. Dr. Hatice AYATAÇ

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Müge Çalışkan

Başlık

KAMU YARARI BAĞLAMINDA KAMUSAL MEKANLARDA BİR YAYALAŞTIRMA ÖRNEĞİ: EMİNÖNÜ TARİHİ YARIMADA (HOBYAR MAHALLESİ VE ÇEVRESİ) YAYALAŞTIRMA PROJESİ

Özet

Kamu yararı kavramı farklı disiplinler tarafından çalışmakta ancak kesin bir tanıma ulaşılamamaktadır. Kavramın tam olarak tanımlanamaması uygulama çalışmalarında çelişkilere yol açmakta ve sahip olduğu etik ve siyasal nedenlerinden ötürü doğru koşullarda kullanılamamaktadır. Kent planlaması ve tasarımının en önemli dayanağını oluşturan kamu yararı kavramının uygulamalarda yetersiz kalması kentlerin gelişiminde olumsuzluklara neden olmaktadır. Kentlerde meydana gelen değişimler planlama ve tasarım uygulamalarını etkilemekte ve bu değişimler sonucunda kamusal mekanlar etkilenmektedir. Bu etkilerin sonucunda kamusal mekanlar kullanım amaçlarından uzaklaşmakta, geçiş bölgeleri veya atıl alanlar olarak kullanılmaya başlamaktadı. Bu nedenle idari ve yerel yönetimler yeni politikalar oluşturarak alanlarda çeşitli uygulamalar ile bu sorunları çözmeye çalışmaktadır. Yaya alanlarında uygulanan yayalaştırma düzenlemeleri de bu uygulamaların başında gelmektedir. Dünya ve Türkiye örneklerinde yayalaştırma düzenlemelerinin kentlerde aktif yaşam alanları ve kamusal mekanlar sağladığı gözlemlenmektedir. Bu bağlamda planlama ve kentsel tasarım düzenlemelerinde yaya yollarının kamu yararı ilkesi ile düşünülerek planlanlanması gerekliliği oldukça önemlidir. Bu tez çalışmasında yaya alanlarının günümüzde sadece geçiş bölgesi olarak kullanılmakta olduğu ve kentsel kamusal mekan özelliklerini taşımadığı ve ayrıca kamu yararı özelliklerini göstermediği vurgulanmaktadır. İstanbul’un en önemli tarihi alanlarından olan Eminönü Hobyar Mahallesinde uygulanan yayalaştırma projesi kapsamında incelenen tez çalışmasında anket ve gözlem yoluyla değerlendirme alanı incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda kamu yararının ön plana çıkarılması gerektiği, kamusal mekanların tasarlanma süreçlerinde tüm katılım araçlarını kullanma zorunluluğu ve alanı kullanan tüm kesimlere hitap etmesi gerekliliği ön plana çıkmaktadır. Ortaya çıkan kararların kentsel tasarımın müdahale araçlarına etki edebildiği ölçüde kente ve topluma fayda sağlayabileceği bir gerçeklik olarak karşımıza çıkmaktadır.

Title

A PEDESTRIANIZATION CASE IN THE CONTEXT OF PUBLIC INTEREST: A PEDESTRIANIZATION PROJECT IN EMİNÖNÜ HISTORICAL PENINSULA (HOBYAR NEIGHBORHOOD AND SURROUNDINGS)

Abstract

Although the concept of public interest is being studied by varios disciplines, it doesn’t have a specific definition. The lack of understanding the concept brings about conflicts both theoretically and in terms of how it empirically informs our understanding of this resource. As a result, the concept of public interest is not being used correctly because of its ethic and political dimensions. As generating one of the most important basis for urban planing and urban design, the deficiency of the implementation of public interest causes negative impacts on urban development. The changes forming in the urban space affect the planning and design implementations, and public space is influenced as a result of these issues. Thus, public spaces are not utilized as intended and become inactive or transition spaces. Therefore, local governments try to solve these problems by generating new policies and various applications. Pedestrianization is one of the major tools of these applications. In different types of cases from the world and Turkey, it is observed that pedestrianization provides active living environments and public spaces in cities. In this context, it is crucial to plan the pedestrian ways by considering public interest principles in planning and urban design applications. This thesis emphasizes that the pedestrian spaces are only being used for transit purposes and do not carry or show the characteristics of urban public space and public interest. In this thesis, the area covering the pedestrianization project in Eminönü Hobyar Neighborhod, which is one of the most important historical districts of İstanbul, has been analyzed by survey and observation on site. The results of the empirical study show that, in the process of designing public spaces; all the participation tools have to be used, the space must appeal to all users and public interest has to be emphasized. The fact that; emerging decisions are only able to provide urban and public benefit to the extent of their effect on urban design implementation tools, surfaces as a reality.

Anahtar Kelime

kamu yararı, kamusal mekan, yayalaştırma

Bilim Kodu

0




Sıra No :11782
Üniversite

519081018

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

A. Senem Deviren

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Pelin Çelebican

Başlık

YAYALAŞTIRMA VE STOCKHOLM ŞEHİR MERKEZİ İÇİN ÜST GEÇİT ÖNERİSİ

Özet

Çevre dostu şehirler kapsamında son yıllarda yapılan kampanyalar ile insanlar yürümeye ve yaşadıkların kentin imkanlarından yararlanmaya teşvik edilmektedirler. Bu sebeple belediyeler kent merkezlerinde yayalaştırma projelerine önem vermektedirler. Fakat çoğunlukla yürüme aktivitesinden kaçınan insanlar, şehir merkezlerini sadece güzergahları üzerinde ise ziyaret etmektedirler. Yaya alanları kentin sosyal ve kültürel yansımaları gibidir. Bu nedenle de ziyaretçiler üzerinde bıraktıkları izlenim önemlidir. Araç içinde bir caddeyi geçmektense yürüyerek deneyimlemek orayı daha iyi algılamaya ve akılda kalmasında etkili olur. Diğer yandan, yaya yollarındaki devamlılık, canlı kalması açısından önemlidir. Bunun yanısıra, son yıllarda araçların caddeler üzerindeki artan baskınlığı açıkça görülmektedir. Bu durumun yayaları en çok rahatsız eden yönü araç trafiğinin yaya yolları ile kesişmesiyle yayaları duraksatması ve yaya yolundaki devamlılığı bozmasıdır. Sveavägen Stockholm şehrinde doğu ile batıyı ayıran en önemli ana caddelerden biridir. Doğu ile batıyı ayırırken, iki taraf arasındaki sosyal farklılığı da ortaya çıkarmaktadır. İki taraf arasında sadece 20 metre olmasına rağmen, bu farklılık yaya alışveriş caddelerinin cephelerinde bile hissedilmektedir. Bu tez ile yayaların kentin merkezi ile ilgili beklenti ve istekleri tartışılacak ve yayaları merkeze daha çok çekecek bir bağlantı önerisi sunulacaktır. Bu bağlantı önerisi ile yayaların yürüme aktivitesindeki devamlılığın sağlanması, merkezin daha canlı tutulması ve Stokholm şehrinin doğusu ile batısının ilişkilendirilmesi beklenmektedir.

Title

PEDESTRIANIZATION AND A SKYWAY CONNECTION PROPOSAL FOR STOCKHOLM CITY CENTER

Abstract

Due to the new campaigns for the environmental friendly cities, people are encouraged to experience walking and take the advantages of the urban life. However, they usually avoid making this activity since they visit the central core just to fulfill their needs as grocery shopping, passing through transportation nodes, etc. Pedestrian streets are reflects of the city’s social and cultural life, which make important impression on visitors mind. They are catchy since people can experience it better on foot. On the other hand, continuity is necessary on pedestrian streets to keep it vital. Moreover, in recent years on the street level, car domination is obviously seen which disturbs pedestrians since they cross with pedestrian streets. Thus, continuity of the pedestrian streets is interrupted and it repulses people. Sveävagen is one of the major streets in Stockholm City. While it separates east and west, it reveals social difference between two as well. It can even be felt on the pedestrian streets facades although there is only 20 meters distance between two parts. This thesis is going to discuss the requirements and the expectations of pedestrians in the central district and put forward new proposals in order to attract people more, with a new linkage design which aims to enliven the city, provide continuity on pedestrian’s walking activity and relate east and west part of the Stockholm City.

Anahtar Kelime

Yayalaştırma, Yaya Alanları, Üst geçit, Stokholm

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :11711
Üniversite

518071008

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Doç.Dr.Salman KURTULAN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2011

Tez Öğrencisi

Erdem DANACI

Başlık

14 EKSENLİ PVC PROFİL İŞLEME MERKEZİ OTOMASYONU

Özet

İnşaat sektörünün gelişmesi ve kapı, pencere gibi döşemelerde PVC kullanımının artması sonucu PVC profil üretimi artmış ve bu profilleri işleyecek makinelere gereksinim duyulmuştur. Herhangi bir otomasyonun bulunmadığı üretim sistemlerinde, 5 farklı makine ve 7 operatörler ile günlük 25-30 çerçeve yapılabilmektedir. Bu çalışmada, bir endüstriyel otomasyon uygulaması olarak PVC Profil İşleme Merkezi otomasyonu yapılmıştır. Profil İşleme Merkezi, PVC üreticilerinin sağladığı 6-7 metre uzunluğundaki profilleri, kullanıcı ara yüzünde tasarlanan kapı-pencere ölçü ve özelliklerine göre delme, kesme ve vidalama işlemleri uygulayarak kaynatmaya hazır hale getirir. Üretim hızını, verimliliği ve kaliteyi arttırmak amacıyla yapılan bu otomasyonda birden fazla işlemci ve çok sayıda yüksek çözünürlüklü hareket kontrol ünitesi kullanılmıştır. Kullanılan 4 işlemciyle makine çalışma sürecinden bağımsız olan kontroller (giriş-çıkış kontrolü, arızalar, hesaplamalar vs.), frezeleme ünitesi işlemleri, genel makine çalışma algoritması ve kullanıcı ara yüzü birbirinden ayrılmıştır. Programlanabilir Lojik Kontrolör (PLC), hareket kontrol ve endüstriyel bilgisayardan (IPC)oluşan bu kontrolcüler programlanırken Ardışıl fonksiyon gösteriminin (SFC) yanı sıra fonksiyon blok diyagramı (FBD) ve G-Kod programlama yapıları kullanılmıştır. 3 eksen interpolasyon yapan işleme üniteleriyle birlikte 14 adet hareket kontrol sürücüsü içermektedir. 1 metrenin altındaki hareketlerde sonsuz vidalı mil, üstündeki hareketlerde kayış-kasnak sistemi kullanılmıştır. 4 metrenin üzerinde hareket olan profil taşıyıcı robotlarında, kayış gerginliğinden oluşabilecek pozisyonlama hatalarını engellemek amacıyla tam kapalı çevrim servo sürücüler kullanılmıştır.

Title

THE AUTOMATION OF 14 AXES PVC PROFILE PROCESSING CENTER

Abstract

PVC profile production and so the demand of the machinery to handle it, has increased sharply, as a result of developing construction industry and increasing the use of PVC profiles in doors and windows of the buildings. 5 to 7 operators are only able to make 25-30 window frames a day, using the machinery without any proper automation system. This study is an industrial automation application of PVC Profile Processing Center. Profile Processing Center prepares 6-7 meters long manufacturer provided PVC profiles, for the welding, making all the operations needed, such as cutting, drilling and screwing, according to the size and characteristics of the windows, which has been designed on an user interface program. Multiple processors and a number of high-resolution motion controllers are used at the automation process, intended to increase speed, efficiency and quality at the production. With 4 independently controlled processors, process studies (input-output control, warnings, errors, calculations, etc..), milling unit operations, the overall machine operation algorithm, and user interface are separated from each other. As well as Sequential Function Chart (SFC) and Function Block Diagram (FBD), G-Code programming structure is also used to control motion controllers, Programmable Logic Controller (PLC), and industrial PC (IPC). The machine consists of 14 motion control drivers with 3 axis interpolated processing unit. The worm shaft is used for less than 1 meter long movements, and the belt-pulley system for above. Fully closed-loop positioning servo drives are used in order to prevent errors resulting from the belt-pulley that is used over 4 meters long moving robots.

Anahtar Kelime

Hareket kontrolü, Endüstriyel otomasyon, servo kontrol, PLC, üretim hattı

Bilim Kodu

0




Sıra No :10572
Üniversite

518081027

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Yrd. Doç. Dr. Levent Ovacık

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Sinan Başaran

Başlık

SİLİNDİRİK OLARAK AYRIŞTIRILABİLEN SABİT-MIKNATISLI YAPILARDA POISSON DENKLEMİNİN ÇÖZÜMLENMESİ İÇİN BİR FOURIER SERİSİ YAKLAŞIMI

Özet

Bu tezde, silindirik olarak ayrıştırılabilen sabit mıknatıslı yapıların manyetik analizine olanak sağlayan Poisson denkleminin çözümü için Fourier serisi yaklaşımı kullanılarak yeni bir yöntem geliştirilmiştir. Bütün problem alanı içerisindeki homojen ve homojen olmayan problemlerin çözümlenmesi için süperpozisyon prensibi uygulanarak bir lineer denklem sistemi elde edilmiştir. Çember, halka ve kutup arkı şeklindeki yarıçap ve paralel yönde mıknatıslanmış mıknatısların yüzey akım yoğunluğu formülleri Fourier serisi kullanılarak elde edilmiştir. Mıknatıs bölgeleri içerisindeki düzgün mıknatıslanmadan kaynaklanan kaynak teriminin homojen çözümü etkilemediği görülmüştür. Silindirik koordinatlarda Laplace denklemini sağlayan vektör potansiyeli için homojen çözüm değişkenlerine ayırma tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Bu yeni yöntem temelinde; yapı bölgesi çember, halka ve kutup arkı olarak farklı silindirik simetrik geometrilere ayrılmıştır. Bu alt bölgelerin sınırlarında, sınır koşulları eşitlikleri bu alt bölgeler arasındaki manyetik bağıntı aracılığıyla elde edilmiştir. Tüm eşitlikler manyetik vektör potansiyeli ifadesi ve sınır koşulu eşitlikleri birleştirilerek elde edilmiştir. Büyük seyrek matrislerin hızlı hesaplanması için MATLAB tabanlı bir program geliştirilmiştir. Sunulan yöntem ile elde edilen tüm sonuçlar, harmonik mertebesinin artırılması ile Sonlu Elemanlar Yöntemi yaklaşımından elde edilen sonuçlara yakınsamıştır. Sunulan yöntemin silindirik olarak ayrıştırılabilen sabit mıknatıslı yapılar içerisindeki manyetik alanı ifade eden iki-boyutlu Poisson denkleminin çözümü için etkin bir yaklaşım olduğu kanıtlanmıştır.

Title

A FOURIER SERIES APPROXIMATION TO SOLUTION OF POISSON’S EQUATION IN CYLINDRICALLY DECOMPOSABLE PERMANENT-MAGNET STRUCTURES

Abstract

In this study, a new method for the solution of Poisson’s equation that enables magnetic analysis of cylindrically decomposable permanent-magnet structures is developed using Fourier series approximation. A set of linear equations for the solution of homogenous and non-homogenous problems within the whole problem domain are obtained by applying the superposition principle. Formulations for the surface current density for circle-, ring- and arc-shaped geometries, and radial and parallel magnetization of magnets are obtained using Fourier series. It is shown that the source term due to uniform magnetization within magnet regions does not contribute to the non-homogenous solution. Homogenous solution to vector potential that satisfies Laplace’s equation in cylindrical coordinates is obtained by using the separation of variables technique. Based on this new method, the region of the magnetic structure is divided into different cylindrically symmetric geometries; such as circles, rings or pole arcs. At the boundaries of these sub-regions, the equations for boundary conditions are obtained by the magnetic relationship between these sub-regions. All equations are obtained by combining the expression of the magnetic vector potential and boundary conditions. A MATLAB-based program is developed for fast computation of the large sparse matrices. All the results which are obtained by the presented method are achieved convergence to Finite Element Method results with increasing number of harmonic orders. It has been proven that the presented method is an effective approach for solving two-dimensional Poisson’s equation that constitutes magnetic field within cylindrically decomposable permanent magnet structures.

Anahtar Kelime

Poisson denklemi, Fourier serisi, Sabit-mıknatıs

Bilim Kodu

0




Sıra No :10285
Üniversite

502981211

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof.Dr.Hale Çıracı

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Bahri Murat Sevindik

Başlık

KORUMA PLANI BULUNAN KENTSEL SİT DOKULARINDA FİZİKÎ MEKÂN DEĞİŞİMİ - EYÜP ÖRNEĞİ

Özet

Koruma planı bulunan kentsel sit alanlarında fizikî mekânla ilgili olarak üç temel dokudan bahsetmek mümkündür. Bunlardan ilki, korumaya değer kültürel ve doğal varlıkların bulunduğu kentsel sit alanındaki geleneksel dokudur. İkincisi, yine bu kültürel ve doğal varlıkları korumak amacıyla hazırlanan ve yapıldıkları dönemin mevzuat, koruma anlayışı vb. etkenleriyle hazırlanan koruma amaçlı imar planları dokusudur. Son doku ise, kentsel sit alanının günümüzdeki mevcut dokusudur. Bahsedilen üç doku belirlenen yapılaşma, yol ve yeşil alan parametrelerine göre karşılaştırmalı olarak çalışılmıştır. Karşılaştırmalarda ilgili diğer bilgi, belge vb. verilerle beraber alan geneli hakkında bilgi sahibi olabilmek için üç harita dokusu da tespit edilmiştir; geleneksel dokuyu temsil ettiği kabul edilen 1923 tarihli harita dokusu, geçerli koruma amaçlı imar planlarına ait doku ve günümüz mevcut durumunu yansıtan hâlihazır harita dokusu. Bu üç dokunun, anlaşılmasına yönelik olarak araştırılması ve karşılaştırmalı bir analiz kapsamında değerlendirilmesinin, kentsel sit alanlarının korunmasına yönelik olarak gelecekte yapılacak çalışmalarda önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.

Title

THE CHANGE OF PHYSİCAL STRUCTURE İN URBAN HİSTORİCAL SİTES WHİCH HAVE PRESERVATİON PLAN- THE CASE OF EYÜP

Abstract

It is possible to mention three main structures at the urban historical sites which have preservation plan. The first one is the traditional structures at historical site that include cultural and natural entities which should be preserved. The second one is the structure of zoning and construction plans that have been prepared for preservation and improvemet of cultural and natural things. The last one is the existing and present structure., the three types of construction, roads, streets, and the green zones have been studied comperatively according to their parameters. In the comperative studies, The three maps and drawings also were found; the map of estimations which indicates to the traditional constructions, maps of construction plans and the map of the present state.We hope, it will be benficial to make a comperative analysis and a deep research to understand these three structures.

Anahtar Kelime

kentsel sit alanı, koruma planı, geleneksel doku, değişim

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :10289
Üniversite

516061007

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç. Dr. Ferhan Gezici

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Elif Seyhan Karaca

Başlık

ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ HEDEF KİTLESİNİN MARKA VE MAĞAZA DAĞILIMI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN İNCELENMESİ

Özet

Bu çalışmada, alışveriş merkezlerindeki marka ve mağaza dağılımını etkileyen kriterler araştırılmış, konsept kavramı incelenmiş ve ziyaretçi kiracı arasındaki ilişkiler ortaya çıkarılmıştır. Alışveriş kavramı, alışveriş merkezlerinin gelişim süreci, dünyada ve ülkemizdeki gelişimleri ile uluslar arası literatürdeki sınıflandırılmaları araştırılarak, alışveriş merkezlerinin genel tanımı yapılmıştır. Tezin asıl konusunda, alışveriş merkezleri konsept kavramı ile marka ve mağaza dağılımlarının merkezi başarısı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Özellikle hedef kitlenin bu konu üzerindeki etkileri detaylandırılmıştır. İstanbul’da farklı özelliklere sahip iki alışveriş merkezi projesi, marka ve mağaza dağılımları bakımından incelenmiştir. Neo Marin Alışveriş Merkezi ve Akmerkez ayrıntılı olarak açıklanan kriterler ile önce ayrı ayrı, sonrasında ise karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, incelenen iki projenin de marka ve mağaza karmasının genel anlamda hedef kitlenin ekonomik ve demografik yapısına uygun şekilde planlandığı ortaya çıkarılmıştır.

Title

STUDYING THE EFFECTS OF SHOPPING CENTERS TARGET AREA ON THE BRAND AND SHOP MIX DISTRIBUTION

Abstract

Within the scope of this study, criterias that affect brand and shop mix distribution have been analyzed, concept term has been reviewed and the relationships between visitor and tenant have been searched out. The general information was given researching the term of shopping, shopping center development process in the world and Turkey, and classification of the shopping centers in international literature. Within the main scope of this thesis the effects of concept, brand and shop mix distribution on the success of shopping centers have been reviewed. Especially, the effects of target area on the distribution of brand and shop mix of shopping centers have been explained in detail. The evaluation on brand and shop mix distribution has been made according to two different sample projects in Istanbul. Neo Marin Shopping Center and Akmerkez have analyzed in accordance with the effects of brand and shop mix distribution criterias and than a comparative analysis has been made for two projects as an evaluation. Finally, it is proved that the brand and shop mix distribution of the projects was planned in accordance with the economic and demographic situation of the target area.

Anahtar Kelime

alışveriş merkezleri, marka karması

Bilim Kodu

0




Sıra No :10311
Üniversite

502941705

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Doç. Dr. Funda YİRMİBEŞOĞLU

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Fatma BÜYÜKBAŞ UMUT

Başlık

GAYRİMENKUL DEĞERLEMEDE ŞEREFİYE KRİTERLERİNİN BELİRLENMESİ VE ŞEREFİYELENDİRME UYGULAMALARI

Özet

Şerefiye hesabı gayrimenkul değerlemede matematiksel modellemeye imkan tanıması nedeniyle önem arzetmektedir. Bu çalışmada, benzer gayrimenkullerin toplu değerlemesinin yapıldığı gayrimenkul raporlarında, değer farklılıklarını yaratan şerefiye kriterleri ve bu kriterlerin değeri etkileme oranları incelenmiştir. Çalışmada şerefiye kriterlerini belirleme yöntemi üç uygulama ile detaylı olarak verilmiştir. Farklı amaçlarla hazırlanmış olan şerefiyelendirme uygulamalarında aynı bölgede, aynı projede ya da aynı binada benzer özelliklere sahip olan gayrimenkullerin değerlerindeki farklılıkları yaratan kriterler ve bu kriterlerin değeri etkileme ağırlıkları belirlenmiştir. Değeri etkileyen genel kabul görmüş kriterler ve bu kriterlerin değer üzerindeki etkileri arsalar, konutlar ve ticari gayrimenkuller için farklı olabileceği gibi gayrimenkullerin bulunduğu bölgeye göre de çeşitlilik gösterebilmektedir. Şerefiye kriterlerinin seçiminde ve ağırlıklarının tespitinde gayrimenkullerin bulunduğu bölgedeki arz ve talep dengesinin saha çalışmaları ile tespiti şerefiyelendirme çalışmalarındaki önemli süreçlerinden biridir. Çalışmada değeri etkileyen kriterler, içsel unsurlar ve dışsal unsurlar olmak üzere iki ana grupta incelenmiştir.

Title

DETERMINING GOODWILL CRITERIA IN REAL ESTATE APPRAISAL AND GOODWILL STUDIES

Abstract

By the reason of providing an opportunity for mathematical modelling, goodwill calculation is very important in real estate appraisal. In this study, it has been examined goodwill criterias that creates value differences in similar properties and rates of these goodwill factors on their values in the appraisal reports which many similar properties are appraised in one report. The method of determining the goodwill criteria has been given in detail with three examples. In goodwill studies those prepared for different purposes, it has been determined the factors those create differences in the prices of the properties having similar characteristics located in the same area, in the same project or at the same building and their percentage of affecting the values. Generally accepted criterias those effect the value of the properties and their rates on the value can be different for lands, residential properties and commercial properties and those can be different according to the regions those properties are located as well. The determination of the supply and demand ratio in the market by site researches is an important process in goodwill studies. The value affecting factors has been examined in two main groups of internal components and external components in this study.

Anahtar Kelime

Gayrimenkuller, Değer, Değerleme, Şerefiye, Şerefiyelendirme, Değer Analizi

Bilim Kodu

0




Sıra No :10312
Üniversite

516061010

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç. Dr. Ferhan Gezici

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Fadime Çoban

Başlık

KARMA KULLANIMLI GAYRİMENKUL GELİŞTİRME PROJELERİNİN İSTANBUL MERKEZİ İŞ ALANLARI ÖRNEĞİNDE ANALİZİ

Özet

Dünyanın önde gelen metropol şehirlerinde ortaya çıkan ve genelde merkezi iş alanları üzerinde arsa fiyatlarının yüksek olması ve arsa arzının sınırlı olmasından dolayı uygulanan karma kullanımlı projeler 1990’lı yıllardan itibaren İstanbul merkezi iş alanları üzerinde de geliştirilmeye başlanmıştır. Karma kullanımlı projeler genelde metropol şehirlerin merkezi iş alanlarında, büyük kentsel arsalar üzerinde, kentsel yapıyı etkileyecek kadar büyük kapalı alanlara sahip projelerdir ve kentsel altyapıyı, kentsel imajı ve silüeti, kentin gayrimenkul piyasasını ve kent ekonomisini etkileyen nitelik ve niceliklere sahip olmalarından dolayı bu tez çalışması kapsamında karma kullanımlı proje tanımı, özellikleri, dünya ve İstanbul’daki projelerin özellikleri, İstanbul merkezi iş alanların ve planların gelişimi incelenmiştir. Alan çalışması kapsamında İstanbul Büyükdere aksı merkezi iş alanı ve Basın Ekspres Yolu planlanan merkezi iş alanı üzerindeki mevcut ve inşa halindeki karma kullanımlı projeler incelenerek, tasarım özellikleri, kent yapısına etkileri, gayrimenkul piyasası ve kamu gelirlerine etkileri incelenmiş olumlu ve olumsuz yönleri değerlendirilmiştir.

Title

ANALYZING THE MIXED USE REAL ESTATE DEVELOPMENT PROJECTS WITHIN ISTANBUL CENTRAL BUSINESS DISTRICT AREAS

Abstract

In many world metropolitan cities’ central business district areas, mixed use projects are developed due to lack of available land areas for new developments and high land prices in CBD areas. After 1990’s, mixed use projects are started to be developed in also İstanbul central business districts. Mixed use projects are generally located in metropolitan CBDs, on big urban lands including enormous closed areas that can affect urban systems and structure. In this study; description of mixed use projects, characteristics of projects that are developed in the world and İstanbul and transition of İstanbul CBDs and metropolitan plan decisions are analyzed, due to effects of mixed use projects on urban infrastructure, image of the city and silhouette, urban real estate market and urban economics. In last part, existing and construction mixed use project details, urban and building design trends, effects on urban structure, urban macroform, urban real estate market and public revenues areas are analyzed and advantages and disadvantages of the mixed use projects are evaluated for İstanbul Büyükdere Axis CBD and Basın Ekspres Axis CBD projects.

Anahtar Kelime

Karma Kullanımlı Projeler, Sürdürülebilir Gelişme, Akıllı Büyüme, Merkezi İş Alanı

Bilim Kodu

0




Sıra No :10328
Üniversite

517061002

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kıyı Bilimleri ve Mühendisliği

Danışman Adı

Doç. Dr. Sevket ÇOKGÖR

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Rıdvan Fırat BAYHAN

Başlık

DENİZ TABANINA YERLEŞTİRİLEN POLİETİLEN BORUNUN ÜZERİNDEKİ DALGA ETKİSİ

Özet

Araştırmalarımızın ana amacı kayma gerilmelerini, basınç dağılımlarını ve kuvvetleri stokes dalgası koşulunda incelemektir. Doğalgaz boru hattı inşa edilmiştir ve ilk aşamada sadece nümerik çözümlerle olayın fiziği araştırılmıştır. Borudaki ani basınç değişiklikleri simülasyonda gözlemlenmiş ve önemli sonuçlar kayıt altına alınmıştır. Her koşulda basınç kuvvetleri yükselen dalgayla yükselmektedir fakat özellikle borunun uç noktalarındaki kayma gerilmeleri ve basınç dağılımları farklılık göstermektedir. Aynı dalga koşulunda dört simülasyon için de borunun uç bölgelerinde statik, dinamik basınç ve çevri kopmalarının neticesinde oluşan zorlanmalar dalganın boruya göre artan ve azalan yükseklik değerleri de göz önünde tutularak incelenmiştir. Borudaki kimyasal mukavemet doğrudan polimer bozulmaya bağlı olduğu için malzemenin elastiklik özellikleri dalga koşullarında değişmemektedir. Dışarıdan herhangi bir mekanik etki olmadığı sürece malzeme yapısında bir değişiklik meydana gelmez. Borunun değişen KC değerlerinde basınç ve kuvvetler dalga salınımlarında değişiklik göstermekte bu da malzemede az da olsa sapma meydana getirmektedir. Dalganın polietilen boru üzerindeki etkilerinin doğalgaz iletimi çalışmaları için temel olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmanın bundan sonra yapılacak olan çalışmalara önemli katkılar sağlaması beklenmektedir.

Title

EFFECTS OF STOKES WAVE ON POLYETHYLEN PIPE ON THE FLOOR

Abstract

The main purpose in our investigations is to determine shear stresses, small deflections, pressure distributions and forces in stokes wave. Natural gas pipeline has been constructed and in our project’s first phase, we are only dealing with numerical solutions of pipe. Sudden changes of pressure distribution has been determined in our simulation and some important results have been recorded. In all circumstances pressure forces is increasing in simulation in increasing wave but especially sectional peak points’ shear stresses, pressure distributions are different. Strength of pipe has been investigated by considering the effects of static, dynamic pressures and vortex shedding in same wave condition with changing wave heights. Because of the fact that chemical strength depends on polymer deformation, elastic specifications can not change in wave conditions. As long as there is no mechanical force on polyethylen pipe, structure of pipe can not change. In changing KC values pressure and forces causes deformations on pipe. Effects of wave on polyethylen pipe can form the basis to natural gas transmission. It is hoped that the presented study would make significant contribution to the future works.

Anahtar Kelime

Kayma gerilmeleri, Basınç dağılımları, Polietilen boru

Bilim Kodu

6240203




Sıra No :10330
Üniversite

514031152

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Savunma Teknolojileri

Danışman Adı

Dr. Halefşan SÜMEN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Fehime Çağlayan Can

Başlık

İŞ SÜREÇLERİ YÖNETİM SİSTEMLERİNİN GÜNCEL DURUMU VE KURULUMU

Özet

İş hayatında olup da süreç, süreç iyileştirme, süreç yönetimi vb gibi kavramları duymamak mümkün değil. Üretim alanında Yalın, 6 Sigma, Sürekli İyileştirme; bilgi teknolojilerinde SOA, iş akışı, BAM gibi kavramlarının hepsi bir şekilde sürecin iyileştirilmesine odaklanır. Günümüz koşullarında süreçler artık sadece kurum içinde başlayıp kurum içinde biten bağımsız yapılar değildir. Dış kaynak kullanımı, küreselleşme, çoklu lokasyonlar vb. konular süreçlerin kapsamını kurumların dışına taşımakta ve özellikle süreç içinde kullanılan bilgi teknolojilerinin entegrasyonunu ve bunun yönetimini önemli bir konu olarak karşımıza çıkarmaktadır. Başlarda bağımsız entegrasyon uygulamaları, süreç izleme ve takip uygulamaları veya süreç tasarım ve modelleme uygulamaları halinde karışımıza çıkan çözümler günümüzde tek bir çatı altında birleştirilerek birer süit olarak konumlandırılmaya başlanmıştır. Bundan birkaç yıl öncesine kadar BT alanında duyulmaya başlanan ve bugün teknoloji yönetimi konuları arasında en sıcak konulardan biri olan BPM, Business Process Management (İş Süreci Yönetimi) kelimelerinin kısaltmasıdır. Yukarıda bahsedilen ve iş dünyasında kullanıla gelen süreç iyileştirme yöntemlerinin getirdiği tüm deneyim, düşünce yöntemi ve iş yönetimi tarzlarını içinde birleştiren bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. En yalın hali ile BPM; operasyonel iş sürecini tasarlamak, analiz etmek, yürürlüğe koymak ve kontrol etmek için kullanılan araç metot ve teknolojiler bütünüdür denebilir. BPM, süreçlerin performanslarını geliştirmek için iş birimleri ile bilgi teknolojileri çalışanlarını bir araya getiren bir platform olarak da çözüm sunmaktadır. Ancak BPM paketlerinin güncel durumuna baktığımızda henüz teknolojik evrimini tamamlayıp yaygın bir teknoloji olarak günümüz dünyasında yerini almadığını görürüz. BPM sistemlerinin kurulumu kendi içinde gerek teknolojik gerekse de süreçsel bazı sıkıntıları beraberinde getirmekle beraber; herhangi bir BPM sisteminin kurulumu ile bir işletmenin kazanacakları oldukça fazladır.

Title

THE RECENT STATE OF BUSINESS PROCESS MANAGEMENT SYSTEMS AND AN IMPLEMENTATION

Abstract

If you are in any business or industry it is not alike to be unfamiliar with the concepts like process, process management or process improvement. You may know about process improvement methods like Lean and Six Sigma or about new technologies like Business Activity Monitoring (BAM) or Service- Oriented Architectures (SOA) or workflow engines. Today, processes are not distinct subjects and they are not limited to the enterprise’s territories. Concepts like outsourcing, globalization and multi-locational enterprises enforce the processes to extend outside the enterpise. This, however brings the integration of information Technologies used within the process as a major factor in process improvement. Application that once were offered standalone like integration solutions, process monitoring applications or process modelling tools are today packed together in a unique platform and positioned as application suites. Business Process Management (BPM) was unheard of just a few years ago, but it has become the hottest business and technology management trend of the decade. BPM combines all the experience, thinking, and professional development in business management methodologies and technologies. BPM as a brief description is a set of methods, tools, and technologies used to design, enact, analyze, and control operational business processes. BPM also offers a platform for improving performance by bringing together the information technologists and business people. However, when inspecting the recent state of business process management systems, it is observed that these systems have not yet finished their technological improvement and reached their final state in today’s world. Eventhough, implementation of BPM systems comes with both technologic and process-based hurdles; it is obvious that these systems offer many gainings besides.

Anahtar Kelime

Süreç, Süreç iyileştirme, Süreç optimizasyonu, Süreç modelleme, Süreç performansı, Süreç yenileme, Süreç yönetimi, Süreç kontrol, İş süreçleri yönetim sistemleri, Yazılım programları, Web servisleri

Bilim Kodu

0




Sıra No :10390
Üniversite

511042006

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Prof.Dr. Elbrus Caferov

Tez Türü

Doktora

Ay

Mart

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Erkan Abdulhamitbilal

Başlık

İTÜ-Hafif Ticari Helikopter Uçuş Dinamiği, Kararlılık Analizi ve Geliştirilmiş Kontrol Sistemleri Tasarımı

Özet

Bir ana rotor ve bir kuyruk rotor yapılandırmasından oluşan geleneksel helikopter tipi olarak İTÜ-ROTAM Merkezi tarafından tasarlanan helikopterin prototipi TAI tesislerinde üretim aşamasındadır. Bu hava aracının dinamik modelini oluşturmak ve kontrol sistemleri tasarlamak ve sınamak amacı ile bu tez çalışmasında altı serbestlik dereceli uçuş dinamiği, ana ve kuyruk rotor dinamiği ve aerodinamiği, hava aracının aerodinamiği, pilot, geleneksel ve geliştirilmiş kontrol sistemi modelleri oluşturulmuş ve simülasyonları yapılmıştır. Bu modelleme, simülasyon, kararlılık ve performans analizleri birbirine bağımlı çapraz etkileşimli doğrusal olmayan denklemlerden oluşmaktadır. Kontrol sistemleri tasarımlarını daha kolay kılabilmek için doğrusal olmayan helikopter uçuş dinamiği modelinin durum değişkenleri ağırlık merkezine etki eden üç asal eksendeki çizgisel hızlar (u, v, w), açısal hızlar (p, q, r) ve yönelme açıları (φ-yuvalanma, θ-yunuslama) olarak seçilmiş ve tanımlanmıştır. Bunun için rotor palasının çırpma ve gecikme dinamikleri analitik çözülerek doğrusal olmayan helikopter uçuş dinamiği modelinin serbestlik dereceleri azaltılarak basitleştirilmiş ve gerçek zamanlı benzetimi sağlanmıştır. Bunun yanında prototip helikopter doğrusal uçuş dinamik modelini kararlılık ve kontrol türevleri cinsinden yazılmış ve hesaplanmıştır. Değişik uçuş modları için transfer fonksiyonları çıkartılmıştır. Geleneksel insan operatör modelinin yetersiz kaldığı durumlar için geliştirilmiş pilot modeli tasarlanmıştır. Böylece çok girişli çok çıkışlı (MIMO) pilot-uçuş dinamiği modelinin kapalı-çevrim benzetimleri yapılmıştır ve pilotun kabiliyetleri sınanmıştır. Pilot yanında helikopter uçuş dinamiği modelini kararlı kılabilecek kararlılık arttırıcı sistemler (KAS) ve otomatik uçuş kontrol sistemleri (OUKS) tasarımına yer verilmiştir. Geleneksel kontrol tekniklerinin yetersiz kaldığı KAS tasarımında geliştirilmiş kontrol teknikleri ile uçuş dinamiği modelinin kararlılığı sağlanmıştır.

Title

ITU-Light Commercial Helicopter Flight Dynamics, Stability Analyses and Advanced Control Systems Design

Abstract

A single main rotor with a tail rotor configured conventional helicopter is designed by ITU-ROTAM Center and the rotorcraft is in manufacturing phase in Turkish Aerospace Industry (TAI). In this thesis, to model helicopter dynamics and design control systems, six degree of freedom flight dynamics, main and tail rotor dynamics and aerodynamics, aircraft aerodynamics, pilot, conventional and developed control system models are obtained and simulations are performed as objectives of prototype helicopter flight dynamics, design and examination of control systems. The modeling, simulations, stability and performance analyses are interconnected nonlinear equations. State variables of nonlinear helicopter model are selected and defined to be body velocities (u, v, w), body angular rates (p, q, r) and attitude angles (φ-roll, θ-pitch) to ensure easiness of control systems design. For this purpose rotor blade flapping and lagging dynamics are solved analytically to reduce degree of freedom for simplicity of nonlinear helicopter dynamics and to obtain simulation capability in real-time. Beside, linear helicopter dynamics are written and calculated in terms of stability and control derivatives. Transfer functions for different flight modes are obtained. Developed pilot model is designed when conventional human operator was insufficient. Therefore, multi-input multi-output (MIMO) pilot-flight dynamics model closed-loop simulations are performed and capability of the pilot is tested. Beside the pilot, the design of stability augmentation systems (SAS) and automatic flight control systems (AFCS) for stabilization of helicopter flight dynamics is studied. Developed control techniques ensure stability of flight dynamics model where conventional control techniques were insufficient in SAS design.

Anahtar Kelime

helikopter uçuş dinamiği, rotor dinamiği, performans analizi, kararlılık analizi, trim, pilot, kontrol sistemleri, modelleme, simülasyon.

Bilim Kodu

6180104




Sıra No :10447
Üniversite

518071020

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Yrd. Doç Dr. Özgür ÜSTÜN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

SADIK ÖZDEMİR

Başlık

TAM KÖPRÜLÜ BİR DC-DC ÇEVİRİCİNİN GELİŞTİRİLMESİ VE GERÇEKLENMESİ

Özet

Bu tezde amaç, yüksek verimlilikte akü şarj edebilmektir. Burada, şarj olacak akülere gerilim bir fırçasız doğru akım motorundan sağlanacaktır. Motor dönme hızına bağlı olarak 100 – 600 V arasında değişen gerilim, akülere sabit gerilim sabit akım şeklinde ulaştırılacaktır. Bu amaç doğrultusunda tam köprülü darbe genişlik modülasyonlu doğru akım doğru akım çevirici geliştirilmiştir. Tezin başlangıcında, çıkış gerilimi sabit tutulacak şekilde anahtarlamalı güç kaynağı tasarlanmıştır ve gerçekleştirilmiştir. Güç kaynağı çıkışında en yüksek 250 V gerilim ve 7 A akım değerlerine göre 1750 W çıkış gücüne ulaşabilecektir. Circuit Transformer Design programı yardımıyla sistem gereksinimi ve güç değerleri doğrultusunda devre için yüksek frekans izolasyon trafosu (25 kHz için) orta çıkışlı olarak ve çıkış filtre endüktansı tasarlanmış üretimi yapılmıştır. Her iki manyetik elemanda da verimlilik % 99’un üzerindedir. Devre güvenliği açısından, transformatörün üretimi sonrasında 1500 V‘da 2 mA izolasyon testleri yapılmıştır. Black-box hesaplamaları sonrasında elde edilen veriler doğrultusunda, tasarlanan devrenin benzetim sonuçlarının görülebilmesi için Pspice simülasyon programında devre modeli kurulmuştur. Burada giriş – çıkış parametreleri ve zorlamalı durumlarda akım ve gerilim dalgalanmaları incelenmiştir. Transformatör sekonder çıkışında 1200 V alternatif gerilim % 7.3 çalışma oranı ile 180 V‘a filtre edilen çıkış geriliminin akım değeri üzerinde en fazla 2 A akım dalgalanması görülmüştür. Bu filtreleme için çıkış da 720 µH endüktans ve 670 µF kondansatör yer almaktadır. Devre kontrol kartı kontrolörü olarak PIC16F877A tümleşik devresi kullanılmıştır. Kontrol kartı tasarımı ve baskı devre, üç boyutlu çizimleri için Proteus 7 Profesyonel programı kullanılmıştır. 25 kHz‘de anahtarlamaların ve kontrol gereksinimlerinin karşılanabilmesi için tümleşik devreye 20 MHz osilatör kristal eklenmiştir. Çıkışta sabit gerilim elde edilebilmesi için giriş gerilimi okunarak, çıkış da istenilen gerilim seviyenin oluşturulabilmesi için yazılım tabanlı hesaplamalar yapılarak PWM çalışma oranı 0.05 < D < 0.45 arasında her yarı periyot için ayarlanmıştır. Devre için gerekli yazılım PIC BASIC programlama dilinde yazılmıştır. Tam köprülü eviricide anahtarlama elemanları IGBT‘ler yüksek frekansta ve zorlamalı akım, gerilim ve yüksek anahtarlama zamanlarında oluşan ısının sistemden uzaklaştırılması için sistem soğutucusu tasarlanmış, IGBT modüller bu soğutucu üzerine yerleştirilmiştir. IGBT ile soğutucu arasında ısı iletiminin en iyi şekilde gerçekleştirilebilmesi için etkileşim yüzeyine termal pasta uygulaması yapılmıştır.

Title

FULLBRIDGE DC-DC CONVERTER DEVELOPMENT AND IMPLEMENTATION

Abstract

The aim of this thesis is to charge a battery with high efficiency. In this system, the voltage source is a brushless dc motor and its output range is 100V to 600 V. The output voltage depends on the rotational speed of the motor. In the output of the system there are batteries and the charging methods of these batteries are constant voltage and limited current. For this purpose, a full bridge PWM modulated dc/dc converter is designed and implemented. In the first step of this design, the implemented power supply can control only the output voltage and it can keep the output value constant. The maximum output voltage of this power supply is 250 V and the maximum current is 7 A. The product of these two dc values give the power capacity of the power supply which is 1750 W. The high frequency transformer and the output filter inductance are designed by using Circuit Transformer Design software. The design parameters of magnetic equipment are based on the system requirements. The transformer frequency is 25 kHz. The efficiency of the magnetic equipment is higher than 99 %. The transformer is tested with 1500 V, 2 mA isolation test for safety requirement. Black-box calculations are performed and the Pspice simulation model is established by using black-box calculation results. The input and output voltage and current waveforms and ripples are carefully examined. When a minimum duty cycle period of 7.3 % is applied to the circuit, a 2A ripple is seen on the output current. The output filter of this power supply circuit filters current ripples with a 720 µH inductance and 670 µF capacitor. The main integrated circuit of the controller circuit is PIC16F877A. It controls all the main functions of the full bridge dc – dc converter circuit. It produce 25 kHz gate drive signals. The controller software is developed by using PIC Basic program. The controller software alternates the duty cycle of the gate drive signals to keep constant the output voltage. The duty cycle range alternates between 0.05 – 0.45 %. Finally, the thermal analysis restrictions are calculated to not allow the switching components to exceed their maximum operating junction temperature and to keep them as cool as possible. For this purpose, thermal paste is used to decrease the thermal resistance between the case and heat sink.

Anahtar Kelime

GÜÇ ELEKTRONİĞİ

Bilim Kodu

0




Sıra No :10483
Üniversite

511061016

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Prof. Dr. M. Adil YÜKSELEN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Lütfi Öner

Başlık

PERVANE ANALİZİ

Özet

Bu çalışmada pervane analizi üzerine bir inceleme sunulmuştur. Akustik konuları kapsam dışında tutulmuş ve analiz yöntemleri olarak klasik pala elemanı-momentum teorisi ve CFD simülasyonları ele alınmıştır. Literatürde klasik teorinin iki kısımda incelendiği görülmektedir. Bunlar pala elemanı-basitleştirilmiş momentum ve pala elemanı-genel momentum teorileridir. (Gur, 2008) Bu teorilerin karşılaştırılması Gur (2008) tarafından yapılmıştır. Bu karşılaştırma sonucunda daha karmaşık olmasına rağmen pala elemanı-genel momentum teorisinin pala elemanı-basitleştirilmiş momentum teorisi ile benzer sonuçlar verdiği görülmüş ve bu bağlamda basitleştirilmiş teorinin analiz problemlerinde tercih edilmesinin daha mantıklı olacağı yargısına varmıştır. Fakat unutulmamalıdır ki bu yargı ok açısı bulunmayan ya da düşük ok açılı palalara sahip pervaneler için geçerlidir. Gur’un çalışmasının verdiği bilgiler bir bütün olarak ele alınırsa klasik teorinin geldiği noktayı işaret etmektedir. Bu noktanın pervane analizinde nasıl bir yer edindiğini görmek için bir analiz aracı bilgisayar ortamında elde edilmiştir. Bu araç elde edilirken Larrabee (1979) ve Adkins (1994) tarafından önerilen denklemler esas alınmıştır. Bu hesaplama aracı tasarım noktalarında performans değerleri teorik olarak bilinen yedi adet pervanenin analizi ile test edilmiştir. Test sonucunda klasik teorinin (tasarım noktasında) itki, güç ve verim hesaplamalarında başarılı olduğu gözlenmiştir. Söz konusu pervane bilgileri Adkins (1994), Larrabee (1979) ve Bauer (1997)’den alınmıştır. Klasik teorinin tasarım noktası dışındaki hesaplama başarısını görmek için deney verilerine ihtiyaç duyulmuştur. Bu bağlamda Yaggy (1960) tasarım noktası ve dışında performans değerleri verilen bir pervane için çeşitli ilerleme oranları ve oturma açılarında klasik teori ile analiz yapılmıştır. Bu pervane NACA 0009 kesitinden imal edilmiştir. Klasik teoride ihtiyaç duyulan kesit karakteristikleri çeşitli Reynolds sayısı ve hücum açısı aralıklarında Abbott (1945) ve Sheldahl (1981)’den alınmıştır. Sonuç olarak tasarım noktasından uzaklaşıldıkça hata payının arttığı tespit edilmiştir. Ayrıca düşük ilerleme oranları için itki eğrisinin eğilimi deney verileri ile uyum sağlamamıştır. Klasik teorinin yanı sıra pervane analizinde kullanılan bir diğer yöntem de hesaplamalı akışkanlar dinamiği (CFD) simülasyonlarıdır. Yaggy (1960)’da sunulan ve klasik teori ile analiz edilen pervane üç oturma açısı ve çeşitli ilerleme oranlarında toplam on dört CFD simülasyonu ile analiz edilmiştir. Simülasyonlar sonucunda tasarım noktasında yalnızca itki düşük hata payı ile hesaplanabilmiştir. Güç ve dolayısıyla verim hesabının hatası yüksek çıkmıştır. Bu durumun simülasyonların optimize edilmesi ile giderilebileceği ifade edilmiştir. Ayrıca tasarım noktasından uzaklaşıldıkça hatanın yükseldiği ve düşük ilerleme oranları için itki eğiliminin klasik teoriye nazaran deney verilerine uyduğu görülmüştür.

Title

ANALYSIS OF PROPELLERS

Abstract

This study presents a review of propeller aerodynamics. Analysis methods are summarized excluding acoustics phenomenoa. These methods are classical blade element-momentum theory and computational fluid dynamics (CFD) simulations. In general opinion, blade element-momentum theory is separated into two point of views; blade element-general momentum and blade element-simplified momentum theory. (Gur, 2008) Gur (2008) also evaluates the comparison of these theories. As a result of this evaluation, Gur states that general momentum theory is based on very complicated equations though its results are almost same with the results of the simplified theory. Consequently, simplified momentum theory can be very practical on propeller analysis. He also states that this choice is significant only for straight-blades that have zero or small sweep angles. Gur’s study points out the status of the classical blade element-momentum theory. In order to see the value of this status on the analysis problems of the propellers, a calculation software is written. The software is generated based on the equations presented by Larrabee (1979) and Adkins (1994). Seven analysis calculations are done on the design points thus the validation of this calculation software is done. The main result of this validation is that the calculation of thrust, power and efficiency is very satisfactory at the design point of the propellers. Related propeller data is taken from Adkins (1994), Larrabee (1979) and Bauer (1997). In order to test the classical theory around the design point of propellers experimental data is required. In this respect, the study of Yaggy (1960) which presents the performance data of a few propellers tested in wind tunnel is considered. One of these propellers has NACA 0009 airfoil sections. The classical theory needs section characteristics in several Reynolds number and angle of attack ranges and this data is taken from Abbott (1945) and Sheldahl (1981). As a result of this test, it is seen that the error percentage increases while leaving the design points. Additionally, the trend of the thrust constant curve disagrees with the experimental one for low advance ratios. Besides the classical theory, CFD method is also used on the analysis problems. In this study CFD simulations are applied to the propeller analyzed with the classical theory. The configurations of these simulations are set at three blade-pitch angles and several advance ratios. Fourteen simulations are executed. Consequently, only thrust coefficient could be calculated with minor error. It is stated that this problem can be overcame by optimizing CFD simulations. Also, the trend of the thrust constant curve agrees with the experimental one for low advance ratios.

Anahtar Kelime

Pervane, Pala elemanı-momentum, Spalart-Allmaras, Fluent

Bilim Kodu

6180101




Sıra No :10603
Üniversite

519071005

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof. Dr. Orhan HACIHASANOGLU

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Burcu AKINCI

Başlık

KENTSEL AÇIK ALANLARDA KULLANIM SONRASI DEĞERLENDİRME İHTİYACI – VİYANA ŞEHRİNDEN ÖRNEK ALAN ÇALIŞMASI

Özet

Kentsel açık alanlar, günlük rutinimiz içinde oldukça önemli konumda olmakla birlikte kentsel mekânın yoğunluğundan kaçmak için olanak sağlayan alanlardır. Birçok insan ailesi veya arkadaşları ile nitelikli vakit geçirebilmek için şehrin yoğunluğundan biraz da olsun kurtulma çabası eğiliminde olduğundan hareket etmeye, dinlenmeye ve sosyalleşmeye olanak sağlayan parklar kentsel alan içerisinde önemli bileşenlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu projenin ana teması, tasarlanmış çevrelerde kullanım sonrası değerlendirme çalışmasının önemini incelemektir. Kullanım sonrası değerlendirme çalışmaları, bu alanda yeterli ilginin olmaması ya da farklı sebeplerden dolayı çoğunlukla görmezden gelinmiştir. Bu çalışma kapsamında kullanım sonrası değerlendirme çalışmalarının önemi, ilgili literatür taraması ile birlikte Viyana’da yer alan bir kentsel açık alanın kullanım sonrası değerlendirmesi yapılarak ortaya konulmuştur. Kullanım sonrası değerlendirme çalışması, kullanıcı dokusu ve aktivitelerini incelemek, kullanıcıların seçimlerini ve aktivitelerini etkileyen faktörleri ortaya çıkarmak üzere uygulanmıştır. Sonuçlar Rudolf-Bednar-Park’ın başlangıçtaki tasarım gayelerinin olumlu sonuç gösterdiğini ortaya çıkarmıştır. Parkın kullanıcıları çoğunlukla parktan memnun olduklarını dile getirmişlerdir. Ancak bununla birlikte parktan beklentilerinden ve şikâyetlerinden de bahsetmişlerdir. Sonuç olarak, park her ne kadar kullanıcılarını memnun etse de, kullanım sonrası ortaya çıkan sorunları değerlendirmeyi ihmal etmemelidir. Başka bir deyişle, düzenli bir şekilde tekrar eden kullanım sonrası değerlendirme çalışmaları parkın başarısının sürdürülebilirliği için önemlidir. Yeniden tasarım aşamasında parkın kullanıcılarının çalışmaya ortaklığı oldukça kritik öneme sahiptir. Tasarlanmış kentsel çevreler zaman içerisinde tekrar değerlendirilmeli ve zamanın gereklerine uygun hale getirilmelidir.

Title

THE NEED FOR EVALUATION IN URBAN OPEN SPACES - A CASE STUDY FROM THE CITY OF VIENNA

Abstract

Urban open spaces are essential to the routines of people’s lives in a city. They create space to escape from high-density urban environments that we live in. Many people are looking for a place to spend quality time with family or friends. Public open spaces, especially parks, provide space for movement, relaxation and creating opportunities for social interaction. It is clear that parks are a critical component of urban environment. The major goal of this research was to investigate the importance of evaluation in designed environments. The benefits of evaluation of public open spaces are often underestimated, due to the lack of focus on effective and sustainable design. In this study, the importance of evaluation is explored through the review of relevant literature and a Post-Occupancy Evaluation of an urban open space in Vienna. A post-occupancy evaluation was conducted at a neighborhood park to investigate use patterns of the park and user activities, to identify user preferences and the factors that influence activities. To collect data, site observations, site analysis, survey and behavioral mapping were used. The results indicated that Rudolf-Bednar-Park received considerable use, served a variety of demographic groups and supported their sport and social activities. The results of this POE study confirmed that the design goals of Rudolf-Bednar-Park were largely met. Park users were generally satisfied with the park, but they also expressed various preferences and needs. As a result, ongoing evaluation of a public open space in a partnership with its users is critical and consequently redesign has to be applied, to keep up with changing needs.

Anahtar Kelime

Kamusal açık alan, Kullanım sonrası değerlendirme gereği, Kullanım sonrası değerlendirme metotları

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :10549
Üniversite

518071028

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Prof. Dr. Metin Gökaşan

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Metin Boylu

Başlık

ASENKRON MOTORUN HIZ KONTROLÜ

Özet

Bu çalışmada, asenkron motor kontrolünde önemli bir araştırma konusu olan modülasyon teknikleri incelenmiş. Uzay vektör darbe genişlik modülasyonuyla eviricinin çıkış gerilimi temel frekansta daha yüksek değerlere ulaşmış ve düşük harmonik içeriğine sahip olmuştur. Skalar kontrol ve rotor akı oryantasyonlu vektör kontrol yöntemleri incelenmiş. Skalar kontrol yöntemiyle asenkron motorun nominal momentte geniş aralıkta hız kontrolü yapılabilirken sürekli olarak hız ve moment kontrolünün birlikte yapılması gereken uygulamalarda vektör kontrol yöntemi kullanılmaktadır. Skalar kontrol ve rotor akı oryantasyonlu doğrudan vektör kontrol yönteminin Matlab/Simulink programını kullanarak simülasyonları gerçekleştirilmiş. Pratik çalışma olarak uzay vektör darbe genişlik modülasyonun tekniğini ile üç fazlı asenkron motorun hız kontrolü gerçekleştirilmiştir.

Title

SPEED CONTROL OF INDUCTİON MOTOR

Abstract

In this study pulse width modulation methods that are important research subject in induction motor control area has been examined. The output voltage of inverter at fundamental frequency with the space vector pulse width modulation method reaches higher values and has low harmonic content. Scalar control method and rotor flux orientation vector control method have been examined. Speed control of induction motor at wide range could be done with scalar control method at the nominal torque. Vector control method is used, that require continuously speed and torque control. Simulations of scalar control and vector control methods using Matlab/Simulink program have been performed. As a practical work, three phase induction motor speed control has been realized with space vector modulation method.

Anahtar Kelime

Skalar kontrol, Vektör kontrol, Uzay vektör darbe genişlik modülasyonu

Bilim Kodu

0




Sıra No :10665
Üniversite

516071003

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç.Dr.Şevkiye Şence TÜRK

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Ali DURMUŞ

Başlık

LOJİSTİKTE DEPO YER SEÇİMİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLERİN MODELLENMESİ: İSTANBUL ÖRNEĞİ

Özet

Özellikle II. Dünya savaşı ve sanayi devrimi sonrası artan üretim ve talep fazlası arzın gündeme gelmeye başlaması ile ‘lojistik’ kelimesi askeri bir kavram olmaktan çıkmış, önemli bir sektör haline gelmiştir. Geride bıraktığımız birkaç yıl öncesine kadar, gayrimenkul sektörünün başlıca bileşenleri arasında; konut, perakende, ofis ve otel yatırımları yer almakta iken, şimdilerde Dünya’da lojistiğin artan önemi ile beraber ‘lojistik depolar’ gayrimenkul sektörünün bir alt bileşeni olarak yerini almıştır. Bu çalışma, lojistik kavramını tanımlamak, sektörün önemini vurgulamak, İstanbul’da lojistik depoların dağılım davranışlarını anlamaya çalışmak, yer seçimlerine etki eden faktörleri ve önem derecelerini ortaya koyacak bir model oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda; lojistiğin tanımı yapılmış, lojistik konusunun başlıca faaliyet alanlarına ve bunlar içinde depolamanın önemine değinilmiştir. İstanbul’da depo yer seçimine etki edecek faktörler açık bir biçimde ortaya koyularak, oluşturulacak olan modelin metodolojisi anlatılmıştır. Modelde kullanılacak verilerden ve elde ediliş usullerinden bahsedilmiştir. Model sonucunda ortaya atılan hipotezlerin irdelenmesi yapılmış ve bu konu üzerinde bundan sonra yapılabilecek yeni çalışmalara ışık tutulmuştur.

Title

MODELLING THE WAREHOUSE SITE SELECTION DETERMINANTS IN LOGISTICS: ISTANBUL CASE

Abstract

Especially after the II. World War and industrial revolution, by the increased production amount and supply that excess demand gaining currency, “the logistic” word was not a military term any more, and then become a very important sector.Although, till a few years ago, the major components of real estate sector was residential, retail, office and hotel; nowadays as soon as the increasing the importance of the logistic sector, ‘logistic warehouses’ became established among the subsection of real estate. This study is prepared to describe the logistic concept, to highlight the importance of the sector, to try to understand the distribution behaviour of logistics warehouses along the Istanbul city with a partial sample size and to propound a model that determines the site selection factors and significance level of these factors. In accordance with this purpose, the meaning of logistics is described, the main activities of logistics and importance of warehousing among these activities is mentioned. The warehouse site selection factors in Istanbul Metropolitan Area are briefly determined and the methodology of the model that will be produced is explained. The location specific dates in the model and acquiring methods of them have expressed. The hypothesis declared at the end of the model is argued and it is tried to shed light on new studies about this subject.

Anahtar Kelime

Lojistikte depo, depo, yer seçimi, yer seçim kriterleri

Bilim Kodu

0




Sıra No :10613
Üniversite

516061041

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Ş. Şence TÜRK

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Sibel DÜNDAR

Başlık

İmar Hakkı Aktarımı - İstanbul Üzerine Bir İnceleme

Özet

Kentlerin hızla gelişmesi ile birlikte hem kent içinde kalmış hem de kent dışında ancak bu hızlı gelişme ile baskı altında kalan korunması gerekli tarım alanları, orman alanları, su havzaları, kıyı alanları, mineral kaynakların olduğu alanlar ve tarihi ve kültürel alanlar için hem dünyada hem de Türkiye’de pek çok koruma uygulama aracı kullanılmaktadır. Kentsel alanlar bütünsel olarak incelendiğinde kent merkezlerinde bulunan taşınmazların imar hakları açısından önemli avantajları bulunurken; tarihi, kültürel ve doğal özelliklerinden dolayı korunması gereken alanlardaki taşınmazların bu avantajlara sahip olmadığı görülmektedir. Planlama kararlarıyla, kentsel mekanda oluşan bu eşitsizlikler plan uygulama araçlarıyla eşitlenmeye çalışılsa da mevcut araçlarla bunun sağlanamadığı konusundaki düşünceler yeni kavramların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. 1980’li yıllardan beri ABD’de yoğun olarak uygulanmaya başlanan “Transfer Of Development Rights”, Türkiye’de İmar Hakkı Aktarımı (İHA) olarak bilinen koruma uygulama aracının neden ve nasıl ortaya çıktığını incelemek, diğer uygulama araçlarından farklarını ortaya koymak ve Türkiye’de de yeni bir “tarihi, kültürel ve doğal çevre koruma” aracı olarak karşımıza çıkan bu modelin İstanbul üzerinde uygulanabilirliğini test etmek tezin genel amacıdır. 27.07.2004 tarih ve 5226 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklik ile yasal sistemimize giren “imar hakkı aktarımı” modeli ile korunması gerekli sit alanlarında var olan veya yapılaşma baskısı altında oluşabilecek imar haklarının bir başka alana transferi mümkün olmuştur. Yenilikçi bir yaklaşım olan “imar hakkı aktarımı” modeli yurtdışından örneklerle irdeleyerek ülkemizde uygulanabilirliğini İstanbul Örneği ile tarihi, kültürel ve doğal alanlarda test edilmiştir.

Title

Transfer of Development Rights - A Survey On Istanbul

Abstract

Many conservation tool is used in the world and Turkey to protect the agricultural lands, forests, watersheds, coastal areas, mineral resources, historical and cultural areas which are under pressure of urban development. When we examine the urban areas; properties in the city centers have important development rights while the properties in the historical, cultural and natural areas don’t have these advantages due to their need to be protected. Planning decisions, which tries to synchronize this inequality in urban areas by plan implementation tools can not be achieved with existing tools so thinking about the the emergence of new concepts is unavoidable. Since 1980 s in the U.S. Transfer Of Development Rights” is widely implemented tool which confronts us as a tool to test the applicability of this model over Istanbul is the overall objective of the thesis. With 27.07.2004 dated and 5226 Cultural and Natural Heritage Protection Act amendments development right transfer model entered to the legal system and the transfer of development rights from the protected sites which are under pressure of existing development has been made possible. Transfer of development right model which is an innovative approach is examined with examples from abroad and the applicability of the model in Turkey is tested with the example of Istanbul s historical, cultural and natural areas.

Anahtar Kelime

İmar hakkı aktarımı, Koruma, Tarihi, Kültürel, Doğal

Bilim Kodu

0




Sıra No :10282
Üniversite

516051002

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç.Dr. Ferhan Gezici

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Şubat

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Alâ Dilara Çakmaklı

Başlık

EN ETKİN VE EN VERİMLİ KULLANIM ANALİZİNİN ATAŞEHİR ÖRNEĞİNDE UYGULAMASI

Özet

Şehir plancıları imar planı hazırlarken kamu yararı gözetmekte iken öte yandan hazırlanan planlar kentin ya da bölgenin gelişimini ve yatırım değerini etkilemektedir. Plancılar yatırım dağılımının dengeli bir şekilde gerçekleşmesini hedeflerken, gayrimenkul sahipleri en yüksek getiriyi beklemektedirler. Birinci bölüm, tezin girişi olup çalışmanın amacı, kapsamı ve çalışmada kullanılan yöntemlerden bahsedilmiştir. İkinci bölümde, gayrimenkul değerleme ve bu kapsamda en etkin ve en verimli kullanım analizi yöntemi incelenmiştir. Üçüncü bölümde, örnek alan olarak seçilen Ataşehir’in oluşumu ve gelişme dinamikleri ve Ataşehir’deki gayrimenkul piyasası değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde en etkin ve en verimli kullanım analizinde yararlanmak üzere pazar araştırması yapılmış olup, bölgedeki konut, ofis ve otel piyasası incelenmiştir. Beşinci bölümde Ataşehir bölgesinde seçilen varsayımsal bir arsa üzerinde en etkin ve en verimli kullanım analizi çalışması uygulanmıştır. Son bölümde çalışma sonucunda ortaya çıkan bulgular değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, Ataşehir bölgesinde uygulanan en etkin ve en verimli kullanım analizi uygulamasında “residence” kullanımının, en az maliyet ile en yüksek kara ulaşılan kullanım tipi olduğu ortaya çıkmıştır. Ataşehir’in finans merkezi olma durumu ile gelecekte, önerilen alternatif kullanımların karlılık oranlarının değişebileceği öngörülmektedir.

Title

IMPLEMENTATION OF HIGHEST AND BEST USE ANALYSIS AT THE CASE OF ATAŞEHİR

Abstract

Urban planners respect the public interest while they prepare zoning plans and on the other hand the prepared plans affect the development and investment value of the city or the region. While the planners aim at providing balanced distribution of investments, real estate owners expect best return. The aim and the scope of the study and the methods that have been used in the study are mentioned in the first section. Real estate appraisal and highest and best use analysis method within this context are examined in the second section. Formation and development dynamics of Ataşehir that is analysed as a pilot and its real estate market have been evaluated in the third section. Market research has been made in order to utilize in highest and best use analysis and housing, office and hotel market are analysed in the fourth section. Highest and best use analysis has beeen implemented on a hypothetical land selected on Ataşehir region in the fifth section. Findings of the study have been evaluated in the last section. In conclusion, residence use has been confirmed as a use type with minimum cost and the highest profit through applying the highest and best use analysis, implemented in Ataşehir region. It has been predicted that profitability ratios of suggested alternative uses can change according to state of Ataşehir being a financial center.

Anahtar Kelime

Ataşehir, Gayrimenkul, En Etkin ve En Verimli Kullanım

Bilim Kodu

601




Sıra No :10546
Üniversite

518081003

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Metin Gökaşan

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Çağlar

Başlık

SERİ HİBRİT ELEKTRİK ARACIN MODELLENMESİ VE BULANIK MANTIK KURAL TABANLI ENERJİ YÖNETİM STRATEJİSİNİN UYGULANMASI

Özet

Bu çalışmada, seri hibrit elektrikli aracı oluşturan elemanlar ve araç Matlab&Simulink ortamında modellenmiştir. Seri hibrit elektrik aracın boylamsal hız kontrolü yapılmıştır. Tüm sistem modellendikten sonra, aracın çalışma modlarının her birisi için enerjinin ne kadarının içten yanmalı motordan, ne kadarının bataryadan sağlandığı, ne kadarının bataryada depolandığı, elektrik makinasının frenleme esnasında araç kinetik enerjisinin ne kadarını bataryaya şarj ettiği hesaplanmıştır. Yakıt tüketimini azaltmak için bulanık mantık kural tabanlı güç yönetim algoritması geliştirilmiştir. NEDC sürüş çevrimi kullanılarak, sadece içten yanmalı motor çalıştırıldığında harcanan yakıt ile güç dağılım kontrolüne dayalı sistemin çalıştırılması sonucu harcanan yakıt miktarı, simülasyon sonuçlarına bağlı olarak karşılaştırılmış ve bu sonuçlar analiz edilmiştir. Sonuç olarak, geliştirilen enerji yönetim stratejisine bağlı seri hibrit elektrikli aracın, yakıt tasarrufu bakımından konvansiyonel araçlara göre elde ettiği üstünlük görülmüştür.

Title

MODELING OF SERIES HYBRID ELECTRIC VEHICLE AND DESIGN OF A FUZZY RULE BASED ENERGY MANAGEMENT STRATEGY

Abstract

In this study, the components, which composed series hybrid electric vehicle, and the vehicle are modeled in Matlab&Simulink environment. The longitudinal speed control of the series hybrid electric vehicle is made. After modeling full hybrid system, it is calculated for each operating modes, how much energy is supplied from internal combustion engine and battery, how much energy is strored in battery, how much kinetic energy of the vehicle is regenerated during braking from electrical machines. To decrease the fuel consumption, the fuzzy logic rule-based energy management algorithm is developed.By using NEDC, it is compared with the amount of consumed fuel, when only internal combustion engine runs, and the amount of consumed fuel, when the power distribution control based hybrid system runs, according to the simulation results and these results are analyzed. In conclusion, it has been understood, which the developed energy management strategy based series hybrid electric vehicle is more economic in terms of fuel consumption, than the conventional vehicles.

Anahtar Kelime

seri hibrit elektrikli araç, enerji yönetimi, bulanık mantık

Bilim Kodu

0




Sıra No :10171
Üniversite

516061006

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç. Dr. A. Murat ÇIRACI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Canan ÇAKAR

Başlık

ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNDE TASARIM İLKELERİ VE BU İLKELERİN TÜKETİCİ BEKLENTİLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ

Özet

Bu çalışmada, öncelikle alışveriş merkezi tanımı yapılarak, alışveriş merkezlerinin dünyada ve Türkiye’de ortaya çıkışları açıklanmış, daha sonra alışveriş merkezi sınıflandırmalarından bahsedilmiştir. Tüketici beklentileriyle ilgili bazı çalışmalar incelendikten sonra, alışveriş merkezlerinde mimari tasarım ilkeleri detaylı olarak anlatılmış ve tüketicilerin alışveriş merkezlerinden mimari açıdan beklentilerini ortaya koymak amacıyla 335 kişi tarafından yanıtlanan bir anket çalışması yapılmıştır. Çalışma, SPSS 15 programı vasıtasıyla analiz edilmiş ve tüketicilerin alışveriş merkezlerinden mimari yönden beklentileri arasında derecelendirme yapılmıştır. Derecelendirmenin ardından tek yönlü varyans analizi yapılarak; tüketici beklentilerinin yaş, gelir durumu, ziyaret sıklığı ve ziyaret amacı faktörlerine göre farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Tüketicilerin alışveriş merkezi ziyaretlerinde yapının mimari tasarımının önemli bir yere sahip olduğu elde edilen sonuçlar arasındadır.

Title

DESIGN PRINCIPLES OF SHOPPING CENTERS AND EVALUATION OF THE PRINCIPLES CONSIDERING CONSUMER EXPECTATIONS

Abstract

In this study, definitions and classifications of shopping centers are mentioned and their evolution both in the world and Turkey is analysed. After reviewing some of the studies related to customer expectations for shopping centers, shopping center design principles are described in detail to create a questionnaire which is answered by 335 people. The questionnaire aims to display customer expectations regarding shopping center design. It is analysed via SPSS 15 program and consumer expectations for shopping centers are stated gradually. Besides, it is shown via one-way ANOVA analysis that the consumers age, income, frequency of their visits to shopping center and their purpose for visiting do not make any change in their design expectations. It is found that design of a shopping center has an important effect on consumer’s choices.

Anahtar Kelime

Gayrimenkul geliştirme, Alışveriş merkezleri, Tüketici beklentileri, Mimari tasarım

Bilim Kodu

0




Sıra No :10795
Üniversite

516061025

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç.Dr.Reha Metin Alkan

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Seda Döner

Başlık

CBS DESTEKLİ TAŞINMAZ MAL DEĞER HARİTALARININ OLUŞTURULMASI

Özet

Bu tez çalışmasında, bir Mobil CBS (Coğrafi Bilgi Sistemi) destekli Taşınmaz Mal Değer Haritası ESRI yazılımları (örn. ArcGIS, ArcMap, ArcPAD, ArcCatalog, Alta 4 Image Mapper) kullanılarak oluşturulmuştur. Bu amaçla; pilot uygulama alanı olarak seçilen İstanbul İli Kağıthane İlçesi Emniyet Evler Mahallesi’nde yer alan taşınmazların belirli bir tarihe ait rayiç değerleri ve değerini etkileyecek önemli tüm unsurları (takyidatlar, imar durumu, tapu bilgileri vb.) sahada mobil cihazlar üzerinde çalışan bir CBS uygulaması ile toplanmıştır. Çalışmanın amacına yönelik olarak, taşınmaz mal değerlemesinde kullanılacak olan veritabanı yapısı ArcCatalog ve araçları kullanılarak oluşturulmuştur. Bir sonraki aşamada çalışma bölgesine ait sayısal harita ile veritabanı yapısı ArcMap programı kullanılarak birleştirilmiş ve ArcGIS’in mobil cihazlar üzerinde çalışan ArcPad programına dönüşümü yapılmıştır. Sahada mobil cihaz ile uygulama PDA kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Uygulama sonrasında elde edilen taşınmaz mal değer haritasını kullanıcılar ile web üzerinden paylaşmak amacıyla html formatına dönüşümü yapılmıştır. Gerçekleştirilen bu çalışma ile taşınmaz değerleme sektörünün ihtiyacı olan veritabanı yapısına bir çözüm önerisi getirilmiştir. Taşınmaz mal değerlemesi çalışmalarında sahada veri toplama, depolama ve kaydetmeyi sağlayan Mobil CBS uygulaması ile zaman ve maliyet bakımından oldukça önemli derecede tasarruf elde edilmiştir.

Title

PRODUCING GIS AIDED REAL ESTATE VALUATION MAPS

Abstract

In this study, a Mobile GIS aided Real Estate Valuation Map is developed by using ESRI softwares (i.e. ArcGIS, ArcMap, ArcPAD, ArcCatalog, Alta 4 Image Mapper). For this aim, the current values of real estates at a known date and all important attributes of them (such as encumbrances, zoning status, land registry, etc.) which effects to their values are gathered in the pilot area, is located on İstanbul Country Kağıthane District Emniyet Evler Quarter, by mobile devices runing with GIS in the field. To the goal of the study, the database structure that will be used in real estate valuation works, is composed in ArcCatalog. Then, the digital map of the pilot area and the database are connected in ArcMap and transformed to ArcPad program the product of ArcGIS works in mobile devices. The application in the field study is performed by using PDA as a mobile device. Finally, in order to share the Real Estate Valuation Map produced by Mobile GIS technology, it is published on web by transforming the map to html format. This study has been performed to offer a solution on database structure with respect to satisfy the needs of real estate valuation sector. With Mobil CBS application that enables to collect, store and save data in field, cost and time has been significantly saved.

Anahtar Kelime

Taşınmaz mal değerlemesi, Harita, CBS, Mobil

Bilim Kodu

0




Sıra No :10666
Üniversite

519071021

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

PROF. DR. AYŞE SEMA KUBAT

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

SÜVEYDA BAYRAKTAR

Başlık

KENTSEL ALANDA ARKEOLOJİK PARK TASARIMI: KÜÇÜKYALI VE SARAÇHANE ARKEOLOJİK PARKLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Özet

Bu çalışma İstanbul’un arkeolojik alanlarının tasarımı ve kent mirasının korunması konularına kentsel tasarımcı bakış açısı katarak yorum getirmek amaçlı geliştirilmiştir. İstanbul’un tarihsel özelliklerini incelemekle birlikte tarihi ve kültürel miras alanlarının korunmasında ortaya çıkan ve gelişmekte olan bir kavram olarak ‘arkeolojik park’a odaklanmaktadır. Tez çalışmasında arkeolojik park kriterleri belirlenmiş, çalışma alanları bu kriterler doğrultusunda sorgulanmıştır. Hem farklı tasarım alternatiflerini karşılıklı sınama olanağı taşıyan, hem de kendi içinde yer alan yerel bölgelerin tüm kente entegrasyonunu matematiksel değerlendirmelerle objektif olarak sorgulayan bir yöntem olarak Space Syntax, tezin özgün çalışmasını oluşturan arkeolojik park kriterleri tablosunda bir alt başlık olan mekânsal bütünleşmenin incelenmesi için seçilmiştir. Ayrıca seçilen arkeolojik parklar olan Küçükyalı ve Saraçhane arkeolojik parklarının incelenmesi kentsel katmanlar arasındaki dinamik ilişki hakkındaki bilgilerin elde edilmesini sağlamaktadır. Bu çalışmanın sonuçları arkeolojik miras ile kent arkeolojisini bağlayıcı bir kavram olan arkeolojik parklar hakkında genel bilgi sağlayacaktır. Ayrıca, arkeolojik parkların tanımında kriterleri belirleyecektir. Son olarak seçilen arkeolojik alanların İstanbul’un günümüz kent dokusu ile bütünleşmesini inceleyecektir.

Title

ARCHAEOLOGICAL PARK DESIGN IN URBAN ENVIRONMENT: EVALUATION OF KUCUKYALI AND SARACHANE ARCHAEOLOGICAL PARKS

Abstract

This study is made to evaluate the projection of archeological sites and the preservation of heritage sites of Istanbul from the perspective of urban design. While analyzing the historical characteristics of Istanbul on one hand, it focuses on “archaeological parks” on the other hand, which is a still developing concept that first emerged in the preservation of historical and cultural heritage sites. In this study, criteria for the archeological parks are set and the areas are thus examined through these criteria. Space Syntax which is a methodology for both making comparisons between different planning/design alternatives and performing objective interrogations on the integration of local areas within by means of mathematical evaluations, is chosen for such an analysis of urban integration which is a sub title in the criteria for archeological parks table, which constitutes the original work of this study. Hence, the analysis of the selected archaeological parks, which are Küçükyalı and Saraçhane archaeological parks, will provide knowledge about the dynamic interrelation between urban layers. The results of this study will provide a general understanding of archaeological parks as an interrelated concept between archaeological heritage and urban archaeology. Moreover, it will set the criteria in defining archaeological parks. Finally, it will examine the integration of selected archaeological sites to Istanbul’s contemporary urban form.

Anahtar Kelime

Arkeolojik park, Kentsel tasarım, Space syntax, Arkeolojik miras, İstanbul

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :10055
Üniversite

514981031

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Polimer Bilim ve Teknolojisi

Danışman Adı

Öğ.Gör.Dr.Cemil Ceylan

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Erkan Göktaş

Başlık

ÖZEL VE DEVLET LİSELERİNDE ŞİDDETE EĞİLİM NEDENLERİ VE ŞİDDET ETKENLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI: ÜSKÜDAR ÖRNEĞİ

Özet

Son yıllarda çok küçük yaşlardan itibaren başlayan gençler arasında şiddet olaylarının temel nedenleri ve şiddetin doğurduğu sosyal problemlere çözüm önerileri üretmek, yakın gelecekte de önemli araştırma konularından biri olmaya devam edecektir. Modern yaşama biçiminin doğurduğu sonuçlardan biri de çalışan anne baba ve çocuk arasındaki ilgi ve iletişim yetersizliğinin bir yansıması olarak çocuğun ilgiye ihtiyaç duyması ve bunu karşılayamamasıdır. Gencin ilgi görme isteğinin sonucu olarak farklı yollara baş vurması, özellikle akran ve kitle iletişim araçlarına sığınarak çözüm araması neticesinde dengesizlikler ve sıkıntılar baş göstermektedir. Genç veya ergen sıkıntılarının dışa vurumu biçiminde ifade edilebilecek şiddet olaylarına yönelmektedir. Şiddete yönelten faktörler kişilik özellikleri, ailevi özellikler ve okul ortamına ait özelliklerdir. Bu faktörlerin doğurduğu şiddet türleri bedensel, ruhsal, sosyal ve cinsel şiddet olarak belirlenmiştir. Şiddet türlerine eğilimi etkileyen sebeplerin tespit edilmesi ve bu nedenlerin özel ve devlet okullarında farklılık gösterip göstermediğinin ortaya çıkarılması bu çalışmanın esasını teşkil etmektedir. Veri toplama amacıyla hazırlanan iki farklı anket hem öğrencilere hem de öğrencileri tanıyan öğretmenlere uygulanmıştır. Şiddet türlerinin belirlenmesinde öğretmen anketleri, şiddete kaynaklık eden faktörlerin belirlenmesi için de öğrenci anketleri esas alınmıştır. Uygulama sonucunda özel ve devlet liselerinde şiddete eğilim nedenleri belirlenerek elde edilen bulgular ışığında şiddet davranışlarını azaltmak amacıyla çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Özel ve devlet liselerinde görülen şiddet davranışları ve bu davranışların arkasındaki şiddet etkenlerinin her iki gurupta farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Şiddet davranışlarına etkilerini incelemek amacıyla anketlerden sosyal, kültürel ve ekonomik durumları yansıtan veriler de toplanmıştır. Bu verilerin analizi sonucunda, demografik özelliklerin şiddet davranışı ve şiddet etkenini ayırt etmede etkin olup olmadığı ortaya çıkarılmıştır.

Title

THE FACTORS OF VIOLENCE TENDENCIES IN PUBLIC AND PRIVATE HIGH SCHOOLS AND A COMPARISION OF THE VIOLENCE FACTORS: THE SAMPLE OF USKUDAR

Abstract

Especially in recent years, starting from a very young age, the root causes of violence and the violence behaviors seen among young people is still an important social problem that is to be solved. It will also continue to be one of the important research topics in near future. One of the consequences of the modern lifestyle that is running between parents and children is the lack of love and interest to be fulfilled by parents. As a result of this fact, the adolescent looks for supportive feelings. During this stage he becomes vulnerable and finally may join in some violence actions. The factors which cause violence can be stated as follows: Personality characteristics, family characteristics and the school environment.Violence types caused by these factors are physical, mental, social, and sexual violence. The factors of violence types both in public and private high schools were identified and the differences and similarities were stated in detail. Two different questionnaires were prepared for data collection. The first one answered by students to determine the violence factors.The second one answered by the teachers who knows the related students to determine the types of violence. To analyze the data, some multivariate statistical analysis methods was used. The questionnary, applied to the students, was used to get social, cultural and economic data in order to determine the relation between the violence type and the social factors. According to the findings, some suggestions made to decrease the rate of violence behaviors seen among young people.

Anahtar Kelime

Violence, school violence, types of violence, factors of violence, youth violence.

Bilim Kodu

0




Sıra No :10103
Üniversite

517061003

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kıyı Bilimleri ve Mühendisliği

Danışman Adı

M. Sedat KABDAŞLI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Elif OĞUZ

Başlık

SAZLIKLARIN DALGA SAPMASINA OLAN ETKİSİNİN DENEYSEL OLARAK ARAŞTIRILMASI

Özet

Bu yüksek lisans tez çalışmasında, sazlık ortamın dalga sapması ve dönmesine olan etkisi fiziksel model yardımıyla araştırılmıştır. Dalgalar açık denizden kıyıya doğru gelirken belli bir mesafeden sonra deniz tabanının etkisini hissetmeye başlarlar. Taban etkisini hisseden dalgalar batimetriye paralel hale gelmeye başlar. Bu olaya “sapma” adı verilir. Günden güne akım alanındaki bitkilerin akım üzerine etkisini araştıran çalışmaların sayısında büyük artış olmaktadır. Bilim adamları tarafından bitkili ortamdaki hız profilleri, taban bitkilenmesinin türbülans üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Dalga sapması taban etkisinden meydana gelir. Bu çalışmada düzgün batimetri halinde düzenli dalga durumunda (batimetri etkisi olmadığı düşünülerek) sazlıklı ortamın dalga sapmasına olan etkisi deneysel olarak incelenmiştir. Bitkilenmenin akım üzerinde etkisi olabildiği gibi yakın kıyı bölgesindeki dalga hareketlerinde bazı değişiklikler meydana getireceği düşünülmüştür. Dalgaların açık denizden kıyıya doğru gelirken herhangi bir engelle karşılaşmaları durumunda dalgalar dönerler. Doğada özellikle sulak alanlarda sık sık gördüğümüz sazlıklı bölgelerin dalga dönmesine neden olup olmayacağı da bu tezin araştırma konu başlıkları içindedir. Sazlıklı ortamı dalganın bir engel gibi görüp dönme meydana gelip gelmeyeceği merak konusu olmuştur. Sazlıkların dalga sapmasına olan etkisinin belirlenmesinin, kıyıda yapılacak düzenleme çalışmaları için bir temel oluşturacağı düşünülmektedir. Bu çalışmanın bundan sonra yapılacak olan çalışmalara önemli katkılar sağlaması beklenmektedir.

Title

EXPERIMENTAL INVESTIGATION OF EFFECT OF VEGETATION ON WAVE REFRACTION

Abstract

In the scope of this thesis, the effect of vegetated area on the wave refraction and diffraction has been experimentally investigated by a physical model. While waves are coming from the offshore to the coast, they start to be affected by bathimetry after a specific distance. The waves affected by the bottom start to be paralel to the bathimetry. This case is called as refraction. The researches which are the effect of aquatic vegetation on the flow area are increasing day by day.Velocity profile in vegetated region, the effect of the bottom vegetation on turbulence are investigated by lots of scientific researches. The refraction of wave is coming from bottom impact. In this study, the effect of vegetated area on the wave refraction in the case of constant bathimetry and regular waves (except bathimetry effect) has been examined by experimentally. In addition to vegetation effect on flow area, some differences in wave motion of littoral zone may be formed. Waves propagate from offshore to coastal area diffract as they encounter any kind of obstacle. A part of this thesis is whether vegetation to be faced in the nature, particularly in the wetlands cause wave propagation or not. It is always a subject of interest, whether vegetation behave as an obstacle or not for a wave diffraction. The effect of vegetation on the refraction can forms the basis to coastal management. It is hoped that the presented study would make significant contribution to the future works.

Anahtar Kelime

Dalga sapması, dalga dönmesi, bitkili ortam

Bilim Kodu

6240203




Sıra No :10105
Üniversite

511071122

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Yard. Doç. Dr. Hacı İbrahim KESER

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Murat HAVZALI

Başlık

EĞİK KANALDA SIKIŞTIRILAMAZ AKIŞTA GÖZENEKLİ ORTAM VE MANYETİK ALAN ŞARTLARININ ENTROPİ ÜRETİMİNE ETKİSİ

Özet

Bu çalışmada kütleçekimi tarafından sürülen, laminer, viskoz, sıkıştırılamaz, viskoz yayılma etkileri de gözönüne alınarak tekdüze gözenekli eğimli bir kanalda manyetik etkilerin de varolduğu durumda entropi üretimi incelendi. Newtonien akışkan için tam gelişmiş akış kabulü altındaki bünye denklemleri analitik olarak çözüldü. Sıcaklık alanı Sonlu Farklar Metodu kullanılarak sayısal olarak elde edildi ve doğruluğu uygun yerlerde değişik numerik sonuçlar ile kıyaslandı. Sınır koşulları her durum için iki tane olmak üzere sabit sıcaklık ve sabit ısı akısı olarak alınarak çözüldü. Bünye denklemlerinin çözümü için çeşitli Brikman sayısı, Darcy sayısı, Hartmann sayısı atandı ve denklemlerin bu parametrelerin değişimi sonucundaki davranışı da incelendi. Entropy üretimi sayısı ve Bejan sayısı türetildi ve boyutsuz hız ve sıcaklık profilleri kullanılarak Peclet sayısı, Brinkman grup parametresi, Darcy sayısı ve Hartmann sayısı altındaki değişimleri incelendi. Viskoz yayılma etkisi hem sıcaklık alanı hem de entopi olşumu denklemlerinde hesaba katıldı ve sonuçlar grafikler ve fiziksel yorumlar ile birlikte sunuldu.

Title

EFFECT OF POROUS MEDIUM AND MAGNETIC FIELD ON ENTROPY GENERATION OF AN INCOMPRESSIBLE FLOW IN AN INCLINED CHANNEL

Abstract

In this thesis, entropy generation due to a gravity-driven, laminar, viscous incompressible fluid flow including viscous dissipation effects through an inclined channel in the presence of a uniform porous-medium and magnetic field is investigated. Fully developed flow field is solved analytically for a Newtonian fluid. Temperature field is numerically obtained by using Finite Difference Method (FDM) and the correctness of the method compared with other sources where applicable. The boundary conditions are considered at both walls to be both constant temperature and constant flux. For the solutions of governing equations certain values for some parameters such as Brinkman number, Darcy number and Hartmann number are assigned and these equation’s behaviour under the change of the parameters is also investigated. Entropy generation number and Bejan Number are derived, and plotted using dimensionless velocity and temperature profiles and its change under of the Peclet number, Group parameter, Darcy number and Hartmann number is studied. The effect of heat generation caused by viscous dissipation on the temperature field as well as on the entropy generation is included in the analysis and the results are graphically presented with physical interpretations.

Anahtar Kelime

entropi üretimi, manyetik etkiler, gözenekli ortam

Bilim Kodu

618




Sıra No :10150
Üniversite

511061031

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Prof. Dr. Çingiz Hacıyev

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Deniz Can Çelik

Başlık

YERE YAKIN YÖRÜNGE UYDULARI İÇİN MANYETOMETRE KALİBRASYONU YÖNTEMLERİNİN KIYASLANMASI

Özet

Manyetometreler ekonomik oluşlarının sağladığı avantajla yere yakın yörünge uydularında kullanılan bir yönelme belirleme çözümüdür. Özellikle de günümüzde yüksek bütçeli devlet kuruluşlarının yanı sıra üniversitelerin ve görece olarak daha düşük bütçeye sahip olan diğer bazı kuruluşların tasarladığı küçük uydularda sıklıkla kullanılmaktadır. Buna rağmen manyetometrelerden elde edilen sonuçlar, manyetometrelerin içinde bulundukları uydudaki elektromanyetik kuvvetlerden, elektrik akımlarından veya fırlatma anındaki elektriksel yüklerden etkilenir. Bu durumun üstesinden gelinebilmesi için bu manyetometrenin kalibrasyona tabi tutulması gerekir. Bu çalışmada kalibrasyon işlemi için üç değişik yöntem kullanılmıştır. Bunlardan birincisi son yıllarda sıklıkla kullanılan yapay sinir ağları yöntemidir. Bu yöntemde manyetometre ölçümlerindeki sapma ve ölçek katsayısı değerlerinin kestirilmesine ihtiyaç duyulmadan kalibrasyon işlemi yapılabilmektedir. Diğer yöntemler ise, en küçük kareler yöntemi ve genişletilmiş Kalman filtresidir. Özellikle, Kalman filtresinin doğrusal olmayan durumlar için uyarlanmış versiyonu olan genişletilmiş Kalman filtresi, kontrol alanında sıklıkla kullanılan bir yöntem olarak kendini göstermiştir. Çalışmada ilk olarak daha önce gerçekleştirilen tez çalışmaları hakkında bir literatür taraması yapılmış, ardından manyetometreler hakkında kısa bir bilgi verildikten sonra, Dünya’nın manyetik alan referans yönü incelenerek, yapay sinir ağları, en küçük kareler yöntemi ve Kalman filtreleriyle ilgili teorik bilgi verilmiş, en sonda da yapılan simülasyon çalışmaları gösterilmiştir. Sonuçlar bölümünde bu yöntemler birbirleriyle kıyaslanmış ve gelecekte aynı konu üzerinde yapılabilecek çalışmalar hakkında bazı tavsiyelerde bulunulmuştur.

Title

COMPARING MAGNETOMETER CALIBRATION METHODS FOR LOW EARTH ORBIT SATELLITES

Abstract

Given that they are ecomomical, magnetometers are used as attitude determination solutions in low Earth orbit satellites. Especially today, magnetometers are used frequently by universities and other low budget orginazations other than high budget govenment associations. However, the results gained from magnetometers are highly affected by the electromagnetic forces in the satellite, electrical currents or electric charges during launch. To overcome this situation, the magnetometers should be calibrated. In this work, three different calibration methods are used. The first one is the artificial neural networking method that is frequently used. In this method one can do the calibration without estimating the bias and the scale factor values. Other methods are, the least squares method and the extended Kalman filter. Especially, the extended Kalman filter, which is a modified version of the Kalman filter for non linear conditions, has shown itself as a frequently used and respectable method in control theory. In the work, first a literature review has been done to review the previous works, then after giving a brief introduction about magnetometers, Earth’s magnetic field reference vector is examined and the theory behind artificial neural networking, the least squares method and Kalman filtering is given and lastly the simulation studies are shown. In discussion, these methods are compared among themselves and the possible future studies on the topic are recommended to the reader.

Anahtar Kelime

manyetometre, yapay sinir ağları, kalman filtresi, en küçük kareler

Bilim Kodu

0




Sıra No :10096
Üniversite

518071014

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Doç. Dr. Bilin Aksun Güvenç

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Mümin Tolga Emirler

Başlık

TAŞIT SAVRULMA AÇISAL HIZININ SANAL SENSÖR KULLANILARAK TAHMİN EDİLMESİ VE TAŞIT YANAL DİNAMİĞİNİN KONTROLÜ

Özet

Bu tez çalışmasında, otomotiv kontrolü ve mekatroniği alanında önemli çalışma konuları olan taşıt durum tahmini ve taşıt dinamiği kontrolü konuları ele alınmıştır. Çalışmanın ilk ana konusu sanal sensör kullanılarak taşıt savrulma açısal hızının tahmin edilmesidir. Yapılan sanal sensör tasarımı, kinematik ve dinamik tahmin bölümlerinden oluşmaktadır. Kinematik tahmin ABS’li taşıtlarda standart olarak bulunan tekerlek açısal hızı sensörlerinden elde edilen açısal hız bilgileri ve çeşitli taşıt parametreleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Sanal sensör tasarımı standart manevralar kullanılarak benzetim ortamında, donanım içeren taşıt benzetimcisinde ve son olarak deneysel çalışmalarla sınanmış ve sonuçlar çalışmada gösterilmiştir. Çalışmanın ikinci ana konusu taşıt yanal dinamiğinin kontrolü yani taşıt savrulma açısal hızının ve taşıt yana kayma açısının istenen değerde tutulmasıdır. Bu amaçla model tabanlı bir kontrolcü tasarlanmıştır. Tasarlanan kontrolcü, üst ve alt kontrolcüden oluşmaktadır. Üst kontrolcü tasarımı, model öngörülü kontrol yöntemi kullanılarak tasarlanmıştır. Alt kontrolcü, bir tekil frenleme algoritmasından oluşmaktadır. Kontrolcü tasarımı, doğrusal olmayan tek izli taşıt modeli ve CarMaker taşıt modeli kullanılarak sınanmıştır ve sonuçlar çalışmada verilmiştir. Tezin son bölümünde yukarıda bahsedilen iki ana konu birleştirilmiştir. Sanal sensörlü bir taşıtın yanal dinamiğinin kontrolü üzerinde durulmuştur. Bu durumda kontrolcünün çalışması ve savrulma açısal hızı tahmini, CarMaker taşıt modeli kullanılarak benzetim ortamında test edilmiştir.

Title

VIRTUAL YAW RATE ESTIMATION USING VIRTUAL SENSOR AND VEHICLE LATERAL DYNAMICS CONTROL

Abstract

In this thesis, vehicle state estimation and vehicle dynamics control, which are the most important topics of automotive control and mechatronics, are discussed. The first main topic of this thesis is vehicle yaw rate estimation using virtual sensor. This virtual sensor design consists of kinematic and dynamic estimation parts. Kinematic estimation is performed using wheel speed data and some vehicle parameters. Wheel speed data are obtained from standard wheel speed sensors which are available in vehicles with ABS. Virtual sensor design is tested in the simulation environment, using vehicle simulator and lastly in the actual road testing. The obtained results are shown in this work. The second main topic of this thesis is vehicle lateral dynamics control. For that reason a model-based controller is designed. Designed controller consists of two parts, lower and upper controller. Upper controller is designed using model predictive control method. Lower controller is an individual wheel braking algorithm. Designed controller is tested using the single track vehicle model and CarMaker vehicle model. In the last part of the thesis, abovementioned two main topics are merged and lateral dynamics control of a virtual sensor equipped vehicle is examined. In this situation, the working of control system and the estimation of the vehicle yaw rate are tested together using CarMaker vehicle model in the simulation environment.

Anahtar Kelime

Mekatronik, Taşıt parametre tahmini, Sanal sensör, Gözetleyiciler, Taşıt dinamiği kontrolü, Model öngörülü kontrol, Tekil frenleme algoritması, Donanım içeren benzetimci

Bilim Kodu

0




Sıra No :10167
Üniversite

515081010

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Polimer Bilim ve Teknolojisi

Danışman Adı

Gürkan HIZAL

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Elif ERDOĞAN

Başlık

AZİD-ALKİN CLICK REAKSİYONU KULLANILARAK AYNI ve FARKLI ÇOKLU KOLLU YILDIZ KOPOLİMER SENTEZİ

Özet

Bu çalışmada, ilk olarak Stiren monomerinin ATRP kontrollü polimerizasyonu ile α-silil uç fonksiyonuna sahip alkin polistiren (α-silil-alkin-PS) elde edilmiştir. Elde edilen (α-silil-alkin-PS), arm-first tekniği ile multiarm star homopolimer eldesinde divinil benzene ile çapraz bağlanma reaksiyonunda makrobaşlatıcı olarak kullanılmıştır. Star polimer sentezinin ardından, elde edilen star polimerin hidrolizi ile alkin uç fonksiyonuna sahip polimer sentezlenmiştir. Daha sonra ATRP ile sentezlenen azid uç fonksiyonlu PtBA ve PEG makromonomerler ile alkin uç fonksiyonuna sahip star polimer, oda sıcaklığında, N,N-dimetil formamid (DMF) içersinde yüksek etkinlikli Cu(I) katalizli Azid-Alkin Click Reaksiyonu ile star blok veya hetero-blok kopolimerler oluşturulmuştur. Elde edilen polimerlerin ve malzemelerin karakterizasyonunda Jel Geçirgenlik Kromatografisi (GPC), Nükleer Magnetik Rezonans Spektroskopisi (NMR), triple detection-GPC (TD-GPC), Atomic Force Microscopy (AFM) ve Dynamic Light Scattering (DLS) ölçümleri yapılmıştır.

Title

MULTIARM STAR BLOCK AND MULTIARM STAR MIXED-BLOCK COPOLYMERS VIA AZIDE-ALKYNE CLICK REACTION

Abstract

In this study, The synthesis of multiarm star block (and mixed-block) copolymers are efficiently prepared by using Cu(I) catalyzed azide-alkyne click reaction and arm-first approach. α-silyl protected alkyne polystyrene (α-silyl-alkyne-PS) was prepared by ATRP of styrene (St) and used as macroinitiator in a cross-linking reaction with divinyl benzene in order to successfully give multiarm star homopolymer with alkyne periphery. Linear azide end-functionalized poly(ethylene glycol) (PEG-N3) and poly(TERT-butyl acrylate) (PTBA-N3) were simply clicked with the multiarm star polymer in order to form star block or mixed-block copolymers in N,N-dimethyl formamide (DMF) at room temperature for 24 h. Obtained multiarm star block and mixed-block copolymers were identified by using 1H NMR, GPC, triple detection-GPC (TD-GPC), Atomic Force Microscopy (AFM) and Dynamic Light Scattering (DLS) measurements.

Anahtar Kelime

Multiarm (Çok kollu) yıldız polimer, Click reaksiyonu, Cu(I) katalizli Azid-Alkin Click Reaksiyonu, ATRP, Yıldız blok kopolimer.

Bilim Kodu

4050402




Sıra No :10280
Üniversite

517041003

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kıyı Bilimleri ve Mühendisliği

Danışman Adı

Prof. Dr. Sedat KABDAŞLI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Çinel İŞLEK

Başlık

TERSANELERDE ISO 14001 ÇEVRE YÖNETİM SİSTEMİ VE OHSAS 18001 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YÖNETİM SİSTEMİ UYGULAMALARI

Özet

Bu çalışmada ISO 14001 Çevre Yönetim Sisteminin dünyada ortaya çıkışı, gelişimi, yaygınlaşması, avantajları ve sürdürülebilir kalkınmaya olan etkileri anlatılmıştır. Çevre yönetim sisteminin temelini oluşturan parametrelerin bir tersaneye adaptasyonu anlatılmıştır. Tersanedeki tüm prosesler tanıtılmış ve bu proseslerin çevre üzerindeki etkileri açıklanmış ve çevre boyutları için En İyi Yönetim Uygulamaları (BMP) modeline göre kontrol önlemleri geliştirilmiştir. Çalışmada anlatılan diğer bir konu ise OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi’dir. İş sağlığı ve güvenliği kavramının ortaya çıkışı, gelişimi, avantajları ve örnek bir tersanede uygulanmasına yer verilmiştir. Çevre yönetim sisteminde olduğu gibi tersanedeki tüm proseslerin ve faaliyetlerin iş sağlığı ve güvenliği riskleri tespit edilmiş ve bu riskler için kontrol mekanizmaları geliştirilmiştir. Çevre ve İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemlerinde ortak yapı gösteren sistemsel gereklilikler için uygulamalar ortak olarak ele alınmıştır. Her iki yönetim sisteminin uygulanmasının tersanelere olan faydaları anlatılmış, çalışmaya temel oluşturan tersanede iş sağlığı ve güvenliği sisteminin kurulmasından sonra kayıp gün ve kaza oranlarındaki değişimler belirtilmiştir. Tersanelerdeki çevre ve iş sağlığı ve güvenliği uygulamaların sürekli olarak gelişmesi için önerilerde bulunulmuştur.

Title

APPLICATIONS OF ISO 14001 ENVIRONMENTAL MANAGEMENT SYSTEM AND OHSAS 18001 OCCUPATIONAL HEALTH AND SAFETY MANAGEMENT SYSTEMS IN SHIPYARDS

Abstract

In this study, worldwide emergence, development, spreading, advantages and the effects of sustainable development of ISO 14001 Environmental Management System have been covered. Adaptation methods in shipyards of the base parameters of environmental management system have been told. All processes in the shipyard have been explained, the environmental aspects of these processes have been determined and the control mechanisms have been developed with the Best Management Techniques. OHSAS 18001 Ocuppational Health and Safety is another topic covered in this study. Worldwide emergence, development, advantages and shipyard implementation methods of the base parameters of OHSAS 18001 Management System have been told. As described in environmental management system, all occupational health and safety risks have been determined and control the mechanisms have been developed. Systematical requirements for environmental and ocuppational health and safety systems which have common structure have been integrated. The benefits of both managment systems have been described, the change in the ratios of lost times and accident rates are specified after the establishment of occupational health and safety system in the shipyard. Recommendations have been made for the continuous improvement of environmental and occupational health and safety applications in shipyards.

Anahtar Kelime

ISO 14001, OHSAS 18001, Tersaneler, Çevre Yönetim Sistemi, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi

Bilim Kodu

6240203




Sıra No :10174
Üniversite

518071013

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Prof. Dr. Hakan TEMELTAŞ

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Kadir Paslıoğlu

Başlık

OTONONOM MOBİL ROBOTLARDA DAĞILIMLI KALMAN FİLTRESİ TABANLI EŞ ZAMANLI LOKALİZASYON VE HARİTALAMA

Özet

Kestirim araçları mobil robotların navigasyonunda kullanılan eş zamanlı haritalama ve navigasyon algroritmalarının tabanını oluşturur. Son yirmi yıldır en iyi bilinen teknik genişletilmiş kalman filtresi tabnalı eş zamanlı haritalama ve lokakizasyon dur. Bunun yanında Parçaçık Filtrenin kullanıldığı FastSLAM teknikleri de gelşitirilmiştir. Parçaçık filteresi yöntemi kendi içinde genişletilmiş kalman filtreleri içerir. Günümüzde ise araştırmalar Dağılımlı Kalman Filtresi tabanlı eş zamanlı lokalizasyon ve haritalama algoritmalarına odaklanmıştır. Kararlı ve doğru haritaların oluşturulması için kulanılan kestirim araçlarınında kararlı olması gerekir. Dağılımlı kalman filtresi tekniğinin geliştirilmesindeki amaç, diğer filtrelerdeki kusurları indirgeyerek bu kararlığı sağlamaktır. Dağılımlı Kalman Filtresi, insansız araçların navigasyonunda en çok kullanılan genişletilmiş kalman filtresinin eksiklerini gidermek amacıyla, alternatif olarak geliştirilmiş bir kestirim aracıdır.Dağılımlı kalman filtrelerinde , Genişletilmiş Kalman Filtresin de bulunan türev alma işlemleri( jacobian, hessian) yoktur. Bu nedenle Genişletilmiş Kalman Filtresi ne göre daha optimal çalışan bir filtredir. Bu tezde dağılımlı kalman filtresi tabanlı eş zamanlı haritalama ve lokalizasyon algoritmaları oluşturulmuştur.Ve bu yöntemin mobil robotların navigasyon uygulamalarındaki uyumluluğunu görmek amaçlanmıştır. Sigma noktalı filtreler ailesinden olan Dağılımlı kalman filtresi incelenmiştir ve diğer bir kestirim yöntemi olan Genişletilmiş Kalman Filtresi ile karşılaştırılmıştır. Simulasyon çalışmalarımız, bilgisayar ortamında MATLAB programı kullanılarak yapılmıştır. Deneysel çalışmalarımız ise laboratuvarımızda kurulmuş olan insansız kara araçları üzerinde yapılmıştır. Çeşitli yörüngeler ve değişik işaretçi nesne sayıları ile testler yapılmıştır.

Title

UNSCENTED KALMAN FILTER BASED SIMULTANEOUS LOCALIZATOIN AND MAPPING IN AUTONOMOUS MOBILE ROBOTS

Abstract

Estimation methods are base elements for simultaneous localization and mapping algorithms used for monile robot navigation. simultaneous localization and mapping with extended kalman filters has been best known method for last twenty years.Beside these method FastSLAM using particle filters techniques are developed too. Particle filters include extenden kalman filters in itself. Nowadays, researches focused on simultaneous localization and mapping algorithms with unscented kalman filters. For constructing stationary and reliable maps, used estimation tools must be consistent.The purpose for developin unscented kalman filter is to overcome some flaws in other estimation methods and make that consistency.. Unscented Kalman Filter, is an alternative estimation method to mostly used extended kalman filters to deal with its flaws, in unmanned vehicles navigation. In unscented kalman filter, there is no need to calculate jacobian or hessians like EKF. Beacuse of that it works more optimal then EKF. Uncented Kalman filters based simultaneous localization and mapping algorithms are developed in this thesis. And compatibility of this method in mobile robot navigation implementations is observed. Unscneted Kalman Filter from the family of sigma point kalman filters is examined. Simulation works is done by using MATLab program. We did the experimental works in our laboratory with previously made unmanned vehicles. Several test are made with different trajectories and different landmark numbers.

Anahtar Kelime

Harita Oluşturma, Lokalizasyon, Kalman Filtresi, Dağılımlı Kalman Filtresi

Bilim Kodu

6190400




Sıra No :10176
Üniversite

512021001

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Deniz Ulaştırma Mühendisliği

Danışman Adı

Prof.Dr.Sezer Ilgın

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Şubat

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Yusuf Koç

Başlık

KURTARMA YARDIM İLİŞKİLERİNDE KILAVUZ KAPTANIN HUKUKİ ROLÜ

Özet

Bu çalışmada, hem kendi hukuk kurallarımızda hem de uluslararası hukukta gemi kurtarma yardım olayında kurtarıcı veya yardımcının kılavuz kaptan olması durumu, kurtarma yardım hukuku ve gemi kaptanı ile kılavuz kaptan arasındaki görev ve sorumluluk paylaşımı esas alınarak incelenmiştir. Kurtarıcı veya yardımcının bir gemi veya römorkaj hizmeti veren bir firma olması durumu ile ilgili kurallar belirlenmiş olsa da, kurtarıcının kılavuz kaptan olması ile ilgili durum uluslararası hukukta netlik kazanmış olmasına rağmen, kendi ticaret kanunumuzda bazı karışıklıkların mevcut olduğu görülmüştür. Elde edilen veriler ışığında, kılavuz kaptanın normal hizmeti hudutları içine sokulamayacak fevkalade bir hizmet veya yardımda bulunması halinde kurtarma yardım ücreti talep edebileceği sonucuna varılmıştır.

Title

LEGAL ASPECTS OF A PILOT DURING SALVAGE OPERATIONS

Abstract

In this study, with respect to national law as well as international law the ship salvage operation where the salvor or helper is a pilot has been analysed in accordance with the salvage law and sharing of duty and responsibility between the master and pilot. Even though the rules have already been defined where the salvor or helper is a ship or a tug company and even though the rules are clear in the international law for the case where the salvor is a pilot, it has been discovered that there are some confusions in our national commercial law. Eventually with the achieved datas we can come to the conclusion that a pilot can request a salvage fee if the pilot makes extraordinary operation which will not be within the limits of normal servicing of his job.

Anahtar Kelime

kurtarma, kurtarma yardım, kılavuz kaptan, pilotaj, kılavuzun sorumluluğu

Bilim Kodu

6270301




Sıra No :10195
Üniversite

516061014

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç. Dr. Funda YİRMİBEŞOĞLU

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Hilal NARİN

Başlık

PLANLAMA SÜRECİNDE GELİŞTİRİLEN GAYRİMENKUL YATIRIMLARININ RANT ETKİSİNİN İNCELENMESİ, KURTKÖY ÖRNEĞİ

Özet

Bu çalışmada, planlama sürecinde gelişen büyük ölçekli gayrimenkul yatırımlarının kentlere ve çevrelerindeki gayrimenkul değerleri üzerinde yarattığı etkilerin incelenmesi amaçlanmış ve bu etkinin normal değerlerin dışında bir ‘rant’ etkisi olup olmadığına cevap aranmaya çalışılmıştır. Bu amaçla İstanbul’un Pendik İlçesi Kurtköy Bölgesi ve yakın çevresinde bu irdeleme çalışması yapılmıştır. Çalışma kapsamında Kurtköy Bölgesi’nin ele alınmasındaki çıkış noktaları olan Kurtköy Toplu Konut Alanı’nın, İleri Teknoloji Endüstri Parkı Projesi ile bu projenin en önemli parçasını oluşturan Sabiha Gökçen Uluslararası Havaalanı yatırımının bölgedeki mekansal dönüşüm ve özellikle gayrimenkul sektörü üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Bölgenin planlama süreci detaylı incelenerek, gelişimin başladığı 1990 yılından günümüze yıllar itibariyle gayrimenkul değerlerinin değişimi takip edilmiştir. Bu doğrultuda emlak beyan değerlerine bağlı fiyat analizi yapılmış olup emlak vergisine esas değer ile piyasa değeri arasındaki fark ortaya konmuştur. Son olarak, yapılan analizler sonucunda elde edilen bulgular yorumlanmış ve çalışmanın geneline ilişkin değerlendirmede bulunulmuştur.

Title

ANALYZING THE RENT EFFECT OF REAL ESTATE INVESTMENTS IN PLANNING PROCESS, CASE STUDY OF KURTKOY

Abstract

In this study, it is aimed to examine the effects of the large-scale real estate investments on nearby property values and to the cities which are developed in planning process and the question of whether such effect have a ‘rent’ influence except normal values is tried to be answered. With this purpose, a scrutinization study is conducted in Kurtkoy District, Pendik County of Istanbul and its near surroundings. Within the scope of the study, the effects of Kurtkoy Mass Housing Area and investment of Advanced Technology Industry Park Project along with its most important component Sabiha Gokcen International Airport; which are the starting points in handling Kurtkoy District; on the spatial transformation and particularly on the real estate sector in such region are investigated. Planning process of the region is examined in details and change of real estate values is pursued as of 1990, which is the starting year of development, year by year. In accordance with this, a price analysis is performed dependent on real estate tax statement values and the difference between the property tax value and market value is determined. Finally, the findings obtained as a result of the subject analysis are explained and a general evaluation of the study is made.

Anahtar Kelime

Planlama, Gayrimenkul Geliştirme, Gayrimenkul Yatırımları, Rant Etkisi, Kurtköy

Bilim Kodu

0




Sıra No :10215
Üniversite

516051018

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç. Dr. Funda YİRMİBEŞOĞLU

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

SERPİL FİLİZ

Başlık

OTEL İŞLETMELERİNDE MARKA DEĞERLEMESİ, ANTALYA ÖRNEĞİ

Özet

Bu çalışma, turizm sektöründe marka kavramı ve markanın etkilerini incelemek, marka değerinin gayrimenkul değerlemesindeki önemini araştırmak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmada marka değerinin gayrimenkul değeri üzerindeki etkisini görebilmek için uygulama alanı olarak Türkiye’de son zamanlarda turizm açısından büyük gelişme gösteren Antalya ili, Belek turizm beldesinde konumlu iki otel işletmesi seçilmiştir. Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın belirlemiş olduğu yıldız sayıları aynı (5 yıldızlı) olan ve herşey dahil sistemde işletilen, oda sayıları ve kapalı alanlarının birbirine yakın olması nedeniyle eşit kriterlerde oldukları kabul edilen otellerin gayrimenkul değerlemeleri ile marka değerlemeleri yapılarak elde edilen sonuçların analizi yapılmıştır. Çalışmada turizm sektöründe değerleme çalışmaları yapılırken markası güçlü olan otel işletmelerinin getirisinin de artacağı, otel işletmelerinin değer hesabının yapılması aşamasında markalarının değerinin de bilinmesi gerekliliğini ve iyi bir marka yönetimi ile işletmenin değerine katkıda bulunulabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Title

ASSESSING BRAND VALUE IN HOSPITALITY SECTOR (IN HOTEL BUSINESS), A CASE STUDY OF ANTALYA

Abstract

This study aims to focus on the concept of brand values within the tourisim sector and its impact, as well as the extent to which brand value can be considered to be an asset. In order to illustrate the extent to which the brand value of a company can be considered to be an asset to a firm, the recent developments in the management of hotels within the Antalya and Belek region of Turkey have been used. For the study, two hotels are chosen because of similar specialities which licensed by ministry of culture and tourism having five stars, all inclusive system operated. Also, they have equal number of rooms and their closed areas close to each other. Real estate valuation and brand valuation of hotels were performed and analysis of the results were made. As a result, while valuation studies are being done for hotels, having strong brands within the tourism sector makes advantages to gain more profit for company. The knowledge of brand value of a hotel business is respected while real estate valuation and a good brand management adds to its assets are highlighted.

Anahtar Kelime

Marka, Marka değerlemesi, Otel işletmelerinin değerlemesi

Bilim Kodu

0




Sıra No :10219
Üniversite

518071003

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Yrd. Dr. Erdinç ALTUĞ

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

AHMET YÖRÜKOĞLU

Başlık

ÇAMAŞIR MAKİNELERİNDE OLUŞAN DENGESİZ YÜKÜN AĞIRLIĞININ, YATAY VE AÇISAL KONUMUNUN BELİRLENMESİ

Özet

Günümüzde en çok kullanılan ürünlerin üretildiği beyaz eşya sektöründe makinelerin işlevselliği, performansı ve teknolojisi önem taşımaktadır. Beyaz eşya sektörünün önemli elemanlarından biri olan ve genelde her evde bulunan çamaşır makinesinde de bu kriterler büyük önem taşımaktadır. Çamaşır makinesi kazanının dönen bir sisteme sahip olduğundan dolayı, oluşan dengesiz yükler çamaşır makinesinde titreşimler ve hareketler yaratmaktadır. Oluşan bu titreşimler yüzünden çamaşır makinesinin mekanik sisteminde zorlanmalar, sıkma sırasında yürümeler oluşmaktadır. Bu etkilerin kontrol altına alınabilmesi için farklı yöntemler denenmiştir. Çamaşır makinesinin motoruyla yapılan dağıtma hareketleri ve çamaşır makinesinin tamburuna denge ağırlığı eklemek en çok kullanılan yöntemlerdir. Motorun yaptığı dağıtma hareketleri ve denge ağırlığı eklemek gibi pasif yöntemlerin dezavantajları ve belli sınırları vardır. Bu yüzden, aktif yöntemlere geçilmesi gerekmektedir. Aktif yöntemlere geçilebilmesi için, bu titreşimlere neden olan dengesiz yük incelenmeli ve çözümlenmelidir. Yapılan bu çalışmada dengesiz yükün ağırlığı, yatay ve açısal konumu en kolay yöntemle ve en hassas şekilde belirlenmeye çalışılmıştır. Bunun için uygun ve çamaşır makinesine uygulanabilecek sensör sistemleri seçilmiştir. Elde edilen bilgiler farklı kontrol sistemleriyle incelenmiş ve hatalar azaltılmaya çalışılmıştır. İlk olarak doğrusal yöntem kullanılarak dengesiz yük incelenmiş ve dengesiz yükün açısal konumu %11,1 hatayla tespit edilmiştir. Daha sonra hatayı azaltmak için, dengesiz yükün yatay konumu bulanık mantık kontrol yöntemiyle %8 hatayla bulunmuş ve yapay sinir ağları yöntemiyle de açısal konumu %2,8 hata yüzdesiyle belirlenmesi başarı ile gerçekleştirilmiştir.

Title

DETERMINING THE MASS, HORIZONTAL AND ANGULAR POSITION OF THE UNBALANCE LOAD IN WASHING MACHINE

Abstract

The efficiency, performance, and technology of the machines have great importance. for washing machine industry. As a washing machine has a turning drum system, the unbalanced load causes vibrations and movements at the washing machine. Due to those vibrations some strains in the mechanics and some movements during drying process occur. Nowadays, different methods are used to control those affects. Making motor motions to reduce unbalanced load and adding balance load on the drum are widely used. Yet, they disadvantages and limits. Therefore, producer needs to use active control systems, since the unbalanced load causing those vibrations should be solved. In this work, the weight, angular and horizontal position of the unbalanced load is aimed to be determined with the simplest and the most sensitive method. The most suitable sensor systems and control algorithms to be applied to a washing machine are selected. First, linear method is used to analyze the unbalanced load and the angular position of the unbalanced load is determined with maximum %11,1 error. Then, to reduce the error, the horizontal position of the unbalanced load is estimated with maximum %8 error by using fuzzy logic control algorithm and also neural network algorithm can estimate the angular position of the unbalanced load with maximum %2,8 error.

Anahtar Kelime

Çamaşır makinesi, Dengesiz yük

Bilim Kodu

0




Sıra No :10272
Üniversite

519071010

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Yrd. Doç.Dr. Özhan ERTEKİN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

H. Ayşegül TEKİN

Başlık

KENTSEL TASARIMDA YENİ ŞEHİRCİLİK YAKLAŞIMI VE KADIKÖY – YELDEĞİRMENİ ÖRNEĞİ

Özet

Bu çalışmada, sıkışan şehir merkezlerinde beliren sorunlara çözüm olarak üretilen planlama-tasarım yaklaşımlarından “Yeni Şehircilik” ve bu kavramın daha da ölçek büyütülerek tartışıldığı “Akıllı Büyüme” kavramları, ortaya çıkış nedenleri, uygulama politikaları, uygulama alanları bazında tartışılmaktadır. Bunun ardından Türkiye de kentleşme ve kentlerin günümüzdeki durumu ve kentleşmenin yarattığı çevre sorunları irdelenerek, 3. Bölümde İstanbul-Kadıköy Merkez Alanı- Yeldeğirmeni Kentsel Sit Alanı’nda, bu yeni planlama-tasarım yaklaşımlarının nasıl uygulanabileceğine dair analitik bir çalışma ortaya konmaktadır. İstanbul’un neredeyse her semtinde karşılaşılan merkezi alanların sıkışması, kültürel mirasın yok olması sorunu gibi temel sorunlar nedeniyle Kadıköy Rasimpaşa Mahallesi I. Bölge Kentsel Sit Alanı olan Yeldeğirmeni semti bu tezin çalışma alanı olarak seçilmiş daha sürdürülebilir bir kentsel planlama ve tasarım yaklaşımı olan Yeni Şehircilik yaklaşımı bu bölgede uygulanmıştır.

Title

NEW URBANISM APPROACH IN URBAN DESIGN AND CASE STUDY OF KADIKÖY – YELDEĞİRMENİ

Abstract

In this study in order to be solution of stuck downtowns by the problems explained above, two of the new urban planning and design approaches are New Urbanism and more regional scale concept of Smart Growth are discussed with their emergence reasons, application policies and application fields. Then, the urbanization in Turkey, condition of today’s cities and environmental problems caused by urbanization are examined. The third chapter includes İstanbul Kadıköy Downtown – Yeldeğirmeni Protection Area example of analytical application study. İstanbul faced to some basic problems like stuck downtowns and missing cultural heritage. Consequently, Kadıköy Rasimpaşa Quarter I. Region Urban Protection Area Yeldeğirmeni District is selected as study area of this thesis and more sustainable urban planning and design approach of New Urbanism is applied here.

Anahtar Kelime

Yeni Şehircilik, Akıllı Büyüme, Akıllı Yönetmelik, Yeldeğirmeni

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :10160
Üniversite

518071006

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Yrd. Doç. Dr. Levent OVACIK

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ocak

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Çetin GÜREL

Başlık

İKİLİ ELEKTRİK İLETKENLİK DAĞILIMLARININ GENETİK ALGORİTMALAR İLE YENİDEN OLUŞTURULMASI

Özet

Elektriksel empedans görüntüleme, son yıllarda artan bir oranla kullanım alanı bulan girişimsel olmayan bir görüntüleme tekniğidir. Bu tekniğinin geniş uygulama alanlarında kabul görmesinin başlıca nedenleri yöntemin güvenliği, kendine özgü taşınabilirliği ve yeterince ucuz veri toplama donanımına bağımlı olmasıdır. Ancak, görüntü oluşturma problemi; ölçülen veri ve bilinmeyen iletkenlik parametreleri arasındaki doğrusal olmayan ilişki nedeniyle son derece kötü koşullu bir problemdir. Bu tezde, elektriksel empedans görüntüleme yöntemi kullanılarak iki boyutlu ve ikili iletkenlik dağılımlarının yeniden oluşturulmasını sağlayan iyileştirilmiş bir genetik algoritma geliştirilmiştir. Kullanılan elektriksel empedans görüntüleme yöntemi; ölçülen ve hesaplanan elektrot gerilim değerlerinin farklılıklarının en küçük kareler yaklaşımıyla minimizasyonuna dayanmaktadır. Hesaplanan elektrot gerilimleri iki boyutlu sonlu elemanlar modeli kullanılarak elde edilmiştir. İletkenlik dağılımının merkez bölgesindeki hassaslık sorununun çözümü olarak yeni bir ağırlık fonksiyonu geliştirildi. Görüntü oluşturma probleminin çözümü için geliştirilen genetik algoritma, her bir aşaması farklı hedeflere ve farklı genetik operatörlere sahip olmak üzere iki aşamadan oluşmaktadır. Tez çalışması kapsamında dört yeni mutasyon operatörü ve iyileştirilmiş sıra orantılı seçilim operatörü geliştirilmiştir. Genetik algoritmanın önemli parametreleri, popülasyonun çeşitliliğini verimli bir düzeyde korunmak için uyarlamalı olarak kontrol edildi. Genetik algoritmanın değişik şartlardaki başarımının gözlemlenmesi için denemeler gerçekleştirildi. Bu denemelerin büyük çoğunluğunda genetik algoritma tam iletkenlik dağılımına ulaşarak oldukça iyi bir performans gösterdi.

Title

RECONSTRUCTION OF BINARY ELECTRICAL CONDUCTIVITY DISTRIBUTIONS USING GENETIC ALGORITHMS

Abstract

Electrical impedance imaging is a noninvasive technique that has been increasingly used in recent years. The wide acceptance of this imaging technique is mainly due to its safety, unique portability, and its dependence on sufficiently inexpensive data acquisition hardware. However, the problem of image reconstruction is extremely ill conditioned due to the nonlinear relationship between the measured data and the unknown conductivity parameters. In this thesis, an improved genetic algorithm is developed for the reconstruction of two-dimensional and binary conductivity distributions in electrical impedance imaging method. The electrical impedance imaging method used in this thesis is based on the minimization of the discrepancies between measured and computed electrode voltages in a least-square sense. The computed electrode voltages are obtained from the model developed using the finite element method. To overcome the sensitivity problem near the center of conductivity distribution, a special weight function is introduced. The genetic algorithm for the image reconstruction problem consists of two stages, each with different objectives and different genetic operators. Four new mutation operators and an improved ranked proportionate selection operator are introduced in this thesis. Important parameters of the genetic algorithm are controlled adaptively to maintain the diversity of the population at an efficient level. A series of tests is conducted to observe the genetic algorithms performance on various conditions. The genetic algorithm performed well by reaching the exact conductivity distribution in most of the tests.

Anahtar Kelime

Elektriksel Empedans Görüntüleme, Genetik Algoritma, Görüntü Oluşturma, Ters İletkenlik Problemi

Bilim Kodu

0




Sıra No :11073
Üniversite

516051034

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Prof. Dr. Heyecan GİRİTLİ

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ekim

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Kerem Özdem AKKAYA

Başlık

KAMU-ÖZEL SEKTÖR İŞBİRLİKLERİ VE GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIKLARIYLA İLİŞKİSİ

Özet

Kamu hizmetlerinin yerine getirilebilmesi için özel sektörün katılımı çeşitli şekillerde gerçekleşebilmekte olup bunlar çeşitli kamu hizmetlerinin sağlanmasında ve bazı malların üretiminde özel sektör katılımı şeklinde olmaktadır. Kamu yararı, kamu hizmeti ve kamu hizmetinin hangi yöntemlerle, özel sektörle işbirliği çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerektiği gibi konuların net bir şekilde anayasal ve yasal olarak belirlenmemiş olması, proje seçiminden, uygulamasından ve verilen garantilerden kaynaklanan sorunların varlığı gibi çeşitli hukuki, iktisadi ve idari sebeplerle ülkemizde bu süreç istikrarlı bir şekilde işleyememiştir. Ancak zamanla kamu hizmetlerine duyulan ihtiyaçla birlikte kamu hizmetlerinin nitelik ve nicelik olarak gösterdiği artış, devlet tarafından yatırımlara ayrılan kaynakların yetersiz kalmasına sebep olmuş, bu kaynakların etkin bir şekilde kullanılmasında görülen eksiklikler ile klasik yönetim anlayışıyla kamu hizmetlerinin istenen kalite ve düzeyde gerçekleştirilememesi nedeniyle alternatif modellerin uygulanmasını gerektirmiştir. Bu doğrultuda insanımızın yaşam standardının yükseltilmesi hedefiyle, ülkemizin var olan kaynaklarını en doğru şekilde değerlendirmek gerekliliği “Kamu-Özel Sektör İşbirliklerinin” kullanılmasını zaruri bir ihtiyaç haline getirmiştir. Bu çalışmanın amacı “Kamu-Özel Sektör İşbirliklerinin” ne olduğunun tanımlanması ve bundan çıkarılacak en doğru sonucun ortaya konulmasıdır. Bu doğrultuda tez çalışmasında “Kamu-Özel Sektör İşbirlikleri” incelenmiştir.

Title

COOPERATIONS OF THE PUBLIC – PRIVATE SECTOR AND THE RELATION WITH REAL ESTATE INVESTMENT TRUSTS

Abstract

In order to accomplish public services, the attendancy of the private sector has diversely taken place such as participation of the private sector to provide various public services and production of certain commodities. This procedure has not been able to function in our country with legal, financial and administrative reasons, due to the facts that subjects like public welfare, public services and how to accomplish public services in cooperation with the private sector have not been legally and constitutionally clarified, and there are problems emerging from project choice, application and guarantees granted. However, in the course of time, there has been the necessity to enforce alternative models, because the need of public services which are rising in both quantity and quality has lead to incapability of resources allocated to investments by the government, and the lacks seen in the effective application of these resources besides the insufficient accomplishment of public services in requested quality level based on the sense of time-honored practice. In this respect, with the purpose of increasing the life standard of our people, the use of “Public – Private Sector Cooperations” has been indispensably required so as to evaluate our country’s resources in the best way. The intention of this study is to define “Public-Private Sector Cooperations” and to put forward the truest conclusion made out of this. Therefore, the matter of “Public-Private Sector Cooperations” has been analyzed in this thesis study.

Anahtar Kelime

Kamu-Özel Sektör İşbirlikleri, Kamu Sektörü, Özel Sektör

Bilim Kodu

0




Sıra No :10892
Üniversite

511081116

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Doç. Dr. N. L. Okşan ÇETİNER-YILDIRIM

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Onur Son

Başlık

POLİMER KATKISININ DAİRESEL SİLİNDİR ETRAFI AKIŞ YAPISI VE ÖZELLİKLERİNE ETKİLERİ

Özet

Bu çalışmada polimer katkısının dairesel silindir etrafı akış yapısına ve akış özelliklerine etkilerinin deneysel olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Akış yapısının analizi için dijital parçacık görüntüleme hız ölçümü (DPIV) sistemi kullanılarak hız alanları elde edilmiştir. Deneyler farklı Reynolds sayıları, silindir çapları ve polimer konsantrasyonları için yapılmıştır. Polimer katkısının girdap oluşum uzaklıkları, Strouhal sayısı cinsinden girdap oluşum frekansı ile sürükleme katsayısı üzerine etkileri polimer katkısız Newtonyen akış ile karşılaştırmalı olarak verilmiştir. Düşük Reynolds sayılarında, artan polimer konsantrasyonu ile girdap oluşum uzaklıklarında azalma gözlemlenmiştir ve bu durumun yüksek Reynolds sayılarında tersine dönerek artmaya sebep olduğu belirlenmiştir. Sürükleme katsayısı düşük Reynolds sayılarında polimer katkısı ile artış gösterirken, yüksek Reynolds sayılarında bazı durumlar için azalma olduğu görülmüştür. Polimer katkısının Strouhal sayısına ise farkedilir bir etkisi olmamıştır.

Title

EFFECTS OF POLYMER ADDITION ON FLOW PROPERTIES AND STRUCTURES AROUND CIRCULAR CYLINDERS

Abstract

In this study, the aim is to investigate experimentally the effects of polymer addition to water on the flow structure and properties of the flow around circular cylinders. The flow around the cylinder is determined experimentally by the use of Digital Particle Image Velocimetry (DPIV) technique. The flow regime is observed for different Reynolds numbers, cylinder diameters and polymer concentration ratios. The effects of polymer addition on vortex formation length, vortex shedding frequency in terms of the Strouhal number and on the drag coefficient are shown in comparison to Newtonian case without polymer addition. At lower Reynolds numbers, the vortex formation length is observed to decrease with increasing polymer concentration, whereas the situation is reversed at higher Reynolds numbers. Drag is increased in lower Reynolds numbers with polymer addition, on the other hand drag reduction can be observed in some cases for higher Reynolds numbers. It is found that polymer addition has no significant effect on the Strouhal Number.

Anahtar Kelime

Dairesel Silindir Etrafı Akış, Polimer Katkılı Akış, PIV, Sürükleme İndirgenmesi

Bilim Kodu

6180101




Sıra No :10929
Üniversite

514081007

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Savunma Teknolojileri

Danışman Adı

Doç. Dr. Gökhan İnalhan

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Nazım Kemal Üre

Başlık

İNSANSIZ SAVAŞ UÇAKLARI İÇİN AGRESİF MANEVRA PLANLAMA VE KONTROL SİSTEMLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ

Özet

Bu tez agresif manevra yapabilme kapasitesine sahip İnsansız Savaş Uçakları (İSU) için referans manevraların oluşturulması ve kontrol edilmesi problemini ele almaktadır. Bu amaçla karışık manevraların daha küçük manevra parçalarına ve bu parçalara ait manevra parametrelerine ayrıştırıldığı bir haraket dili geliştirilmiştir. Bu sistemin başlıca avantajı uçağın dinamik zarfı içinde referans manevra yaratma ve kontrol probleminin karmaşık manevranın bütünü yerine, her bir ayrıştırılmış manevra parçası içerisinde ele alıyor olmasıdır. Böylece sistem, uçak dinamiklerini Hibrid Dinamik bir Sistem olarak ele alınmasını sağlamaktadır ve problemin boyutunu düşürmektedir. Referans manevra profillerinin oluşturulması için manevra parçaları arasındaki geçiş kuralları ve çeviklik ölçütlerini göz önüne alan bir algortima geliştirilmiştir. Alçak seviye geribeslemeli kontrolcü tasarımı için ise her bir manevra parçası ayrı bir problem olarak ele alınmış ve her biri için Yüksek Dereceden Kayma Kipli Kontrolcü tasarımı yapılmıştır. Elde edilen sistem agresif savaş manevraları üzerinden test edilmiştir.

Title

DESIGN OF A MULTI MODAL PLANNING AND CONTROL FRAMEWORK FOR AGILE MANEUVERING UCAVs

Abstract

This thesis studies the problem of generation and control of maneuver profiles for Unmanned Combat Air Vehicles (UCAV) with aggressive maneuvering capability. A motion description framework is developed, where complex maneuvers are decomposed into series of sub-maneuvers (modes) and associated parameters. Main advantage of framework is allowance of the feasibility and control problems to be treated for each sub-maneuver individually instead of whole maneuver, thus reducing the complexity of the problem which can also be modelled in the language of Hybrid Dynamical Systems. For maneuver generation, agility metrics and mode compability relationships are used to create a feasible maneuver generation algorithm. For low level controls, each mode is assigned a Higher Order Sliding Mode Controller, where whole maneuver is controlled via switching between modes and controllers. Overall generation and control algorithms are tested on agile combat maneuver examples.

Anahtar Kelime

Agresif Manevra Kontrolü, İnsansız Savaç Uçakları, Doğrusal Olmayan Kontrol

Bilim Kodu

0




Sıra No :10956
Üniversite

516061036

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç.Dr.Ş.Şence Türk

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

ASLI ÖZTÜRK

Başlık

TÜRKİYE’DE BÜYÜK MERKEZLER ÖLÇEĞİNDE PERAKENDE ARAZİ GELİŞTİRME SÜRECİ : ÖRNEK İNCELEMELERİ

Özet

With one foot in Europe and the other in Asia, Turkey is one of the great melting pots of peoples, cultures and religions. Turkey has an attractive, large population but a highly fragmented retail market and the urban society is increasing. There is a long-term potential for investment in the country. The purpose of the study is to examine the land development process on specific criterias, in order to conclude the subject of the differences of this process upon the growth scale of the cities. Especially the “large cities” are the focus of the work. Adapazarı, Denizli and Diyarbakır are the chosen countries varying for scales of large, middle and small due to the economical facts. There are selected cases located in Diyarbakır, Adapazarı and Denizli as shopping malls in order to compare the development process of their projects. In the last section of the thesis, conclusions and recommendations are provided upon these cases and the hypothesis verification is completed.

Title

LAND DEVELOPMENT PROCESS IN LARGE CITIES SCALE IN TURKEY : CASE EXAMINATION

Abstract

Türkiye, bir ayağı Avrupa, diğeri Asya’da bulunan bir ülke ve insanların, kültürlerin ve dinlerin erime potasıdır. Türkiye, çekici ve büyük bir nüfusa sahip olup, kentsel nüfusu artmakla birlikte oldukça eksik kalmış bir perakende pazarına sahiptir. Bu durum, ülkeyi uzun vadede oldukça potansiyel taşıyan bir konuma getirmektedir. Bu çalışmanın amacı, değişik şehir ölçekleri göz önünde bulundurularak, belirli kriterler kullanılarak arazi geliştirme süreçleri üzerinde ne gibi farklılıklar olduğunu ortaya koymaktır. İkincil merkezler bu çalışmanın amacı kapsamında özellikle seçilmiş ve değerlendirilmiştir. Adapazarı, Diyarbakır ve Denizli ekonomik özellikleri bakımından küçük, orta ve büyük ölçekli gelişim merkezleri olarak tespit edilmiştir. Diyarbakır, Adapazarı ve Denizli’de konumlu alışveriş merkezleri, projelerinin gelirştime aşamalarının kıyaslanabilmesi amacıyla seçilmiştir. Tezin son bölümünde bu incelemelere ilişkin sonuçlar, öneriler ve hipotez doğrulaması yapılmıştır.

Anahtar Kelime

land development process,retail land development,cost efficiency,case study

Bilim Kodu

0




Sıra No :10963
Üniversite

516061008

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Heyecan Giritli

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Emel ERÇETİN BARLAS

Başlık

TÜRKİYE’DEKİ AVM’LERİN İNCELENMESİ VE VAN İLİ’NDE AVM PROJESİ GELİŞTİRİLMESİ

Özet

Küreselleşmenin etkisi ile tüm Dünya’da ticaretin boyutu değişmiş ve bu değişim perakende satış noktalarının da değişimine ve gelişimine neden olmuştur. Giderek artan nüfus, tüketim mallarına karşı artan talep, araç sahipliliğinin artması, derin dondurucuların icadı ve yaygınlaşması, elektronik ve teknolojik devrim, paketleme, stoklama, ürün saklama, ucuz ve hızlı ulaşım olanaklarının artması, ayrıca iş dünyasında kadınların daha aktif rol almaya başlamaları sonucunda alışverişe ayrılacak zaman kısıtlı hale gelmiş ve alışveriş merkezlerinin gelişimi önem kazanmıştır. AVM’ler, günümüzde müşterilerine birçok farklı ürün ve hizmetin bir arada satılmasına imkan sağlayan ve bu özelliği ile müşterilerine zaman kazandıran mekanlar olmuşlardır. Zaman içerisinde gelişimlerini sürdüren AVM’ler bünyelerinde barındırdıkları sosyal aktivite mekanları ile de sadece alışveriş için gidilen mekanlar olmaktan çıkmış ve kent içi birer buluşma noktası olma özelliği kazanmışlardır. Tez çalışması kapsamında; Avrupa ve Türkiye’deki perakende sektörü incelenmiş, AVM’lerin gelişimi ve proje geliştirme süreçleri üzerinde durulmuştur. Amerika’da perakende sektörünün yapısının, Türkiye’deki mevcut yapı ile paralellik göstermemesi nedeniyle Amerika’ya ait analizler çalışmaya dahil edilmemiş, araştırmalar Avrupa ölçeğinde tutulmuştur. Ayrıca çalışma kapsamında AVM kavramı, Uluslararası Alışveriş Merkezleri Konseyi’nin (ICSC) belirlemiş olduğu standartlar esas kabul edilerek tanımlanmış ve tüm analizler bu doğrultuda gerçekleştirilmiştir. Türkiye’de 1980 sonrasında uygulanan neoliberal politikaların sonuçları ve yabancı sermaye yatırımlarının serbestleştirilmesinin kent mekanlarına birer yansıması olarak AVM’ler hayatımıza girmiştir. 1988’de Ataköy’de açılan Galleria Alışveriş Merkezi ile başlayan AVM yatırımları, sürekli artarak, 2001 sonrasında ise metropollerden Anadolu’ya yayılarak gelişimini sürdürmüştür. Tüm bu gelişmelere rağmen henüz Türkiye’de 81 ilin sadece 39’unda AVM bulunmaktadır. Bir ülkenin AVM yatırımlarının ölçümlenebilmesi için en önemli verilerin başında sayılan bin kişi başına düşen kiralanabilir alan büyüklüğünün, Avrupa ortalamasının çok altında kalıyor olması, Türkiye’de yapılacak AVM yatırımlarının potansiyelini belirlemesi açısından oldukça önemlidir. Bu çalışma ile Türkiye’de AVM yatırımları için potansiyel oluşturabilecek iller belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada, AVM yatırımlarının başarısındaki en önemli unsur olan yerseçimi sırasında değerlendirilmesi gereken kriterlere yer verilmiştir. Ancak çalışmanın çok büyük ölçekli olması nedeni ile potansiyel ili belirlemeye yönelik nüfus, GSMH ve illerin mevcut AVM yatırımlarının incelenmesi üzerinde durulmuştur. Tüm bu analizler sonrasında AVM yatırımı için potansiyel taşıyan Van İli hakkında detaylı analiz raporu hazırlanarak bu kararın uygunluğu tespit edilmeye çalışılmıştır. İlin yatırım için uygunluğunun tespitinden sonra, projenin bölgenin sosyo-ekonomik yapısına ve ihtiyaçlarına yönelik olarak tanımlanması ile finansal fizibilite raporu hazırlanmıştır. Günümüzde birçok yatırımcının daha çok büyük metropollerde ve batıda yatırım yapmayı tercih ettiği bilinen bir gerçektir. Ancak, hazırlanan fizibilite raporu ile Anadolu’da da yatırım yapmanın uygunluğu tespit edilmiştir. Anadolu’daki potansiyel yatırım imkanlarını ortaya çıkarması ile yatırımların belirli metropollerde yığılmasının önüne geçilmesi açısından bu tez çalışmasının gelecekteki yatırımlara yön vermesi düşünülmüştür.

Title

AN OVERVIEW OF THE SHOPPING CENTERS (SC) IN TURKEY AND DEVELOPMENT OF AN SC PROJECT IN THE PROVINCE OF VAN

Abstract

The dimensions of commerce in the whole world have changed with the effect of “Globalization”, and this change subsequently caused the retail sales points to change and develop. As a result of the increasing population, increasing demand for consumption goods, increasing number of car owners, invention and pervasion of deep freezers, electronic and technological revolution, packaging, storage, especially storage of products, increasing possibilities of speedy and cheap transportation, and in addition as a result of more active participation of women in the business world, the time for shopping has become shorter, and therefore the development of shopping centers have gained importance. The shopping environment today is one in which many different products are offered to the shopper and which, thanks to this feature, gives enough time to the shopper for shopping. SC which continued to develop over time have become sort of places which are not only visited for the purposes of shopping but also they have become meeting points for people where they have the chance to socialize with the possibilities of social activities offered to them by SC. Within the scope of this thesis study, the retail sectors both in Europe and in Turkey have been examined, and the development of SC and the process of project development have been looked at. The fact that the structure of the SC in the United States of America was not parallel to the development of the SC in Turkey was not examined, and the analyses of the SC in the United States are not included in the thesis study. The research was only made for the SC in Europe. Within the scope of the thesis study, a description of the concept of SC is made by taking the standards determined by the International Council of Shopping Centers (ICSC) into consideration as the basis, and all the analyses are made accordingly. As a result of the projection of the neo-liberal policies applied in Turkey after 1980 to our daily lives and also due to the increasing share of the foreign capital in the economy and their liberalization, the SC came into existence. The SC investments which started with the opening of Galleria Shopping Center in the district of Ataköy in 1988 have continued to develop increasingly, and they started pervading to Anatolian cities from the metropolitan cities after 2001. Despite all these developments we see SC only in 39 provinces of all the 81 provinces. In order to appraise the SC investments in a country one of the most important data is the size of a rentable area per one thousand people which in Turkey is below the average in the European Countries. Therefore, this fact is very important from the point of view of determination of the potential of the SC investments to be made in Turkey. With this study, it is aimed at finding out provinces which have the potential for SC investments. In the study, the most important criteria that are required for evaluation in the choice of place where the SC will be built and which are also important for the success of the SC investment are included. However due to the fact that this study is a large scale study, such important factors as population, GDP (GNP= Gross Domestic or National Product) and the examination of the existing SC investments of the provinces are emphasized. After all these analyses have been made, a detailed analysis report for the province of Van, which has the potential for an investment of an SC is prepared, and the suitability of this decision is examined. After the determination of the suitability of the province for the investment, the feasibility report is prepared based on the definition of the project in terms of the socio-economic structure and needs and requirements of the region. It is a well known fact that many investors today prefer to make investments heavily in the metropolitan areas in the western part of the country. However, according to the feasibility report prepared it is found that it is also feasible to make investments in the Anatolian cities. This thesis study is considered to give a direction to the investments to be made in the future with the thought in mind that the accumulation of investments in certain metropolitan areas would be prevented.

Anahtar Kelime

AVM, Alışveriş Merkezi, Van, Perakende, Fizibilite, Türkiye, Tüketici, Algı Araştırması, AYD

Bilim Kodu

0




Sıra No :10967
Üniversite

519071008

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof.Dr. Cengiz GİRİTLİOĞLU

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Elif BEYHAN

Başlık

İNSAN, MODA ve KENTSEL MEKAN İLİŞKİLERİNİN İRDELENMESİ

Özet

Birey olarak var olmak ve belli bir toplumsal gruba aidiyet modanın temel tetikleyici unsurudur. Mekan ise onu yaratan ve kullanan toplumun ve ait olduğu dönemin dinamiklerinin bir ürünü olarak açığa çıkmaktadır. Tarihsel süreçte, mekan ve toplum arasındaki ilişki ve örgütlenmelere bakıldığında, sanayi sonrası dönem ile birlikte ortaya çıkan yeni moda olgusunun hakimiyeti görülmektedir. Medya ve iletişim sistemlerinin gelişimiyle kentler ve insanlar arasındaki sınırlar kalkmış ve tüm değerler dünyanın ortak kullanımına sunulur olmuştur. Aynı zamanda, moda, kentsel tasarımın konusu olan mekanı, tüm unsur ve anlamlarıyla sürekli değiştirmekte ve bu değişimi takip edecek gelişmeleri de zorunlu kılmaktadır. Çalışma kapsamında ele alınan tarihsel süreçte modanın yarattığı değişimin, ilk olarak insana özgü yaşam biçimleri ve bu yaşam biçimlerini yansıtan giyim biçimlerinde, daha sonra ise kentsel mekanda gerçekleştiği görülmektedir.

Title

EXAMINATION of the RELATIONSHIP BETWEEN PEOPLE, FASHION and URBAN SPACE

Abstract

The basic motive behind fashion is to exist as an individual and belong to a special specific group. As for place, it comes off as a product of the society that creates and uses it and the dynamics of the era that it belongs to. In historical process, when examining the relationship and organization between place and society, the domination of a new fashion case that is generated with the postindustrial period can be seen. With the development of media and communication systems, the boundaries between cities and people are disappeared and all the values started to be used jointly. At the same time, fashion constantly alters the place that is subject to urban design together with all of its elements and meanings and also necessitates the developments that will follow these alterations. The variation created by fashion in historical process that is approached in the extent of the study, materializes firstly in humanly ways of life and dress forms that reflects these ways of life, afterwards in urban space.

Anahtar Kelime

Moda, Kentsel mekan, Kimlik

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :11013
Üniversite

517042001

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kıyı Bilimleri ve Mühendisliği

Danışman Adı

Prof. Dr. Sedat KABDAŞLI

Tez Türü

Doktora

Ay

Eylül

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Esin BOZKURT

Başlık

KUMSAL EKOSİSTEMİNE DALGALARIN ETKİSİNİN İNCELENMESİ

Özet

Deniz ve göl kıyılarındaki kumsallar doğal yaşamın ve doğal dengenin en önemli parçalarından birini oluşturmaktadırlar. Genel olarak kıyılar turizm, spor v.b. amaçlarla toplumlar tarafından en çok kullanılan doğal kaynaklar arasında olmalarının yanısıra ekosistem açısındanda fevkalade öneme sahiptirler. Kumsalların doğal dengesi, morfolojisi ve hidrodinamiği ile ilgili çalışmalar uzun yıllardır yapılmaktadır. Özellikle kumsal dalga etkileşimi araştırmalarda ağırlık kazanmaktadır. Buna karşılık kumsalların poroz yapıları nedeni ile dalga etkisi ile yeraltı suyu hareketi üzerindeki araştırmalar ise sınırlıdır. Halbuki kumsal içinde dalga etkisi sonucunda oluşan dinamik yapı kumsal içindeki canlı hayatında kaynağını oluşturmaktadır. Bu çalışmada, kumsallardaki canlı hayatını etkileyen dalgaların kumsalların poroz yapıları nedeni ile yeraltı suyunda oluşturduğu dinamik yapının incelenmesi için, şev boyunca dalganın etkisinin olduğu su derinliği oksijen değişimine bağlı olarak belirlenmektedir. Kumsal ekosistemi cansız ve canlı bileşenlere ayrılmaktadır. Cansız bileşenler, deniz suyunun kimyasal yapısı, fiziksel özellikleri, gelgit, dalga, kumsal eğimi ve sediment özellikleridir. Canlı bileşenleri ise; sahil bölgesi yaşamına uyum sağlamaları, sahillerdeki hayvan ve bitki türleri, gelgit düzlüğündeki canlılar başlıkları altında açıklanmaktadır. Kumsallardaki canlı dağılımı literatürü, kumsalın kuru, ıslak ve suya doygun yatay doğrultuları boyunca ve/veya sediment boyutuna ve/veya dalgaya bağlı olarak incelenmektedir. Sahil bölgesi canlıları hidrodinamik etkiye uyum sağlamak zorundadırlar; bunun için, su kaybı direnci, ısı dengesinin korunması, tuzluluk ayarlanması, solunum, beslenme ve üreme davranışlarını çevreye adapte ederler. Kumsal ekosistemine dalgaların; canlıların beslenmelerine, kumsal özelliklerine, kumsaldaki canlıların yaşam ortamlarına, deniz suyu kalitesine ve çözünmüş oksijen değerlerine etkisi olmaktadır. Çözünmüş oksijen değerleri canlıların yaşamları için temel ihtiyaçlarından olduğundan dalganın etkisi bu parametreye göre belirlenmektedir. Dalganın etkisinin ulaştığı derinlikler; kıyı çizgisi yakınında belirlenen düşey doğrultular boyunca belirlenmektedir. Deney kanalının profilindeki değişimden katı madde hareketi ve bar tepe noktası belirlenmektedir. Bar tepe noktası ve kıyı çizgisi arası mesafeden dalga kırılması olan düşey doğrultu belirlenmektedir. Farklı dalga özelliklerinde en fazla çözünmüş oksijen kazanımının olduğu düşey doğrultuların dalga kırılmasının olduğu doğrultular olduğu görülmektedir. Çözünmüş oksijen değerinin arttığı koşullarda, katı madde hareketi olursa, çözünmüş oksijen değeri artışı daha az olur. Su içinde oksijen kazanımı, sediment arası boşluk suyundaki oksijen kazanımına göre daha hızlı olmaktadır.

Title

THE INVESTIGATION ABOUT THE EFFECT OF SEA WAVES TO COASTAL ECOSYSTEM

Abstract

Beaches along the shores of the lake and sea are most important parts of natural balance and life. Shores are important for social activities like coastal tourism, sports etc. and also for ecosystems. Studies about coastal natural balance, morphology and hydrodynamic have been making for long time. Especially, investigations about interaction between waves and shores have most numbers in coastal investigations. However investigations are very few about wave effect to groundwater movement because of coast porosity.Dynamic process because of wave effect, is source of organism’s life. Wave that effect to coast organisms’s life, make dynamism because of beach porosity, so oxygen changes at some water levels is studied along the coast to explaine wave effection. Coast ecosystem consist of various non-living (abiotic) and living (biotic) components. The abiotic components of the coast ecosytem include physical and chemical properties of sea water, tides, wave, beach slope and sediment characteristics. The living components are explaned; according to adaptation for their coastal living, flora and fauna at coastal region, organisms ar tidal area. Distrubution of flora and fauna at coastal region is studied as per; their horizontal direction (dry, wet and saturated) and also depends on sand particle sizes and wave properties. Coastal organisms (the flora and fauna) have to adapt to hydrodynamic effects; to provide this effects, they will ensure their; resistence for water loss, heat balance, salinity adjustment, breathing, feeding and reproductive behaviours. In the coastal ecosystem, sea waves are effecting; feeding of living oranisms, beach properties, sea creatures in their habitat, marine water quality and dissolved oxygen values. Dissolved oxygen value as one of major necessity for organisms, sea wave effect can be determined as per this parameter. Depths of waves effect is determined at vertical lines on coastal area. In the experimental channel, sediment profile’s change show the bar and sediment movements. The vertical line of the breaking wave is determined according to distance between the bar’s top and coast line. Highest dissolved oxygen values for different wave properties are in the vertical direction that waves are breaking. In the condition that dissolved oxygen values increase, if sediment move, dissolved oxygen values increase more slowly. Increasing dissolved oxygen in water is faster than increasing dissolved oxygen in sediment pore water.

Anahtar Kelime

Çözünmüş oksijen, kumsal ekosistemi, dalga

Bilim Kodu

6240203




Sıra No :10854
Üniversite

518071019

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Levent Güvenç

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Sabri Gündüz

Başlık

TAŞITLARDA AKTİF SÜSPANSİYON SİSTEMİ KONTROLÜ

Özet

Bu tez çalışmasında otomotiv kontrolü ve mekatroniği alanında önemli çalışma konuları olan taşıt süspansiyon sistemleri ve aktif süspansiyon sistemlerinin kontrolü ele alınmıştır. Öncelikle süspansiyon sistemleri ve bu sistemleri oluşturan elemanlar ve performans etkileri ortaya konmuştur. Daha sonra yarı-aktif süspansiyon sistemlerine değinilmiştir. Tezin asıl konusunu oluşturan aktif süspansiyon sistemleri hakkında bilgi verilmiş ve de sistemin performans kriterleri ortaya konulmuştur. Belirlenmiş olan performans kriterlerine göre LQR ve sky-hook tipi kontrolcüler tasarlanmıştır. Farklı kontrolcü katsayılarına göre simülasyonlar yapılmış ve son olarak ta sistem durumlarını iyi şekilde tahmin edebilecek bir gözlemci tasarlanmıştır.

Title

THE CONTROL OF VEHICLE ACTIVE SUSPENSIONS

Abstract

In this thesis; vehicle suspensions and active suspension controls, which can be stated as one of the most important sujects in automotive control systems and mechatronics, are discussed. First a general information about the suspension systems and the elements that a suspension system is composed of is analyzed. Then, information has been given for the semi-active suspension systems. The core part of the thesis is composed of the active suspension system part in which system performance criteria are set and after that LQR and sky-hook controllers are designed to achieve the targets. In the last part an observer is designed in order to get the states of the system.

Anahtar Kelime

kontrol, süspansiyon sistemi, yarı-aktif süspansiyon, aktif süspansiyon, çeyrek araç modeli, lqr kontrol, sky-hook kontrol, gözlemci

Bilim Kodu

0




Sıra No :11045
Üniversite

519071004

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Doç.Dr. Azime TEZER

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Bilge AYDIN

Başlık

GELİŞME ALANLARINDA EKOLOJİK KENTSEL YERLEŞİM KRİTERLERİNİN BELİRLENMESİ VE İMAR PLANI KAPSAMINDA YORUMLANMASI: ÖMERLİ HAVZASI - SANCAKTEPE ÖRNEĞİ

Özet

Çalışma iki aşamadan oluşmaktadır. Çalışmanın ilk aşamasında elde edilen ekolojik yerleşim planlama kriterleri, ikinci aşamada alan çalışmasında mevcut imar planı dikkate alınarak uygulanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın kuramsal kısmında, küresel çevre problemleri karşısında kent planlaması için kapsamlı ekolojik kriterlerin oluşturulması hedeflenmiş ve yaygın şekilde kullanılan LEED, BREAM, Malcom Wells gibi listeler ve diğer literartür çalışmaları incelenerek kuramsal değerlendirmeler sonucu elde edilen bulgular yöntemiyle konu ele alınmıştır. Yapılan derlemeler sonucu kapsayıcı ekolojik yerleşim planlama kriterleri ve buna eklenen 3’lü ölçek (-1,0,1) ile ekolojik yerleşim değerlendirme listesi elde edilmiştir. Çalışmanın uygulama boyutunda ise mevcut imar planının bu kriterlere entegre edilmesi hedeflenmiş ve öncelikle kriterler mevcut imar planı kararlarının uygulandığı alanda sınanmış daha sonra mevcut imar planı kararlarının ekolojik boşluklarını doldurmak üzere kullanılmış ve son olarak imar planı yoğunluk kararlarının değiştirilmesi ile daha ekolojik bir yerleşim oluşturmanın mümkün olduğu gösterilmiştir.

Title

IDENTIFICATION OF ECOLOGICAL CRITERIA FOR THE GREENFIELD DEVELOPMENT AND ADAPTATION OF THESE CRITERIA WITHIN CURRENT CITY PLANNING POLICIES: ÖMERLİ WATERBASIN-SANCAKTEPE CASE STUDY

Abstract

This study aimed to define the criteria of ecological settlements in the green areas and try to make a model with the consideration of the recent planning policies in case study Ömerli waterbasin-Sancaktepe district. Ecological Criteria for the green areas has been generated by the consideration of well known certification lists such as Malcoms Wells, LEED, BREEAM and also literature survey additions. Ecological settlement assessment list has been developed by adding triple scala (-1, 0, 1) to the planning criteria. In the case study part, there has been aimed to integration of current planning policies to these criteria. Initially, there examined the current planning policies, and than there has been generated two ecological models, which one of them tries to develop the plan policies in an ecological way by being conservative to recent planning decisions in a district way and the second one tries to generate a new approach to the planning decisions. As a result of this study, there has been understood that it is possible to develop or generate an ecological settlement by integration of current planning policies to the ecologic planning criteria.

Anahtar Kelime

Ekolojik yerleşim kriterleri, Planlama politikaları, Çevresel sürdürülebilirlik, İmar planı, Ömerli Havzası

Bilim Kodu

0




Sıra No :11114
Üniversite

516051021

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Funda YİRMİBEŞOĞLU

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Eylül

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Tarık SANCAR

Başlık

GAYRİMENKUL GELİŞTİRME SÜREÇLERİNİN İYİLEŞTİRİLMESİ: BİR UYGULAMA ÖRNEĞİ

Özet

Bu çalışmada son on yıldır büyük gelişmeler göstermekle birlikte birçok yapısal sorun ile mücadele eden gayrimenkul geliştirme sektöründe uygulanan bir geliştirme sürecinin firma bazında iyileştirilmesi çalışması yapılmıştır. İyileştirme çalışmasıyla bir gayrimenkul sektörü firmasında, hata maliyetleri çok yüksek olan uygulama projesi hazırlama sürecinde yaşanan problemlerin çözümü için alınabilecek aksiyonlar belirlenmiştir. İyileştirme çalışması on dört adımdan oluşan süreç iyileştirme yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Seçilen iyileştirme yöntemi izlenerek, çözüm bekleyen problemlerin kök nedenlerinin; bölümler arası iletişim eksikliği, süreçte sistematik bir işleyişin benimsenmemiş olması ve dış kaynak kullanılarak gerçekleştirilen süreçlerdeki kontrol yetersizliği olduğu tespit edilmiştir. Belirlenen bu kök nedenler, süreçte iş kurallarının tanımlanması, gerekli dokümantasyonun oluşturulması ve prosedürlerin etkili şekilde uygulanması yönünde kontrollerin tanımlanması ve sorumlulukların belirlenmesi şeklinde değişiklikler yapılarak ortadan kaldırılmıştır. Süreçte yapılan değişiklikler, firmanın devam etmekte olan projesinin son etabında uygulanarak test edilmiş ve iyileştirme hedefine uygun olarak uygulama projesindeki hata kaynaklı problemlerin müşteri teslim sürelerinde bir aksama yaşanmayacak şekilde azaltılması sağlanmıştır. Süreç iyileştirme sonucunda uygulama yapılan gayrimenkul geliştirme firmasında sektörün kurumsallaşamama sorununun bir yansıması olan geliştirme süreçlerinde sistematik bir işleyişin olmamasından kaynaklanan problemler kabul edilebilir düzeye indirilmiştir.

Title

THE IMPROVEMENT OF REAL ESTATE DEVELOPMENT PROCESSES: AN IMPLEMENTATION

Abstract

This study performed a firm based improvement of a development process applied in real estate development sector has a substantial growth for last decade, although has an increasing acceleration, has been struggled for structural problems. Thorough this improvement study it was determined that the actions to solve the problems can be occurred in application project preparation process. The improvement study was performed by using the fourteen step process improvement model. At the end of the process improvement study, it was determined that the root causes of the problems are the lack of coordination between departments, unsystematic business processes and inefficient control of outsourced process. These root causes, were overcome by changing the process structure. These changes include the definition of the business rules, composition of the mandatory documents and determination of the control points and responsibilities for the best practices of the procedures. The changes, implemented in process, were tested by performing at the last lap of the current project and the problems, grow out of fault in application project, were minimized by providing on time customer delivery. As a result of the process improvement performed in the implementation part of this study, in the selected real estate firm, the problems which are the reflection of issue of incomplete institutionalization of real estate sector were decreased at acceptable level.

Anahtar Kelime

Gayrimenkul Geliştirme, Gayrimenkul Geliştirme Modelleri, Süreç İyileştirme, Süreç İyileştirme Yöntemleri, Gayrimenkul Geliştirme Süreçleri

Bilim Kodu

0




Sıra No :11143
Üniversite

518071017

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Prof. Dr. Levent Güvenç

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ekim

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Özer Öztop

Başlık

HAFİF TİCARİ BİR ARAÇ İÇİN BOYLAMSAL DİNAMİK MODEL İLE ARAÇ KÜTLE TAHMİNİ

Özet

Bu çalışmada, boyuna araç dinamik modeli kullanılarak hafif ticari bir araç için belirlenmiş koşullar altında araç kütle tahmini yapılmıştır. Aracın boyuna dinamik matematiksel modelinin elde edilmesiyle birlikte, ileride algoritmanın araç üstündeki modüle gömülmesi durumunda, kütle tahmininin gerçekleşmesi için gerekli olacak vites tahmin algoritması da geliştirilmiştir. Araçtan veri toplanması sırasında herhangi bir enstrümantasyon yapılmamış ve aracın üstünde bulunan orijinal sensörlerden alınan veri kullanılmıştır. Ölçme kaynaklı gürültü ve yüksek frekanslı terimlere filtreleme uygulanmıştır. Mevcut model ile araçtan toplanılan data ile gerçekleştirilen simülasyonlarda %5 hata oranı içerisinde kütle tahmini yapılabilmektedir. Elde edilen sonuçlar ve yapılan çalışmalar araç kütle tahmini metodolojisinin geliştirilmesi açısından faydalı olmuştur.

Title

VEHICLE MASS ESTIMATION WITH LONGITUDINAL DYNAMICS FOR A LIGHT DUTY VEHICLE

Abstract

In this study, vehicle mass estimation is realized using a longitudinal vehicle dynamic model under predefined conditions for a light duty vehicle. Obtaining the mathematical model for the longitudinal vehicle dynamics, in order to implement the vehicle mass estimation algorithm into the vehicle control module gear estimation is utilized as well, as when to run mass estimation will be decided by gear estimation. No extra instrumentation has been done during data acquisition from the vehicle, and data coming from the original vehicle sensors has been used. Filterization is applied for the noise within the measurements and high frequency components. Simulation run with the current model, feeding the data gathered, results in a mass estimation within 5% error tolerance. The studies realized and the results obtained are beneficial for the realization of vehicle mass estimation methodology.

Anahtar Kelime

Kütle Tahmini, 1B Araç Dinamiği, Veri Toplama

Bilim Kodu

0




Sıra No :11150
Üniversite

519071016

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof. Dr. Mehmet OCAKÇI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Eylül

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Nergis BAYRAMOĞLU

Başlık

KULLANICI ALGISI BAĞLAMINDA KENTSEL KİMLİK: BARBAROS BULVARI – BÜYÜKDERE KENTSEL AKSI

Özet

Günümüzde teknolojinin de etkisiyle kentler giderek büyümekte ve gelişmektedirler. Hızlı ulaşım stilleri kentler arasındaki mesafeleri ortadan kaldırmış dolayısıyla insan, kültür, bilgi alışverişini kolaylaştırmıştır. Bu bağlamda kentlerin birbiriyle olan ilişkisi daha da artmış, birbirinden etkilenen kentler hızlı nüfus artışı, yüksek teknoloji, göç vb etmenlerle birbirine benzemeye başlamış ve kimliklerini yitirmişlerdir. Bu çalışmanın amacı kent kimliğinin ve bileşenlerinin planlama ve kentsel tasarım çalışmalarındaki önemini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda geçmişten günümüze İstanbul için önemli bir ulaşım aksı olan ve günümüzde İstanbul’un merkezi iş alanı (MİA) üzerinde yer alan Barbaros Bulvarı – Büyükdere Caddesi’nin nasıl algılandığı, kimliğinin ne olduğu sorgulanmıştır. Çalışma amacı bağlamında Barbaros Bulvarı – Büyükdere Caddesi kentsel aksının beşeri, doğal ve yapay çevreden kaynaklı kimlik bileşenleri analiz edilmiştir. Analizlerde araştırmacının bireysel imajının yanı sıra kullanıcılara yönelik yapılan saha araştırması ve anketlerden elde edilen bilgilerle kentsel kimlik öğeleri saptanmıştır.

Title

URBAN IDENTITY IN THE CONTEXT OF USER S PERCEPTION: BARBAROS BOULEVARD -BUYUKDERE STREET URBAN AXIS

Abstract

Nowadays, cities are growing rapidly due to technological developments. High speed transportation systems eliminated distances between cities thus exchange of culture, information, money and human being is facilitated. In this context, the relationship between the cities increased and the cities affected by the rapid population growth, high technology, migration and so they began to resemble each other and have lost their identities. The aim of this thesis is to express the importance of urban identity and its components in planning and urban design studies. For this purpose, from past to present being an important transportation route of Istanbul and locating on Istanbul s central business district (CBD); Barbaros Boulevard - Buyukdere Street is chosen to question its identity and how it is perceived. In the context of this aim, along Barbaros Boulevard - Buyukdere Street urban axis identity elements of natural, artificial and human kind environment is analyzed. The researcher’s image analysis and information based on surveys and questionnaires regarding user perceptions, urban identity elements were determined.

Anahtar Kelime

Kent Kimliği, Algı, İnsan-Mekan İlişkileri, Barbaros Bulvarı, Büyükdere Caddesi

Bilim Kodu

0




Sıra No :11217
Üniversite

517051014

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kıyı Bilimleri ve Mühendisliği

Danışman Adı

Prof.Dr.Sedat KABDAŞLI

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Aralık

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Mustafa Tuna KASKATI

Başlık

KUZEY EGE’NİN OŞİNOGRAFİK PARAMETRELERİNİN MEVSİMSEL VE YILLAR BAZINDA İNCELENMESİ

Özet

Günümüzde fiziksel oşinografik ölçümler oldukça gelişmiş cihazlarla, deniz seviyesinin en derin noktalarına kadar yapılabilmektedir. Ölçülen veriler ortak bir proje kapsamında değerlendirilip, bilgi bankalarındaki ortak havuzlarda toplanmaktadır. Bu bilgiler çoğunlukla bilimsel kullanıma açık halde, standart formatta paylaşılmaktadır. Bu çalışma ile ODV (Ocean Data View) programı aracılığıyla MedarII, eWOCE, World Ocean Atlas veri grupları kullanılarak Kuzey Ege Denizi’ nin yüzey suyu sıcaklık/tuzluluk değerleri mevsimsel ve 10 yıllık peryodlarda incelenmiştir. Yapılan istatistiksel çalışmalar sonucunda çıkarılan ortalamalara göre ciddi farklılıklara rastlanmamıştır. Bunula beraber minimum ve maksimum sıcaklık/tuzluluk değerlerinde mevsimler ve yıllar bazında sapmalar tespit edilmiştir.

Title

ANALYZING OF PHYSICAL OCEANOGRAPHIC PARAMETER OF NORTHERN AEGEAN SEA BY SEASONALLY

Abstract

Nowadays, physical oceanographic data are being measured from sea level to the deepest zone by the help of advanced instruments. The data gained from the measurements are assessed by an associated project and collected in shared pools of data banks. These data are commonly shared in a standart form and attainable for the use of scientific researches. In this study, sea level temperature and salinity of North Aegean Sea were analysed seasonally and for 10 years periods between 1960-2000 using ODV (Ocean Data View) program and MedarII, eWOCE, World Ocean Atlas data sources. According to the result of the study, it is found that there is sligthly change seasonally and annually in the sea level average temperature and salinity. Moreover, there is sharp change at maximum and minimum values within season or years.

Anahtar Kelime

kuzey ege oşinografi, tuzluluk, sıcaklık, istatistik

Bilim Kodu

0




Sıra No :11198
Üniversite

516071006

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç. Dr. Elçin TAŞ

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Ekim

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Gamze TOPÇU

Başlık

TÜRKİYE’DE SERTİFİKALI YEŞİL BİNA UYGULAMASININ ÖRNEK BİR BİNA ÜZERİNDE İRDELENMESİ

Özet

Bu çalışma son yıllarda önemi dünyada ve Türkiye’de hızla artan, sürdürülebilirlik kavramının inşaat ve gayrimenkul sektörüne yansıması olarak kabul edilebilecek, sürdürülebilir, enerji tasarruflu, çevre dostu binalar olarak da bilinen yeşil binaların önemine dikkat çekmek, yeşil bina sertifika sistemlerini tanıtmak ve Türkiye’de uygulanabilecek olası bir yeşil bina değerleme sistemi hakkındaki tartışmalara taban oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla, öncelikle yeşil binaların uygulamasına sebebiyet veren sürdürülebilirlik kavramı ele alınmış olup, dünyada ve Türkiye’de bu kavramın gelişimiyle ilgili litaratür araştırması yapılmıştır. Sürdürülebilirlik kavramının kent ile ilişkisi ve daha sonra kavramın gayrimenkul sektörüne yansıması olarak kabul edilen yeşil binaların tanımı yapılarak özellikleri araştırılmıştır. Daha sonra yeşil binaları değerlendirmeye ve uygulanan özellikleri belgelendirmeye yönelik olarak geliştirilmiş olan yeşil bina değerlendirme sistemleri hakkında genel bilgi verilerek dünyada en yaygın kullanılan 2 değerleme sistemi olan LEED ve BREEAM sistemleri hakkında, sistemlerin işleyişi, değerlendirme standartları hakkında detaylı inceleme yapılmıştır. Uygulama kısmında ise Türkiye’de LEED sertifikasına sahip olan, Gebze Organize Sanayi Bölgesi içerisindeki bir fabrika binası üzerinden, proje yöneticisiyle yapılan görüşme ve söz konusu fabrika binasında incelemeler yapılmıştır. Yapılan bu incelemeler sonucunda yeşil bina değerlendirme sistemlerinin Türkiye’de uygulanması ile ilgili değerlendirmede bulunulmuş, Türkiye’ye özgü bir yeşil bina değerlendirme sistemi oluşturulması halinde ele alınması gereken hususlara dikkat çekilmiş olup çeşitli çözüm önerilerinde bulunulmuştur.

Title

STUDYING CERTIFICATED GREEN BUILDING IMPLEMENTATION IN TURKEY

Abstract

This study is to emphasize growing importance of green buildings considering their energy saving and enviroment-friendly features as reflection of sustainability concept on civil engineering and real estate areas; introducing green building certification processes and to constitute a base for a possible green building certificaton system for Turkey. With this purpose; first, literature search is done on sustainability concept which leads green building applications. Based on the relationship between city and sustainability concept, green buildings are defined and features are specified. Then, develeopment of green building, both in the world and in Turkey, are mentioned with examples for each. There is an introduction on green building certification systems which are developed to evaluate and documenting green buildings, in general, then standards and processes of most common certification systems LEED and BREEAM are explained in detail. On implementation part there is an evaluation of LEED certified plant in Gebze Industrial Zone based on investigation of plant and interviews with project manager. In conclusion, according to the case study and literature study, some issues are underlined and suggested various solutions, in case of developing a green building certification system for Turkey.

Anahtar Kelime

Yeşil bina, Yeşil bina değerlendirme sistemleri, LEED, BREEAM,

Bilim Kodu

0




Sıra No :11199
Üniversite

519071026

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof. Dr. Ayşe Şentürer

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Aralık

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Zemzem Taşgüzen

Başlık

DÜŞ VE TASARIM: TEMEL BİR OLUŞUMA İLİŞKİN SORUŞTURMA

Özet

Bu tez çalışmasının amacı, birçok disiplinde araştırma konusu olan “düş” kavramının tasarım disiplinleri ve tasarımcı için potansiyellerini araştırmaktır. Bu çalışmada “düş” kavramı her üç anlam karşılığıyla birlikte yer alır: Gece gerçekleşen bir aktivite olarak “düş görmek”; gündüz gerçekleşen bir aktivite olarak “düş kurmak” ve bir istek/arzu ifadesi olarak “düş”. Düş kavramının tasarım disiplinlerindeki kazanımlarına işaret etmek için öncelikle diğer disiplinlerin düş araştırmalarından yararlanılır. Düşün felsefedeki açılımına bakmak, düş hakkında ilk fikirleri almak adına önemlidir. Sanat, düş mitleri ve efsanelerinden düşten beslenen sanatçıların üretimlerine uzanarak, sanatta “düşsel tasarım” konusunu örnekler ve vurgular. Psikoloji ve bilimin ise düşe ilişkin çalışmaları nispeten daha yenidir. Bu disiplinlerde “düş”e bakmak, düşün biyolojik işleyişini anlamak ve tasarımcının düşü anlamlandırması açısından önemlidir. Tüm bu disiplinlerden tasarıma taşınan kavramların tasarım sürecinde ve tasarımcı düşünme yönteminde yeri ve önemi; düş ve tasarım ilişkisinden tasarımın ve tasarımcının kazanımları araştırılır. Sonuç olarak bu çalışma için, tasarımcının üretimindeki öznel arka plan “düş” kavramıdır. Düş, tasarımcıya daha esnek ve özgür bir düşünme alanı yaratır; kendi tasarım sürecini ve temsil yöntemini bulmasında, ona (tasarımcıya) yeni bir yol sunar. Bu yeni yol, günümüz yeni tasarım yaklaşımları için de önemli potansiyeller barındırır.

Title

IMAGINATION AND DESIGN: INVESTIGATION REGARDING TO A FUNDAMENTAL INCEPTION

Abstract

The aim of this dissertation is to research into the potentials of the concept of “imagination”-a subject that has taken interest of many scientific fields- for the design diciplines and designer himself. The idea of “imagination” is taken with its three-fold meaning: “Dreaming” as a night time activity, “day-dreaming” as a daytime activity and “dream” as an expression of desire/aspiration. In order to signify the acquisitions of “imagination” within the spheres of various design practices, primary focus is given to the research on dreams on other diciplines. Perspectives of imagination in the field of philosophy sets a ground for an initial understanding of the subject. Art; through the journey of dream myths and and tales to the work of the artist; illustrates and emphasizes “dream-artwork/design”. Psychology and science’s comperatively recent inquiry into dreams delves into the biological inner workings of dream and works as a device for designer to grasp the idea of dream itself. The research questions place and importance of the concepts taken from those diciplines to the mind of designers and the process of design; acquisitions of design work and designers borne out of the relation between design and dreams. As a result, this study takes the “imagination” as a subjective background for designer’s production process. Imagination launches a flexible and free thinking ground and it helps the designer to find a new way of design process and new representation methods. This new ground, made possible with the interaction of imagination and design is full of potential for today’s innovative design approaches.

Anahtar Kelime

düş, tasarım, kentsel tasarım, mimarlık ve düş, tasarlama süreci, tasarımcı düşünme yöntemi, ütopya, Archigram.

Bilim Kodu

6010502




Sıra No :10680
Üniversite

514031153

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Savunma Teknolojileri

Danışman Adı

Dr. Halil Halefşan Sümen

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Hüseyin Nazım CAN

Başlık

İŞLETMEDEN İŞLETMEYE SATIŞ VE KİŞİSEL SATIŞ SÜRECİNDE PERFORMANS YÖNETİMİ

Özet

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte, insanlar ihtiyaç duyabilecekleri bilgiye veya tüketim malzemelerine daha kolay ulaşabilir olmuşlardır. Bu durum firmalar için de geçerlidir. Firmalar da ihtiyaç duydukları endüstriyel malzemeleri çok hızlı ve rahat bir şekilde tedarik edebilmektedirler. İşletmeden işletmeye yapılan satışlarda geçmişte satınalma sorumluları işletmelerinin ihtiyaç duyduğu malzemelerin temini için tedarikçi firmaları ziyaret ederek en uygun ürünü tespit ettikten sonra alım yapmaktayken, artan rekabet sonucu tedarikçi firmaların satış sorumluları tek tek firmaları ziyaret etmekte ve ürünlerinin avantajlarını anlatarak satınalma sorumlularına kabul ettirmeye çalışmaktadır. Bahsi geçen süreç uzun ve teferruatlı bir hazırlığın yanı sıra teknik bilgi gerektirmekte ve bu süreci yöneten satış temsilcisinin satış sürecinde gösterdiği performans kritik hale gelmektedir. Bu çalışmada istişari satış süreci ile işletmeden işletmeye yapılan satış süreci ele alınmış, satış temsilcilerinin performans değerlendirme sistemleri incelenerek satış temsilcisinin niteliklerini ölçmeye çalışan bir anket çalışması müşterilere uygulanarak, müşteri nazarında satış temsilcisinin performansı ölçülmeye çalışılmıştır. Farklı sektörlerden satış yöneticileri ile de mülakatlar yapılarak işletmelerin yaklaşımları konuya eklenmiştir.

Title

BUSINESS TO BUSINESS SALES AND PERFORMANCE MANAGEMENT IN PERSONAL SALES

Abstract

With the development of technology, people and corporations started to reach the information they need easily than ever. Today corporations can procure the industrial goods they need easily and quickly. Before, in business to business sales world the mail role was played by purchasing departments; they used to visit the vendors in order to choose the most appropriate product and then purchase it. However the recent attitude is a bit different; the harsh competition has forced the vendors to expedite their salesmen to the buyer’s side and explain the advantage of their products to them. This is a long lasting process which needs detailed preparation as well as technical knowledge where the performance of the salesman is critical. However, measuring and management of the performance brings some obstacles. All of all, the criteria that determine the performance of the sales and salesman varies a lot. These can be the trait or the technical capability of the salesman or may vary from the level of the relationship established with the customer to the level the salesman posses the facts of the company he is working for. As easily seen, the measurement of these criteria is very challenging and even more, the estimation of the performance by the customer and the manager differs from each other. In this work, in order to gather the customer attitude of performance a survey is been applied and in order to gather the managerial point of view interviews with different salesman managers have been done.

Anahtar Kelime

Satış,Satış performansı,Performans yönetimi,Bireysel pazarlama,İşletmeden İşletmeye Satış

Bilim Kodu

0




Sıra No :10721
Üniversite

516081010

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Prof. Dr. Lale BERKÖZ

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Merve SAKAR

Başlık

OFİS KULLANICILARI MEMNUNİYET VE BEKLENTİLERİNİN TESPİT EDİLMESİ: İSTANBUL OFİS PİYASASI

Özet

Türkiye ekonomisinin dışa açılması ile başlayan küreselleşme hareketinde bu değişime en çabuk ayak uyduran kent İstanbul olmuştur. İstanbul’un bu öncü hareketi sonucunda, yabancı sermayeli şirketlerin büyük kısmı İstanbul’da ikamet etmeye başlamıştır. Bu süreç, gelişimi yakın bir geçmişe dayanan İstanbul ofis pazarında donanımlı ve kullanıcı beklentilerini karşılayabilen nitelikte ofis ihtiyacını beraberinde getirmiştir. 580 ofis kullanıcısının katılımı ile gerçekleşen anket çalışması sonuçları incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Bu çalışma, İstanbul ofis piyasasında, ofis kullanıcılarının memnuniyet ve beklentilerini araştırmaktadır. Araştırma sonunda elde edilecek bulguların, İstanbul ofis pazarında donanımlı ve kullanıcı beklentilerini karşılayabilen ofis binalarının geliştirilmesinde profesyonel anlamda gayrimenkul geliştirme ile ilgilenen kişi ve kurumlara fayda yaratacağı düşünülmektedir.

Title

DETERMINING SATISFACTION AND EXPECTATIONS OF OFFICE TENANTS: ISTANBUL OFFICE MARKET

Abstract

Turkey s economy has started opening up with the globalization movement; and Istanbul has been the city, which kept up with this revolution most rapidly. As a result of this pioneering movement of Istanbul, foreign capital companies have begun to look for a location in this city. Within this process, a need for qualified and user friendly office areas came into existence. 580 responses from the office tenants to the questionnaire have been evaluated. This study will investigate the satisfaction and expectations of office tenants in Istanbul office market. It is thought that the findings of this study will help people and institutions professionally interested in real estate development in developing user-satisfying and well-equipped office buildings.

Anahtar Kelime

İstanbul Ofis Piyasası, Ofis Kullanıcıları, Memnuniyet ve Beklentiler

Bilim Kodu

0




Sıra No :11035
Üniversite

517041010

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kıyı Bilimleri ve Mühendisliği

Danışman Adı

Doc. Dr. Şevket ÇOKGÖR

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Mayıs

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Devrim Erboyacı

Başlık

MATEMATIKSEL MODELLEME SUALTI BORULARINA ETKIYEN HYDRODINAMIC KUVVETLERIN INCELENMESI

Özet

Zamanla artan enerji ihtiyacında tüm enerji kaynakları büyük önem kazanmıştır ve en iyi mühendislik uygulamalarıyla elde edilmelidir. Derin deniz ve okyanus kaynakları bu ihtiyacı karşılamada önemli rol oynamaktadır. Bu yüzden, deniz aşırı boru hatları tasarlanırken ve inşası gerçekleştirilirken sadece maliyeti değil güvenirliği de dikkate alınmalıdır, zira su altındaki boru hatlarında meydana gelebilecek arızalar hem çevreye ve doğal yaşama ciddi bir şekilde zarar verebilir, hem de çözümü oldukça zor problemlerdir. Bu tür yapıları tasarlarken uygulanabilir ve en etkin yolu bulmaya çalışırken deney çalışmalarının büyük önemi vardır, ancak çoğu durumu kapsamaları mümkün değildir. Dolayısıyla, her proje için en kötü ihtimalleri de göz önüne alan ayrıntılı sayısal çalışmalar yapılmalıdır. Bu tezde, bu tür çalışmalarda kapsanabilecek bazı etkenlerin genel bir görünümü verilmiştir. Ticari bir program kullanılarak yapılan sayısal analizlere göre, boru hattı sistemine etkiyen kuvvetler üzerinde etkisi olan boru çapı, derin su akımı hızı ve boru yerleştirme konumu gibi parametreler incelenmiştir. İlerleyen çalışmalarda, bu tür analizler zamanla değişen koşullar için tekrarlanabilir ve boru malzemesi veya boru içi hareketlerinin etkileri gibi sistem üzerinde etkisi olan diğer değişkenler de dahil edilebilir. Ayrıca sistemin statik durumunu da aynı anda çözerek ve sistem geometrisindeki değişimleri de göz önüne alarak çözümü güncelleyen duruma özel çalışmalar da gerçekleştirilebilir.

Title

NUMERICAL ANALYSIS INVESTIGATION OF HYDRODYNAMIC FORCES ON SUBMERGED PIPELINES

Abstract

In the emerging energy demand increasing time by time, all energy sources have a great importance and should be delivered in an optimum way using the best engineering practices. Deep water and ocean sources play an important role while attempting to meet this demand. Design and application of offshore pipelines should be not only cost-effective, but also reliable, because the failure of an underwater pipeline may both affect the environment and natural life severely and they are very difficult to solve. When trying to find an applicable and effective way to design these structures, experimental studies give a great vision but they cannot cover most of the situations. Therefore, detailed numerical studies should be carried for each project including the worst scenarios. This thesis gives a brief overview to some of the factors that can be covered during such studies. According to numerical analysis completed with a commercial code, parameters like the pipe diameter, deep water current velocity and pipe alignment position are investigated about their effects on the forces acting on the pipeline system. In the future studies, these analysis should be extended to other parameters for the system such as the inside pipe parameters and pipe material and unsteady analysis can be studied. Also case-specific studies can be carried out by simultaneously solving the statics of the system and updating the solution by considering the deformations in the system.

Anahtar Kelime

Matematiksel model, Su altı boruları, kuvvet, derin su.

Bilim Kodu

0




Sıra No :10761
Üniversite

512071019

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Deniz Ulaştırma Mühendisliği

Danışman Adı

Yrd. Doç. Dr. Cemil YURTÖREN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Tuba KEÇECİ

Başlık

İSTANBUL BOĞAZI’NDA GEMİ BOYU FAKTÖRÜNÜN GÜVENLİ SEYRE ETKİSİNİN AHP METODU KULLANILARAK ANALİZ EDİLMESİ

Özet

Bu çalışmada, İstanbul Boğazı’nda gemi boyu faktörünün güvenli seyre olan etkisi incelenerek Boğaz geçişi yapan gemiler için büyük gemi boyunun araştırılmasına çalışılmıştır. Gelişen teknoloji ile artan gemi sayısı ve boyutları gemi kazaları sayısında da artışa neden olmaktadır. Bu problemi çözmek amacıyla 1994 yılında ‘Boğazlar ve Marmara Bölgesi Deniz Trafik Düzeni Hakkında Tüzük’ yürürlüğe girmiş ve 1998 yılında yenilenmiştir. Tüzükte büyük gemi kavramına dikkat çekilerek 1. Bölüm tanımlar ve kısaltmalar başlığı altında bulunan madde 2 de büyük geminin tanımı yapılmıştır. 1994 te 150m ve üzeri olan gemiler olarak ifade edilen büyük gemi boyu 1998 de 200m ve üzeri gemiler olarak değiştirilmiştir. Bu çalışmada ‘büyük gemi nedir?’ sorusuna cevap aramak üzere İstanbul Boğazı’nda görev yapmakta olan uzman kişiler ile anket çalışması gerçekleştirilmiş ve Boğaz’daki tehlike etkenleri hakkında bilgi edinilmiştir. Kantitatif değerler elde etmek maksadıyla çok amaçlı karar verme yöntemlerinden biri olan AHP (Analytic Hierarcy Process) metodu kullanılarak sonuç alınmaya çalışılmıştır.

Title

ANALYSIS OF THE EFFECTS OF SHIP LENGTH FACTOR TO SAFE NAVIGATION IN THE STRAIT OF ISTANBUL BY USING THE AHP METHOD

Abstract

In this study the effects of ship length factor to safe navigation in the Strait of Istanbul is analysed and the description of large ship is tried to be searched. Development of technology has leaded to rise in the number of large ships and maritime casualties. In order to cope with that problem ‘Maritime Traffic Regulations for the Turkish Straits and Marmara Region’ was established in 1994 and revised in 1998. In the regulation the concept of large vessel came to the fore and it is defined in the definitions & abbreviations: Article 2. Large ship was defined as the ship which has a length of 150m and over, but in 1998 the description was changed to 200m and over. This paper investigates what a large vessel is in terms of length factor in the Strait of Istanbul. In this study in order to find the hazard factors, experts from the Strait of Istanbul are consulted. The Analytic Hierarchy Proces (AHP) method is utilized to identify the quantitative importances.

Anahtar Kelime

Deniz Trafik Yönetimi Ölçütleri, Karar Verme Süreci, AHP Modeli, İstanbul Boğazı

Bilim Kodu

0




Sıra No :10683
Üniversite

514031153

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Savunma Teknolojileri

Danışman Adı

Halil Halefşan Sümen

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Hüseyin Nazım CAN

Başlık

İŞLETMEDEN İŞLETMEYE SATIŞ VE KİŞİSEL SATIŞ SÜRECİNDE PERFORMANS YÖNETİMİ

Özet

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte, insanlar ihtiyaç duyabilecekleri bilgiye veya tüketim malzemelerine daha kolay ulaşabilir olmuşlardır. Bu durum firmalar için de geçerlidir. Firmalar da ihtiyaç duydukları endüstriyel malzemeleri çok hızlı ve rahat bir şekilde tedarik edebilmektedirler. İşletmeden işletmeye yapılan satışlarda geçmişte satınalma sorumluları işletmelerinin ihtiyaç duyduğu malzemelerin temini için tedarikçi firmaları ziyaret ederek en uygun ürünü tespit ettikten sonra alım yapmaktayken, artan rekabet sonucu tedarikçi firmaların satış sorumluları tek tek firmaları ziyaret etmekte ve ürünlerinin avantajlarını anlatarak satınalma sorumlularına kabul ettirmeye çalışmaktadır. Bahsi geçen süreç uzun ve teferruatlı bir hazırlığın yanı sıra teknik bilgi gerektirmekte ve bu süreci yöneten satış temsilcisinin satış sürecinde gösterdiği performans kritik hale gelmektedir. Bu çalışmada istişari satış süreci ile işletmeden işletmeye yapılan satış süreci ele alınmış, satış temsilcilerinin performans değerlendirme sistemleri incelenerek satış temsilcisinin niteliklerini ölçmeye çalışan bir anket çalışması müşterilere uygulanarak, müşteri nazarında satış temsilcisinin performansı ölçülmeye çalışılmıştır. Farklı sektörlerden satış yöneticileri ile de mülakatlar yapılarak işletmelerin yaklaşımları konuya eklenmiştir.

Title

BUSINESS TO BUSINESS SALES AND PERFORMANCE MANAGEMENT IN PERSONAL SALES

Abstract

With the development of technology, people and corporations started to reach the information they need easily than ever. Today corporations can procure the industrial goods they need easily and quickly. Before, in business to business sales world the mail role was played by purchasing departments; they used to visit the vendors in order to choose the most appropriate product and then purchase it. However the recent attitude is a bit different; the harsh competition has forced the vendors to expedite their salesmen to the buyer’s side and explain the advantage of their products to them. This is a long lasting process which needs detailed preparation as well as technical knowledge where the performance of the salesman is critical. However, measuring and management of the performance brings some obstacles. All of all, the criteria that determine the performance of the sales and salesman varies a lot. These can be the trait or the technical capability of the salesman or may vary from the level of the relationship established with the customer to the level the salesman posses the facts of the company he is working for. As easily seen, the measurement of these criteria is very challenging and even more, the estimation of the performance by the customer and the manager differs from each other. In this work, in order to gather the customer attitude of performance a survey is been applied and in order to gather the managerial point of view interviews with different salesman managers have been done.

Anahtar Kelime

satış,satış performansı,performans yönetimi,bireysel pazarlama,işletmeden işletmeye satış

Bilim Kodu

0




Sıra No :11145
Üniversite

512061003

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Deniz Ulaştırma Mühendisliği

Danışman Adı

Y.DOÇ.DR. CENGİZ DENİZ

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Kasım

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

AYKUT MET

Başlık

TERMİK SANTRALLERDE ENERJİ YÖNETİMİ

Özet

Bu çalışmada, ülkemizde elektrik üretimi için fosil kökenli yakıtlardan kömür kullanan Zonguldak-Çatalağzı, fuel-oil kullanan İstanbul-Ambarlı ve doğal gaz kullanan Kırklareli-Hamitabat termik santrallerine ait resmi üretim-tüketim verileri kullanılarak, her bir santralin en “küçük kareler metodu” ve “regresyon analizi” ile beklenen enerji üretimlerini gösteren doğru denklemleri, kümülatif toplam değerler grafikleri, spesifik enerji tüketim eğrileri çizilmiştir. Oluşturulan bu doğru ve eğriler kullanılarak santraller için performans değerlendirmeleri yapılmıştır. İlgili denklemler enerji yöneticilerinin “izleme ve hedef oluşturma” aşamasında enerji tüketim ve üretim performansı ve bu standardın üzerinde performans sağlanmasında karşılaştırma bazı olarak kullanılabilecektir. Yine bu santraller için hedef eğrileri de oluşturularak santral enerji yöneticileri için hedefler belirlenmiştir. Sözü edilen üç santralin enerji verimlilikleri Uluslararası Enerji Ajansı’nın referans değerleriyle karşılaştırılmış ve enerji verimliliği konusunda ülke olarak hangi aşamada olduğumuzun yanıtı aranmıştır.

Title

ENERGY MANAGMENT OF FOSSIL-FUELLED POWER PLANTS

Abstract

In this study, trend equations which show expected energy production, CUSUM graphics and spesific energy consumption graphics of Zonguldak-Çatalağzı Power Plant which uses coal, Istanbul-Ambarlı Power Plant which uses fuel-oil and Kırklareli-Hamitabat Power Plant which uses natural gas as a fuel source, are obtained by using offical production and consumption datas of power plants in terms of “Least Squares Method” and “Regression Analysis”. These obtained equations and graphics were analyzed in order to evaluate peformances of power plants. Aforementioned equations & graphics may be used by energy managers to determine the energy consumption & production performance of plants and to obtain a higher standart performance for comparison in the stages of “watching & setting target” procedures. Also “target graphics” were obtained for the energy managers of these power plants. The energy efficiency indicators of three different types of power plants have been compared by the reference values belong to modern fosil fuelled power plants which are published by IEA(International Energy Agency) and the answers of where our country settle in terms of energy efficiency, were searched.

Anahtar Kelime

Fosil Yakıtlarla Elektrik Üretimi, Enerji Verimliliği, Santral Doğru Denklemi, Santral Spesifik Tüketim Değeri, İzleme ve Hedef Belirleme

Bilim Kodu

6270301




Sıra No :10681
Üniversite

514031153

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Savunma Teknolojileri

Danışman Adı

Halil Halefşan Sümen

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Hüseyin Nazım CAN

Başlık

İŞLETMEDEN İŞLETMEYE SATIŞ VE KİŞİSEL SATIŞ SÜRECİNDE PERFORMANS YÖNETİMİ

Özet

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte, insanlar ihtiyaç duyabilecekleri bilgiye veya tüketim malzemelerine daha kolay ulaşabilir olmuşlardır. Bu durum firmalar için de geçerlidir. Firmalar da ihtiyaç duydukları endüstriyel malzemeleri çok hızlı ve rahat bir şekilde tedarik edebilmektedirler. İşletmeden işletmeye yapılan satışlarda geçmişte satınalma sorumluları işletmelerinin ihtiyaç duyduğu malzemelerin temini için tedarikçi firmaları ziyaret ederek en uygun ürünü tespit ettikten sonra alım yapmaktayken, artan rekabet sonucu tedarikçi firmaların satış sorumluları tek tek firmaları ziyaret etmekte ve ürünlerinin avantajlarını anlatarak satınalma sorumlularına kabul ettirmeye çalışmaktadır. Bahsi geçen süreç uzun ve teferruatlı bir hazırlığın yanı sıra teknik bilgi gerektirmekte ve bu süreci yöneten satış temsilcisinin satış sürecinde gösterdiği performans kritik hale gelmektedir. Bu çalışmada istişari satış süreci ile işletmeden işletmeye yapılan satış süreci ele alınmış, satış temsilcilerinin performans değerlendirme sistemleri incelenerek satış temsilcisinin niteliklerini ölçmeye çalışan bir anket çalışması müşterilere uygulanarak, müşteri nazarında satış temsilcisinin performansı ölçülmeye çalışılmıştır. Farklı sektörlerden satış yöneticileri ile de mülakatlar yapılarak işletmelerin yaklaşımları konuya eklenmiştir.

Title

BUSINESS TO BUSINESS SALES AND PERFORMANCE MANAGEMENT IN PERSONAL SALES

Abstract

With the development of technology, people and corporations started to reach the information they need easily than ever. Today corporations can procure the industrial goods they need easily and quickly. Before, in business to business sales world the mail role was played by purchasing departments; they used to visit the vendors in order to choose the most appropriate product and then purchase it. However the recent attitude is a bit different; the harsh competition has forced the vendors to expedite their salesmen to the buyer’s side and explain the advantage of their products to them. This is a long lasting process which needs detailed preparation as well as technical knowledge where the performance of the salesman is critical. However, measuring and management of the performance brings some obstacles. All of all, the criteria that determine the performance of the sales and salesman varies a lot. These can be the trait or the technical capability of the salesman or may vary from the level of the relationship established with the customer to the level the salesman posses the facts of the company he is working for. As easily seen, the measurement of these criteria is very challenging and even more, the estimation of the performance by the customer and the manager differs from each other. In this work, in order to gather the customer attitude of performance a survey is been applied and in order to gather the managerial point of view interviews with different salesman managers have been done.

Anahtar Kelime

Satış, satış performansı,performans yönetimi,bireysel pazarlama,işltemeden işletmeye satış

Bilim Kodu

0




Sıra No :10853
Üniversite

511081121

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Prof. Dr. İbrahim Özkol

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Yipaer Ferhat

Başlık

MICROPOLAR PERIDYNAMIC TEORIDE BOYUT VE HORIZON ETKISI

Özet

Klasik sürekli ortamlar mekaniği ile Peridynamic Teori arasındaki en temel fark Peridynamic teorinin bünye denklemlerine olan yeni yaklaşımıdır. Parçacıklar arasındaki kuvvet integrasyonla ifade edilir. Dolayısıyla teori süreksizliklerin olduğu durumlarda da çalışır. Peridynamic Teori yerel olmayan sürekli ortamlar mekaniğine dahildir. Peridynamic Teoride bünye denklemi sadece merkezsel kuvvetleri kapsar ve sadece Poisson Oranı ¼ olan malzemelere uygulanabilir.Teorinin en önemli eksikliği budur. Bu eksikliği gidermek için, Micropolar Peridynamic Teori önerilmiştir. Bu teori merkezsel peridynamic kuvvetlerin yanısıra, peridynamic momenti de kapsar. Bu ekleme teorinin farklı Poisson oranına sahip malzemelere uygulanabilmesini sağlar. Ayrıca teori sonlu elemanlar metodu ile uygulanabilir. Bu durum sınır koşullarının daha kolay uygulanabilmesine olanak tanır. Bu çalışmada teorinin farklı boyutlarda plakların elastic davranışı ve farklı horizon seçimlerinin gerilme dağılımı üzerine nasıl bir etkisi olduğu incelenmiştir. Plakların matematiksel modeli teorinin uygulanmasiyla oluşturulmuş, farklı boyut ve horizonlar için yerdeğiştirmeler hesaplanmıştır. Hesaplama için MATHEMATİCA programı ile kod yazılmıştır. Sonuçlar klasik elastisite ve sonlu elemanlar çözümleri ile kıyaslanarak yorumlanmıştır. Sonlu elemanlar yöntemi için ANSYS programı kullanılmıştır. Sonuçlara gore micropolar peridynamic teorinin ne ölçüde geçerli olduğu tartışılmıştır.

Title

THE EFFECTS OF DIMENSION RATIO AND HORIZON IN THE MICROPOLAR PERIDYNAMIC THEORY

Abstract

The basic difference of the classical continuum mechanics and the peridynamic theory is a new approach to the constitutive model. The forces between particles are defined using integration. Therefore this constitutive model does not fail in the body where discontinuities are come out. The peridynamic model is taking place in non-local continuum mechanics. In the peridynamic theory the constitutive model contains only central forces and can be applied to only material with Poisson’s ratio is 1/4. This is the most important shortcoming of the theory.To overcome this strict shortcoming, the micropolar peridynamic theory is proposed. The model allows to peridynamic moment, besides peridynamic central force. This addition allows the model to apply to materials with different Poisson’s ratio. Furthermore, it is possible to use the micropolar theory in the FEM with harmony. This gives easy application of boundary conditions to physical model in hand. In this study, elastic behavior of plates, with various lengths and widths, and the effect of horizon selection have been analyzed. The mathematical model of plates have been provided using the theory, and the displacement fields have been computed for the different horizons and dimension ratios of plates. To compute the displacement field a program code has been developed using the software package MATHEMATICA. The results have been compared with the analytical solution of classical elasticity theory and with the solution of displacement based finite element methods. For FEM solution the software package ANSYS has been used. According to results, the validation of the theory has been discussed.

Anahtar Kelime

Peridynamics, Micropolar Peridynamics, Sürekli ortamlar mekaniği

Bilim Kodu

6180102




Sıra No :10686
Üniversite

518071004

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Yrd. Doç. Dr. Ümit SÖNMEZ

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Bekir Berk GÜLDOĞAN

Başlık

ESNEK MEKANİZMALARIN AYRIK ELEMAN METODU İLE MODELLENMESİ ve KULLANICI ARAYÜZÜ İÇEREN ANALİZ PROGRAMI OLUŞTURULMASI

Özet

Bu çalışmada günümüzde yaygın olarak kullanılan esnek mekanizmaların modellenmesinde kullanılan yöntemler ele alınmış ve bu yöntemler hakkında bilgi verilmiştir. Genel olarak kaya mekaniği ve tanecikli parçacıkların modellenmesinde kullanılan ayrık eleman metodunun esnek mekanizmalara uyarlanması örneklerle anlatılmıştır. Ayrık eleman metodu kullanılarak yapılan modeller diğer yöntemler ile karşılaştırılmış ve sonlu elemanlar analizi kullanılarak sonuçlar karşılaştırılmıştır. Sonuçlar üzerinden hareketle, ayrık eleman metodunun daha kolay uygulanabilmesi amacıyla program hazırlanmıştır. Rijit ve esnek elemanlardan oluşan ve bir krank veya lineer motor ile hareket verilen mekanizmaların çözümünde kullanılabilen, MATLAB tabanlı olan bu grafik kullanıcı ara yüzüne sahip program hakkında bilgi verilmiştir.

Title

MODELLING OF COMPLIANT MECHANISMS USING DISCRETE ELEMENT METHOD and DEVELOPING AN ANALYZE PROGRAM WITH USER INTERFACE

Abstract

Today, compliant mechanisms have a wide range of use in mechanisms. In this thesis, commonly used analysis techniques of compliant mechanisms are given and compared. It is seen that Discrete Element Method, which is commonly used in rock mechanics, is giving good result in modeling of the compliant mechanisms. This results are given by various examples compared with finite element solutions. As a result, for easier adaptation of discrete element method on compliant mechanisms, a program is created. The program is a MATLAB based program, which has an user interface to make it easier for the user to analyze their mechanism.

Anahtar Kelime

Esnek mekanizma, ayrık eleman metodu, pseudo-rijit body modeli

Bilim Kodu

0




Sıra No :11496
Üniversite

517032001

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kıyı Bilimleri ve Mühendisliği

Danışman Adı

Prof.Dr.M. Sedat Kabdaşlı, Doç.Dr. Emel İrtem

Tez Türü

Doktora

Ay

Aralık

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Aysun Köroğlu

Başlık

TSUNAMİ ETKİSİYLE OLUŞAN SEDİMENT TAŞINIMI

Özet

Deniz, okyanus tabanı ya da denize yakın bir yerde meydana gelen tektonik olaylarla ilişkili olarak ortaya çıkan bir dizi yıkıcı dalgaya tsunami adı verilmektedir. Tsunamiler, enerjilerini; litosferdeki düşey yönlü hareketlerden, deniz altındaki büyük ölçekli kayma, çökme ve oturmalardan, odak noktaları deniz ya da okyanus tabanında bulunan depremlerden ve deniz altı volkanizmalarından almaktadır. Son zamanlarda ardarda büyük ölçeklerde meydana gelen depremleri takiben oluşan tsunami vakaları sonrasında yapılan çalışmalar, dalgaların, büyük su kütlesi taşınımı etkisiyle karada neden oldukları can ve mal kayıplarının yanı sıra, ayrıca deniz tabanından taşıdıkları oldukça büyük miktarlardaki kum ile de zarara sebep olduklarını ortaya çıkarmıştır. Tsunami sonrası karada yapılan zarar tespit çalışmalarıyla eş zamanlı olarak okyanusta yürütülen çalışmalar, karaya taşınan sediment, çöp, ağaç parçaları gibi malzemelerin dalganın geri dönmesiyle beraberinde okyanusa doğru çekilerek askıda taşındığını ve okyanus dibinde birikime neden olduğunu göstermektedir. Askıda taşınan partiküler maddelerin mercanlar başta olmak üzere, deniz florası üzerinde birikmesi, oksijenle teması kesmesi ve bulanıklığı arttırarak su kalitesinin bozulması gibi olumsuz etkileri olduğu ifade edilmiştir. Tsunami etkisiyle biriken ve saklanan sediment oluşan tsunaminin jeolojik bir kaydını da oluşturmaktadır. Söz konusu alandaki doğal koşullar bozulmamışsa, bölgeye ait sediment kayıtları incelendiğinde, bir jeolog bu tip birikimleri ve geçmişteki tsunamilerin tekrarlanma periyodunu tanımlama şansına sahiptir. Böylelikle jeolojistler bir alandaki geçmişte meydana gelen tsunamilerin tarihsel kayıtları hakkında bilgi sahibi olabilirler. Bilim adamlarının olacak tsunamileri henüz öngörememeleri nedeniyle, geçmişte meydana gelen tsunamiler hakkında bilgi sahibi olmak, gelecekteki tsunami kaynaklı risklerin değerlendirilmesine imkan tanımaktadır. Bu çalışmada; tsunami gibi uzun periyotlu dalgaların kıyıda tırmanmalarını takiben, taban malzemesinin askıda taşınmasıyla birlikte dalga kaynağına ilerleyen katı madde miktarının dalga yüksekliğiyle olan ilişkisi, oluşturulan deneysel düzenek ile araştırılmıştır. Oluşturulan deneysel düzenekte, belirlenen noktalara yerleştirilen dalga propları ile dalga yükseklikleri belirlenmiş, ADV hız ölçer ile yatay ve düşey hızlar ile birlikte, optik çalışma prensibine dayalı OPCON ile askıda katı madde konsantrasyonunun zamanla değişimi kaydedilmiştir. Elde edilen sonuçlar gerekli veri eliminasyonu araçları ile elendikten sonra Buckingam Pi teoremi ile boyutsuz parametreler elde edilmiştir. Doğrusal regresyon yönteminin kullanıldığı bu çalışmada, belirli sınır koşullar için geçerli amprik denklem grupları önerilmiştir. Literatürde yapılan araştırmalar sonucunda tsunami sonrası oluşan sedimentin taşınımına dair hidrodinamik etkilerin nümerik veya deneysel olarak araştırılmadığı gözlenmiş ve bu konuda yapılacak bir araştırmanın çok önemli bir bilgi eksikliğini kapatacağı öngörülmüştür. Ayrıca, meydana gelen zararların sadece kıyılarda değil aynı zamanda deniz tabanında da çeşitli olumsuz etkilere neden olduğu düşünüldüğünde, tsunami etkisiyle kıyıdan açık denize doğru taşınan kıyı malzemesinin taşınım mekanizmasının ortaya konmasının, oluşan tsunaminin ölçeğinin değerlendirilmesi, meydana gelen zararın tespiti ve olası bir tsunami sonrası sediment taşınımına bağlı risklerin modellenmesi gibi çalışmalarda temel oluşturacağı düşünülmektedir.

Title

TSUNAMI INDUCED SEDIMENT TRANSPORT

Abstract

A serial number of destructive waves occurred following a tectonical event on sea or ocean floor or adjacent to the sea, are called as tsunamis. Tsunamis may draw their energies from the vertical movements in lithosphere, sub-marine land-slides, collapses and settlements, earthquakes occurred in sea or ocean bottoms and sub-marine volcanoes. The researches about the tsunamis following the recent consecutively occurred earthquakes with a big magnitude showed that the effect of waves and a huge mass of water movement caused not only life and property losses on coastal areas but also caused damages due to the huge mass of sand movements originated from the sea floor. The loss adjustment surveys conducted on coastal areas and in ocean, indicated that the sediment, dust and organical matters transported to the land are deposited on ocean floor due to the tsunami wave backwash. The suspended matters in water accumulate not only on reefs but also marine flora. The acuumulation has adverse effects on water quality due to the blockage of oxygen transfer and increasing turbidity. The tsunami sediment deposition and preserved sediment on ocean floor are the geological records of ancient tsunamis. A geologist has a chance to define the periods of the tsunamis on that region by investigatings through the sediment depositions. Since the future coming tsunamis can not be predicted yet, the previous records of tsunamis are the only way to evaluate the future risks of the oncoming tsunamis. In this study, the relationship between the tsunami wave height and the amount of suspended coastal material transport towards the wave generator following the wave run-up is analyzed with the experimental set-up. The system is not scaled form but indicating the principles of how tsunami type waves effects the sediment flows. The experimental set-up is established for specific configurations to measure the tsunami wave heights, the horizontal and vertical velocities which are measured by Acoustic Doppler Velocity meter, ADV, and suspended sediment concentrations with time variation series, which are measured with OPCON optical concentration meter. The measurements are used for the necessary calculations indicating the vertical and horizontal sediment flows. The data are eliminated due to the appropriate data elimination processes, the non-dimensional parameters are generated using Buckingham Pi theory. Empirical equation groups for specified boundary conditions are proposed due to the linear regression analyze. There has been no sign of researches on the tsunami induced sediment transport neither on experimental research nor numerical studies, so that this study will be the first step on this research area. Furthermore, this study will help the evaluation of the researches about the mechanisms of the offshore sediment transport on seaward would supposed to be the key elements on sediment transport related risk modeling and the evaluation of tsunami scale and the actual loss on both land and ocean floor.

Anahtar Kelime

Tsunami, askıda katı madde, adveksiyon, moleküler difüzyon.

Bilim Kodu

6240203




Sıra No :11466
Üniversite

51704201

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Polimer Bilim ve Teknolojisi

Danışman Adı

Prof.Dr.Sedat KABDAŞLI

Tez Türü

Doktora

Ay

Aralık

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Esin BOZKURT

Başlık

KUMSAL EKOSİSTEMİNE DALGALARIN ETKİSİNİN İNCELENMESİ

Özet

Bu çalışmada, kumsallardaki canlı hayatını etkileyen dalgaların kumsalların poroz yapıları nedeni ile yeraltı suyunda oluşturduğu dinamik yapının incelenmesi için, şev boyunca dalganın etkisinin olduğu su derinliği oksijen değişimine bağlı olarak belirlenmektedir. Kumsal ekosistemi cansız ve canlı bileşenlere ayrılmaktadır. Cansız bileşenler, deniz suyunun kimyasal yapısı, fiziksel özellikleri, gelgit, dalga, kumsal eğimi ve sediment özellikleridir. Canlı bileşenleri ise; sahil bölgesi yaşamına uyum sağlamaları, sahillerdeki hayvan ve bitki türleri, gelgit düzlüğündeki canlılar başlıkları altında açıklanmaktadır. Kumsallardaki canlı dağılımı literatürü, kumsalın kuru, ıslak ve suya doygun yatay doğrultuları boyunca ve/veya sediment boyutuna ve/veya dalgaya bağlı olarak incelenmektedir. Sahil bölgesi canlıları hidrodinamik etkiye uyum sağlamak zorundadırlar; bunun için, su kaybı direnci, ısı dengesinin korunması, tuzluluk ayarlanması, solunum, beslenme ve üreme davranışlarını çevreye adapte ederler. Kumsal ekosistemine dalgaların; canlıların beslenmelerine, kumsal özelliklerine, kumsaldaki canlıların yaşam ortamlarına, deniz suyu kalitesine ve çözünmüş oksijen değerlerine etkisi olmaktadır. Çözünmüş oksijen değerleri canlıların yaşamları için temel ihtiyaçlarından olduğundan dalganın etkisi bu parametreye göre belirlenmektedir. Dalganın etkisinin ulaştığı derinlikler; kıyı çizgisi yakınında belirlenen düşey doğrultular boyunca belirlenmektedir. Deney kanalının profilindeki değişimden katı madde hareketi ve bar tepe noktası belirlenmektedir. Bar tepe noktası ve kıyı çizgisi arası mesafeden dalga kırılması olan düşey doğrultu belirlenmektedir. Farklı dalga özelliklerinde en fazla çözünmüş oksijen kazanımının olduğu düşey doğrultuların dalga kırılmasının olduğu doğrultular olduğu görülmektedir. Çözünmüş oksijen değerinin arttığı koşullarda, katı madde hareketi olursa, çözünmüş oksijen değeri artışı daha az olur. Su içinde oksijen kazanımı, sediment arası boşluk suyundaki oksijen kazanımına göre daha hızlı olmaktadır.

Title

THE EFFECTS OF SEA WAVES ON COASTAL ECOSYSTEM

Abstract

Wave that effect to coast organisms’s life, make dynamism because of beach porosity, so oxygen changes at some water levels is studied along the coast to explaine wave effection. Coast ecosystem consist of various non-living (abiotic) and living (biotic) components. The abiotic components of the coast ecosytem include physical and chemical properties of sea water, tides, wave, beach jope and sediment characteristics. The living components are explaned; according to adaptation for their coastal living, flora and fauna at coastal region, organisms ar tidal area. Distrubution of flora and fauna at coastal region is studied as per; their horizontal direction (dry, wet and saturated) and also depends on sand particle sizes and wave properties. Coastal organisms (the flora and fauna) have to adapt to hydrodynamic effects; to provide this effects, they will ensure their; resistence for water loss, heat balance, salinity adjustment, breathing, feeding and reproductive behaviours. In the coastal ecosystem, sea waves are effecting; feeding of living oranisms, beach properties, sea creatures in their habitat, marine water quality and dissolved oxygen values. Dissolved oxygen value as one of major necessity for organisms, sea wave effect can be determined as per this parameter. Depths of waves effect is determined at vertical lines on coastal area. In the experimental channel, sediment profile’s change show the bar and sediment movements. The vertical line of the breaking wave is determined according to distance between the bar’s top and coast line. Highest dissolved oxygen values for different wave properties are in the vertical direction that waves are breaking. In the condition that dissolved oxygen values increase, if sediment move, dissolved oxygen values increase more jowly. Increasing dissolved oxygen in water is faster than increasing dissolved oxygen in sediment pore water.

Anahtar Kelime

Çözünmüş oksijen, kumsal ekosistemi, dalga

Bilim Kodu

6240203




Sıra No :10801
Üniversite

518071018

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Mekatronik

Danışman Adı

Prof. Dr. Levent Güvenç

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Özgür Tunçer

Başlık

GERÇEK ZAMANLI ŞERİT TAKİP DESTEĞİ SİSTEMİNİN GELİŞTİRİLMESİ

Özet

Bu çalışmada, tek izli araç modelinden türetilen 4 serbestlik dereceli, aracın yola göre konum ve savrulma açısı hatalarını içeren bir taşıt modeli kullanılarak parametre uzayı yaklaşımı ile gerçek zamanlı şerit takip desteği kontrolcüsü geliştirilmiştir. Kontrolcüler sabit ve değişken araç hızları göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır. Değişken araç hızlarının kontrolü için boyuna bir araç hız kontrolcüsünün tasarımına yer verilmiştir. Değişken hızlı kontrolcü tasarımında belirli aralıklar ile herbir hız değeri için kontrolcü parametre uzayları çizdirilmiş ve kesişim alanından seçilen kontrolcü parametrelerinin D-kararlılık kriterine uyan çifti seçilmiştir. Tasarlanan kontrolcüler yüksek güvenilirlikli ve gerçeğe en yakın CarMaker araç modeli kullanılarak benzetimlerde sınanmıştır. Gerçek araç uygulamasına yaklaşabilmek için yola göre araç konumu kamera tabanlı görüntü işleme sistemi ile elde edilmiştir. Elde edilen yola göre araç konumu bilgisi gerçek zamanlı benzetimlerle farklı yol geometrileri kullanılarak kontrolcünün sınanmasında kullanılmıştır. Benzetim sonuçları ve literatüre göre karşılaştırılma yapıldığında tasarlanan şerit takip desteği sisteminin etkin biçimde araç kontrolünde yardımcı olduğu gözlenmiştir.

Title

DEVELOPMENT OF A REAL TIME LANE KEEPING ASSISTANCE SYSTEM

Abstract

In this study, a dynamic vehicle model in terms of error is introduced from the literature. Forth order linear dynamic model consisting of a combination of lateral displacement and orientation error is produced in order to design a parameter space approached real time lane keeping controller. Controllers are designed for constant and variable vehicle speeds. A longitudinal vehicle speed controller is designed to achieve desired vehicle speed variations. Parameter spaces are drawn for different vehicle speeds. Intersection of parameter spaces is chosen. All the controller parameters in this space obtain D-Stability criteria. Simulations are done in high fidelity vehicle model program CarMaker. Vision based lane detection system is introduced to get lateral displacement information of vehicle as in the reality. Lane Keeping Assistance controllers are tested in real time simulations in CarMaker with vision based provided lateral displacement. The comparison of the simulation results with the examples given in the literature was in a good agreement for supporting the driver to control vehicle.

Anahtar Kelime

Gerçek Zamanlı, Şerit Takip Desteği, Parametre Uzayı, D-Kararlılığı

Bilim Kodu

0




Sıra No :10815
Üniversite

516071014

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Y. Doç. Dr. Özhan Ertekin

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Tonya Türker

Başlık

LOJİSTİK GAYRİMENKULLERİNİN YER SEÇİM KRİTERLERİ İSTANBUL ÖRNEĞİ

Özet

Bu yüksek lisans tez çalışmada, öncelikle lojistik kavramı, lojistik kavramının gelişim süreci, Türkiye’nin lojistik açıdan önemi ve lojistik merkezleri incelenmiş, ardından lojistik faaliyetlerden biri olan depolamanın gerçekleştiği lojistik gayrimenkullerinin dünya örnekleri irdelenmiş ve İstanbul’da A sınıfı depolama tesislerinde yer alan kullanıcılara yer seçiminde önem verdikleri unsurları ortaya koymaya yönelik anketler uygulanmıştır. Tüm bu çalışmaların sonucunda lojistik gayrimenkullerinin yer seçiminde rol alan ve bu bulguların ışığında ortaya çıkan kriterler ortaya konmuştur. Son olarak bu tez çalışması kapsamında konu ile ilgili yapılan araştırmalar, analizler ve bulguların ışığında İstanbul ili incelenmiş ve lojistik tesisin kentin doğu veya batı ucunda, üretim tesislerine yakın konumlarda ve farklı ulaşım sistemlerine kolay erişebilecek mesafede, yasal problemlerin ve çevresel olumsuz koşulların olmadığı alanlarda gelişmesinin uygun olacağı sonucuna varılmıştır.

Title

THE SITE SELECTION CRITERIAS OF LOGISTICS CENTER AND ISTANBUL EXAMPLE

Abstract

In this post graduate thesis study firstly the logistics concept and the development of the logistics concept, the importance of Turkey as a logistics center and the logistics centers of Turkey are examined. After that a questionnaire is conducted to A class storage users who are located in Istanbul to expose the criterias which they pay attention during the site selection. In the consequences of all these studies the criterias which plays role in the site selection are presented. In conclusion, in the light of the researceh, analysis and findings Istanbul province is examined and it is deduced that the logistics real estate development will be convenient at the areas which are located at the east or west end of the city, close to production facilities, at an easly accessible distance from different transportation modes, and not having legal and environmental problems.

Anahtar Kelime

Lojistik Gayrimenkul, Yer Seçimi

Bilim Kodu

0




Sıra No :10804
Üniversite

516061025

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç.Dr.Reha Metin Alkan

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Seda Döner

Başlık

CBS DESTEKLİ TAŞINMAZ MAL DEĞER HARİTALARININ OLUŞTURULMASI

Özet

Bu tez çalışmasında, bir Mobil CBS (Coğrafi Bilgi Sistemi) destekli Taşınmaz Mal Değer Haritası ESRI yazılımları (örn. ArcGIS, ArcMap, ArcPAD, ArcCatalog, Alta 4 Image Mapper) kullanılarak oluşturulmuştur. Bu amaçla; pilot uygulama alanı olarak seçilen İstanbul İli Kağıthane İlçesi Emniyet Evler Mahallesi’nde yer alan taşınmazların belirli bir tarihe ait rayiç değerleri ve değerini etkileyecek önemli tüm unsurları (takyidatlar, imar durumu, tapu bilgileri vb.) sahada mobil cihazlar üzerinde çalışan bir CBS uygulaması ile toplanmıştır. Çalışmanın amacına yönelik olarak, taşınmaz mal değerlemesinde kullanılacak olan veritabanı yapısı ArcCatalog ve araçları kullanılarak oluşturulmuştur. Bir sonraki aşamada çalışma bölgesine ait sayısal harita ile veritabanı yapısı ArcMap programı kullanılarak birleştirilmiş ve ArcGIS’in mobil cihazlar üzerinde çalışan ArcPad programına dönüşümü yapılmıştır. Sahada mobil cihaz ile uygulama PDA kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Uygulama sonrasında elde edilen taşınmaz mal değer haritasını kullanıcılar ile web üzerinden paylaşmak amacıyla html formatına dönüşümü yapılmıştır. Gerçekleştirilen bu çalışma ile taşınmaz değerleme sektörünün ihtiyacı olan veritabanı yapısına bir çözüm önerisi getirilmiştir. Taşınmaz mal değerlemesi çalışmalarında sahada veri toplama, depolama ve kaydetmeyi sağlayan Mobil CBS uygulaması ile zaman ve maliyet bakımından oldukça önemli derecede tasarruf elde edilmiştir.

Title

PRODUCING GIS AIDED REAL ESTATE VALUATION MAPS

Abstract

In this study, a Mobile GIS aided Real Estate Valuation Map is developed by using ESRI softwares (i.e. ArcGIS, ArcMap, ArcPAD, ArcCatalog, Alta 4 Image Mapper). For this aim, the current values of real estates at a known date and all important attributes of them (such as encumbrances, zoning status, land registry, etc.) which effects to their values are gathered in the pilot area, is located on İstanbul Country Kağıthane District Emniyet Evler Quarter, by mobile devices runing with GIS in the field. To the purpose the study, the database structure that will be used in real estate valuation works, is composed in ArcCatalog. Then, the digital map of the pilot area and the database are connected in ArcMap and transformed to ArcPad program the product of ArcGIS works in mobile devices. The application in the field study is performed by using PDA as a mobile device. Finally, in order to share the Real Estate Valuation Map produced by Mobile GIS technology, it is published on web by transforming the map to html format. This study has been performed to offer a solution on database structure with respect to satisfy the needs of real estate valuation sector. The cost and time have been significantly saved with Mobil CBS application that enables to collect, store and save data in the fields.

Anahtar Kelime

Taşınmaz mal değerlemesi, Harita, CBS, Mobil

Bilim Kodu

0




Sıra No :10805
Üniversite

516081013

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç. Dr. Gül Polat Tatar

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Mayıs

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Seha Özgüç

Başlık

FARKLI RİSK TERCİHLERİNE GÖRE GAYRİMENKULUN TÜRK YATIRIM PORTFÖYLERİNDEKİ YERİ

Özet

Gayrimenkul, arazi geliştirme, bina yapımı, bina yönetimi süreçleri ile ortaya çıkan ve işletilen bir varlık sınıfıdır. Yatırım kavramı ise belli bir dönem sonunda getiri elde etmek amacıyla yapılan alım-satım işlemleridir. Gayrimenkul, asli görevi konaklama, depolama ve ticari amaçlar için bir mekan olmak olsa bile her zaman bir yatırım aracı olarak düşünülmüş ve yatırımcıların yatırım portföy araştırmalarında göz önüne alınmıştır. Bu ilgi özellikle ülkemiz gibi enflasyonist dönemler geçiren ülkelerde gayrimenkulün değer artışı beklentisine olur iken, gelişmiş ülke ekonomilerinde gayrimenkulun gelir beklentisine yönelik olmuştur. Yatırım, yatırım yönetimi ve portföy yönetimi konularına değinilen bu çalışmada Türkiye yatırım ortamındaki, yatırım araçları, verilerin şeffaflığı ve elde edilebilirliği ölçüsünde değerlendirilecek, Modern Portföy Teorisi yöntemi ile yatırım portföylerinin riske göre şekillenişleri incelenecektir. Çalışmanın, portföy yönetimi şirketlerinin yaptığı araştırmalardan farkı, gayrimenkul yatırımlarını da bir yatırım aracı olarak kabul etmesi ve matematik modelde kullanmasıdır. Çalışma yatırım kavramları üzerine literatür çalışması ve reel alandaki verilerin modellenmesi olmak üzere ikiye ayrılabilir. Çalışmanın sonunda çıkan sonuçlar değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır.

Title

REAL ESTATE S ALLOCATION BY DIFFERENT RISK PREFERENCES IN TURKISH INVESTMENT PORTFOLIOS

Abstract

Real Estate is an asset class which contains land development, construction and property management. The concept of investment on the other hand is operations to make profit at a specific time period. Although Real Estate’s main tasks are accomodation, storaging and commercial purposes, it always has been considered as an investment vehicle and considered in portfolio management issues. The interest is focused on the appreciation expectations in high inflation countries like Turkey. On the other hand, developed country’s Real Estate investments are focused on the yield expectations of the Real Estate. This article has mentioned the topics of invesment, investment management and portfolio management. Also in this article Turkish investment portfolios have been analysed via Modern Portfolio Theory. The asset classes which have been used in this research have been selected by their transparency and reachability. The difference between the article and the researchs made by portfolio management corporations is the addition of Real Estate as an investment vehicle to the mathematical model. The article is been concluded with the commentation of the mathematical model and the Real Estate sector in Turkey.

Anahtar Kelime

yatırım modelleri, yatırım yönetimi, yatırım araçları, portföy yönetimi, hisse senetleri, gayrimenkul geliştirme, gayrimenkuller, bono

Bilim Kodu

0




Sıra No :10844
Üniversite

516061038

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Yrd. Doç. Dr. Özhan ERTEKİN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Meltem TÜRKER

Başlık

YEŞİL BİNA DERECELENDİRME SİSTEMLERİ : Türkiye Üzerine Değerlendirmeler ve Erzurum Alışveriş Merkezi Örneği – Türkiye’nin ilk BREEAM Sertifikalı Yeşil Binası

Özet

Bu çalışmada, yeşil binalara ilişkin olarak farkındalık ve bilginin arttırılması ile birlikte; Türkiye’nin geleceğe ilişkin atacağı adımlar konusunda genel çıkarım ve yönlendirmeler oluşturma amaçlı; dünyadaki yeşil bina derecelendirme sistemlerinin analizi yapılmaktadır. Yeşil bina derecelendirme sistemlerine global perspektifte bir bakış açısı sunmakla birlikte, aynı zamanda dünya genelinde en yaygın kullanılan iki sistem olan LEED ve BREEAM üzerine yoğunlaşarak, sürdürülebilirlik kriterlerinin tanımlanması ve karşılaştırılması yoluyla, Türkiye için oluşturulması önerilen ulusal bir yeşil bina derecelendirme sisteminin ilk adımları hususunda yardımcı genel bir çalışma yapılmaktadır. Son olarak, Türkiye’nin ilk BREEAM sertifikalı yeşil binası olan Erzurum Alışveriş Merkezi örneği ile yapılması gereken çalışmalara yönelik genel yöntem ve gereklilikler desteklenmektedir.

Title

GREEN BUILDING RATING SYSTEMS : An Assessment for Turkey and the case of Erzurum Shopping Center – the first BREEAM Certified Building of Turkey

Abstract

Recently, we know that it is urgent to understand the relationship between business and sustainability. A variety of green building rating systems have been developed around the world to reduce negative impacts of buildings. Many countries have either already adopted the green building guidelines or are in the process of adopting them. So, thesis study’s main topic is enhancing awareness and knowledge on green building and analyzing the green building rating systems around the world to point out the future directions of green building movement in Turkey. It also focuses on green building rating systems from a global perspective and a comparison of two major adoptable green rating system BREEAM and LEED to determine their sustainability characteristics can help generate the first steps of a national green building rating system in Turkey. And it is supported with a case study of Turkey’s first BREEAM certified building, Erzurum Shopping Center to determine the requirements and the pathways for adopting a national green building rating system.

Anahtar Kelime

Yeşil Bina, Yeşil Bina Derecelendirme Sistemleri, Yeşil Bina Sertifika Sistemleri, Yeşil Bina Standartları, LEED, BREEAM, Erzurum Alışveriş Merkezi.

Bilim Kodu

0




Sıra No :10808
Üniversite

516061039

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

DOÇ. DR. ELÇİN TAŞ

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

NAZLI ERDAL

Başlık

KENTSEL YENİLEME UYGULAMALARINDA KULLANICI MEMNUNİYETİNİN BELİRLENMESİ: AYAZMA YENİLEME UYGULAMASI

Özet

Kentsel sorunların çözümlenmesini sağlayan, değişime uğrayan ve zamanla köhneme sürecine giren bölgelerin fiziksel, sosyal, ekonomik ve çevresel şartlarında kalıcı çözümler sağlamaya çalışan kentsel yenileme uygulamaları; uzun süreci içinde barındıran bir politikadır. Bölgenin özel sorunlarına ve potansiyeline bağlı olarak şekillendirilen yenileme uygulamalarında söz konusu yerin geleceğine yerleşik halk ile beraber karar verilmesi gerekmektedir. Yenileme uygulamalarında; kişilerin beklentilerininin karşılanması, onlara yeni sosyal ve ekonomik olanaklar tanıması sağlanmalıdır. Bu tez çalışmasında öncelikle kentlerde hızlı kentleşme sonucunda oluşan gecekondu probleminin çözülmesi için alternatif politika olan kullanılan kentsel yenileme uygulaması kavramsal boyutuyla ele alınmış, dünyada ve ülkemizdeki uygulama yaklaşımları incelenmiş, ardından yenileme uygulaması sonrası kullanıcı memnuniyeti, yenileme uygulamalarında kullanıcıların beklenti ve şikâyetleri ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu çalışma göstermektedir ki, insanların yaşam kalitesinin yükseltilmesi amacı ile yapılan kentsel yenileme uygulamalarından istenen başarının elde edilebilmesi için; uygulama süreçlerinin tam olarak tamamlanmadan kullanıcıların yerleştirilmememesi, kullanıcı profilinin tam olarak tanımlanmadan, gecekondunun sorunları ile birlikte yeni konutlara taşınmaması için yenileme uygulaması öncesinde yapılan analiz ve araştırmalar gibi yenileme sonrasında kullanıcıların memnuniyetleri, uygulama ile yaratılan yeni yaşam alanlarından istek ve beklentileri tespit edilmelidir. Ülkemizde yapılan kentsel yenileme uygulamalarına bakıldığında; kullanıcıların uygulamaya karşı olan tutum ve memnuniyetlerinin ölçülmesi konusunda eksikliklerin olduğu, bu konuda değerlendirmelerin yeteri kadar yapılmadığı görülmüştür. Bu nedenle çalışma mevcut olan bir yenileme uygulaması üzerinde yapılmıştır. Konuyla ilgili olarak Küçükçekmece ilçesi Ayazma bölgesinde yapılan kentsel yenileme uygulaması örnek seçilmiş olup; bölgeyle ilgili yapılan literatür araştırması ve anket çalışması ile bu uygulamaya yönelik kullanıcı memnuniyeti, kullanıcıların Ayazma yenileme uygulamasına karşı olan tutumları, istek ve beklentilerinin neler olabileceği ve uygulamanın aksayan yönleri irdelenmeye çalışılmıştır.

Title

DETERMINATION OF USER SATISFACTION IN URBAN RENEWAL PROJECTS: AYAZMA URBAN REMEWAL APPLICATION

Abstract

Urban renewal application is a long process policy providing to resolve urban problems, trying to get permanent solutions on physical, social and environmental conditions of the zone’s that have suffered changes and became dilapidated. Specific problems and potentials of the region depending on the renewal applications that are shaping the future of the place in question must be decided together with the inhabitants. In renewal applications; the people’s expectations must be corresponded, recognizing the new social and economic opportunities to them must be provided. In this research, at first urban renewal application has been dealt with its conceptual dimension which is used an alternative policy to resolve squatter problem that becomes because of rapid urbanization in the cities, application approaches throughout the world and our country are examined, and then user satisfaction after application, user expectation and complaints have tried to display. This study shows that, to achieve the desired success of the urban renewal applications that has the aim of improving the quality of human’s life, the users mustn’t be placed unless the application process fully completed, the user’s satisfaction after renewal application and their expectations must be determined with the analysis and researches like the researches has done before application not to move the users to new dwellings with squatter problems. Considering the implementation of urban renewal in our country, shortcomings of the measurements of user’s satisfaction and attitudes to the application, not enough evaluation about this item has been seen. Therefore the present study was carried out on a renewal application. Besides this issue Ayazma application examples were chosen as the urban renewal district; tried to analyze the users’ satisfaction with the literature research and survey work, the users’ attitudes towards the practice of renewing Ayazma, their demands and expectations and the application’s defects.

Anahtar Kelime

kentsel yenileme

Bilim Kodu

0




Sıra No :10803
Üniversite

516061025

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Gayrimenkul Geliştirme

Danışman Adı

Doç.Dr.Reha Metin Alkan

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Seda Döner

Başlık

CBS DESTEKLİ TAŞINMAZ MAL DEĞER HARİTALARININ OLUŞTURULMASI

Özet

Bu tez çalışmasında, bir Mobil CBS (Coğrafi Bilgi Sistemi) destekli Taşınmaz Mal Değer Haritası ESRI yazılımları (örn. ArcGIS, ArcMap, ArcPAD, ArcCatalog, Alta 4 Image Mapper) kullanılarak oluşturulmuştur. Bu amaçla; pilot uygulama alanı olarak seçilen İstanbul İli Kağıthane İlçesi Emniyet Evler Mahallesi’nde yer alan taşınmazların belirli bir tarihe ait rayiç değerleri ve değerini etkileyecek önemli tüm unsurları (takyidatlar, imar durumu, tapu bilgileri vb.) sahada mobil cihazlar üzerinde çalışan bir CBS uygulaması ile toplanmıştır. Çalışmanın amacına yönelik olarak, taşınmaz mal değerlemesinde kullanılacak olan veritabanı yapısı ArcCatalog ve araçları kullanılarak oluşturulmuştur. Bir sonraki aşamada çalışma bölgesine ait sayısal harita ile veritabanı yapısı ArcMap programı kullanılarak birleştirilmiş ve ArcGIS’in mobil cihazlar üzerinde çalışan ArcPad programına dönüşümü yapılmıştır. Sahada mobil cihaz ile uygulama PDA kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Uygulama sonrasında elde edilen taşınmaz mal değer haritasını kullanıcılar ile web üzerinden paylaşmak amacıyla html formatına dönüşümü yapılmıştır. Gerçekleştirilen bu çalışma ile taşınmaz değerleme sektörünün ihtiyacı olan veritabanı yapısına bir çözüm önerisi getirilmiştir. Taşınmaz mal değerlemesi çalışmalarında sahada veri toplama, depolama ve kaydetmeyi sağlayan Mobil CBS uygulaması ile zaman ve maliyet bakımından oldukça önemli derecede tasarruf elde edilmiştir.

Title

PRODUCING GIS AIDED REAL ESTATE VALUATION MAPS

Abstract

In this study, a Mobile GIS aided Real Estate Valuation Map is developed by using ESRI softwares (i.e. ArcGIS, ArcMap, ArcPAD, ArcCatalog, Alta 4 Image Mapper). For this aim, the current values of real estates at a known date and all important attributes of them (such as encumbrances, zoning status, land registry, etc.) which effects to their values are gathered in the pilot area, is located on İstanbul Country Kağıthane District Emniyet Evler Quarter, by mobile devices runing with GIS in the field. To the purpose the study, the database structure that will be used in real estate valuation works, is composed in ArcCatalog. Then, the digital map of the pilot area and the database are connected in ArcMap and transformed to ArcPad program the product of ArcGIS works in mobile devices. The application in the field study is performed by using PDA as a mobile device. Finally, in order to share the Real Estate Valuation Map produced by Mobile GIS technology, it is published on web by transforming the map to html format. This study has been performed to offer a solution on database structure with respect to satisfy the needs of real estate valuation sector. The cost and time have been significantly saved with Mobil CBS application that enables to collect, store and save data in the fields.

Anahtar Kelime

Taşınmaz mal değerlemesi, Harita, CBS, Mobil

Bilim Kodu

0




Sıra No :10697
Üniversite

519071018

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Kentsel Tasarım

Danışman Adı

Prof. Dr. Mehmet Ocakçı

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Pınar ÇAĞLIN

Başlık

KAMUSAL SANAT VE KENT İLİŞKİSİ

Özet

1990’lı yıllardan itibaren içerik ve sürecin sonuç ürünün önüne geçtiği bir estetik anlayışı ile şekillenen kamusal sanat, 2000’li yıllarla birlikte etkilerini Türkiye ve özellikle İstanbul’da da göstermeye başlamıştır. Kullanıcıları da dâhil olmak üzere mekânın tüm bileşenleriyle ilişkiye giren bir pratik olan kamusal sanat bugün gelinen noktada kent planlama ve tasarımının bir parçası olarak görülmektedir. Kamusal sanatın insan, mekân ve daha genel anlamda kent ile ilişkisini ortaya koyan bu çalışmada, öncelikle kamusal mekân ve sanat ilişkisi tartışılarak, kamusal sanat kavramı ele alınmış, bu kavramın dünya çapında ve Türkiye’deki gelişimi üzerinde durulmuştur. Kamusal sanat kavramının ifade ettiği anlamlara dayanarak araç olarak kullanıldığı uygulama alanları sınıflandırılarak incelenmiştir. Bahsedilen uygulama alanları içerisinde ise kamusal sanatın uygulama çeşitleri örnekler üzerinden tartışılmış ve kategorize edilmiştir. Kamusal sanatın uygulama alanlarının ve çeşitlerinin ortaya koyulmasıyla birlikte kent üzerine yaptığı etkiler mekânsal, sosyo-kültürel ve ekonomik yönleriyle ele alınarak araştırılmıştır. Kamusal sanatın uygulama alanları, çeşitleri ve ortaya çıkarttığı etkileri arasındaki ilişkiler sorgulanarak, tez kapsamında incelenen örnekler üzerinden kalitatif bir değerlendirme yapılmıştır. Kamusal mekânlarda uygulanan sanat çalışmalarını inceleyerek kuramsal bir çerçeve çizen çalışmada açıklayıcı (explanatory) bir yöntem benimsenmiş, kamusal sanat ve kent üzerinde bırakılan etkileri arasında dolaylı bir nedensel etkileşim (indirect causal relationship) tanımlanmıştır. Kamusal sanatın ifade ettiği anlamlar, bu anlamlara bağlı olarak kullanım nedenleri, bu nedenlerden dolayı kullanıldığı alanlar, bu alanlardaki uygulanma çeşitleri ve bu çeşitlerin ortaya çıkardığı etkileri ve her bir bileşenin bir diğeriyle ilişkisi açıklanmıştır. Tez çalışması sonucunda ortaya çıkan ilişkiler şeması kamusal sanatın incelenmesi ve tartışılmasına dair bir yaklaşım sunmakta ve kamusal sanatın kent ile ilişkisini ortaya koymaktadır.

Title

RELATIONS BETWEEN PUBLIC ART AND THE CITY

Abstract

After the 1990s, public art started to form by an aesthetic approach in which the content and the process were considered rather important than the final product. By the year 2000, the influences of the public art has started to show up also in Turkey, particularly in Istanbul. The public art interacts with all components of the public spaces including its users and becomes a practice which is today considered to be a part of urban design and planning. This research traces the relations between public art, people, public spaces and more generally looks at the relations between the public art and the city. The research primarily discusses relations between the public space and the art, subsequently adressses the concept of public art and its development in the world and in Turkey. Based on the concept and the meaning associated with the public art, the research intends to identify areas where the public art has been largely used as a tool. Within this, types of public art have been classified and categorized based on examples. In addition, the research attempts to reveal spatial, socio-cultural and economic impacts of the public art projects, on the city. Furthermore it uses a qualitative evaluation method to identfy relations between the public art implementation areas, types of public arts and their impact on the city, based on the examples studied throughout this research. The research draws a theoretical framework through examining the art works in public spaces by adopting an explanatory method to define an indirect causal relationship between the public art and its impacts on the city. Doing this, the meanings that the public art stands for, the reasons of utilization according to the meanings, the implementation areas due to the reasons, the types in the implementation areas, the impacts of the types, and relationship of one component to another have been explained. The relationship scheme, which was also a result of the research, presents an approach for further discussion and research on the public art, and explains the relations between public art and the city.

Anahtar Kelime

kamusal sanat, kamusal mekan, kent, yeni tip kamusal sanat

Bilim Kodu

0




Sıra No :10827
Üniversite

511031027

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Doç.Dr. Vedat Ziya DOĞAN

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Ufuk KOL

Başlık

KÜRESEL BİR KABUĞUN DİNAMİK ANALİZİ

Özet

Bu yüksek lisans tez çalışmasında izotropik malzeme ve Fonksiyonel Derecelendirilmiş Malzeme (FDM) den yapılmış küresel bir kabuğun dinamik analizi ayrı ayrı yapılmış, doğal frekansları ve karşılık gelen mod şekilleri gibi önemli titreşim karakteristikleri incelenmiştir. Söz konusu incelemelerin yapılabilmesi için koordinat sistemi tanımlanmasından başlanarak hareket denklemlerinin ve sınır şartlarının çıkartılmasına kadar analitik çalışılmış ve bu denklemler deplasmanlar cinsinden ifade edilmiştir. Çalışmanın bu aşamasına kadar enine kayma gerilmeleri ve dönel ataletleri de hesaba katmak için “Birinci Mertebe Kayma Gerilmesi-Deformasyon (BMKGD)” teorisi kullanılmıştır. Elde edilen denklemler “Diferansiyel Kuadratür Metodu (DKM)” ile nümerik olarak çözülmüştür. DK metodu ilk olarak değişik sınır şartları için kiriş serbest titreşim problemine ve daha sonra iki boyutlu uygulamasını pekiştirmesi ve konuya örnek olması açısından, plak titreşim problemine uygulanmıştır. Elde edilen bulgular literatürdeki bazı değerlerle karşılaştırılmış DK metodunun yakınsaması incelenmiştir. Sonraki aşamada metot küresel kabuk titreşimine uygulanacak şekilde uyarlanmıştır. Denklemler ve nümerik çözüm, çelikten yapılmış bir kabuğa ve çelik ile seramik malzemelerinin mikroskobik boyutta karıştırılmasıyla elde edilmiş, malzeme özelliklerinin kabuk kalınlığı boyunca değişebildiği, bir yüzeyde çelik özelliklerinin diğer yüzeyde ise seramik özelliklerinin ağırlık gösterdiği FDM’ den imal edilmiş küresel bir kabuğa uygulanmıştır. Küresel kabuk ve bu iki farklı malzeme içinde yine doğal frekanslar ve karşılık gelen mod şekilleri tespit edilmiştir. Elde edilen bu sonuçların birbiriyle karşılaştırması yapılmıştır. Bulunan sonuçlar yine literatürdeki çalışmalardan elde edilen sonuçlarla ve ANSYS paket programı kullanılarak elde edilen sonuçlarla karşılaştırılmıştır.

Title

DYNAMIC ANALYSIS OF A SPHERICAL SHELL

Abstract

At this master degree thesis work, dynamical analysis of a moderately thick spherical shell has been done for both isotropic material and “Functionally Graded Material (FGM)” and important characteristics such as mode frequencies and corresponding mode shapes are examined. For the sake of being able to make these examination, analytically studied from defining the coordinate system to handling the governing equations and these governing equations expressed in terms of displacements. Different boundary conditions are also expressed in terms of displacements. Up to this stage, First-Order Shear Deformation Theory (FSDT) is used to include the transverse shear stresses and rotary inertias. The governing equations are tried to be solved numerically by using Differential Quadrature Method (DQM). At first, free vibrations of a beam is analysed with different boundary conditions to have a better understanding of the application of DQM and leading from one dimensional application of DQM to two dimensional. The data obtained are compared with some finding in the literature and the convergence of DQM is analysed. For consolidating the two dimensional application of method and as a good example of the subject, plate vibrations are studied and again the results obtained are compared with the results in the literature. The method is modified to apply it to spherical shell vibrations as the next step. Equations and numerical solutions are applied to an isotropic steel shell and the shell manufactured by FGM which is made by mixing steel and ceramic in microscopic level and in which the material properties changes by the transverse coordinate and on one surface the steel properties are important and on the other surface ceramic properties are important. For the spherical shell and these two different types of materials, mode frequencies and corresponding mode shapes of the spherical shell are obtained. The results are compared with each other and with the results found in the literature and the results of the analysis with ANSYS package program.

Anahtar Kelime

Küresel kabuk, Fonksiyonel Derecelendirilmiş Malzeme (FDM), Birinci Mertebe Kayma Gerilmesi-Deformasyon (BMKGD) teorisi, Diferansiyel Kuadratür Metodu (DKM), Doğal frekans, Mod şekli

Bilim Kodu

0




Sıra No :10834
Üniversite

511051033

Enstitü

Istanbul Technical University

Anabilim Dalı

Institute of Science and Technology

Program

Uçak ve Uzay Mühendisliği

Danışman Adı

Prof. Dr. İbrahim ÖZKOL

Tez Türü

Yüksek Lisans

Ay

Haziran

Yıl

2010

Tez Öğrencisi

Burak BAYKUŞ

Başlık

PARALEL MENTEŞE SİSTEMİ MEKANİZMASININ DÖRT-ÇUBUK MEKANİZMA SİSTEMİ YAKLAŞIMI İLE TASARIMI VE KİNEMATİK ANALİZİ

Özet

Bu çalışmada, midibüs ve otobüs gibi ticari araçlarda kullanılmak üzere yeni bir bagaj kapağı mekanizması tasarımı ve analizi yapılmıştır. Çalışmanın yapılmasındaki amaç, mekanizma çalışma uzayının minimum hacimde tasarlanarak, kapağın dar alanlarda kullanım kolaylığının sağlanması ve önceki tekniklere kıyasla, ergonomi açısından iyileştirilmesidir. Yapılan tasarımda, bagaj kapak mekanizması paralel menteşe sistemi olarak dizayn edilmiştir. Tasarım aşamasındaki sistemin dört-çubuk mekanizmasına benzemesi nedeniyle, kinematik analiz sonuçları bu yolla elde edilmiştir. Dört-çubuk mekanizması, endüstride yaygın olarak kullanılan basit bir sistemdir. En az sayıda eleman kullanılarak birçok hareketin üretilmesinde etkili bir şekilde kullanılmaktadır. Çalışmada, dört-çubuk mekanizması sistemi ile modellenen tasarım üzerinde belirlenen dizayn noktalarının, hız, açısal hız ve açısal ivme değerleri hesaplanmış ve bu değerlerin tasarım üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Ayrıca, tasarımı yapılan bu sistemin deneysel modeli kurulmuş ve sistem üzerinden alınan dataların, hesaplanan sonuçlarla uyumlu olduğu görülmüştür.

Title

DESIGN AND KINEMATIC ANALYSIS OF A PARALLEL HINGED MECHANISM WITH THE FOUR-BAR MECHANICS APPROACH

Abstract

In this study, a new luggage door mechanism to be used in commercial vehicles such as midibuses and buses, was designed and analyzed. The goal of this study was to design a door mechanism having minimum volume, to be utilized in narrow areas, and increased ergonomics compared to existing ones. Due to its kinematic similarity to a four-bar mechanism, the kinematic analysis of the design was carried out based on a four-bar mechanism. Four-bar mechanism, widely used in industry as a simple system and used in an effective manner by managing the minimum number of elements in the production of multi kinematical systems. The velocities, rotational velocities and rotational accelerations of selected points were calculated and the effects of these calculated values on the design were evaluated. Furthermore, the experimental model of this design was set up and it is observed that the data taken from this model are compatible with the calculated results.

Anahtar Kelime

Mekanizmalar, Dört-çubuk mekanizması, Bagaj kapağı

Bilim Kodu

618


TARAMANIN SONU
Sizlere daha iyi hizmet verebilmek için lütfen görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşın.
Teşekkür Ederiz
Görüş ve önerileriniz için fbe[ a t ]itu.edu.tr

Tekrar Ara